Talancı İran Kürtlerin yaşam kaynaklarını kurutmak ve topraklarını insansız bırakmak için her türlü zulmü yapıyor.
Gariban çobanı Bradost bölgesinde katletti. 800 hayvanına el koydu.
Kürtleri kafir gördüğü için öldürüyor, hayvanları da ganimet görüyor.
Böyle zalim bir rejime karşı şeytan da savaşsa karşı çıkmamak lazım…
▶️Haseke'den seçilen Kürt milletvekili Fesla Yusuf, Suriye parlamentosu oturumunda Kürt kıyafetleri giyen ilk kadın milletvekili oldu
▶️Bugün Suriye parlamentosunda meclis başkanını seçmek için ilk oturum yapıldı
Aile Kürt değil de Alevi, Türk solundan, feminist veya LGBT destekçisi olsaydı, İHD günlerce sokaklarda protesto eylemleri düzenlerdi. Yüzlerce avukatla bu davanın savunucusu olurdu.
Aile Kürt olduğu için sahip çıkmıyor olabilirler.
🟡 BURSA’DAKİ IRKÇI ŞAHIS KÜRT ESNAFI TEHDİT ETTİ
▪️ Hakaretler yağdıran şahıs, Ahmet Kaya şarkısı dinleyen esnafa hakaretler yağdırdı
▪️ Bursa’da bir metro istasyonundaki dükkanında Ahmet Kaya şarkısı çalan esnaf, ağzından köpükler akan bir yaratık tarafından çeşitli hakaret ve tehditlere maruz kaldı.
▪️ Esnafı tehdit ederek o anları kayda alan şahıs:
▪️ "Senin kafanı cama geçirebilirim, bunu çalma ekmeğinden olma. Bu tezgahı dağıtır seni buraya gömerim"
▪️ Merak edilen ise şahsa bir işlem yapılıp yapılmayacağı!
...
“Kürtçe şarkı mı açıyorsun?”
Bursa’da dükkanında Ahmet Kaya çalan esnafa ırkçı saldırı:
“Senin memleketin nere? Kürtçe şarkı mı açıyorsun?
Senin kafanı cama geçirebilirim ama yapmıyorum, gerçeği anla diye. Bunu çalma, ekmeğinden olma.
Bu tezgahı dağıtır, seni buraya gömerim.”
Bursa’da Ahmet Kaya’nın şarkılarını çalan esnafa ırkçı saldırı üstüne esnaf tehdit ediliyor. Esnaf korkuyor ve susuyor. Ekmeği ile tehdit ediyor garibanı…
📗Goethe'nin dünyaca ünlü eseri 'Doğu-Batı Divanı' Kürtçeye çevrildi
📕Kitap Abdullah İncekan'ın Kürtçeye çevirisiyle Nûbihar Yayınları tarafından yayımlandı
https://t.co/Z4gmE5qz0N
89 yıl sonra Seyit Rıza ve arkadaşlarının idam fotoğraflarını bulduk...
89 yıl önce Seyit Rıza, oğlu ve beş Dersîmli önderi idam ettiler. Fotoğrafları ortadan kaldırarak hafızaya dair bir görsel bırakmak istemediler. 89 yıl sonra hafızanın görselleri ayyuka çıktı. Hukuksuz bir infazın rövanşı alındı. Darağacında ayakkabılar düşer bazen. İnsan idam edilince ve bedeninden ağırlık çekince, beden gevşeyince önce ayakkabı gider. Kimse bunu planlamaz. Kimse bunu hatırlamaz. Ama fotoğrafta kalır. Dersîm kadınlarının kış gecelerinde ördüğü o nakışlı yün çoraplar; kırmızısı, sarısı, geometrik bordürü ile bir annenin, bir eşin, bir kız kardeşin elleriyle dokunmuştu o ayaklara. Belki geçen kış... Belki daha önceki kış... Soğuk geçer diye, yol uzun olur diye… O eller o ayakların bir darağacında sallanacağını bilmiyordu oysa. İdam fotoğrafları çoğunlukla yüzleri yakalar ya da yüzlerin olmadığı yeri... Ama bu fotoğraflarda gözler aşağıya kayıyor: Ayaklara... Düşmüş bir ayakkabıya. Ve içinde kalan nakışlı çoraplara… Nakış hâlâ duruyor. Ruh bedenden çekilmiş, isim silinmiş, yüz kazınmış ama o çorap duruyor; Dersîm'in rengini taşıyarak, onu dokuyan elin sıcaklığını taşıyarak. Biz tarihçiler belgeleri okuruz; ama bazen belge bir çoraptır. Ve o çorap, hiçbir arşivin söyleyemeyeceği şeyi söyler: Burada bir insan vardı. Sevilmişti. Üşümesinden korkulmuştu.
Beyefendi üstüne üstlük 'tarihçi"ymiş
Muş ve Akkoyunlular:)
Herşeyi Türklüğe ve Orta Asya'ya bağlama saplantısı insanları komik hem de trajikomik duruma düşürüyor.
İnsan en azından sağ alttaki güneş ve hançerden dolayı böyle bir şey söyleyemez. Yazık.
“Keşke ayrılmadan önce PKK de darbeyi yapabilseydim. Bu Cemil Bayık’ı, Duran Kalkan’ı ve Mustafa Karasuyu yargılasaydım rahat edecektim. Örneğin biz, PKK de darbe yapıp bazılarını tutuklasaydık, İmralı Konsepti böyle yaşam alanı bulmazdı.”
Dr. Süleyman.