BAYRAKDAR: “ HATAY’IN EN BÜYÜK SİVİL TOPLUM GÜCÜYÜZ”
Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Hatay Şube Başkanı İsmail Bayrakdar, 15 Mayıs mutabakat sonuçlarının ardından Memur-Sen’in Hatay’daki büyümesini, memurların yaşadığı sorunları ve sendikal mücadeleyi değerlendirdi.
20 BİN ÜYEYE DOĞRU İLERLİYORUZ
Hatay’ın en buyuk STK'sı olarak 20 bin üye hedefiyle yollarına devam ettiklerini kaydeden Bayrakdar; “15 Mayıs mutabakatları sonucunda Hatay’da Memur-Sen’e bağlı sendikaların neredeyse tamamı üye artışı sağlayarak büyümeye devam etti.
Bugün Memur-Sen olarak 20 bin üyeye yaklaşmış bulunuyoruz. Bu tablo, Memur-Sen’in Hatay’ın en büyük ve en etkili sivil toplum kuruluşlarından biri olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Bu başarı kolay elde edilmiş bir başarı değildir. Memur-Sen, üyeleriyle kurduğu güçlü bağ, sahadaki çalışmaları ve ilkeli sendikal anlayışı sayesinde bugünlere ulaşmıştır.
KOLAY SENDİKACILIĞI TERCİH ETMEDİK
Kimileri iktidar yanlısı görünerek, kimileri de muhalif bir söylem üzerinden kolay yoldan sendikacılık yapmaya çalışırken biz bu yolu tercih etmedik.
Doğru bildiklerimizi destekledik, yanlış gördüklerimize karşı çıktık. Hatay’da da Türkiye genelinde de insanları ideolojilerine göre ayırmadık. Herkesi farklılıklarıyla birlikte kardeş bildik. Memur-Sen’in temel anlayışı da budur.
20 BİN KİŞİYLE TANDOĞAN’DAYDIK
Memur maaş zamlarına yönelik tepkimizi ortaya koymak için Ankara Tandoğan Meydanı’nda 20 bin kişinin katıldığı büyük bir miting gerçekleştirdik.
Miting yaptığımız gün pazartesiydi ve aynı gün Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yaptık. Farklı gerekçelerle bu eylemlerimiz yeterince görünür olmadı ancak biz mücadelemizi her platformda sürdürdük.
“NEDEN GREV YAPMIYORSUNUZ?” DİYENLERE
Sık sık “Neden grev yapmıyorsunuz?” eleştirisiyle karşılaşıyoruz.
Öncelikle bilinmelidir ki memurların grev hakkı yoktur. Buna rağmen yasal sınırlar içerisinde yapılabilecek her türlü mücadeleyi ortaya koyduk.
Bizim dışımızdaki sendikalar bir araya gelip grev yapsınlar, biz de mahcup olalım. Ancak mevcut şartlarda yasal zeminde yapılabilecek ne varsa yaptık ve yapmaya devam ediyoruz.
MEMUR VE EMEKLİLER MAĞDUR
Bugün memur emeklisi mağdurdur. En az 20 bin liralık aylık kaybı bulunmaktadır.
Memur mağdurdur. Aynı işi yapan çalışanlar arasında 15 bin liraya varan ücret farklılıkları oluşmuştur. Bu durum çalışma barışını bozmuştur.
3600 ek gösterge konusunda verilen sözler de tam anlamıyla yerine getirilmemiştir.
Biz bu sorunları her gittiğimiz iş yerinde anlatıyor, her platformda gündeme getiriyoruz.
YASAL OLAN HER MÜCADELEYİ VERDİK
Biz taleplerimizi dile getirirken her zaman yasal yolları kullandık.
Yasal olan miting yapmaktı, yaptık.
Yasal olan iş bırakma eylemiydi, yaptık.
Yasal olan Meclis’in önünde eylem yapmaktı, yaptık.
Yasal olan Maliye Bakanlığı önünde eylem yapmaktı, yaptık.
Yasal olan bu sorunları masaya taşımaktı, taşıdık.
Bizim yaptığımızdan farklı ve daha etkili bir yöntem bilen varsa buyursun ortaya koysun.
DOĞRU BİLDİĞİMİZ YOLDA YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ
Bu başarıda emeği bulunan Memur-Sen’e bağlı sendikalarımızın başkanlarına, yönetim kurulu üyelerine, iş yeri temsilcilerimize, kadın komisyonlarımıza ve tüm üyelerimize gönülden teşekkür ediyorum.
