Ewên ku li pişta Ehmed Şer’ên û ew bi kar tînin, li gelek cih û demên cuda xwe dijî Kurdan ceribandin, lê bi têkçûnê vegerîyan û Kurd her wek xwe ma û hêj zêdetir reh li erdê xwe da.
Ev cara jî tu tiştî cuda nabe ji yên berê, dîrok dê binivîse ku artêşa dewletekê du taxên kurdî dorpêç kiriye, ku encama wê her çi be jî, dawî wek çîroka din a serweriya Kurdan dimîne.
Birayê wê
Wehab Helebceyî
Kürt Meselesi, Bölgesel Denklem ve Ankara’nın Çelişkili Stratejisi’nin aslı; Görünür de Barış Söylemi, Gerçekte Gizli Güvenlik Aklı…
Suriye ve Irak’ın kuzeyinde son 20 yılda ortaya çıkan dinamikler, yalnızca bölgesel jeopolitiği değil, Türkiye’nin iç siyasal mimarisini de kökten etkiledi. Irak Kürdistanı’nın kurumsallaşması, Suriye’nin kuzeyinde de facto bir özerk yönetimin oluşması ve Kürtlerin uluslararası aktörlerle kurduğu siyasi askeri ilişkiler, Ankara’daki iktidar bloğunda belirgin bir rahatsızlık yaratmış durumda.
Bu rahatsızlık, Türkiye’nin mevcut iktidarının çelişkili ve ikili stratejisinin temelini oluşturuyor.
Irak’ta anayasal güvenceye kavuşmuş federal Kürdistan yapısı, Suriye’de ise ABD destekli özerk bir yönetim, Türkiye açısından geri döndürülmesi zor bir realite hâline geldi.
Bu durum;
•Türkiye’nin 30 yılı aşkın süredir uyguladığı güvenlik merkezli paradigmayı zorlayarak,
•Kürtlerin bölgesel ölçekte meşruiyet kazanmasına yol açarak,
•Türkiye içindeki Kürt meselesinin de uluslararası boyut kazanmasını tetikleyerek,
Ankara’nın güvenlik elitlerinde stratejik bir tedirginlik yaratıyor. Bu tedirginlik, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin “Biz barış istiyoruz” söylemiyle; emekli askerler, güvenlikçiler ve milliyetçi kanaat önderlerinde yani “Derin Devlet’te” ise sert ve dışlayıcı bir dil olarak kendini gösteriyor.
İktidar, özellikle Washington ve Brüksel’e yönelik:
•“İkinci çözüm süreci”,
•“Silahları susturalım”,
•“Kürt kardeşlerimize daha fazla hak ve özgürlükler”
gibi ifadeleri öne çıkararak esnek ve rasyonel bir aktör profili çizmeye çalışıyor. Bu söylem, içerideki gerçek politikalardan bağımsız biçimde, daha çok diplomatik baskıyı azaltma ve müzakere alanı açma amaçlıdır.
Aynı zamanda bu makaleye ekli videoda görüleceği gibi Cihat Yaycı gibi eskinin Generalleri bugunun Siyasetçileri ise kendi bakış açılarını çok daha açık ve filtresiz biçimde dile getiriyor.
“Onlar faşist” ve “Defolun” gibi ifadeler, devlet içindeki geleneksel güvenlik aklının hâlâ güçlü olduğunu gösteriyor. Bu hat, hem MHP tabanını konsolide ediyor hem de iç kamuoyunda Kürt meselesini yeniden “Ulusal güvenlik sorunu” çerçevesine itiyor.
Detaylandırmak gerekirse yapılmak istenen;
•Uluslararası arenada:
“Barışçıl, uzlaşmacı Türkiye” imajı, yani amaç baskıyı azaltmak.
•İç kamuoyunda:
“Güçlü, kararlı devlet” imajı, yani milliyetçi desteği korumak.
•Sınır ötesinde:
Kürtlerin kurumsallaşma adımlarını baskılamak.
•İçeride:
Kürt siyasi hareketi daraltmak ve muhalefeti bölmek.
Bu mekanizma, Erdoğan ile Bahçeli ittifakının son yıllarda kurduğu siyasal mühendisliğin merkezinde duruyor.
Cihat Yaycı’nın yaptığı açıklamalar bu açıdan dikkat çekici. Cihat Yaycı sözlerinde, tarihsel çağrışımları olan kavramlara başvuruyor, Kürtleri kolektif bir problem alanı olarak resmediyor ve devlet içindeki güvenlikçi refleksleri yeniden canlandırma gayreti içerisine giriyor. Yani iktidarın bastırdığı fakat aslında vazgeçmediği zihinsel zeminin açık bir yansımasını sergiliyor.
Bu durum, çözüm süreçlerinin neden kalıcı olamadığını da gösteriyor. Zira Devletin içindeki güvenlik aklı, Kürtlerin bölgesel kazanımlarını kendi geleneksel çizgisiyle uyumsuz görüyor.
Bugün Ankara’nın Kürt meselesinde yaşadığı açmaz bir niyet değil, bir kapasite problemidir. Çünkü hem içeride barışçı bir dil kurmak, hem dışarıda Kürt kazanımlarını geriletmek, hem milliyetçi oyları korumak, hem de uluslararası arenada uzlaşmacı görünmek aynı anda mümkün değildir.
Bu nedenle söylem ile pratik arasındaki uçurum büyüdükçe, Cihat Yaycı gibi figürler devlet aklının gerçek çerçevesini daha görünür kılıyor…
#KürtMeselesi #TürkiyeSiyaseti #OrtaDoğu #AnkaraPolitikaları #BölgeselDenklem #KürtSorunu #Suriye #Irak #DışPolitika #GüvenlikAklı #ÇözümSüreci #ErdoganBahçeli #DerinDevlet #MiddleEast #Geopolitics #TurkeyPolitics @Sidkizilan2
@RemziZengin12 Asıl paşinyan bizim politikamızı izliyor.
Bana göre Ermeniler, yeni bir işgal ile karşı karşıyalar. Ve aniden harlanabilir bu savaş.
Bu durumu engellenmesini sağlayan şey Kürtlerin jeopolitik konumu ve Azerbaycanın İsrail ile olan ilişkisi.
Ermeniler şimdilik güvende.
@PrincepsPinat Gayette HOI4 oynuyoruz. Müttefikimiz ABD, eğer isterse herşeyi halleder.
Size çöp vermezler, bize ise envanter sağlarlar. Bunun kıskançlığındasın.
Yoksa A-10 gibi bir uçak TSK envanterinde olsa bayram edersiniz.
https://t.co/QZ9pzcTcLX
@SavasKudretgil KÖH kadrosu benim canımı falan sıkamaz. Mahir Çayan denen lavuğu sahiplenmiyorum.
Ne benim ideolojimden ne de benim ulusumdan bir zat değil. Skimde de değil bu yüzden. türkler kendi içlerinde kavga etmiş umurumda değil. O tugaydan bir adam bile mahir çayanı tanımıyor amk.
@Akhillzeus@Reber_ArdenV5 Bunu allah muhafaza, fiberoptik kablolu fpvye sahip uyuşturucu çeteleri bile ket edebilir.
Çokta önemli bir silah değil, en azindan bizim için.
@Reber_ArdenV5@Akhillzeus Hayir kendi kontrolünde bir güç istiyor.
Bizim FPV ekiplerini bile organize edip desteklenmesini sağlayan yine koalisyon. Elbette bizimkiler ekipler kurmuştur ama yüksek etki için gelişime yardımcı olan yine koalisyon.
ABD, zirhli araç ve piyade tüfeği dişinda +