Atatürk'ü Samsun'a Vahdettin mi gönderdi? 19 Mayıs bir devlet operasyonu muydu? Atatürk, Saltanat'la işbirliği içinde mi hareket etti? Milli Mücadele'de padişahın parmağı var mıydı?
Tüm sorunların cevabı mevcut. Gelin anlatayım...
Emniyet Teşkilatı Sendikası Genel Başkanı Sayın İsmail Okumuş’u ve beraberindeki heyeti Çankaya Köşkü’nde misafir ettik. Nazik ziyaretleri için kendilerine teşekkür ederiz.
Bir miletin azmi ve sarsılmaz iradesiyle kazanılan 30 Ağustos Zaferi, bugün de geleceğe güvenle bakmamızı sağlayan en güçlü dayanağımız.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm mücadele arkadaşlarını saygı ve minnetle anıyor, Zafer Bayramımızı gururla kutluyoruz.
#30Ağustos #ZaferBayramı
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Büyük Taarruz’un tüm kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
@EmniyetTS@ismailokumus06@S_cihanETS
Dün 4 teşkilat mensubu intihar etmiş. “Acaba bugün buna ilişkin bir açıklama gelir mi?” derken, 270 amir atamasının bu akşam yapılacağına ilişkin açıklama geliyor.
Hayırlı olsun diyelim… Ancak teşkilatın asıl gündeminin de artık görülmesi gerekiyor.
John Steinbeck’in "Fareler ve İnsanlar" romanında, devasa bir cüsseye sahip olan Lennie’nin yumuşak şeylere karşı çocuksu bir zaafı vardır. Sırf okşayabilmek için cebinde fareler taşır. Ancak onları severken kendi gücünün farkına varamaz ve istemeden ölümlerine sebep olur. Aynı şey, şefkat göstermek için kucağına aldığı yavru köpeğin de başına gelir. Lennie’nin içinde zerre kadar kötülük yoktur; tek amacı sevmektir. Fakat kendi sınırlarını bilememesi, şefkatle yaklaştığı her şeyi farkında olmadan ezip yok etmesine neden olur.
İnsan bazen en büyük zararı, en çok sevdiği ve üzerine titrediği şeylere verir. Bir şeye duyulan yoğun sevgi, onu koruma ve kaybetmeme güdüsüyle birleştiğinde boğucu bir baskıya dönüşür. Kişi sevdiğine o kadar sıkı sarılır ki, ona nefes alacak hiçbir alan bırakmaz. Tıpkı Lennie'nin avucundaki fare gibi, hayattaki birçok değerli bağ da sevgisizlikten veya kötü niyetten değil; sadece sevginin şiddetini ayarlayamamaktan parçalanır. Sevmek, bir şeye sımsıkı tutunmak değil, onu incitmeden avucunda tutabilmeyi öğrenmektir.
Çok ilginç gerçekten…
Hendek olaylarında bütün derdi, sıkıntıyı ve bedeli biz polisler ve askerler çektik. Kimimiz şehit oldu, kimimiz gazi olduk; arkadaşlarımızı, dostlarımızı, silah arkadaşlarımızı kaybettik.
Soğuğun ayazını, yazın sıcağını, uykusuzluğu, yorgunluğu ve ölüm korkusunu bizzat yaşayan bizlerdik.
Gel gör ki bugün, kışın soğuğunu görmeyen, yazın sıcağını hissetmeyen, halktan ve sahadan uzak olan vekiller; o günleri yaşayanların, bedel ödeyenlerin yerine karar veriyor.
Asıl olanların yerine karar verenler, keşke önce o bedeli ödeyenlerin sesini dinleselerdi.
Çünkü bazı kararlar makam odalarında değil, hendeklerin başında, şehitlerin ve gazilerin bıraktığı hatıraların arasında anlaşılır.
Polislikten istifa eden kardeşlerimi, istifa eden birisi olarak elbette anlıyorum.
Ancak mesleği küçümseyen, yıllarca yapılan fedakârlıkları yok sayan yorumlar görmek beni üzüyor.
Neticede hepimiz bu meslekten ekmek yedik. Güzel günlerimiz oldu, zor günlerimiz oldu. Uykusuz geceler, fedakârlıklar, dostluklar oldu.
Ve unutmayalım; çok şerefli bir iş yaptık.
Değerimiz bilinmediyse, bunun utancı mesleğini onuruyla yapanların değil, o değeri bilmeyenlerin olsun.
5510 SAYILI KANUN’LA EMEKLİLİKTE NELER DEĞİŞTİ?
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (Ekim 2008’de yürürlüğe giren reform), Türkiye’de sosyal güvenlik sistemini tek çatı altında toplarken, özellikle 2008 sonrası işe girenler ve bu tarihten sonra emekli olanlar/olacaklar için emeklilik şartlarını ve maaş bağlama parametrelerini önemli ölçüde değiştirdi.
