Humeynî:"İslam ya siyasettir, ya da hiç bir şeydir" demiş!"
İşte bu sebeple:" Siyasal İslam, İslam dünyasının baş belasıdır.
Siyasallaşan her din, insanlığın baş belasıdır." diyorum!
Müjde kitabını okuyun. Din ve devlet kurum ve işlerini birbirinden ayırın. Dinlerinizi,
yaşamınızı ve yasalarınızı,
çağın gereklerine göre güncelleyin.
Allah, İslam dünyasını siyasal İslam belasından korusun ve kurtarsın.
👇🏻👇🏻👇🏻
https://t.co/URNZHCEZUb
Comedian Deniz Göktaş called Erdoğan a “dictator.” and he made a joke about the Quran being referred to as the “final book.” He was arrested and imprisoned on charges of insulting the President and denigrating religious values. Even for this, we thank God!
Had this been a country governed by Sharia, a fatwa for his execution would have been issued, and he would have been put to death.
Deniz Göktaş’s crime is standing firm against the one-man regime and refusing to be a sycophant of the Palace!
If he had acted like the Palace sycophants with “empty pious talk,” he would not have been accused of mocking religion, and he would have been made a minister or an ambassador!
@mesih_isa_hasan MÜJDE kitabında:
“Mesih işi Allah işi,
Yürür gider Allah işi!
Mesih, Allahın güneşi,
Üflemekle sönmez gördüm”
demem bundandır!
Göreceksiniz, dünya er veya geç Mesihin Tanrı ve din öğretisini anlayacak ve Mesih güneşiyle aydınlanacak!
MESİH
https://t.co/QLZPAyZ7KV
@mesih_isa_hasan Mesih gönderirken sana
Allah sormaz Vatikan'a,
Ezher'e, Hahambaşı'na
O zaman bu zaman gördüm.
Haham, papaz, hoca gelsin
Kitabı benden öğrensin
Muallim diyenler gelsin
Tâlim etsin diyegördüm.
MÜJDE / MESİH
https://t.co/QLZPAyZ7KV
Komedyen Deniz Göktaş Erdoğan'a "diktatör" demiş, Kur'an'a "son kitap" denmesiyle ilgili espri yapmış.
Cumhurbaşkanı’na hakaret ve dînî değerleri aşağılama suçlamasıyla tutuklanıp cezaevine gönderilmiş. Buna da şükür!
Şeriatla yönetilen bir ülkede olsaydı, katline fetva verilip idam edilirdi.
Deniz Göktaş'ın suçu tek adam rejimine karşı dik durmak, Saray yalakası olmamak!
Saray yalakaları gibi "Bakara makara" yapsaydı, dinle alay etmiş sayılmaz, Bakan veya Büyükelçi yapılırdı!
İslam'da reform olmaz diyorlar.
Dinler, tarihin akışı içinde hayatın dinamizmine ve değişimine göre sürekli reform edilerek çağdaş yaşama uygun hale gelir.
Reform edilmeyen dinler çağdaş yaşama uymaz, yaşanamaz hale gelir, ya değişir, ya da yok olur.
"Kur'an Allah'ın kitabı, evrensel ve değişmez yasasıdır" inancı, İslâm'ın reform edilmesini engellemiş, İslam çağdaş yaşama uymayan yaşanamaz bir din hâline gelmiştir.
Batı medeniyeti sayesinde yarım yamalak da olsa aydınlanan yeni nesillerin, geleneksel İslamdan uzaklaşmasının ve batı medeniyetini benimsemesinin sebebi budur.
Müjde kitabını okuyun, bin yıllar önce yazılmış din kitaplarının sizi bağlamayacağını bilin. Mesih'in Tanrı ve din öğretisine göre İslâmı reform edin, çağdaş yaşama uygun bir din hâline getirin.
👇🏻👇🏻
https://t.co/Hu67hHT19A
They claim that reform is impossible in Islam. Yet, throughout history, religions have continuously reformed themselves to match the dynamism and changes of life, becoming suitable for contemporary living. Religions that refuse to reform become incompatible with modern life, unlivable, and eventually either change or perish.
