Sağlık-Sen teşkilatımızda yürütülen seçim sürecinin tüm sağlık çalışanlarımız ve teşkilatımız adına hayırlara vesile olmasını temenni ediyor; sürecin demokratik olgunluk içerisinde hayırla tamamlanmasını diliyoruz.
Sendikacılık; çalışanların hak ve menfaatlerini koruma mücadelesinin yanında, nezaketin, istişarenin, demokratik iradenin ve teşkilat ahlakının da temsilidir. Bu nedenle seçim süreçleri; kişilerin değil fikirlerin, gerilimin değil hizmet anlayışının yarıştığı dönemler olmalıdır.
Ancak son günlerde seçim sürecine ilişkin çeşitli değerlendirmeler tarafımıza ulaşmaktadır. Üyelerimizin tercihlerini etkilemeye yönelik ayrıştırıcı ve baskıcı tutumların teşkilat kültürümüzle bağdaşmadığını açıkça ifade etmek isteriz. Hiçbir makam, hiçbir adaylık ve hiçbir seçim hesabı; üyelerimizin özgür iradesi üzerinde gölge oluşturmaya kalkışacak girişimlere meşruiyet kazandıramaz.
Bu doğrultuda herhangi bir yönlendirmeye veya tercihinden dolayı sonradan bir mağduriyet yaşayacağı endişesine maruz kalan üyelerimiz hiçbir çekince duymadan özgür iradelerini sandığa yansıtmalıdır. Hiç kimse, kullandığı oy nedeniyle çalışma huzurunun, kurum içindeki konumunun veya geleceğinin zarar göreceğini düşünmemelidir.
Dün olduğu gibi bugün de üyelerimizin hukukunu ve emeğini korumak bizim en temel sorumluluğumuzdur. Seçim sürecinde veya sonrasında, tercihinden dolayı herhangi bir üyemizin baskıya uğraması, dışlanması ve görev yeri veya çalışma şartları üzerinden yıldırılmaya çalışılması mümkün değildir.
Sandıkta ortaya konulacak irade yalnızca kendi iradeleri değil, aynı zamanda sendikal demokrasinin de teminatıdır. Bu nedenle hiç kimse kendisini yalnız hissetmemeli ve tercihinin bedelini ödeyeceği düşüncesine kapılmamalıdır.
Seçim sonucunda oluşacak yönetim kurulunun kimlerden meydana geldiğine bakılmaksızın ortaya çıkacak iradeye saygı duyulmalıdır. Ancak seçim sürecinde veya sonrasında tercihinden dolayı herhangi bir üyemizin hedef hâline getirilmesine, baskı altına alınmasına, dışlanmasına veya mağdur edilmesine asla müsaade edilmeyecektir.
Öte yandan sağlık kurumlarımızda görev yapan üst yöneticilerimizin de seçim sürecine ilişkin azami hassasiyet göstermeleri gerekmektedir. Kamu yöneticilerinin herhangi bir ekip, grup veya aday lehine tavır alması, koruyucu-kollayıcı bir yaklaşım sergilemesi, çalışanlar üzerinde doğrudan ya da dolaylı baskı oluşturabilecek tutumlara yönelmesi asla kabul edilemez.
Kamu gücünü, makamını veya idari yetkisini kullanarak seçim sürecini etkilemeye çalışan, çalışanların tercihlerini yönlendirmeye kalkışan ya da herhangi bir taraf lehine pozisyon alan yöneticiler karşılarında yalnızca bireysel tepkileri değil, Memur-Sen teşkilatının kurumsal duruşunu bulacaktır. Hiç kimsenin Memur-Sen çatısı altındaki sendikalarımıza ayar vermeye, teşkilatlarımızın iradesini şekillendirmeye, seçim sonuçlarını etkilemeye veya herhangi bir yapıyı kendi nüfuz alanı hâline getirmeye hakkı yoktur. Sendikalarımızın iradesi; makam odalarında değil, üyelerimizin hür vicdanında ve sandıkta tecelli etmelidir.