⚠️ Bu kanunla birlikte emekliler ve çalışanlar açısından ortaya çıkan temel hak kayıpları ve olumsuz değişiklikler şunlardır:
🔴 1. Emekli Maaşı Bağlama Oranı (ABO) Düşürüldü
📉 En büyük hak kaybı, emekli aylıklarının hesaplanmasında kullanılan Aylık Bağlama Oranı (ABO) üzerinden yaşandı.
🔹 2000 Öncesi: Çalışılan her 360 gün (1 yıl) için ABO %3,5 civarındaydı. (5000 prim gününe yaklaşık %70-74 bandı)
🔹 2000 - 2008/10 Arası: ABO kademeli olarak düşürüldü. (İlk 3600 gün için %3,5, sonraki günler için %2 vb.)
🔹 5510 Sayılı Kanun Sonrası (2008/10 sonrası): ABO, yıllık %2’ye düşürüldü.
❗ Sonuç: Aynı prim günü ve kazanca sahip olunsa bile, 2008 sonrası döneme denk gelen çalışmalar için bağlanan emekli aylığı ciddi oranda azaldı.
━━━━━━━━━━━━━━
🔴 2. Emekli Maaşlarının Büyümeden Aldığı Pay Düşürüldü
📊 Emekli maaşları hesaplanırken geçmiş kazançlar güncellenir (Güncelleme Katsayısı).
🔹 Eski Sistem: Türkiye’nin yıllık ekonomik büyümesinden (GSYH) emekli maaşına %100 oranında pay veriliyordu.
🔹 5510 Sayılı Kanun: Büyüme hızının refah payı etkisi %30’a düşürüldü.
❗ Sonuç: Ülke ekonomisi büyüse de emeklilerin maaşları bu büyümeden çok daha az pay alıyor ve zamanla alım gücü düşüyor.
━━━━━━━━━━━━━━
🔴 3. Emeklilik Yaşı ve Prim Gün Sayısı Artırıldı
📌 Prim Gün Sayısı: SSK (4/A) sigortalıları için emeklilik için gereken prim gün sayısı 7000 günden 7200 güne çıkarıldı. (Bağ-Kur ve Emekli Sandığı için 9000 gün korundu.)
📌 Yaş Şartı: Emeklilik yaşı kademeli olarak kadınlarda ve erkeklerde 65 yaşa kadar yükseltildi. (2048 yılına kadar kademeli geçiş)
━━━━━━━━━━━━━━
🔴 4. Emekli Maaş Zamlarının Belirlenme Yöntemi Değişti
📉 5510 sayılı Kanun ile SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaş artışları gerçekleşen TÜFE (enflasyon) oranına endekslendi.
⚠️ Maaş zamlarında refah payı veya büyüme oranı otomatik olarak yer almıyor.
❗ Bu durum, enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde emekli maaşlarının asgari ücret veya genel yaşam standartları karşısında erimesine yol açtı.
━━━━━━━━━━━━━━
🔴 5. Maaşların Çalıştıkça Düşmesi Sorunu (Asgari/Düşük Kazançlar İçin)
📉 5510 sayılı Kanun’un getirdiği hesaplama yöntemi nedeniyle, asgari ücret veya asgari ücrete yakın bir kazançla uzun yıllar prim ödemeye devam eden çalışanların emekli maaş matrahı, düşük ABO yüzünden ilerlemek yerine zamanla göreceli olarak gerileyebilmektedir.
━━━━━━━━━━━━━━
🔴 6. Ölüm Aylığı (Dul ve Yetim Maaşı) Şartları Ağırlaştırıldı
⚠️ Kanun öncesinde vefat eden sigortalının yakınlarına aylık bağlanması için gereken şartlar daha esnekken, 5510 ile birlikte en az 5 yıl sigortalılık ve 900 prim günü (veya belirli durumlarda 1800 gün) şartı daha katı kurallara bağlandı.
📌 Hak sahiplerine ödenen hisse oranları ve birden fazla aylık alma (çift aylık) durumlarındaki kısıtlamalar artırıldı.
━━━━━━━━━━━━━━
📢 5510 SAYILI KANUN, EMEKLİLİK SİSTEMİNDE ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASIDIR.
⚖️ Emeklilikte aylık bağlama oranı, güncelleme katsayısı, prim gün sayısı, yaş şartı, zam yöntemi ve ölüm aylığı gibi temel parametrelerde yapılan değişiklikler, milyonlarca çalışanın gelecekte alacağı emekli aylığını doğrudan etkilemektedir.
Kaynak: Dilek ETE