The belief that "Qur'an is the book God, containing universal and unchanging laws" has prevented Islam from reforming, turning it into a religion that cannot be lived in today's world. This is why new generations, somewhat enlightened by Western civilization, are distancing themselves from traditional Islam and adopting Western ways instead.
Read the Book of Müjde. Understand that religious texts written thousands of years ago do not bind you. Reform Islam according to the Messiah's teachings on God and religion, and make it a religion suitable for contemporary life.
https://t.co/ZjVItEfj98
Coğrafya kader olduğu gibi, din, ırk, mezhep de kaderdir!
İslamı seçtiğiniz için değil, müslüman bir âilede doğduğunuz için müslümansınız!
Yahudi, Hristiyan, Budist, Hindu, Taoist, Zerdüşt, Şaman, bir âilede doğsaydınız; Yahudi, Hristiyan, Budist, Hindu, Taoist, Zerdüşt veya Şaman… olacaktınız!
Almışsınız elinize bir kâfir, müşrik, gavur damgası, önünüze gelene vuruyor, müslüman olmayan tüm dinleri, milletleri tekfir, aforoz ediyor, Cehenneme dolduruyorsunuz!
Bu nasıl bir Allah, bu nasıl bir din, bu nasıl bir din öğretisi, bu nasıl bir barbarlık yahu!
Bu sözüm dinler arası düşmanlık üreten tüm Tanrı ve din öğretileri için geçerlidir!
Ruyamda Maraş depreminden çok daha şiddetli bir deprem olduğunu, bütün binaların yıkıldığını, temellerin enkazların üstünde olduğunu gördüm!
Maraş depreminden ders alın, Mesihin ruyasını ilâhî bir uyarı kabül edip tedbir alın, çok daha şiddetli depremlere dayanıklı binalar yapın!
Kutsal kitapları Resuller mi yazdı veya yazdırıp elinize mi verdi?
Dilleriyle söylüyor, elleriyle yazıyor:"Allahın kitabı, kelâmı, âyeti, vahyi, sözü, kanunu, emri" diyerek Allaha iftira atıyorlar!
Kendilerine bile yakıştıramayacakları sözleri Allaha ve Resullerine söyletiyorlar!
Kuran’da, Mesih’in ölmediğini söyleyen âyetler olduğu gibi öldüğünü söyleyen âyetler de vardır (Âli İmran 55, Nisa 157, Meryem 33).
Hocalar, bu çelişkiyi gidermek için, “Mesih haça asılmadan, ölmeden, insan bedeniyle göğe gitti, gökte yaşıyor;
insan bedeniyle gökten gelecek, ondan sonra ölecek” inancı uydurmuşlar!
Doğrusu, Mesih haça asılarak öldürülüp mezara konulduktan sonra üçüncü gün havarilerine, ölümsüz Rûhülkudüs bedeniyle mucize olarak görünmüş ve onların gözleri önünde göğe-Allaha gitmiştir!
Bu açıklamayı yapan, yirmi asır önce olduğu gibi tekrar bir anneden doğarak dünyaya gelen Mesih’in bizzat kendisidir!
Hristiyanlar da, Müslümanlar da bu konuyla ilgili yanlış inançlarını düzeltsin, boşuna gökten Mesih beklemesin, gerçekleri Mesih’ten öğrensin!
Mesih burada ve milyarlarca inananla birlikte Paskalya bayramı kutluyor!
Paskalya bayramınız kutlu olsun; kalpleriniz Tanrı aşkıyla, Rûhülkudüs sevgisiyle dolsun🥰🌹❤️
Bu ülkede darbelerle kesintilere uğrayan yarım yamalak bir demokrasi vardı, o da bitti.
Türk tipi başkanlık sistemiyle birlikte padişahlık rejimi başladı.
Batı medeniyeti sayesinde aydınlanan ve yarım yamalak da olsa demokrasinin tadını alan bu millet, bu " teokratik, otokratik, monarşik" Orta Çağ rejimini asla kabul etmez.
Hele hele yeni nesiller hiç kabul etmez.
