1 Haziran 2026 Pazartesi saat 12:15'te Dr. Gürkan KARAKUŞ moderatörlüğünde Prof. Dr. Volkan KARAKUŞ ile "Anemi” Canlı Yayını...
Yayını izleyen 3 meslektaşımıza OMRON tansiyon aleti hediye.
https://t.co/sIIdMGuRGI
*DUYURU* AHEF Yönetim Kurulu olarak, aile hekimliği uygulama yönetmeliğinde yapılan son değişikliklerden özellikle 14. maddeye karşı ciddi hukuki kaygılarımızı kamuoyuyla paylaşmak isteriz. Bu madde ile aile sağlığı merkezlerinde kullanılan ortak alanlar ve malzemeler “müşterek kullanım” kapsamına alınmış, aile hekimlerinin kendi sermayeleriyle edindikleri mallar üzerinde mülkiyet hakkı iddia etmesi yasaklanmıştır. Bu düzenleme, fiilen hekimlerin şahsi mallarının kamu mülkiyetine geçirilmesi sonucunu doğurmaktadır.
AHEF Yönetim Kurulu ve Hukuk Müşavirliği olarak, söz konusu düzenlemenin Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkına, 10. maddede düzenlenen eşitlik ilkesine, ayrıca 7, 13 ve 128. maddelerine ve 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun 8. maddesine aykırı olduğunu tespit etmiş bulunmaktayız. ASM’yi kuran veya devralan hekimler yüksek tutarlarda yatırım yaparken, sonradan ASM’ye katılan hekimlerin hiçbir ödeme yapmadan aynı ortak alan ve eşyaları kullanabilmesi, kamu hizmetinde adalet ve hakkaniyet ilkelerini zedelemektedir.
Bu nedenle AHEF Hukuk Komisyonumuz gerekli çalışmayı yapmış ve akabinde AHEF Hukuk Müşaviri Av.Arb. Servet AKTAN tarafından Danıştay nezdinde yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açmış bulunmaktayız. Amacımız, aile hekimlerinin emeğini ve mülkiyet hakkını korumak, eşitlik ilkesini savunmak ve hukuka aykırı düzenlemelerin uygulanmasını engellemektir. Kamuoyunu bilgilendirmeyi ve meslektaşlarımızın haklarını savunmayı görev biliyoruz.
AHEF Yönetim Kurulu ve AHEF Hukuk Müşaviri Av.Arb. Servet AKTAN
@saglikbakanligi@drmemisoglu@sagliklicozum
Koruyucu Sağlık Hizmetleri Birinci Basamağın asli görevidir. Aile Hekimleri olarak vatandaşlarımızın sağlığını koruyucu hizmetleri 15 Eylül 2005’den beri her gün 20 yılı aşkın süredir gerçekleştiriyoruz. Yeni uygulama ile eklenen 6 farklı HYP kriteri ile birlikte 18 farklı izlem şeklini, binlerce veriyi her ay hastalarımızdan alarak sisteme girmemiz beklenmektedir. Bu veriler izinli, raporlu olduğumuz günlerde düşüş göstermemekte, çalışma günlerimizde günlük yüzlerce veri sisteme girmemiz beklenmektedir.
Unutulmamalıdır ki bir Aile Hekimi günde ortalama 60-70 ‘e yakın hasta muayene etmekte, vekalet edilen günlerde bu sayı günlük 120-140 ‘lara çıkmaktadır. 140 Hastanın muayene edildiği bir günde hastalara sağlıklı tanı konabilmesi mümkün değildir! Bu günlerde ilgililer bu iş yüküne artı olarak saatlerce bilgisayar başında veri girilmesini istemektedir. Aile Hekimliği birimleri Aile Hekimi ve Aile Sağlığı Çalışanından oluşmakta olup kamuya ait herhangi bir veri giriş memuru veya tıbbi sekreter Aile Sağlığı Merkezlerinde bulunmamaktadır. Hekim binlerce veriyi giren bir tıbbi sekreter veya veri giriş memuru değildir! Böyle bir düşünceyi tıp etiğinden uzak ve hastalıklı buluyoruz. Elimizde ki imkanlarla bu iş yükünün gerçekçi uygulanabilirliği bulunmamaktadır.
Bahsedilen veriler girilmediğinde %50’yi aşan oranlarda maaş kesinti uygulanmasına gidilmesi durumu ilgililerce pozitif performans şekilde lanse edilmeye çalışılmaktadır. Gerçek ise maaşımızın %65’i belirsiz performans kriterlerine bağlanmıştır.
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu olarak ilgilileri Uyarıyoruz! Angarya benzeri veri giriş işleriyle aile hekimlerini tükenmişliğe sürükleyen, ASM şartlarında zamansal olarak yapılmasına imkan bulunmayan , sahada ki gerçeklerle alakası bulunmayan iş ve işlemlerden artık vazgeçin!