Üyelerimizden aldığımız güçle çalışanlarımızın haklarını savunmaya, doğru bildiğimiz yolda yürümeye ve mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
@smailBayrakdar9
MEMUR -SEN HATAY'IN EN BÜYÜK
SİVİL TOPLUM KURULUŞU
15 Mayıs Mutabakatları sonucunda Hatay'da Memur Sen'e bağlı sendikaların neredeyse tamamının üye artışı sağlayarak büyümelerine devam ettiği görülmektedir. Buna bağlı olarak da Memur -Sen 20.000 üye sayısını neredeyse yakalamış Hatay'ın en önemli Sivil toplum kuruluşlarından biri ve önde geleni olduğunu tescil etmiştir. Bu kolay elde edilebilecek bir başarı değildir. Memur-Sen ve Memur Sen'e bağlı sendikalar üyesi ile kurduğu güçlü bağ ile bugünkü gücüne ulaşmıştır.
Duruşu, olaylara yaklaşım tarzı, kendini özgün muhalefeti ile çalışanların takdirini toplamıştır. Kimileri yandaş olma kimileri de muhalif olma yoluyla kolaydan sendikacılık yapma ve üye kazanma derdindeyken Memur Sen bu kolaycılığa kaçmamış doğru bildiklerini desteklemiş yanlış gördüklerini muhalefet etmiştir. Ne ülkesinde ne de sorumluluk alanı olan ilimiz Hatay'da insanları ideolojilerine göre ayrıştırmamış tamamını tüm renkleri ile kardeş bilmiş bir sendikadır Memur Sen. Eleştirildiğimiz ama kendimizi anlatamadığımız birkaç konuyu burada dile getirmek isterim.
*20.000 kişiyle Ankara Tandoğan meydanında memur maaş zammını protesto eden Memur Sen.(Farklı gerekçelerleTürkiye'deki hiçbir televizyon kanalı vermedi.)
*Miting yaptığımız gün pazartesiydi ve tüm Türkiye'de iş bırakma eylemi yapıldı.
*Memurun grev hakkı yok. Niye grev yapmıyoruz diye eleştiriliyoruz. Ben de diyorum ki; Bizim dışımızda sendikalar bir araya gelsinler grev yapsınlar. Biz de mahçup olalım.
Biz bunları gittiğimiz her iş yerinde anlatıyoruz. Korkacağımız utanacağımız herhangi bir durum yok.
Diyoruz ki;
*Memur emeklisi mağdur en az 20 bin lira aylık alacağı var.
*Memur muğdur. Kendisiyle aynı işi yapan başka bir çalışandan 15.000 lira az alarak çalışma barışı bozulmuş.
*3600 ek gösterge sözü yerine getirilmemiş.
Biz talep ederken yasal olan yolları kullanırız.
Yasal olan miting yapmaktı, yaptık.
Yasal olan iş bırakma eylemiydi, yaptık.
Yasal olan Meclisin önünde eylem yapmaktı, yaptık.
Yasal olan Maliye Bakanlığının önünde eylem yapmaktı, yaptık.
Yasal olan bunları masaya getirmekti, getirdik.
Bizim yaptığımızdan başka bir yol bilen varsa buyursun yapsın.
Bu başarıda emeği geçen Memur Sen'e bağlı sendikalarımızın çok değerli başkanlarına, yönetim kurulu üyelerine, iş yeri temsilcilerine kadınlar kolu başkan ve yönetim kurulu üyelerine üyelerimize canı gönülden teşekkür ediyorum.
DOĞRU BİLDİĞİMİZ YOLDA YÜRÜMEYE DEVAM
T E �� E K K Ü R L E R
Eğitim-Bir-Sen olarak 444.454 üye sayısına ulaşarak tarihi bir rekora imza attık.
Geçtiğimiz yıl 428 bin 618 olan üye sayımız, bu yıl yaklaşık 16 bin eğitim ve bilim çalışanının ailemize katılmasıyla;
📌 Milli Eğitim Bakanlığında 394 bin 705’e
📌 Yükseköğretim kurumlarında 49 bin 749’a
📌 Toplamda ise 444.454’e yükselterek tüm zamanların zirvesine taşıdık.