Bu vesileyle seçim yarışında yer alan her iki adayımıza başarı dileklerimizi iletirken, başkanlarımızı ve kıymetli ekiplerini de suhulete ve teşkilat hukukuna uygun hareket etmeye davet ediyoruz. Sergilenen tavrın ve yürütülen çalışmaların seçim sonuçlarından çok daha uzun süre hatırlanacağını unutmamak gerekir. Bugün aynı teşkilat çatısı altında omuz omuza mücadele verenlerin, yarın da aynı davaya hizmet etmeye devam edecekleri unutulmamalıdır.
Bu nedenle kırıcı söylemlerden, üyeler üzerinde baskı oluşturabilecek girişimlerden ve teşkilatımızın birlik ruhuna zarar verebilecek tutumlardan uzak durulması hepimizin ortak sorumluluğudur.
Üyelerimiz herhangi bir yönlendirmeye ihtiyaç duymadan, özgür iradeleriyle en doğru kararı verecek bilgiye, tecrübeye ve ferasete sahiptir. İnanıyoruz ki seçim tamamlandıktan sonra kazanan veya kaybeden taraflar değil; Sağlık-Sen'in kurumsal gücü ve teşkilatımızın ortak değerleri olacaktır.
📍 İstanbul | 68. Başkanlar Kurulumuzu Tamamladık.
İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz kurulumuzda; eğitim gündemindeki gelişmeleri, eğitimde şiddetle mücadeleyi, eğitim çalışanlarımızın sahada karşılaştığı sorunları, atama ve yer değiştirme dönemlerinde yaşanan mağduriyetleri, kamu personel sistemindeki aksaklıkları, güncelliğini yitiren 4688 sayılı Kanun’un değiştirilmesi gerekliliğini, okul yöneticilerimizin beklentilerini ve teşkilatımızın yeni dönem hedeflerini kapsamlı şekilde istişare ettik.
Kurulumuzda; öğretmenlerimizden idari personele kadar tüm eğitim çalışanlarımızın özlük haklarının geliştirilmesi, ücret adaletinin sağlanması, çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve kariyer süreçlerinin hakkaniyet temelinde yeniden düzenlenmesine yönelik talepleri ayrıntılı şekilde ele aldık. Eğitim hizmetinin görünmeyen yükünü omuzlayan çalışanlarımızın haklı beklentilerini değerlendirerek, çözüm önerilerimizi ilgili mercilere bir kez daha taşımak üzere ortak bir irade ortaya koyduk.
Özellikle atama ve yer değiştirme süreçlerinde yaşanan sorunların giderilmesi, çalışanlarımızın mağduriyetlerinin önlenmesi, ek ders ücretlerine ilişkin beklentilerin karşılanması ve emeğin karşılığının eksiksiz verilmesi gerektiğini güçlü bir şekilde ifade ettik.
Okul yöneticilerimizin artan sorumluluklarını da gündemimize alarak; başyardımcılığı kadrolarının kaldırılmasıyla birlikte iş yükü önemli ölçüde artan okullarımıza ilave müdür yardımcısı kadrosu verilmesinin artık bir tercih değil, zorunlu bir ihtiyaç olduğunu dile getirdik.
Başkanlar Kurulumuzda ortaya çıkan görüş, talep ve çözüm önerilerini ilgili kurum ve karar vericilere iletme ve takipçisi olma kararlılığımızı bir kez daha teyit ettik. Hak, emek, adalet, özlük ve özgürlük mücadelemizin yeni dönem yol haritasını da bu anlayışla şekillendirdik.
Kurulumuz kapsamında ayrıca, sendikal mücadelemize güç veren teşkilatlarımızın ortaya koyduğu emek ve gayretin bir sonucu olarak, 6518 üye sayısına ulaşarak elde ettiğimiz başarı nedeniyle takdim edilen plaketi teslim aldık. Bu anlamlı başarı; başta üyelerimiz olmak üzere iş yeri temsilcilerimizin, ilçe teşkilatlarımızın, şube yönetimimizin ve sendikamızın değerlerine inanarak emek veren tüm yol arkadaşlarımızın ortak başarısıdır. Elde ettiğimiz bu güçlü tablo, sorumluluğumuzu daha da artırırken, eğitim çalışanlarının hak ve taleplerini daha güçlü bir şekilde savunma kararlılığımızı da pekiştirmiştir.
