Erkan Baş Meydanlara indiğini görünce
📌Aklıma MUSTAFA DESTİCİ'nin şu sözleri geldi;
"Buradan geçiyorsun Almanya'ya.
Tamamen sol örgütler içerisinde,
belli ki Alman istihbaratlarının kontrolünde yetiştiriliyorsun, Türkiye'ye gönderiliyorsun.
Senin gerçek soyadın ne? 'Jusovic'.
Burada neyi kullanıyorsun? 'Baş'ı kullanıyorsun.
TİP'in başkanından bahsediyorum.
Jusovic gerçek soyadı. Erkan Baş'tan bahsediyoruz...
Şimdi Türk milletinin karşısına Jusovic diye çıkabiliyor musun? Bunlar Türkiye'ye gönderiliyorlar."
#SONDAKİKA
Gazeteci Tamar Tanrıyar’ın son yayınladığı videodaki iddialar yenilir yutulur cinsten değil, arkadaşlar…
Bu kardeşimizin CHP'ye karşı verdiği savaşın yüzde birini AK Parti’nin milletvekilleri vermiyor.
Bu kardeşimizin kanalı ve hesabı olan @siberhabertv’yi mutlaka takip edin.
JÖNTÜRK ÖZGÜR…
EĞER İDDİA ETTİĞİN GİBİ MELIH GÖKÇEK’İN AKYURT’TA BİR VİLLASI VARSA MELİH GÖKÇEK ŞEREFSİZ…
İSPAT ETMEZSEN ÖZGÜR ÖZEL ŞEREFSİZ, HAYSİYETSİZ, NAMUSSUZ BİR YALANCI…
KABUL MÜ?
DOĞRU MU TWEET ALEMİ?
Türkiye’de bir şeyleri gerçekten çözmek istiyorsak, önce şu politik şizofreniden kurtulmamız gerekiyor.
İlk görselde Çin’den bir proje var. Altı yüzlerce yorum: “Neden bizde yok?”, “Biz neden yapamıyoruz?” diye şikayet edenlerle dolu.
Üstelik bu yorumların önemli bir kısmı kendini “muhalif” olarak konumlayan kişilerden geliyor ve fatura direkt iktidara kesiliyor.
Fakat aynı kitle, İstanbul Altunizade’deki dikey bahçe sökülüp yerine reklam panosu konduğunda ya alkış tutuyor ya da sessizliğe gömülüyor. Başka yerlerde sökülüp grafiti yapılmasına da ses yok.
Çin’de yapılınca hayranlık, burada yapılınca değersiz.
Sorun tam olarak bu: İlkeye bakmıyoruz. Kim yapıyor, ona bakıyoruz. Faydayı değil, tarafı önemsiyoruz.
Bu kafa yapısıyla ne şehircilik konuşulur, ne çevre, ne bilim, ne siyaset. Her şey slogana indirgenmiş, her şey politik refleks olmuş durumda.
Oysa mesele çok basit: Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilmek. Kim yaparsa yapsın…
Buna bile “yanlış” diyemeyen bir zihniyetten, hırsıza hırsız demesini beklemek, artık fazla iyimserlik oluyor!
Korkunç seviyede, çok rahat çok profesyonel bir saptırma potansiyeli ile karşı karşıyayız.
Bakın, söylediği rakamlar tümüyle yalan ama daha da ötesi var!
Borç dediği rakamın çok büyük kısmı, büyük bir hızla satmaya doyamadığı, hala da satmakla bitiremediği kentsel dönüşüm konutlarımızın hakediş ödemesi.
100 milyon borçla, 2 milyarlık bir gayrimenkul varlığı teslim aldığınızı düşünün. Sayın Başkan buna borç diyor işte!
14 milyar yıllık bütçesi olan bir kurumun konuştuğu, borç dediği rakamlar zaten vizyonsuzluklarını da gösteriyor!
Berrak, duru bir Türkçe ile ve son derece sakin bir uslupla anlatıyor, konuyu bilmeyenler inanır fakat;
CHP’Lİ BİLE OLSAN, YALAN KONUŞMANIN SANA DA BİR SINIRI VAR! Söylediklerimi aksi yönde kanıtlayacak bir belgen varsa, göster, hodri meydan!
2 sene bitti, borçsuz, artıda bir kurumu maaş ödeyemeyeyecek hale getirdiniz, ortaya koyduğunuz tek bir eser yok, yolsuzluk ve rüşvetle anılır oldu koskoca Üsküdar Belediyesi.
Madem böyle rahatça yalanlar söylemeye devam edeceksiniz, bunları da bilsin kamuoyu!
Rüşvet baskını kamerada!
Muğla'nın CHP'li Marmaris Belediyesi'nde imar ve ruhsat işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla düzenlenen operasyonun görüntüleri ortaya çıktı.
Baskında, bir mühendisin 4 bin dolar rüşvet alırken su��üstü yakalandığı belirtildi.
Hırsızı savunacak kadar Namussuz!
Metres tutacak ahlaksız!
Rüşvet alacak kadar Şerefsiz!
"Millet aç" diyecek kadar Kansız!
Cumhuriyet Fuhuşturucu Partisi..〽️
Rahmetli
Deniz Baykal'a
Kendi akranıyla beraber
Gizli kamerayla kumpas kurulduğunda
Deniz Baykal'a
Sahip çıkmayıp
İstifaya zorlayan
CHP'nin içine sızmış şerefsiz Fetöcüler
Bugün
Torunu yaşındaki kızla otelde basılan
Belediye başkanına sahip çıkıyor
Bu kadar kahpe bunlar..