Bazen ödüm kopuyor ya hani hüznümden kopacağım diye.
Neş’e, şâd sanki kapıdaki birer yabancı.
Sen aç istiyorum o kapıyı.
Sen buyur et.
Senin ellerinin ikramı olsun yüreğime.
Böyle tövbeli gibiyim ya sabahlara
Eh işte
Hep sen diye..
“Kimse istemedi beni”
“Sığamadım ne yerlere ne de göğe”
“Ne bir dal buldum konacak, ne bir yuva kurdum sığınacak”
“Ah bu fırtınalar, bu kavurucu güneş ve yedi iklimi semanın”
“Ne kanat kaldı uçacak, ne toprak tanıdım kök salacak”
“Tüm geceyi sek içtim de”
“Sende turktu boğazım”
Sen; Ötesiydin.
Kaç şiir yazılsa yetmeziydin..
Konuştuklarımızı kim anladı ki sustuklarımızı bilsinler.
Yıldızlara selam olsun.
Çünkü
“O gözler benim olan, eskisinden yabancı..”
“insandaki tahavvül” (hâlden hâle dönüşme) der sûfiler, ya kişinin mevcut hâline ilişkin farkındalığının derinleşmesiyle ya da içinde yaşadığı ahvâlin kalbini incitmesiyle başlar. derinleşme insanı tekmîl eder, incinme ikmâl, ikisi birlikte kemâl. insan-ı kâmil olmak zor mesele.!
Este es un consejo gratis de un psicólogo caro. Si eres una persona ansiosa, haz todo por diversión. Ve a una entrevista de trabajo por diversión. Presenta documentos por diversión. Empieza un blog por diversión. La ansiedad se alimenta de la importancia. No hagas de todo un asunto de vida o muerte.