“Yeni seferler, yeni zaferler” şiarıyla; eğitim çalışanlarımızın haklarını korumaya, geliştirmeye ve eğitim camiamızın sesi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Alınan kararların teşkilatımıza, eğitim çalışanlarımıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.
@tcbestepe@tcmeb@_aliyalcin_@EgitimBirSen@Vanilmem
Bir Bilenle Bilge Nesil Projemizin Ödül Törenini Büyük Bir Coşkuyla Gerçekleştirdik
Millî Eğitim Bakanlığımız ile ortaklaşa yürüttüğümüz, gençlerimizi kitapla, bilgiyle, düşünceyle ve medeniyet değerlerimizle buluşturmayı amaçlayan Bir Bilenle Bilge Nesil Projemizin Ödül Törenini yoğun bir katılım ve büyük bir heyecanla gerçekleştirdik.
Programımıza teşrif ederek bizleri onurlandıran; AK Parti Van İl Başkanımız Sayın Abdulahat Arvas’a, İl Millî Eğitim Müdürümüz Sayın Bilal Yılmaz Çandıroğlu’na, İl Müftümüz Sayın Mehmet Sırrı Şık'a, ilçe millî eğitim müdürlerimize, Memur-Sen’e bağlı sendikalarımızın kıymetli başkan ve temsilcilerine, Eğitim-Bir-Sen Kadınlar Komisyonumuza, Eğitim-Bir-Sen teşkilatımıza, okul yöneticilerimize, öğrenci velilerimize ve değerli misafirlerimize teşekkür ediyoruz.
Gençlerimizin okuma kültürünü geliştirmeyi, düşünce dünyalarını zenginleştirmeyi ve medeniyet değerlerimizle buluşmalarını hedefleyen projemiz kapsamında dereceye giren öğrencilerimiz ödüllendirildi. Toplam 15 büyük ödülün sahiplerini bulduğu törende; 3 bilgisayar, 3 bisiklet, 3 tablet, 3 akıllı saat ve 3 Millî Takım forması öğrencilerimize takdim edilerek emekleri ve başarıları taçlandırıldı.
Bugün ödül alan öğrencilerimiz kadar, kitapla kurdukları bağ sayesinde kendilerini geliştiren ve bu sürece emek veren tüm öğrencilerimiz de bizim nazarımızda kazanan olmuştur. Gençlerimizin ortaya koyduğu gayret, azim ve başarı; geleceğe dair umutlarımızı daha da güçlendirmiş, okuyan, düşünen ve değerleriyle yetişen nesiller adına bizlere büyük bir mutluluk yaşatmıştır.
İlimizde kitap okuma seferberliğine önemli katkılar sunan ve öğrencilerimizin kitaplarla buluşmasına vesile olan başta Sayın Valimiz olmak üzere, projemize destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz.
Ayrıca bu anlamlı projenin sahadaki gerçek kahramanları olan öğretmenlerimize, okul yöneticilerimize, velilerimize, teşkilat mensuplarımız ile sürecin her aşamasında emek veren tüm Genç Memur-Sen başkanımız ve ekibine şükranlarımızı sunuyoruz.
Ödül almaya hak kazanan öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyor; bilgiyle donanmış, kitapla büyüyen, değerleriyle güçlenen nesillerin çoğalmasını temenni ediyoruz.
Bir kitapla başlayan yolculuğun, bir neslin istikbaline ışık tuttuğuna inanıyor; Bir Bilenle Bilge Nesil projemizi aynı heyecan ve kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz.
@MemurSenKonf@tcvanvaliligi@_aliyalcin_@ArvasAbdulahat@VanilMem@bycandiroglu@gencmemursen #BirBilenleBilgeNesil
Adalet Bakanı Akın Gürlek ile Irmak Öğretmenimizin Hayatına Son Vermesine Neden Olan İddiaların Araştırılması Talebimizi Görüştüm
Ağrı’nın Hamur ilçesinde görev yapan üyemiz anasınıfı öğretmeni Irmak Ayşe Koparan’ın elim vefatı, eğitim camiamızda derin acıya neden olmuştur.
