1 hafta kredi kartı borcunu ödemezsen, iş nerelere giderken, şirketin varsa 5 ay boyunca maaş ödemeyebiliyorsun. Ülkeyi patronlar yönettiği için, bankanın parasını vermezsen sıkıntı, işçinin parasını vermezsen hiç bir sıkıntı yok.
tunceli valisi tuncay sonel'e verilen ödüllere bakın. ülkede ödülleri bile eş dost kendi arasında "sen beni gör beni" mantığıyla paylaşıp semiriyor. yabancıya gitmiyor hiçbir şey.
ülkedeki en problemli, en kontrolsüz kesimlerden biri de idareci çocukları. vali çocuğu vali kadar yetkili. milletvekili çocuğu dokunulmaz. belediye başkanı çocuğu general gibi takılıyor. tam bir üçüncü dünya ülkesi bürokrasi şımarıklığı. bu rezilliğe bir son verilmeli artık.
Psikoloğun "takip edilmesi gerek" dediği çocuğu poligona götürüp silah kullanmayı öğretecek zeka seviyesine sahip adamlar ülkede emniyet müdürlüğü falan yapıyor işte
“Oluk oluk kan akıtacağız, kanlarınızda duş alacağız” diyen birinin kahraman kabul edildiği, Ankara’da 7 gencin boğularak öldürüldüğü olayın failini güzelleyen filmin sinema salonlarını doldurduğu, Kurtlar Vadisi dizisinin senelerce prime time’da küçücük çocukları ekran başına bağladığı, her gün vatan millet diye kafa ütüleyenlerin suç makineleri ile fotoğraflar çektirdiği bir ülkede ergen çocukların işlediği cinayetlere mi şaşırıyoruz?
📢 Eğitim sendikaları okullarda yaşanan şiddet olaylarına karşı oturma eyleminde
💬 “Öğretmen düşmanı Yusuf Tekin istifa!”
💬 “Bu ülkede öğretmenleri çocuklar öldürüyorlar”
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşanan okul saldırısını protesto etmek üzere MEB önündeyken, Kahramanmaraş’tan da bir okuldan saldırı haberi geldi. Bu gelişme üzerine, MEB önünde kesintisiz yaşam nöbetine başlıyoruz.
Gerçekler kanıma dokunuyor.
Okullarda coğrafya öğretmenleri her ay "Yeşil Vatan" projesiyle ilgili etkinlik hazırlıyor. Ama sen devlet olarak yüz yıllık zeytin ağaçlarını kesiyorsun. Sonra öğretmenine
"Yeşil Vatan" projesi yap diyorsun.
Kurban olayım, biri bunu açıklasın.
Onur Babacan, kripto Akp'li Yılmaz Özdil'i yerden yere vurmuş
"Akın Gürlek'i savunduğunun onda biri kadar bile Ekrem İmamoğlu'nu savunmadı.
Üstelik İmamoğlu aleyhine hiç bir belge yok, Gürlek aleyhine onlarca belge ve bilgi varken"
Okullar Dini Ritüel Alanı Değil, Eğitim Alanıdır !
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullara gönderilen “Ramazan Etkinlikleri Genelgesi” ile okul öncesi seviyesindeki çocukların camilere götürülmesi ve aile katılımlı etkinlikler adı altında belirli bir inancın ritüellerinin eğitim ortamına taşınması hedeflenmektedir.
Bizler, çocuk hakları savunucuları olarak bu uygulamanın pedagojik, hukuki ve toplumsal açıdan kabul edilemez olduğunu açıkça ifade ediyoruz.
Pedagojik Açıdan: Soyut Kavramlar ve Çocuk Psikolojisi
Okul öncesi dönem (3-6 yaş), çocukların dünyayı somut algılarla tanıdığı, oyun yoluyla öğrendiği bir evredir. Bu yaş grubundaki çocuklara soyut dini kavramların ve ibadet mekanlarının dayatılması, çocukların bilişsel gelişimine aykırıdır.
Çocuk gelişimi alanındaki temel ilkeler; erken çocukluk eğitiminde baskı, yönlendirme ve inanç temelli dayatmalardan kaçınılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Pedagojik formasyonu olmayan kişilerce yürütülen bu süreçler, çocuklarda kaygıya yol açmaktadır.
Hukuki Açıdan: Laiklik ve Ayrımcılık Yasağı
Anayasanın laiklik ilkesi ve Türkiye’nin taraf olduğu BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, devletin tüm inanç gruplarına karşı eşit mesafede durmasını ve eğitim sisteminin inanç hürriyetini korumasını zorunlu kılar.
Hak İhlali: Bu genelge, farklı inanç gruplarına mensup veya inancı olmayan ailelerin çocuklarını dışlamakta, okulda “ötekileştirme” riskini doğurmaktadır.
Kamusal Alan: Okullar, belirli bir inancın tebliğ alanı değil; bilimin, sanatın ve felsefenin ışığında eleştirel düşüncenin geliştiği kamusal eğitim kurumlarıdır.
Toplumsal Barış ve Çocuğun Üstün Yararı
Eğitim kurumları, toplumun tüm renklerini kapsayan güvenli alanlar olmalıdır. Ailelerin hassasiyetlerini etkinlik adı altında araçsallaştırmak, toplumsal kutuplaşmayı okul sıralarına kadar indirmektir. Çocuğun üstün yararı, onun her türlü ideolojik ve dini dayatmadan uzak, özgür bir birey olarak yetişmesini gerektirir.
İnsan Hakları Derneği Merkezi Çocuk Hakları Komisyonu olarak, Milli Eğitim Bakanlığı’nı bilimsel, laik ve kamusal eğitim ilkelerine riayet etmeye davet ediyoruz. Çocukların çocukluklarını yaşayabileceği, ayrıştırılmadığı, nesneleştirilmediği ve pedagojik esaslara dayalı bir eğitim sistemi için mücadelemizi tüm demokratik kitle örgütleriyle birlikte sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
İnsan Hakları Derneği Merkezi Çocuk Hakları Komisyonu
Türkiye’de yeni yerel seçim sistemi şöyle: Muhalefet seçimi kazanırsa belediye başkanı tutuklanır. Muhalefetten karaktersiz meclis üyeleri transfer edilir. Belediye başkanvekiliğini AKP’li üye kazanıncaya kadar oylama yapılır. Seçim kazanamayanlar başkan olur, utanmadan konuşur.
Önce teröristlerin belediyesine el koyuyoruz dediler, sustuk.
Sonra darbecilerin malına el koyuyoruz dediler, sustuk.
Sonra kentsel dönüşüm yapıyoruz diyerek mahallelere el koydular, sustuk.
Şimdi muhalefet yapıyorlar diyerek televizyon ve gazetelere el koyuyorlar, susuyoruz.
Belediye başkanı seçiyorsun, tutuklanıyor. Cumhurbaşkanı adayı seçiyorsun, diploması iptal ediliyor. TV kanalı izliyorsun, kayyum atanıyor. Konsere gitmeyi planlıyorsun, iptal ediliyor. Dizi izliyorsun, senaristi gözaltına alınıyor. Gazeteci takip ediyorsun, davalara boğuluyor.
Başından beri hep söyledik: "Faizi yanlış belirlerseniz ekonomiyi bozarsınız ama sonra faizi düzeltirseniz ekonomiyi düzeltmeye yetmez. Yanında mutlaka hukukun üstünlüğü ve adil uygulanması, demokrasinin işlerliği başta olmak üzere yapısal reformların başlatılması gerekir."