Bizler AHEF ve 79 İl Derneği olarak saha da GERÇEK karşılığı olan, vatandaşımıza daha kaliteli bir hizmet sunacak formüllere hakim bilgi ve donanıma sahibiz . Göstermelik ve popülizmin eşlik ettiği politikalardan vazgeçilerek vatandaşımızın gerçekten hak ettiği sağlık hizmetine erişimini istiyoruz. Bu gerçekleri halkımıza anlatmak da dahil, her türlü platformda yüksek sesle dile getirmeye devam edeceğiz.
Vatandaşımız GERÇEK sağlık hizmetini her zaman hak eder. Vatandaşımızın sağlığını korumak, sistemde çalışan Aile Hekimlerinin haklarının savunulması için, GERÇEKLERİ anlatmaya ve çabalamaya devam edeceğiz!.
Saygılarımızla …
AHEF Yönetim Kurulu .
AHEF Akademide hep birlikte büyüyoruz ♥️
*İlk yayın tarihinden itibaren tekil görüntülemede 12 kat büyüme 📈
*Çoğul görüntüleme de 14 kat artış 📈
*Site ziyaretlerinde 7 kat artış 📈
Desteğiniz ve güveniniz için teşekkür ederiz.
Gazi Meclisimizde bizleri ziyaret eden Aile Hekimleri Dernek Federasyonu Genel Başkanı Dr. Taner Balbay ve Aile Hekimleri Dernek Başkan Yardımcısı Dr. Haydar Karakoyun’a nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum.
Ziyaret kapsamında aile hekimlerimizin yaşadığı yapısal sorunlar, iş yükü ve sahadaki güncel ihtiyaçlar üzerine kapsamlı bir istişare gerçekleştirdik.
Mersin Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ertan Mert, Doç. Dr. Yücel Uysal, Mersin Aile Hekimleri Derneği (MAHDER) Başkanı Sayın Dr. Haydar Karakoyun ve Dr. İbrahim Önge, İl Sağlık Müdürümüz Uzm. Dr. Mustafa EKİCİ'yi nezaket ziyaretinde bulundular.
Ziyarette Aile Hekimliği sistemi ve son dönem gelişmeler ile ilgili karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Nazik ziyaretlerinden dolayı kendilerine teşekkür ederiz.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!
Aile hekimlerinin Güvenlik sorunları
Aile hekimleri, Türkiye’de sağlık sisteminin en yaygın ve en ulaşılabilir yapı taşıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerinden kronik hastalık takibine kadar geniş bir alanda, fedakârca görev yapmaktadırlar. Ancak son yıllarda,gerek ASM’lerde gerekse ölüm tespiti ve defin işlemleri kapsamında aile hekimlerine yüklenen sorumluluklar, artık mesleki sınırları aşan ciddi bir güvenlik sorununa dönüşmüştür.
AHEF olarak sahadan aldığımız geri bildirimler son derece nettir.
Aile hekimleri, çoğu zaman gece saatlerinde, kırsal ve güvenliksiz ortamlarda, kolluk kuvveti eşliği olmadan, tek başına görevlendirilmektedir. Yakınını kaybetmiş bireylerin yoğun duygusal yükü altında yürütülen bu görevler, hekimleri sözlü ve fiziksel şiddet riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır.
Aile hekimliği sistemi; kuruluş amacı itibarıyla koruyucu sağlık hizmetlerine odaklıdır. Defin nöbetleri ise bu yapının doğal bir parçası değildir. Defin izin görevi asli ve kanunen birincil olarak belediyelerin sorumluluğunda olmasına rağmen, gerekli altyapı, standart ve güvenlik mekanizmaları oluşturulmadan bu görevlerin aile hekimlerine devredilmesi, sürdürülebilir ve kabul edilebilir değildir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenlik Kanunu’nun 13.maddesinde belirtildiği üzere, Güvenliği sağlanmamış personel ‘’Çalışmaktan Kaçınma Hakkı vardır’’ denilmektedir.
Can güvenliğimizin korunması ve sağlıklı çalışma ortamı oluşturmak Sağlık Bakanlığının sorumluluğudur.
Buradan Sağlık Bakanlığı’na açıkça çağrıda bulunuyoruz:
Ölüm tespiti ve defin işi belediyelerin görevidir, onlara tamamıyla devredilmelidir.
Ölüm tespiti ve defin işlemleri, kurumsal ve ekip temelli bir yapıya kavuşturulmalıdır.
Aile hekimleri, tek başına ve güvenliksiz koşullarda bu görevlere zorlanmamalıdır.
Kolluk kuvveti eşliği ve ulusal düzeyde standart protokoller derhal oluşturulmalıdır.
Hekimlerin hukuki ve idari sorumluluk alanları açık ve net biçimde tanımlanmalıdır.
AHEF Yönetim Kurulu
Gelmeyen, sağlık hizmeti almak istemeyen, ihtiyacı olmayan kayıtlı nüfusumuz üzerinden aile hekimlerine yaptığınız kesintiler hukuksuzdur. #BIRAKINHEKİMLİKYAPALIM