.
Eğitim-Bir-Sen’i tarihi zirveye taşıyan 444 bin 454 üyemizin her birine ayrı ayrı şükranlarımızı sunuyorum.
Teşkilatımıza, emek , ömür ve gönül verenlere yürekten teşekkürler.
“Bugünün,Yarınların Kalıcı İş ve Eylemlerin Adresiyiz”
https://t.co/0HBXCHhlHU
#RekorÜyeYerimizZirve #EğitimBirSen
SESSİZ ÇOĞUNLUK ÜST ÜSTE 12. DEFA
"EĞİTİM BİR SEN" DEDİ.
Her bir üyemizi sayı olarak değil gönül olarak sahiplenmek, derdiyle dertlenmek, mali ve özlük hakları ve memleketimiz özelinde afet sonrası barınma, ulaşım, sağlık, eğitim vb. sorunları çözümü mücadele mücadele etmek
Eğitim Bir Sen olarak bizi yücelten sessiz çoğunluğun sorumluluğunu omuzlamak ve daima sahada olmak...
Her bir sorun için çalışma metodu belirlemek ve çalışma metodumuzun olumlu sonuçlarını elde etmek...
Nihayetinde emeğimizin, yaptığımız çalışmanın takdir edildiğini görmek ve tercih edilmek...
Dile kolay... Hatay'da Eğitim Çalışmaları tarafında üst üste 12. defa bu gurura layık görülmek...
Bu başarı elbette bireysel olarak elde edilebilecek bir başarı da değil. Tüm yönetim birimlerimizle beraber bir adanmışlık ruhu içerisinde hareket etmek, yorulmadan, yılmadan yola devam etmek. İnanmadığınız bir davada bu kadar uzun yıllar zirvede kalamazsınız
Yetkili sendikaların belirlendiği her 15 Mayıs' ı bayram çoşkusuyla kutlamak...
Ama şımarmadan, artan sorumluluğumuzu unutmadan umutla yeni hedeflere odaklanmak...
Eğitim Bir Sen olarak; Hatay'da geçen y��l 10 ilçemizde bizleri yetkilendiren, bu yıl bizlere güvenini pekiştirerek 11 ilçemizde yetki veren ve temsil sorumluluğunu emanet eden; üye sayımızı 7.383 iken bu yıl 7.481'e yükselterek ikinci sendika ile aramızdaki farkı 1.365'e çıkaran güçlü teşkilatımız, eğitim çalışanlarımıza aslında şu mesajları verdi: -Eğitim Bir Sen gücünü üyesi ile kurduğu güçlü bağdan alır.
-Üyesi günün hangi saatinde ararsa arasın her zaman sendikası yanındadır.
-Her zaman öğretmenler odasına girebileceği özgüveni ve söyleyeceği sözü vardır.
-Kendisine iletilen her soruna çözüm bulma tecrübesi, inancı ve gücü vardır.
-Sorunları dile getirdiği kadar çözüm önerilerini de dile getirebilecek kapasitesi vardır.
-Ayrım yapmadan herkesin yardımına koşacak merhameti, vicdanı, adaleti ve sendikal ahlakı vardır.
-İnsafsızca yapılan saldırılara karşı edebi ve dik duruşu, iftiralara karşı söyleyecek sözü vardır
Her yıl 9 ay uyuyup yetkiye 3 ay kala uyananlara verecek dersi vardır.
-Sendika ödeneğini üyesine layık görmeyip promosyonu üyesine çok gören ama üyesi tepki gösterince bir hafta sonra promosyon dağıtanlar gibi değil; üyesinin ödentisini üyesine hakkıyla hediye edecek nezaketi düşüncesi vardır.
Eğitim Bir Sen' alın teri ve imzasının bulunduğu kazanımlara sahip çıkma kolayıcılığına kaçıp emek hırsızlığı yapanlara söyleyecek sözü vardır.
-Sendikal mücadeleyi doğru zeminde yaparak üyenin gönlüne girmeyi deneme yerine kolaycılığa kaçıp Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk taraftarlığı ve karşıtlığı üzerinenden üye kazanamayacağını öğreten sendikadır Eğitim Bir Sen.
Noel , Cadılar Bayramı gibi milletimizin değerleri ile örtüşmeyen etkinliklere sesini çıkarmayanların hatta teşvik edenlerin Koro halinde Ramazan etkinliklerine karşı çıkmalarına engel olandır Eğitim Bir Sen.
