Yusuf Tekin'in, Ağrı’da şüpheli bir şekilde ölü bulunan öğretmen Irmak Ayşe Koparan’a ilişkin sorulan soruya verdiği cevabına, üslubuna, manasız gülüşüne bakar mısınız...
Allah aşkına neye gülüyorsun Yusuf Tekin?
Sana şaibeli bir şekilde intihar etmiş gencecik bir öğretmenle ilgili soru soruluyor!
Sen neye sırıtarak cevap veriyorsun?
Anlatsana biraz!
Görevini yapmadın. Sorumluluğunu yerine getirmedin. Acılar yaşanırken sessiz kaldın, makamının gereğini yerine getirmek yerine başka gündemlerin peşinden gittin.
Sen nasıl bir Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanısın? Ama mesele yalnızca sen de değilsin. İçişleri Bakanı'ndan başlayarak, görevini ihmal eden, çocuklarımızın feryadına kulak tıkayan herkes bu vebalin ortağıdır.
Yıllardır çocuklarımız katlediliyor, aileler paramparça oluyor ve sizler buna seyirci kaldınız. Adaletin, güvenliğin ve vicdanın gereğini yerine getirmediniz.
Bugün hesap vermiyorsanız da yarın vereceksiniz. İnsanlardan kaçabilirsiniz ama vicdanınızdan ve ilahi adaletten kaçamazsınız. Yüce Allah her şeyi görüyor.
Makamlar geçicidir, güç geçicidir; geriye sadece yaptıklarınız ve yapmadıklarınız kalır. Çocuklarımızın gözyaşının, ailelerin acısının hesabı er ya da geç sorulacaktır.
Irmak Öğretmen, büyük ideallerle okudu; büyük umutlarla Ağrı’nın Hamur ilçesine gidip çocuklarımızı yetiştirmek istedi.
Servis yoktu, yaşanabilir lojman yoktu, dilekçesine cevap yoktu; ardından Irmak Öğretmen’in yaşamını yitirdiği acı haber geldi.
Cenazesinde vali yoktu, kaymakam yoktu, Milli Eğitim Müdürü yoktu.
Bu, öğretmenini yaşarken de ölümünde de yalnız bırakan düzenin acı fotoğrafıdır!
Sorumlular hesap verene, gerçekler tüm yönleriyle ortaya çıkana kadar bu dosyanın takipçisi olacağız!
Türk askeri doğuda oy kullanmaya gidince “Konuş, sen nerelisin?” diyerek üzerine yürüyorlar. Ama Hakkari’li olmasına rağmen gidip Muğla’ya yerleşen Yılmaz Erdoğan’a kimse “Sen Kürtsün, burada yaşayamazsın” dememiş. Ee hani kürt sorunu vardı? Bu ülkede ırkçılık Türklere yapılıyor.
Terör örgütü propagandasını yaptığı için hapis cezası alan bu sözde sanatçı Rojda’nın, şehitlerimizin kanıyla sulanmış Çanakkale Hamidiye Tabyası’nda konser vermesi kabul edilemez!
@ckalebelediye@CanakkaleGovTr bu konseri iptal ederek şehitlerimize bu saygısızlığın yapılmasını engelleyiniz.
Değerli öğretmen arkadaşlarım; ilk göreve atandığınız yerde Irmak Ayşe Koparan öğretmenin yaşadığı sıkıntıları yaşadıysanız, bu mesajın altına yazınız. Lütfen…
Değerli Arkadaşlar; Doğu ve Güneydoğu’da hali hazırda görev yapan öğretmenlerimizden beni takip edenler yaşadıkları sorunları ve mağduriyetleri lütfen [email protected] adresine gönderin. Konuyla ilgili bir ODATV yazısı yazacağım
Bir öğretmenin yaşadığı sorunları yetkililerin görmesi ve soruşturma başlatması için ölmesi gerekiyor.
Ne futbol ne voleybol; biz “acı gerçekler” ülkesiyiz.
Bir öğretmen intihar ediyor. Darp edildiğine dair tutanak mevcut. Arkasında kimsenin durmadığını ifade eden mesaj kayıtları mevcut.
Okul müdürü, il milli eğitim müdürü, kaymakamlık, sendika... Bunca aktör varken bir öğretmenin sesini duyurması için intihar etmesi mi gerekirdi?
Yazıklar olsun! Bu ülkeyi yönetenlere, adaletin çığlığını duyduğu hâlde susanlara, çocuklarımızın canı toprağa düşerken koltuklarını korumayı tercih edenlere yazıklar olsun.
Bir devletin en temel görevi vatandaşının can güvenliğini sağlamaktır. Eğer insanlar her gün korkuyla yaşıyor, aileler evlatlarını toprağa veriyor ve adalet duygusu yerle bir oluyorsa, bunun hesabını vermesi gerekenler vardır.
Bugün bu ülkede insanlar adalet istiyor, güvenlik istiyor, hukuk istiyor. Makamlarda oturanlar ise bu feryatları duymuyormuş gibi davranıyor. Oysa tarih, milletin acısına kulaklarını tıkayanları değil; o acıya çözüm üretenleri hatırlar.
Bu ülke sahipsiz değildir. Evlatlarımızın canı da istatistik değildir. Adalet sağlanana, sorumlular hesap verene kadar susmayacağız, unutturmayacağız ve vazgeçmeyeceğiz.
Ağrı Karakazan İlk Ortaokulu müdürü Melahat İleri, Irmak Koparan öğretmene her türlü işkenceyi yaparak intihar etmesine sebep olan okul müdürü. Tutuklanmalı.
#IrmakÖğretmenİçinAdalet