Hayatına son veren genç öğretmenimizin ölümü sonrası iddialar üzerine çeşitli girişimlerde bulunmuştuk.
Milli Eğitim Bakanı Sn.Yusuf Tekin’in iddiaları araştırmak üzere merkezden müfettiş görevlendirmesi önemli bir adım olmuştur.
İzmir teşkilatımızın Irmak Öğretmenimizin annesini ziyareti esnasında Öğretmenimizin Validesi Sultan Hanım ile telefonla görüşmüş, acıyı paylaşmış ve Milli Eğitim Bakanı ile görüştüğümüz gibi Savcılık boyutuyla sürecin hassasiyetle takibi için Adalet Bakanı Sn. Akın Gürlek ile görüşeceğimizi ifade etmiştim.
Adalet Bakanımız Sn.Akın Gürlek ile bir araya gelerek Irmak öğretmenimizin hayatına son vermesi hakkında kamuoyuna yansıyan çeşitli iddiaların aydınlatılması için Savcılık Soruşturmasının titizlikle yürütülmesi talebimizi ilettim.
Bakan Sn.Gürlek’e konuya ilişkin göstereceğini ifade ettiği özel ilgi ve kabulleri için teşekkür ediyor, Irmak Öğretmenimize tekrar Allah’tan rahmet diliyorum.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ara Tatil Uygulamasında Araştırmamızın Sonuçlarını ve Sahanın Sesini Dikkate Almıştır !
Sahanın taleplerini dikkate alan, ara tatil uygulamasının devam edeceğini açıklayan Milli Eğitim Bakanı Prof.Dr.Yusuf Tekin’e teşekkür ediyorum.
Ara tatillerin uygulama süreçlerini değerlendirmek amacıyla 81 ilde 119 bin 709 öğretmen, yönetici, öğrenci ve veli katılımıyla yürüttüğümüz araştırmada öğretmenlerin % 88,2’si ara tatilin kaldırılmasına karşı çıkmış, %87,3’ü mevcut modeli dengeli ve verimli bulmuştu.
@tcmeb | @Yusuf__Tekin
Gazze’de bebekleri, kadınları ve masum sivilleri katleden; hastaneleri, okulları, ibadethaneleri ve yaşam alanlarını hedef alarak insanlık suçu işleyen katil Netanyahu yönetimi ve terör devleti İsrail, önce dönüp kendi karanlık siciline bakmalıdır.
Dünyanın en ahlaksız ve korkak ordusuna sahip olan İsrail, yalnızca Filistin’i değil, saldırgan ve pervasız politikalarıyla Ortadoğu’nun huzurunu ve tüm dünyanın barışını tehdit etmektedir. Sivillere karşı gösterdiği acımasızlığı savaş başarısı gibi sunan bu zihniyet, insanlık vicdanında çoktan mahkûm olmuştur.
İşlediği savaş suçlarının hesabını vermek yerine Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a dil uzatması ise içine düştüğü acziyetin ve çaresizliğin açık göstergesidir. Çünkü Sayın Recep Tayyip Erdoğan, sadece aziz milletimizin değil; Filistin’den Arakan’a, Doğu Türkistan’dan Afrika’ya kadar tüm mazlumların gür sesi olmaya devam etmektedir.
Netanyahu’nun hedefinde Cumhurbaşkanımızın olması tesadüf değildir. Çünkü Erdoğan, zalimlerin karşısında susmayan, mazlumların hakkını korkusuzca savunan bir liderdir.
İçeride Netanyahu’nun diliyle konuşan, onun söylemlerine gönüllü tercümanlık yapan arka bahçe aparatları da bir kez daha kimin safında durduklarını açıkça göstermiştir.
Ne tehditleriniz, ne iftiralarınız ne de kirli propagandalarınız Türkiye’nin dik duruşunu bozabilir.
