Geride bıraktığımız günlerde Türkgün gazetesinin birinci sayfasında Halk Tv’nin bir süredir ekranlarında Halk Tv adına bazı isim yahut çevrelerin ajans adı altında ticari konular yürütüldüğü bilgisinin paylaşıldığı, buna mukabil Türkiye’de pek çok olayı çözd��ğü iddiasıyla haber ve yorumlara yer veren bu yayın organının yaşananları neden yargıya taşımadığı ile ilgili bir haber yer almıştır.
Bu haber sonrasında ise Halk Tv ve haberde ismi geçen diğer şahıslar, hedef gösterildiğini iddia etmişlerdir. Kimse kimseyi hedef göstermiyor, çok basit bir soruya cevap vermeniz haberi yapan Sayın Kadir Yıldız tarafından size sorulmuş: “Kolombiya’dan Mersin limanlarına uyuşturucu ticaretini, sevkiyatını çözüyoruz” diye kurgudan suçlamalar yapanlar, Halk TV’yi dolandıranları niçin bulamadı?
Bu açık soruya cevap vermek yerine hedef gösterildiği iddiasında bulunan Halk Tv ve malum şahıslar neden endişe ediyorlar?
Neyin ortaya çıkmasından bu kadar korkuyorlar?
Yoksa Halk Tv devletten vergi mi kaçırıyor?
Halk Tv sahibinin İstanbul boğazına nazır yaptırdığı evinin aynı konuyla bağlantısı var mıdır?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu bu olayların neresinde bulunuyor?
Hangi CHP’li belediyeler usülsüzce Halk Tv’yi fonluyor? Bu fonlamada kurumlar dışında, göstermelik para transferiyle (belediye-Halk tv) kimler, nasıl ve neden zengin ediliyor?
CHP, devletten aldığı 946 milyon liranın ne kadarını Halk Tv’ye, ne karşılığında vermiştir?
Bu para transferinin bazılarında neden bankalar kullanılmamış, doğrudan aktarım yapılmıştır?
CHP’den Halk Tv’ye doğrudan; valiz ve bavullarla para taşıyan isimler neye göre seçilmiştir? Bu isimler gerçekte kime hizmet etmektedir?
Gırtlağına kadar harama ve rezilliğe batanların, meseleleri çarpıtarak gerçeklerin üzerini örtmeye gücü yetmez.
O kadar pisliğin içindesiniz ki, yakında herşey ortaya saçıldığında “gazeteci kimdir, yayın organı nedir?” sorularının cevabı doğrudan “Halk Tv ile hiçbir ilişki ve bağı bulunmayanlar” olarak anılacak…
Dolayısıyla meseleyi çarpıtmadan ve sulandırmadan, konuya muhatap olanların bu sorulara cevap vermesi artık kamuoyu tarafından merak edilir hale gelmiştir.
Dahası kendisini bu rezilliklerden kurtarmak isteyenler için de belki de bu, “köprüden önceki son çıkış” fırsatıdır.
Takdir kendilerinin…
Kayseri Pınarbaşı'nda CHP'li bir hemşehrimize yönelik sergilenen menfur saldırıyı kınıyorum. Saldırı sonrasında MHP'yi ve milletvekilimiz Baki Ersoy'u hedef alan alçakça beyan ve yorumlarla alakalı ise hukuki girişimlerde bulunacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Kimse bulanık suda balık avına çıkmasın. Uzun süreden bu yana Pınarbaşı'nın huzurunun korunması hususuna dikkat çekiyor, demokratik yarışın hemşerilerimize hizmet yarışıyla karşılık bulması gerektiğini hassasiyetle ifade ediyorduk. Her ne olursa olsun Pınarbaşılı hemşerilerimiz arasına husumet ve nifak sokma girişimlerine müsaade etmeyeceğiz. Bu vesileyle hastanede tedavi altına alınan Pınarbaşılı hemşehrimize acil şifalar diliyorum.
Abdülkadir Selvi’yi Ak Parti’ye kimler sızdırmış, bugün kendisinden neyin diyetini ödemesi istenmektedir? Çünkü Ak Parti’nin politika, duruş ve resmi açıklamalarıyla kendisinin kurguladığı yazılar bir birinin tam zıttıdır.
Sayın Selvi rahat olsun, korkmasın; devletimizin kudreti hamdolsun her şeye yeter. Samimiyetle itiraf etsin bildiklerini, gördüklerini ve bu zamana kadar kendisini yapmak zorunda hissettiklerini. Böylece kendisiyle beraber endişe ettiği ne varsa hepsini biz koruyalım, himaye edelim.
Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlettir. Her oyunu bozmaya hamdolsun gücü yeter…
Dini bir bayram zamanı iki cihan serverimiz ve göremeden sevdasıyla yandığımız sevgili Peygamberimiz’e (SAV) Türkiye’de yaşayan bir başka inanca mensup bir gencin çirkin sözleri üzerinden tartışma başlatılmaya kalkılması düşündürücü olduğu kadar, Türk Milleti’ni tehdit eden rezil girişimlerin de bir başka yansımasıdır.