-Her mutabakat dönemi geldiğinde Genel Başkanımızın afaki rakamlarla, kendilerince şişirilmiş maaşı üzerinden yalanlarla algı yapılarak üye kazanmaya çalışan ancak Genel Başkanımıza ait gösterdiğimiz maaş bordrosunu okuduklarında bile yüzleri kızarmayan sendikamsı yapılara pabuç bırakmayandır.
-Emeğine, alın terine leke sürülmesine müsaade etmeyen, üyeleriyle kenetlenmiş dik duruşlu teşkilattır.
Eğitim çalışanlarımız bu mesajlarının yanı sıra diğer sendikamsı yapılara da aslında çok anlamlı uyarılarda bulundu.
-Bu akılla, bu mantıkla istediğiniz kadar yolunuza devam etmeye çalışsanız da başarılı olamayacaksınız.
-Ne Hatay'da ne de Türkiye'de sessiz çoğunluk sizin yalanlarınıza inanmıyor. Siz yalan söyledikçe küçülürken; Eğitim Bir Sen dürüst ve ahlaklı sendikacılığıyla büyümeye devam ediyor.
-Siz yalan söyledikçe Hatay'da yetkiyi alamayacağınız gibi Türkiye'de de yetkiyi alamayacaksınız.
-Siz yalan söyledikçe az da olsa elinizde olan illerde de yetkiyi kaybedeceksiniz.
-
OKUL YÖNETİCİLERİNE BU EZİYET
NEDEN YAPILIYOR?
Milli Eğitim Bakanlığı yönetici kadrolarında bulunan okul müdürü ve müdür yardımcısı arkadaşlarımıza 4 hafta boyunca hafta sonları günde 8 saat yüz yüze eğitim veriyor. Aylardan beri okulun bütün yükünü çekmiş insanları sabahın köründe, hiç dinlenme fırsatı vermeden kaldırıp uzak yerlerdeki eğitim merkezlerine gitmeye zorlanmalarını doğru bulmuyorum. İdarecilikte yeterince tecrübe kazanmış bu arkadaşlarımızın eksik yanları varsa uzaktan eğitim yoluyla almalarını sağlamak daha doğru bir yaklaşım olur. Yolluk vermediğimiz insanları 90 kilometreye varan uzaktaki eğitim merkezlerine gidiş geliş masraflarını söylemeye gerek yok.
*İlk defa idareci olmuyorlar zaten idarecilik tecrübeleri var.
*Dinlenmeye zamanları yok. Yorgunlar.
*Bakanlığın kendilerini anlamasını bekliyorlar.
*Maddi zararları var. Karşılanmasını bekliyorlar.
*Uzaktan eğitim yoluyla eğitimlerini tamamlamak istiyorlar.
YÖNETİCİ YETİŞTİRME PROGRAMLARI UZAKTAN EĞİTİM YOLUYLA DÜZENLENMELİDİR
Milli Eğitim Akademisi Başkanlığı koordinasyonunda 81 ilde “Eğitim Kurumları Yönetici Yetiştirme Programı”nın yüz yüze ve mahalli hizmet içi eğitim faaliyeti olarak uygulanması kararlaştırılmıştır.
Uygulama takvimi incelendiğinde, yeniden yönetici olarak görevlendirileceklerin bir aylık sürede hafta sonları; ilk defa görevlendirileceklerin ise yaz tatili başında hafta içi iki haftaya yayılan bir sürede yüz yüze yetiştirme programına alınacakları belirtilmiştir.
Bakanlık yetkilileriyle daha önce gerçekleştirdiğimiz görüşmede, yetiştirme programının uzaktan eğitim yoluyla yürütülmesinin değerlendirileceği ifade edilmesine rağmen bu yönde herhangi bir adım atılmamıştır.
Programın yüz yüze yürütülmesi, yönetici adaylarının mevcut görevlerinin yanı sıra hafta sonları da il merkezlerine gidip gelmek zorunda kalması, eğitim öğretim süreçlerinin sekteye uğraması, iş ve aile hayatı dengesinin olumsuz etkilenmesi, dinlenme imkanlarının ortadan kalkması gibi olumsuz sonuçları beraberinde getirecektir.