Saray ittifakı, bu "teokratik, otokratik, monarşik tek adam rejimi" inşa etme ve devlet gücüyle dayatma sevdasından vazgeçmezse, bu millet monarşiden yana olanlarla, demokrasiden yana olanlar olarak ikiye bölünür, devletle millet karşı karşıya gelir ve Allah korusun Türkiye İran'dan beter olur!
Yapmayın beyler yapmayın; bu ülkeye, bu devlete ve millete bu kötülüğü yapmayın.
Bırakın şu "teokratik, otokratik, monarşik Orta Çağ rejimi" inşa etme hastalığını da, Avrupa'yı bile kıskandıracak ve İslam ülkelerine rol model olacak demokratik, laik, sosyal hukuk devleti inşa edin.
Kuranda, Tevratı ve İncili tasdik eden, Yahudileri, Hristiyanları öven, cennete gideceklerini söyleyen âyetler olduğu gibi, onların müşrik kafir olduğunu söyleyen, onlarla müslüman oluncaya veya teslim olup cizye verinceye kadar savaşın diyen ayetler de vardır!
Kuranda, bütün peygamberlerin öğrettiği dinlere İslam, inananlara müslüman diyen ayetler olduğu gibi, yalnız Muhammedin öğrettiği dine İslam, ona inanlara müslüman, ona inanmayanlara müşrik, kafir diyen; kitaplarının bozuk, dinlerinin bâtıl, geçersiz olduğunu, cehenneme gideceklerini söyleyen âyetler de vardır!
Bu çelişkili durum, Kuranın Muhammed tarafından yazılmış bir kitap olmamasından,
Muhammedin 23 yıllık peygamberliği sürecinde, müslümanların zayıf veya güçlü olmasına göre, gelişen olaylara ve muhataplarının durumuna göre söylediklerini, yaptıklarını anlatan bir kitap olmasından kaynaklanmaktadır!
GERÇEK BU!
Kurandan konjonktüre göre işinize gelen ayetleri söyleyip, işinize gelmeyen âyetleri görmemezlikten gelerek, Mesihe, “Allah, Peygamber, Kuran, din, iman, İslâm” öğretme ukalalığı yapmayın!
Mesihin öğretisine göre dininizi güncelleyin!
Dinlerde vahiy ürünü ve evrensel olan, Tanrıya tapmak, ona dua yapmak, ondan başkasına tapmamak, kötülük yapmamak, iyilik yapmaktır!
Din kitaplarında yer alan bunun dışındaki şeyler, tarihin akışı içinde üretilmiş şeylerdir!
Bunlar zamana ve şartlara göre değişir, güncellenir!
Sorun, Kuran’a, Muhammed’e bakışta;
Kuran’ın ALLAH’IN SÖZÜ olduğu inancında;
Kuran’ın ve Muhammed’in her söylediği her yaptığının “ALLAH’IN VAHYİ, EMRİ, EVRENSEL VE DEĞİŞMEZ YASASI”sanılmasında!
İnananların da, inanmayanların da anlamadığı, anlamak istemediği bu!
Bu yanlış inanç değişmedikçe İslam dünyası iflah olmaz, orta çağ karanlığından kurtulamaz!
Mesih’in söylediği bu!
Bu ne laf anlamaz bir millet yahu!
Kuran Allahça değil arapçadır!
Kurana: "Allah'ın kitabı-kelamı-sözü" derseniz; dil, edebiyat ve anlam bakımından insanüstü özellikler arar: "dünya bir araya gelse, böyle bir söz söyleyemez" dersiniz.
Kuran, "hiç kimse böyle bir söz söyleyemez" demiyor, "Allahtan getiremez" diyor!
Kutsal kitaplar, Tanrının sözü değil, bilim kitabı değil, Evrensel ve değişmez anayasa kitabı değil; Peygamberlerin sözü-öğretisidir!
Bin yıllar önce yazılmış bu kitapları, yazıldıkları çağı göz önünde bulundurmadan sorgulamak, Peygamberlere de, kitaplara da haksızlık yapmaktır!