Tarih; bebek katillerini ve soykırım suçlularını nefretle anarken, mazlumların yanında duranları saygıyla ve şerefle yazacaktır.
🇹🇷🇵🇸 Zulüm ile abad olanın sonu berbat olur! :::
RAHMI KOÇ’UN FIKRA DIYE ANLATTIĞI KONU TARTIŞMASIZ KÜRT KADINI AŞAĞILAYAN BIR HUSUS…
İZMIR SAVCILIĞINI TEBRIK EDIYORUM… KONUYLA ILGILI SORUŞTURMA AÇMIŞ.
BU KONUDA ADALET BAKANI MÜKEMMEL BIR AÇIKLAMASI VAR… ŞÖYLE DIYOR:"Adaletin terazisi kimsenin servetine, unvanına veya statüsüne göre tartmaz; yargı, daima insan onurunu ve hukuku korur. Kadınların onurunu zedeleyen, haysiyetini inciten ve toplumsal hassasiyetlerimizle bağdaşmayan ifadeler, kim tarafından söylenirse söylensin asla kabul edilemez. Bu tür sözlerin bir "fıkra" veya mizah adı altında sarf edilmesi, kadınlarımıza ve toplumumuzun belirli bir kesimine yönelik sergilenen bu nezaketsizliği hafifletmez.
Toplumumuzun temel direği olan kadınlarımızın onuruna ve vatandaşlarımıza yönelik her türlü ayrımcı yaklaşımın karşısında durmaya kararlılıkla
devam edeceğiz."
Fatih Tekke futbolun beyni, entelektüeli, benim adamımdır!
Bakın şu güzelliğe: Elinde top değil, KİTAP var.
Dilinde, EZAN!
Gel de hasta olma sen bu güzel adama!
#Trabzonspor#Fenerbahçe Aziz Yıldırım Ali Koç
Rahmi Koç’un kullandığı ifadeler; insan onurunu zedeleyen, ayrımcılığı körükleyen ve toplumsal barışa zarar veren kabul edilemez bir söylemdir.
Ülkemizin her ferdi, kimliği ve kökeni ne olursa olsun eşit değere ve aynı saygınlığa sahiptir. Bir Kürt kadın vatandaşımızı hedef alan, herhangi bir kesimi küçümseyen veya ötekileştiren yaklaşımlar asla kabul edilemez.
Ekonomik güç ve toplumsal statü, ayrıcalık değil sorumluluk yükler. Hiç kimse sahip olduğu servet, makam veya nüfuza güvenerek vatandaşlarımızın onurunu hedef alamaz. Ayrımcılığı meşrulaştıran bu dil karşısında sessiz kalmayacak, insan onurunu ve toplumsal kardeşliği kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.
#RahmiKoç
Rahmi Koç’un Kürt Kadını üzerinden sarf ettiği ifadeleri en güçlü şekilde kınıyorum.
İnsanların etnik kökeni, kimliği veya cinsiyeti üzerinden aşağılanması; ne mizahla ne de ifade özgürlüğüyle açıklanabilecek bir durumdur. Bu tür söylemler, insan onurunu zedelediği gibi toplumsal birlik ve kardeşlik hukukuna da zarar vermektedir.
Ülkemizin imkânlarıyla büyüyen, toplumun her kesiminin emeğiyle oluşan ekonomik düzen içerisinde güç kazanan kişi ve çevrelerden beklenen; ayrıştırıcı değil birleştirici, ötekileştirici değil kuşatıcı bir dil kullanmalarıdır. Servet miras kalabilir; ancak ahlak, nezaket, görgü ve insana saygı mirasla edinilmez. Gerçek büyüklük; sahip olunan mal varlığında değil, insana gösterilen hürmette ve topluma karşı taşınan sorumluluk bilincindedir.
Toplumsal barışı zedeleyen, ayrımcılığı besleyen ve nefret dilini normalleştiren bu anlayışı bir kez daha kınıyor; hukukun herkes için eşit şekilde işlemesini, gerekli sürecin kararlılıkla yürütülmesini temenni ediyorum.