Milli Eğitim Akademisi tarafından yürütülen yönetici yetiştirme programlarında yüz yüze eğitim ısrarından vazgeçilmelidir. Eğitim programları, uzaktan eğitim yöntemiyle daha kısa ve öz bir içerik çerçevesinde yürütülmelidir.
Bir ay önce dualarla yolcu ettiğimiz SUMUD Aktivistlerimizi, 4 Mayıs 2026 Pazartesi günü saat 17.00’de Memur-Sen Genel Merkezi önünde karşılayıp, genel merkezimizde misafir edeceğiz.
#Sumud
İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayarak alıkoyduğu vatandaşlarımızı derhal serbest bırakılmalıdır. Bu açık korsanlık ve hukuksuzluk kabul edilemez!
Hiçbir meşruiyeti olmayan bu müdahaleyle alıkonulan aktivistlerimiz derhal ve koşulsuz serbest bırakılmalıdır!
Sivilleri hedef alan, insani yardım iradesini engelleyen bu pervasızlık; sadece hukukun değil, insanlığın da ayaklar altına alınmasıdır. Bu suçun arkasında duran ve bu hukuksuzluğa zemin hazırlayan küresel destek de en az bu fiil kadar sorumludur.
Açıkça söylüyoruz:
Bu bir güvenlik operasyonu değil, uluslararası hukukun gaspıdır.
İnsanlık vicdanı taşıyan aktivistlere yönelik bu fiilin hiçbir izahı yoktur, hiçbir gerekçesi olamaz!
Herkes bilmelidir ki;
Bu hukuksuzluğun karşısında susmayacağız, geri adım atmayacağız!
Terör devleti İsrail derhal bu korsanlığa son vermeli, alıkoyduğu Türk vatandaşlarımızı gecikmeksizin serbest bırakmalıdır!
@TC_Disisleri@globalsumudtr
1 MAYIS VESİLESİYLE SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZLA BİR ARAYA GELDİK
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü vesilesiyle memur, işçi, işveren ve meslek örgütlerinin temsilcileri olarak Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan ‘ın davetine katıldık.
Memur-Sen olarak; kamu görevlileri ve emeklilerimizle birlikte “Paylaşımda Adalet, Dünyada Barış” başlığıyla gerçekleştireceğimiz 1 Mayıs öncesinde; sahanın beklentilerini, taleplerimizi ve çözüm bekleyen sorunlarımızı içeren Kamu Personel Sistemi Reform Paketi ihtiyacını Sayın Cumhurbaşkanımıza aktarma fırsatı buldum.
Görüşmede, kamuda yaşanan ücret dengesizliğinin altını özellikle çizerek; Cumhurbaşkanı Yardımcı Sn.Cevdet Yılmaz ve Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanı Sn.Vedat Işıkhan’a detaylı sunum yaptığımız; “10 Başlık/ 20 Konuda Kamu Personel Sistemi Reform Önerisi” hazırladığımızı kısaca aktardım.
•Mülakatın kaldırılması,
•Kadrolu istihdamın esas olması,
•Mali ve sosyal hakların iyileştirilmesi, kamudaki maaş/ücret çarpıklığının giderilmesi,
•Seyyanen ödemenin emeklilere yansıtılması ve emeklilik sisteminin düzeltilmesi,
•Personel sistemine uygun merkezi kurum kurulması,
•Haklar ve yasakların düzenlenmesi,
•1. Dereceye 3600 ek gösterge,
•Görevde yükselme ve unvan değişikliği,
•Mühendislik Meslek Kanunu,
•Akademik personelin mali hakları,
•Kariyer uzmanlarının özlük hakları,
•Disiplin Affı,
•İlave 1 Derece,
•Bayram İkramiyesi,
•Gelir vergisinin %15’e sabitlenmesi,
•Disiplin suç ve cezalarının düzenlenmesi,
•İş sağlığı ve güvenliği,
•4688 sayılı Kanun
dahil, önemli başlıkları içeren çalışmamızı muhataplarımıza taşıdığımız gibi daha önce de kamuoyuna duyurmuştuk.
Reform Paketi önerimizle birlikte özellikle 4688 sayılı Kanunun eksikliklerine ve uluslararası normlara uygun hale getirilmesine ilişkin beklentimizi de bu vesileyle bir kez daha aktarmış oldum.
