"Ama sonuç olarak; bana göre, zeka ve karakteri seçmek doğru bir tercihtir, diyebilirim. Bu da beraberinde huzuru getirecektir."(Tamamı linkte) https://t.co/iqWkaSjszF
"Bence iki kişinin birbirine meyletmesi; ruhun gördüğüne çekilmesi, orada kendini dinleme arayışı, kendi akışını bulma yolculuğudur. Kanıt mı istiyorsunuz?"(Tamamı linkte) https://t.co/iqWkaSjszF
Mevlana'ya göre ise Âşıklar arasında bir "meyil" varsa bu ancak aynı hakikate yönelmekledir; kalbin başka ellere gitmesi ise birliği bozar. (Tamamı linkte) https://t.co/iqWkaSk0pd
Yani aslında karar verici merci göz değildir. Psikolojide bir çok açıklaması var, Freud’a göre aşk, libidonun (cinsel enerji) bir dışavurumu, çocukluktaki ilk bağlanmaların bir tekrarı ve eksikliği tamamlama çabasıdır. (Tamamı linkte) https://t.co/iqWkaSjszF
"Yol yürüdüğünüz biri yolda size oturup iki çift söz söyleyemiyorsa, birlikte bir iki şaka yapamıyorsanız, sizce o yolculuk bir ezaya dönüşmez mi?"(Tamaı linkte) https://t.co/iqWkaSk0pd
Peki sizlere soruyorum, insan neden o zaman ilk gözün gördüğüne "gönlüm kaydı" diyor. Yani göz gördüğüne mi aşık oluyor? (Tamamı linkte) https://t.co/iqWkaSjszF
"Buna kimileri kader çizgisi diyor, kimisi ulaşılmak istenen olgu diyor, bir başkası ise henüz ismi konmamış bakış açısı diyebilir."(Tamamı linkte) https://t.co/iqWkaSjszF
'Ama maalesef hayat çetrefilli bir döngüdür; kimin nasıl bir süreç yaşayayacağı bilinmemekle birlikte, bazı şeyler insanın planı dahilinde olmadan gelişebiliyor...ayrılıklar, ölümler, hastalıklar gibi." (Devamı linkte) https://t.co/tGJp5tro4G
"Diyeceksiniz ki, insan sevgiye muhtaçtır, sevgiye açtır. Evet, eğer ki çocukluğu sevgiye aç olarak yetişmiş bir çocukluk geçirdiysek kaç yaşında olursak olalım o sevgi açlığını hep duyarız."
(Devamı linkte) https://t.co/tGJp5tro4G