Bu durumu fikir özgürlüğü yahut laiklikle değerlendirmek de diğer bir tehlike ve maksatlı girişimdir. CHP’nin böylesi bir konuda resmi ağızlardan açıklama yaparak Peygamber efendimize hakareti sahiplenmesi de asıl sureti bu vesileyle açık etmiştir.
Aynı günlerde Kayseri’de Cumhuriyet meydanında bulunan Atatürk büstüne de saldırıda bulunulması, sergilenmeye çalışılan kirli oyunun bir diğer ayağıdır. Figüranları farklı olsa da aynı amacın bir başka eylemidir.
Türk İslam ülkümüzün ayrılmaz irade ve anlayışıyla perçinlenmiş milli birlik ve beraberliğimizi hedef alan bu oyunları bozma sorumluluğu hepimizdedir. Maksat, tüm dengelerin baştan sona değişeceğinin anlaşıldığı 21. Yüzyyılda Türkiye’nin yükselişini engellemek ve içeriye kapanmasını sağlamaktır.
Oyunu da oyuncuları da çok biliyoruz, bu yüzden başaramayacaklar. Zira Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonumuz çoktan hayat bulmaya başlamıştır.
Ülkemizde anormal hiçbir şey yoktur, hatta normalleşme safsatalarıyla milletimizin sinir uçlarını tahriş edecek gizli gündem teşrifatçılarına ikna olacak ve itibar edecek de olmayacaktır.
Kurban ibadetimizin kabulünü Cenab-ı Allah’tan diliyorum.
Şehit ailelerimizin, aziz milletimizin, Türk-İslam âleminin mübarek Kurban Bayramı’nı içtenlikle kutluyorum.
YUMUŞAMA MESAJLARINA SAKLANAN İFTİRA KAMPANYASI
Yumuşama mesajlarına özenle saklanan ve sarılan yalan, dedikodu ve iftira kampanyasının hangi sinsi emellere, hangi sakat hedeflere odaklandığı az veya çok bellidir.
Bir yanda yumuşaklık pozu veren, diğer yanda meşrep ve müktesebatında taşıdıkları nefret ve öfkeyi sağanak halinde yağdıran siyasi hasis ve hırçın zihniyetlerin ikiyüzlülüğü bugünlerde utanç verici düzeylerdedir.
1991'de MHP 19 milletvekiliyle ve ittifakla meclise girmiş ve grup kuracakken bölünmesi hamlesi.
Ardından Körfez Harekatı ve Çekiç Güç ile PKK terör örgütünü Irak'ın Kuzeyine konuşlandırma girişimi.
2002'de II. Körfez Harekatı ile bu sefer Irak'ın işgali ve üç yapılı çözülmüş duruma getirilmesi aşaması.
Buna mukabil 57. Cumhuriyet Hükümeti'ne yönelik gerçekleştirilen sistematik operasyonlar.
2011'de MHP'ye yönelik yürütülen alçak ve şerefsizce saldırılar.
Ardından PKK'nın hendek olayları ile Suriye'deki kanton yapılanmasını Türkiye sınırlarına taşımaya çalışması ve böylelikle Türkiye'nin milli bütünlüğünün bozulması için sahaya sürülmesi girişimi.
2015'te Kasım seçimlerinin ardından yine MHP'nin bölünmesi projesi.
Hemen akabinde, 15 Temmuz 2016'da FETÖ merkezli hain darbe girişimi, Türkiye'nin iç savaşa sürüklenmesi ve beraberinde paramparça edilmesi stratejisi.
Ve 2023-2024!
Suriye'de PKK/PYD terör örgütüne seçim yaptırarak meşrulaştırma tezgahı.
Irak'ta TSK'nın PKK'nın varlığına tamamen son vermeye yönelik geniş kapsamlı askeri hazırlığı.
Tüm bunlar olurken menfur bir cinayet üzerinden MHP ve Ülkü Ocakları'nın hedef alınması.
Şimdiye kadar sergilenen tüm oyunları Milliyetçi Hareket Liderimizin izinde boşa çıkarmayı başardı ve her seferinde sadece Türkiye'ye kazandırdı...
Marksist, Leninist, Komünist kaynaklı sol ve bölücü cenahın hazımsızlığı, emperyalist oyunlarda para karşılığı görev alması ve FETÖ'nün ana aparat olarak bunları kukla gibi oynatması...
Türkiye'nin bölünmesi projesinin ara basamaklarının hemen öncesinde MHP ve Ülkücü Hareket üzerinde hesap kurulması her dönem süregelen ve bizim nazarımızda çok iyi bilenen bir tezgah.
Yine başarısız olacaklar...