Toplu sözleşmede hüküm altına aldığımız 4688 sayılı Kanunun değiştirilmesi, hem kamu görevlilerimiz hem de kamu görevlileri sendikalarımız için büyük önem arz ettiğini belirttim.
Demokratik, sosyal ve hukuk devletimizin son 20 yılda attığı adımlara bir yenisini daha eklemenin, 2010 Anayasa Referandumunda atılan kıymetli adımın devamını sağlayarak sendikal hakları eksiksiz teslim etmenin vakti gelmiştir.
Kamu Personeli Danışma Kurulu’nda gündeme gelen ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı öncülüğünde çalışmaları başlayacak olan bu konunun; TBMM kapanmadan çalışmayı tamamlaması, gerekli Kanun değişikliğinin biran önce yapılması ve Sayın Cumhurbaşkanımızdan beklediğimiz desteği belirttim.
1 Mayıs öncesi kabulleri için Sayın Cumhurbaşkanımıza kamu görevlilerimiz adına teşekkür ediyor, sorunlarımızın çözülmesi, taleplerin karşılanması için fikri takibimizin devam edeceğinin bilinmesini istiyorum.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramımız kutlu olsun.
10 BAŞLIKTA KAMU PERSONEL SİSTEMİ REFORM PAKETİMİZ HAYATA GEÇİRİLMELİDİR.
Kamu Personeli Danışma Kurulu'nda gündeme getirdiğimiz bir diğer husus da kamu personel sisteminde günün koşullarına uygun, liyakat ve adaleti esas alan, kamu görevlilerimizin tüm mağduriyetlerine son verecek kamu personel sistemi reformudur.
Mülakatın kaldırılmasından personel sisteminde merkezi bir yapının kurulmasına, statü ve kadrolardan emeklilik sistemine, mali hakların iyileştirilmesinden maaş sisteminin tekrar düzeltilmesine kadar detaylıca ele aldığımız konu başlıklarıyla topyekun bir iyileştirmeye gidilmesi gerekmektedir.
Kamu görevlilerimizin geneline yönelik çözüm bekleyen konu başlıkları çözüme kavuşturulmalı,
-Mühendislik Meslek Kanunu çıkarılmalı,
-Kariyer Uzmanlarının özlük hakları iyileştirilmeli,
-Akademik personelin mali hakları iyileştirilmeli,
-Disiplin affı çıkarılmalı,
-Kamu görevlilerimizin enflasyon kaynaklı kayıpları giderilmeli ve Seyyanen Zam verilmeli
-2016 yılından sonra göreve başlayan personele İlave 1 derece verilmeli,
-Kamuda ikramiye almayan tek kesim olan kamı görevlilerimize de bayram ikramiyesi verilmeli,
-Yardımcı Hizmetler Sınıfı’ndaki personel Genel İdare Hizmetleri Sınıfı’na geçirilmeli,
-Gelir Vergisinin %15’e sabitlenmelidir.
81 İLDE BAYRAKLARIMIZLA, DUALARLA
DERS BAŞI YAPTIK
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen menfur saldırıların ardından kaybettiğimiz meslektaşlarımızın ve öğrencilerimizin yasını tutmak, okul içi ve okul dışı tehlikelerin önlenmesini sağlamak, dikkatleri şiddete çekmek ve işimizi yapabilmek için iş bıraktık; bugün ise çocuklarımıza, okullarımıza ve mesleğimize sahip çıkma sorumluluğu ile ay yıldızlı al bayraklarla ders başı yaptık. Teşkilat olarak 81 ilde tüm okullarımızda “Bayraklarımızla Okullardayız” çağrımızı sahaya taşıdık.
Çağrımız doğrultusunda bugün okullarımız, öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin taşıdığı ay yıldızlı bayraklarla donatıldı. Sanal dünyanın karanlık ve korku üreten ikliminde çocuklarımıza tuzak kurmaya çalışan yapılara karşı tepki seli oluşturduk. Yaşanan acı hadiseleri fırsata çevirmeye, ülkemizde kaos oluşturmak isteyen karanlık odaklara asla izin vermeyeceğimizi vurguladık.
Çocuklarımızı sanal dünyanın karanlık dehlizlerinde yuvalanan terör örgütlerine teslim etmeyeceğimizi, korku üretmek isteyen her türlü karanlık niyete karşı dimdik duracağımızı bir kez daha ilan ettik.
