Muhalefetin “israf” diyerek, “ne gerek var” diyerek kötülediği yatırımlarımız, bugün görüyoruz ki Türkiye’yi küresel rekabette çok avantajlı bir konuma getiriyor.
Türkiye, uluslararası yatırımcıların gelecek planlamalarında bir istikrar adası olarak, bir güvenli liman olarak öne çıkıyor.
AK Parti Ankara İl Başkanlığımız tarafından düzenlenen Öğretmenler İftarı Programına, Sosyal Politikalardan Sorumlu İlçe Başkan Yardımcımız @Salimkaraaslann, yönetim kurulu üyelerimiz ve emektar öğretmenlerimiz ile katılım sağladık.
Geleceğimizi ilimle, emekle ve sabırla inşa eden kıymetli öğretmenlerimizle aynı sofrada buluşmanın mutluluğunu yaşadık.
Eğitime emek veren tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyor, Ramazan ayının birlik ve bereketinin daim olmasını diliyoruz.
#RamazanBereketi
@AkpartiAnkara@hakanhanozcan@Slmakcyln
Sevdamız da büyük, davamız da…
AK Parti Ankara teşkilatımızla 25 ilçede bir günde 10 bin haneye misafir olduk.
Milletimizle gönülden gönüle bağ kurmaya devam ediyoruz.
#BirGünde10BinEv
CHP’nin iradesi ipotekli genel başkanı; eser, hizmet veya siyaset üretemediği için yine yalan ve iftira kampanyalarına devam ediyor. CHP liderinin Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımıza karşı sarfettiği mesnetsiz, temelsiz ve tamamen iftiradan oluşan sözleri yok hükmündedir.
Sayın Özel’in bu telaşlı ve gerçeklerle hiçbir alakası olmayan açıklamaları, aslında sorumlu oldukları yerel yönetimlerdeki rüşvet yolsuzluklar ve irtikapları örtme çabasının bir parçasıdır.
Parti içindeki krizleri yönetemeyen, ülkesini başka ülkelere şikayet etmeyi marifet sanan ve icazeti millet yerine başka odaklarda arayan CHP lideri bilmelidir ki; bu iftiralara aldırış etmeden, AK Belediyeler olarak şehirlerimize nice eserler kazandırmaya devam edeceğiz.
Değerli Başkanımız Sayın Özlem Çerçioğlu’na atılan iftiraların hukuk önünde hesabının sorulmasının da takipçisi olacağız.
Sayın Özgür Özel;
Mansur Yavaş’ın yaptığı veya yaptırdığı bir baraj yoktur. DSİ’nin yapıp teslim ettiği suyu, vatandaşımızın çeşmesinden akıtmayı beceremeyen bir Ankara Büyükşehir Belediyesi vardır.
Hala olayın farkında değilsiniz, hala sorun çözme değil saptırma peşindesiniz.
Vatandaşımızın en temel ihtiyacı olan hizmeti yerine getiremiyorsunuz, çeşmesinden suyu akıtamıyorsunuz. Konu bu!
✅Gerekli yatırımı yapmamışsınız,
✅Yapılan az buçuk yatırımı da yanlış yapmışsınız,
✅2026 yılında Türkiye Cumhuriyetinin Başkentinde, vatandaşları ellerinde bidonlarla akan bir çeşme bulmaya mahkum etmişsiniz,
✅Senelerce konuya dair zahmet edip kafa yormamışsınız,
✅Barajlardan, kuyulardan DSİ’nin size teslim ettiği suyun üçte birinden fazlasını musluğa gelmeden kaybetmişsiniz,
✅Seçimlerde verdiğiniz vaatleri unutmuşsunuz.
Halkımızı susuzlukla, trafikle, çöple, çamurla, çukurla daha fazla mağdur etmeyin.
Varlık sebebiniz millete hizmettir. Laf cambazlıklarınız beceriksizliklerinizi örtmüyor, bilesiniz.
Zahmet edip sorumluluklarınızı yerine getirin. İşinizi yapın!
Yapamayacaksanız da açıkça söyleyin, bilelim. Biz gereğini yapar, vatandaşımızı mağdur etmeyiz.
Bu arada;
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan, milletimizin aleyhine olan hiçbir şeye dua etmez, ama sizlerin ve zihniyetinizin ıslah olması için çok kez dua etmiştir…
DSİ açıkladı, tablo netleşti:
Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ASKİ yönetemiyor.
Bu yaşananlar bir su krizi değil;
CHP’li belediyecilik anlayışının Ankara’yı sürüklediği yönetim iflasıdır.
Plansızlık, öngörüsüzlük ve sorumluluktan kaçış bu zihniyetin özüdür.
Sorun çıktığında çözüm üretmezler,
önlem almazlar,
yatırım yapmazlar;
bahane üretirler.
Ve artık gerçek tartışmasızdır:
Bu şehir susuz kaldıysa sebebi kuraklık değil,
musluklar akmıyorsa sebebi iklim değil,
kriz büyüdüyse sebebi şartlar değil;
CHP’li yönetememe zihniyetidir.
Ankara’nın sorunu su değil,
Ankara’nın sorunu iş bilmez, sorumluluktan kaçan bu anlayıştır.