Çünkü biz Türk Milleti'nin ve Türklüğün beka davasıyız. MHP aşılmadıkça, Türkiye'nin diz çökmeyeceğini çok iyi biliyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımıza verdiğimiz koşulsuz destekten bu yüzden rahatsızlar, hazımsızlar, tüm güçleriyle güya bu yüzden saldırıyorlar. Zira bu son şansları.
Oyunu da, figüranları da, amacı da çok iyi biliyoruz. Bu memleketi size böldürmeyecek, kurmaya çalıştığınız dört parçalı yapıyı başınıza geçirecek, Türkiye'yi büyük ve yüksek hedeflerine mutlaka ulaştıracağız.
Menfur bir cinayet üzerindeki sis perdesinin aralanmasına az kaldı... Olayın "asıl faillerinin" nasıl saklandığı da, mağduriyet üzerinden sürdürülen "imaj ve iletişim" çalışmalarının kimler tarafından yürütüldüğü de, yine kimlerin MHP ve Ülkü Ocakları'nı mesnetsizce ve şerefsizce hedef aldığı da başlayacak mahkeme süreciyle beraber isim isim net şekilde ve tüm bağlantılarıyla görülecektir.
Biraz daha sabır...
Seçim bölgemiz olan Kayseri’nin ihtiyaç ve taleplerini TBMM gündemine taşımaya devam ederken, bu ihtiyaç ve taleplerin hükümetimizce karşılanmasına yönelik verdiğimiz geniş, kapsamlı ve üzerinde titizlikle çalıştığımız yeni soru önergelerimiz… Hepsinin hassasiyetle takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Uluslararası barış, huzur, istikrar ve güvenliği sağlamakla görevli kurum ve kurullar iflas etmiştir.
Geldiğimiz bu aşamada #AvrupaBirliği’nin ve yeniden seçimi yapılan #AvrupaParlamentosu’nun bir vicdan, adalet ve insani muhasebe yapması mecburiyettir.
Çünkü yangın sadece #Gazze’yi yakmakla kalmayacak, Avrupa ülkelerini de doğrudan doğruya etkileyip, insani felaketlerin sonuçlarıyla yüzleştirecektir.
Dünya sadece #AvrupaBirliği’nden de ibaret sayılamaz.
#Onurlu, eşit hak ve sorumluluk içeren, milli ve manevi değerlere hürmet gösteren, başkent #Ankara’yı Brüksel’in kapı kulu haline getirmeyen bir üyelik statüsüne itirazımız elbette olmaz, olamaz.
#TürkiyeCumhuriyeti tam #bağımsız bir devlettir, #bağımsızlık milletimizin #şeref ve #namus sancağıdır.
Sancak yere düşmeyecek, Türkiye kör labirentlerde yolunu kaybetmeyecektir.
Çiftçimizden memurumuza, işçimizden esnafımıza, emeklimizden sanayicimize kadar herkesin yanındayız, haklı taleplerinin takipçisiyiz.
🇹🇷#Taşeron firmalarda çalışan kardeşlerimizin #kadroya alınması,
🇹🇷#Staj ve #çıraklık mağduru kardeşlerimize el uzatılması,
🇹🇷#Terörle mücadelede yaralanan, ancak gazi sayılmayan 20 bine yakın kardeşimize #gazilik unvanının verilerek #şeref aylığının bağlanması,
🇹🇷#UzmanÇavuşlar’ımızın #kadroya alınmalarıyla mesleki #güvenceye kavuşturulmaları,
🇹🇷#YardımcıHizmetler sınıfındaki kardeşlerimizin sorunlarının #çözülmesi,
Her insanımızın onurlu ve hiç kimseye muhtaç olmadan hayatını sürdüreceği bir gelir düzeyine ulaşması hedeflerimiz arasındadır.
Bir yanda #MilliyetçiHareketPartisi ile #Cumhurİttifakı’nın stratejik olarak oyalanması, enerji israfı yaşaması, abuk sabuk siyasi ve hukuki meselelerle yerinde sayması amaçlanırken, diğer yanda güney sınırlarımız boyunca özerklik adı altında terör devletinin taşları döşenmektedir.
#Suriye’nin parçalanmasını esas alan emperyalist bir proje devrededir.
Bugün gerçekleştirilen Fenerbahçe Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı'nda, kongre üyelerinin iradeleriyle yeniden başkan olarak seçilen Sayın Ali Koç'u tebrik ediyoruz. Sonucun, Fenerbahçe Spor Kulübü ve Türk spor camiası için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz.
Kayserispor Olağan Genel Kurulu'nda tekrar başkan olarak seçilen Ali Çamlı'yı kutluyor, sonucun Kayseri ve Türk spor camiası için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz.
Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ, Ülkü Ocakları Birliği Genel Başkanlarından Dr. İbrahim DOĞAN'ın Ankara Karşıyaka Mezarlığı'nda düzenlenen cenaze törenine katıldı.