#RahmiKoçTutuklansın
Valimiz Sn. Ozan Balcı, Van SBÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesinde rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören önceki dönem Van Milletvekili Sn. Osman Nuri Gülaçar’ı ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti.
@valiozanbalci75
KAYIPLARIMIZ ARTMIŞ, SOSYAL MALİYET BÜYÜMÜŞ, SEYYANEN ZAM KAÇINILMAZ OLMUŞTUR
Mayıs ayı enflasyon oranı %1,71 yıllık enflasyon %32,61 olarak açıklandı. 5 aylık toplam enflasyon %16,61 olurken kamu görevlileri ve emeklilerimizin enflasyon farkı %5,05 olarak gerçekleşti. Memur ve emeklisine ilk 6 ay için %11’lik zam reva görülürken enflasyon şimdiden %16,61 seviyesine ulaştı.
Toplu sözleşme görüşmeleri sırasında esas alınan ve 2026 yılının tamamı için hedeflenen %16’lık enflasyon oranı ilk 5 aylık süreçte gerçekleşmiş oldu. Biz masada bu hedeflerin tutmayacağını, memur ve emeklisinin yüksek enflasyon altında ezileceğini, maaş ve ücretlerin enflasyon farkıyla gecikmeli olarak belirleneceğini ısrarla söyledik.
“Memur ve emekliler Temmuzda şu kadar zam alacak.” yanlışı yerine “Kamu görevlisi ve emeklisinin maaş/ücretleri Nisan ayından itibaren enflasyona yenildi.”Gerçeğini merkeze alarak konuşmak ve gereğini yapmak gerekiyor.
Kişi başına düşen milli gelir rekora koşuyor ise,büyüme rakamları istikrarlı şekilde devam ediyor ise,kamu görevlilerimiz ve emeklilerimiz büyümeden payını, milli gelirden hakkını alamıyor. 2021 Aralık ayından itibaren yıllık enflasyon %30’un üzerinde seyrediyor. Sıkılaşma politikaları sabit gelirlinin ücretlerini eritiyor, alım gücünü azaltıyor fakat enflasyonu düşürmüyor.
Kamu İşvereni; memuru enflasyona ezdirmek yerine Memur-Sen’i dinleyerek enflasyonu ezecek zam oranlarına imza atsaydı; bugün ne kamuda maaş ücret çarpıklığı ne de enflasyonun oluşturduğu kayıplar konuşulurdu. 7. Dönemdeki hatayı 8. Dönemde tekrar etmek; artık hata değildir. Tasarruf, kemer sıkmak ya da tutumlu olmak; olmayanı paylaşmada anlaşılır, olanı adaletsiz ve eşitsiz dağıtırken ne anlatılır ne de anlaşılır.
Bugün enflasyon konusu kadar önemli diğer başlık; çalışanlar arasında oluşturulan çarpıklık ve adaletsizliktir. Emeğin, alın terinin, hayat mücadelesinin kıyası olmaz!
Ömür boyunca verdiğimiz emeğin karşılığı, asli ve sürekli işin icracısı, kamu hizmetinin asli unsuru olarak cümle kuruyor, aynı işi yapanlar arasında oluşturulan çarpıklığı ısrarla gündeme getiriyoruz.
Kamuda en düşük memur maaşının konuşulduğu her masada ve mecrada diğer statülerdekilerinin en düşük ve ortalama ücretini görmezden gelen anlayış; aslında kamuda huzursuzluğa, kamu çalışanları arasındaki çatışmaya sessiz kalıyor demektir.
Beklentimizi, talebimizi, kamu görevlisinin sesini bir kez daha altını çizerek belirtiyoruz.
•Yasanın eksikliklerinin, Hakemin yetersizliklerinin faturasını memur ve emeklisi ödemesin.
•Üç ayda bir enflasyon hedefi güncellediği gibi kamu görevlisi ve emeklisinin maaşları güncellensin.
•Seyyanen zam verilsin, çalışanlar arasındaki adaletsizlik bitirilsin.
•4688 sayılı Kanun değişsin, aynı kanunla artık farklı sonuç üretilmesi beklenmesin.
