Böyle durumlarda (daha çok yaşlı teyzelerce söylenen) ;
"Seni yaradana kurban olurum" sözü aklıma geldi.
Tam da yeri işte...😇
Annelik duygusu bakın neler yaptırıyor.😳💓
⬇️
https://t.co/9T61SNAc4U
Asistanlığımın ilk yılından beri, tam 25 yıldır milim değişmeyen bir durum: yoğun bakımda yer yok.
Bu kadar hastane yapılırken hala yatak yok. Sebebi yoğun bakım yatışlarında kriter olmaması. 6 ay bilinci kapalı hasta izlediğimi bilirim. Beklenti olmayan terminal hastalarda yoğun bakim gereksiz, hatta hastalara eziyet. Bu hastalar için hospisleraçılmalı ya da evlerinde yakinlarinin yaninda palyatif bakimla huzur içinde ölmeliler. Hastanin prognozuna bakmadan bilinci kötüleşen her hastayı yoğun bakima alirsan orayı entübe hasta bakim evine çevirirsin. Yohğun bakimdan gerçek fayda görecek hasta da dışarıda yer arar durur.
Kanıt varsa içimiz rahat -->
38 RCT içeren büyük bir metaanaliz, MAGNEZYUM suplementasyonunun, küçük de olsa (sistolik ve diyastolik 2 mmHg) kan basıncı üzerine olumlu etkilerini rapor etti. Argeros, 2025, metaanaliz.
Hayâl ederken bile insan ürperiyor...😥
Hangi millet, hangi devlet olursa olsun ;
Doğaya, bitkiye, hayvana, hele de insanlara zarar verecek şekilde plan/program/strateji uyguluyorsa, milyon kere lanet olsun onlara...😤😥
https://t.co/ImfU0CpRai
Kenan Taş ve Cüneyt Özdemir, çakarlı araç kullanımını ve bu ayrıcalığın gazeteciler ile eski milletvekilleri arasında nasıl kullanıldığını tartıştı:
Türkiye’de toplam çakarlı araç sayısı 15 bin.
Siz gidip diyorsunuz ki “Ya bana tehdit var.” Emniyet size hem koruma hem de çakar tahsis ediyor.
Fransa’da bir hastane…
Fotoğrafı bizzat ben çektim.
Serviste hasta odalarının kapısına asmışlar.
Mesaj oldukça net:
• Sağlık çalışanına sözlü saldırının cezası: 7.500 €
• Fiziksel saldırı durumunda polis ve adli süreç devreye giriyor
• Servis kurallarına uyulmaması halinde ziyaretler durdurulabiliyor
• Gerekirse hasta başka bir hastaneye transfer edilebiliyor
Yani “sağlıkta şiddet” burada sadece kınanan bir şey değil, doğrudan yaptırımı olan bir mesele sayın bakanım @drmemisoglu
Siz kendinizi ne sanıyorsunuz?
Az önce bir Burger King şubesinde durumu olmayan bir anne kız için makine üzerinden yemek siparişi ettim. Fişi aileye verdim.
Kendi yemeğimin siparişini de ödedikten sonra beraber sıraya girdik. Benim için bir tepsi hazırlanırken aile için hazırlanmadı. Sebebini sorduğumda ise 'onlar restoranda yiyemez, onlara paket hazırlayabiliriz' cevabını aldım.
Bu rezalet üzerine yöneticiyi çağırdım. Ben yiyebiliyorken bu aile neden restorana alınmıyor diye sorduğum da yüksek bir sesle 'kurallarımız var öyle herkesi içeri alamayız' cevabını aldım.
Diğer müşterilerin de tepki göstermesi üzerine en sonunda aileye servis yapıldı. Durumu haberleştireceğimi söylediğimde ise yönetici benimle konuşmak istedi. Tek kelime özür dilemeden haklılığını savundu.
Daha önce bu şubeye hiç girmeyen, hiçbir vukuatı olmayan, sadece FAKİR oldukları için bu muameleye maruz kalan ailenin iletişim bilgilerini aldım ve yemekleri bitene kadar restorandan ayrılmadım.
Küçücük bir kızın yüzüne 'sen burda oturup yemek yiyemezsin' diyecek kadar aşağılık olan bu zihniyeti sizlerin takdirine bırakıyorum.
Ülkenin en değerli ve en maliyetli kaynaklarından biri sağlık emeğidir.
Bir kişinin yılda 300 kez doktora başvurabiliyor olması; bu emeğin değersizleştirildiğini, sağlık sistemindeki çarpıklığı ve kamu kaynaklarının verimsiz kullanıldığını gösterir.