DSİ’nin kamuoyuna yaptığı açıklama; Ankara Büyükşehir Belediyesi ile ASKİ’nin plansızlık, öngörüsüzlük ve yönetim zafiyetlerini tüm açıklığıyla ortaya koymuştur.
Sorumluluklarını yerine getirmeyen Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ASKİ’nin icraatten uzak, üretmeyen vasat yönetim anlayışının bedelini bugün Ankaralılar ödemekte; musluklardan su akmamaktadır.
Vatandaşlarımızı mağdur eden, su gibi hayati ve temel bir hizmette dahi sürekliliği sağlayamayan bir belediyecilik anlayışını kabul etmiyoruz.
Ankara’nın ihtiyacı; mazeretlere sığınan değil, önceden planlayan; günü kurtaran değil, geleceği inşa eden; sorumluluktan kaçan değil, milletine hesap veren bir yerel yönetim anlayışıdır.
Bugün alnımız ak, başımız dik bir şekilde Hatay’dayız. Sözlerimizi tutmanın onuru, kıvancı ve elbette sonsuz bahtiyarlığıyla depremzede kardeşlerimizin ve aziz milletimizin huzurundayız.
Bunun için Cenab-ı Allah’a binlerce kez hamdediyorum…
Bugün dünyada hemen hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı büyük bir başarıya Hatay’ımızda bizzat tanıklık ettik.
Depremin vurduğu 11 ilimizde yapımı tamamlanan 455 bininci afet konutumuzu hak sahibi kardeşlerimize teslim etmenin gururunu yaşadık.
Yıl sonuna kadar 453 bin bağımsız bölümün anahtarını depremzede kardeşlerimize teslim edeceğimizi söylemiştik.
Bugün itibarıyla bu sayının da üzerine çıkarak hamdolsun tam 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamlamış bulunuyoruz.
Bu yuvalarda yepyeni bir hayatın sayfasını açacak tüm vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu olsun diyor; hanesine kavuşan her bir kardeşime sağlıklı, mutlu, bereketli ömürler diliyorum.
Yazın sıcağında, kışın soğuğunda; gece gündüz demeden sahada emek veren kıymetli AK Kadınlarımızla Ankara Kadın Kolları İl Danışma Meclisi Toplantımızı büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik.
Sırtımı gönül rahatlığıyla dayadığım ablalarım, kardeşlerim, analarım… Ankara, sizin emeğinizle güçlü.
Suriye halkının son bir yılda onca zorluğa, sıkıntıya, Esad diktatörünün bıraktığı enkaza rağmen hayata dört elle sarıldığını, ülkesini yeniden ayağa kaldırma mücadelesi verdiğini memnuniyetle görüyoruz.
Türkiye ve Türk milleti olarak Suriye’nin ve Suriyeli kardeşlerimizin inşa, ihya ve toparlanma çabalarını tüm imkânlarımızla destekliyoruz.
İnanıyorum ki önce yüce Allah’ın yardımıyla, sonra da Suriye yönetiminin basiretli, dirayetli, kuşatıcı, kucaklayıcı ve adaletli politikalarıyla bir daha eski kötü günlere dönüş olmayacaktır.
Bilhassa 10 Mart Mutabakatı’nın suhuletle uygulanması istikrarsız, bölünmüş ve güçsüz Suriye’ye yatırım yapan şer odaklarının hesaplarını altüst edecektir.
Biz nasıl 13,5 yıl boyunca bir yandan uluslararası baskılara, diğer yandan içeride Türkiye’nin her köşesini “Suriyelileri göndereceğiz” afişleriyle donatan beşinci kol aparatlarına karşı sabırla direndiysek yeni dönemde de kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız.
Savaşta onlara sırtımızı dönmedik, barışta da daima yanlarında olacağız.
Türkler, Araplar, Kürtler, Türkmenler, Sünniler, Nusayriler omuz omuza verecek; Suriye’yi birlikte ayağa kaldıracak, imar ve inşa edeceğiz.
İstanbul’da 2’si çocuk 4 insanımızın hayatını kaybettiği olayla ilgili soruşturma şu an çok boyutlu bir şekilde devam ediyor.
Emniyet birimlerimiz ve savcılarımız gerekli tahkikatı yapacak, inşallah ölümlerin neden kaynaklandığını ortaya çıkaracaktır.
Ama burada şöyle ikircikli bir tavra da şahitlik ediyoruz:
Geçen sene kimi meşhur markalar dâhil ürünlerinde tağşiş, taklit, hile hurda tespit ettiği için ana muhalefetin insafsızca eleştirdiği devlet kurumlarımız, bugün aynı kesimlerce yine hedef tahtasına konuluyor.
Oysa biz tarladan sofraya uzanan o büyük emek yolculuğunun her adımında denetmenlerimiz vasıtasıyla gerekli tüm kontrollerin titizlikle yapılmasını sağlıyoruz.
Vatandaşlarımızdan gelen ihbar ve şikâyetleri dikkatlice değerlendiriyoruz.
Herhangi bir sorun, sıkıntı veya yönetmeliklere aykırı bir durum tespit ettiğimizde de kimsenin gözünün yaşına bakmıyoruz.
"Nerede bir zulüm varsa mazlumun yanında, zalimin karşısında dimdik duruyoruz"
Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Dünya İnsan Hakları Günü “İnsanlık İçin Güçlü Türkiye” Programı'na katıldı.