Herhangi bir ırkı, bir mensubiyeti, bir aidiyeti espri malzemesi yaparak, toplumsal kırılmalara yol açmak kabul edilemez.
Kınıyor, muhatabından özür bekliyoruz.
#RahmiKoçÖzürDile
Uluslararası Emek Konfederasyonu’nun [ILC] 4 yıl gibi kısa sürede aldığı mesafe ve emek örgütleri nezdinde oluşturduğu saygınlık her geçen gün artarak devam ediyor.
Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi ve Cenevre Daimî Temsilcimiz Sn. Burak Akçapar’ın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Dış İlişkiler ve AB Genel Müdürü Ali Aybey’in, Gen.Müd.Yrd. Ömer Faruk Aydemir’in şahsında tüm katılımcılarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
İLC Genel Sekreterimiz Hamza Öksüz ve emekleri için Dış İlişkiler Uzmanlarımız Dr.Jonilda Rapaj, Nuran Cesar, Dr.Gazi Doğan ve Lylia Tennah’ı ayrı ayrı tebrik ediyorum.
#ILC2026
@ilc_uek@MemurSenFr@MemurSenEng@MemurSenAr
Kalp rahatsızlığı nedeniyle Van Bölge hastahanesinde tedavi gören, önceki dönem milletvekilimiz Osman Nuri Gülaçar’ı ziyaret ettim.
Vekilimize Allahtan şifa diliyorum.
@OsmanGulacarTR@MahmutGulacar
Kalp rahatsızlığı nedeniyle Van Bölge hastahanesinde tedavi gören, önceki dönem milletvekilimiz Osman Nuri Gülaçar’ı ziyaret ettim.
Vekilimize Allahtan şifa diliyorum.
@OsmanGulacarTR@MahmutGulacar
Filistin’in sesi olmaya, Gazzeli kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.🇹🇷🇵🇸
Bulunduğumuz her küresel platformda olduğu gibi ILO tarafından düzenlenen 114. Uluslararası Çalışma Konferansı’nda da Filistin’in haklı davasını en güçlü şekilde savunduk.
Filistin davası, insanlık vicdanının ortak sınavıdır. Katil İsrail yönetiminin soykırımına tüm ülkeler artık dur demelidir!
Ülkemizi konferansta temsil etmek için birlikte katıldığımız işçi-işveren-kamu konfederasyonlarımızın temsilcilerine destekleri için gönülden teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde, başta Gazze olmak üzere tüm mazlum coğrafyaların huzuru için gayretle çalışmaya devam edeceğiz.
#ILC2026
#FreePalestine
İsrail, İLO’da Boyunun Ölçüsünü Gördü!
İsrail’in talebiyle, Filistin’in İLO’daki gözlemci üyeliğinin kaldırılmasını amaçlayan ve oldu bittiye getirilmek istenen önerge, sosyal tarafları temsil eden delegelerin çevrim içi oylamasında 17 kabul oyuna karşılık 394 ret oyu ile açık ara reddedildi.
Ancak yaşananlar sadece oylama sonucundan ibaret değildi. İsrail temsilcilerinin önergede ısrar etmesi üzerine, Memur-Sen öncülüğünde Türkiye delegasyonunun masalara vurarak başlattığı protesto, kısa sürede salondaki çok sayıda delegenin katılımıyla uluslararası bir tepkiye dönüştü. İsrail temsilcileri her söz alışında aynı kararlılıkla protesto edilince konuşmalarını sürdürmekte zorlandı.
Defalarca tekrarlanan bu güçlü tepki karşısında büyük bir şaşkınlık yaşayan İsrail’in girişimi sonuçsuz kaldı. Filistin’in haklı davasını hedef alan önerge reddedilirken, salonda sergilenen dayanışma ve vicdan ortaklığı da tarihe not düştü. İsrail’in önergesi İLO’dan geçmedi ve mazlum Filistin halkının yanında yükselen sesler, uluslararası emek camiasının hafızasında yerini aldı.
#FreePalestine ✊ #ILC2026 #FilistininYanındayız