#ÖğretmenBayraktır
Biz var oldukça, bu ülkenin çocukları da, okulları da asla sahipsiz kalmayacaktır.
Okullarımızda yaşanan şiddet hadiseleri hepimizin yüreğinde derin yaralar açtı.
Herkesin çıkarması gereken dersler var. Devlet yöneticileri, bizler, veliler, öğretmenler, çocuklarımız…
Hepimiz bir ders çıkarmalıyız.
İnanıyoruz ki bundan sonra okul, güvenlik ve rehberlik konusu asla önceki gibi değerlendirilmeyecektir.
Kaybettiğimiz meslektaşlarımızın ve öğrencilerimizin yasını tutmak, okul içi ve okul dışı tehlikeleri önlemek için dikkatleri toplamak, kısacası işimizi yapabilmek için iş bıraktık.
Tepkimizi ortaya koyduk ve bir daha böyle acıların yaşanmaması için güçlü bir çağrıda bulunduk.
Bugün ise bu sorumluluğun bilinciyle tüm okullarda olduğu gibi Ankara Etimesgut Ufuk Arslan Anadolu Lisesi’nde ders açılışına katılarak, “Bayraklarla Okullarımızdayız” irademizi sahaya taşıdık.
Biz biliyoruz ki; okul sadece bir bina değil, milletin geleceğinin filizlendiği, umudun ve istikbalin yeşerdiği en kıymetli mekandır.
Bu doğrultuda çocuklarımızı, eğitim çalışanlarımızı ve okullarımızı asla yalnız bırakmayacağız. Ay yıldızlı bayrağ��mızın gölgesinde, birlik ve dayanışma içinde yarınlarımızı korumaya devam edeceğiz.
Karanlık niyetlerle korku üretmek isteyenlere karşı duracak, şehitlerimizi dualarla anarken aynı zamanda eğitimi, okullarımızı, öğretmenlerimizi, çocuklarımızı koruyacağız.
#ÖğretmenBayraktır
ŞEHİT MESLEKTAŞIMIZI, ÖĞRENCİLERİMİZİ 81 İLDE DUALARLA UĞURLADIK
Eğitim-Bir-Sen olarak, Şanlıurfa’nın Siverek ve Kahramanmaraş’ın Onikişubatilçelerinde okullara yapılan silahlı saldırıları kınadık, şehit öğretmenimiz ve öğrencilerimiz için Cuma namazını müteakip gıyabi cenaze namazı kıldık.
Ankara’da, Melike Hatun Camii’nde, diğer illerde ise şubelerimiz tarafından belirlenen camilerde, cuma namazını müteakip üyelerimizin ve vatandaşların katılımıyla, Kahramanmaraş’taki saldırıda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için gıyabi cenaze namazı kılındı.
Akabinde yaptığımız basın açıklamalarıyla şiddet eylemlerindeki artışa dikkat çekerek, güvenli bir çalışma ortamının tesisi için gerekli adımların ivedilikle atılmasını talep ettik.
Saldırganın kimliği ve kişiliğinden bazı sendikalar neden rahatsız ki? Tahtaları mora boyamak isteyenlerin hedeflerine uygun biri saldırgan.
“Çocuğunuza kızım-oğlum diyemezsiniz o ileride kendi cinsiyetini kendi seçecek” diyen, sitelerinde “kadın, erkek ve diğer” seçenekleri koyan, okullarda tahtaları mora boyamak isteyen, çocuklara toplumsal cinsiyet adı altında LGBT propagandası yapmak isteyen, küresel efendilerinden talimatlı sendika görünümlü yapıların söylemleri ile eylemleri arasındaki tutarsızlık var.
Bu olayda da yine odağı saptırdılar.
İş bırakma eylemi yapan bazı sendikaların yaptıkları açıklamalara baktığımızda, amaç ve hedeflerinin okul güvenliği, dijital mecralardaki yeni tehlikeler, alınması gereken önlemler olmadığını bir kez daha görmüş olduk.
@tgrthabertv
BAŞIMIZ SAĞ OLSUN
Siverek’te dün yaşanan şiddetin şokunu yaşarken bugün Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’nda bir öğrenci tarafından yapılan silahlı baskında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimizin acısıyla yürekler kavruldu.
Hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize rahmet, kederli ailelerine sabır diliyoruz.
Milletimizin başı sağ olsun.