Önceki dönem İzmir Barosu başkanı arkadaşımız Özkan Yücel’in vefat haberini üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayım. Ailesine başsağlığı ve sabırlar diliyorum.
Seni unutmayacağız sevgili Özkan…
İnsan hakları mücadelesindeki onurlu duruşu ile hafızamızdan silinmeyecek bir yol arkadaşımızı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz.
Seni unutmayacağız Özkan Başkan… @avozkanyucel
İnsan hakları mücadelesindeki onurlu duruşu ile hafızamızdan silinmeyecek bir yol arkadaşımızı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz.
Seni unutmayacağız Özkan Başkan… @avozkanyucel
Erzincan Cezaevi’nde Narin Güran’ın annesi Yüksel Güran ve abisi Enes Güran’ı ziyaret ettim. Durumları nasıl mıydı? Elbetteki içler acısı. Yüksel Güran göz yaşlarına boğulurken Enes Güran “İnsanın suçsuz günahsızken suçlu ilan edilmesi çok zor” cümlelerini dinlemek çok daha zordu. 8 yaşındaki kız çocuklarını kaybetmeleri yetmezmiş gibi mahkeme kararı kesinleşmeden bir ailenin suçlu ilan edilmesinden söz ediyorum. Toplumun bulaşıcı hastalığı haline gelen linç kültürüne maruz kalan, yargının yerine ahkam kesen medyanın hışmına uğrayan aileden.
Cezaevinden çıkarken bir an hukuk tarihinde “suçlu” ilan edilen ve daha sonra masum oldukları anlaşılan dava örneklerini düşündüm. Dreyfus Dava’sı gibi, Salem Cadı Mahkemeleri gibi, Central Park Five Davası gibi. Bu davalarda da toplum veya basın tarafından suçlu ilan edilenler vardı. Asıl suçlular bulunduktan sonra suçsuz oldukları anlaşılmıştı. Şu an hücrelerinde tek başlarına kalan ana oğul da günün birinde adı geçen davalardaki gibi suçsuz oldukları anlaşılacak mı?
Töhmet altında kalan, iffetlerine kara çalınan, iftiraya uğrayan bu insanlara itibarları iade edilecek mi?
Tahir Elçi Vakfı Başkanı Mahsum Batı, faili meçhul cinayetlerde devletin kendisine de birçok sorumluluk düştüğünü belirterek, “Beklenen ise bütün faili meçhul cinayetlerin faillerinin ortaya çıkarılmasıdır” dedi.
https://t.co/FmQqPvbbBn
Sevgili Tahir Elçi, tutuklu meslektaşlarım Selahattin Demirtaş ve Selçuk Kozağaçlı başta olmak üzere tüm avukatların 5 Nisan Avukatlar Günü kutlu olsun.
#SavunmaSusmadıSusmayacak
Berkin’in, İsmail’in, Cemile’nin, Ceylan’ın gözleri birbirine benzer
hepsi aynı anadan aynı aynadan bakar
gibi,
biri sokak ortası diğeri etek kırmızısı,
hepsi ötekinin ötesi
kes, deş, altında bir acı figan hepsinin
siyahtır derisi
…
çocuk nasıl gömülür var mıdır özel duası bana okusa birisi birisi
ana sütüyle yıkandılar, ölü yıkayıcının bitmiş sabun kokusu
…
hoca mı? ölü yıkayıcısı mı? aman her neyse
bağırıyor gitmiyor, gitmiyor, yıkıyorum
yıkıyorum, gitmiyor, çocuklarda var süt kokusu
…
tuz ıslaktır tuz ıslaktır, tıfal, etfal, infial!
süt kokusuyla muktedir müntehirdir kendi
avlusunda #berkinelvan
YK Başkanımız Mahsum Batı ve YK üyemiz Gamze Yalçın İlboğa ile İsveç Büyükelçiliği Vekili Louise Morsing, Siyasi İşler Sorumlusu Filip Ahlborn ve Ankara Siyasi İşler Görevlisi Dr. Okan Arslan ile görüşme gerçekleştirildi.
Nazik ziyaretleri için teşekkür ederiz.@SwedenAnkara
Değerli ağabeyimiz Mehmet Vural’ın vefatını büyük üzüntüyle öğrendim. Kürt halkı için büyük bir kayıp. Ailesine ve sevenlerine sabırlar diliyorum. Mekanın cennet olsun Mehmet abi!
Bugün Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun son toplantısını gerçekleştirdik.
Öncelikle toplumsal barışın konuşulduğu bu süreçte savaşa, her türlü şiddete karşı duran biri olarak silahların susması konusunda herkesten daha fazla memnuniyet duyduğumu belirtmek isterim.
Ancak faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler, işkence ve kötü muamele suçlarını içeren davalarda zamanaşımı sorunu, olayların aydınlatılmasının önünde ciddi bir engeldir. Faili meçhul cinayetlerle hayatını kaybedenlerin hakkının teslim edilmesi ve adaletin sağlanması toplumsal barışın en temel şartıdır. Bunun, hayatını kaybedenlere karşı bir borcumuz olduğuna inanıyorum. Buna rağmen, bugün üzerinde uzlaşıya varılan raporda bu hususlara yer verilmemiştir. Faili meçhul cinayetlerin sorumluluğunu her gün yüreğinde hisseden, geçmişle yüzleşmenin barış inşasında önemli olduğunu düşünen biri olarak rapora “evet” oyu vermem benim açımdan vicdani olmayacaktı.
Öte yandan, toplumun menfaati için -her türlü tereddüde rağmen- yapılması muhtemel çalışmaları da tümüyle görmezden gelmeyi de doğru bulmadığımdan “ret” oyu kullanmayı da uygun görmedim.
Partimizin “evet” kararı dışında çekimser kalma yönündeki kararımı anlayışla karşılayan başta Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel olmak üzere; Grup Başkanvekilimiz Sayın Murat Emir’e ve komisyonda bana destek veren çalışma arkadaşlarım Gökçe Gökçen, Murat Bakan, Okan Konuralp, Umut Akdoğan, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Sezgin Tanrıkulu, Oğuz Kaan Salıcı, Turan Taşkın Özer ve Salih Uzun’a teşekkür ederim.
Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu’nun bu sabah Rojava'nın Kobanê kentine ulaştırılmak üzere yola çıkardığı 25 tırlık insani yardım konvoyu, Suruç otoban gişelerinde durdurulmuştur.
Bu uygulama; insani yardıma açık bir müdahale olup temel ihtiyaçlara ulaşamayan, hayatları tehlike altında bulunan Kobanê halkı açısından telafisi imkansız sonuçlara yol açabilecektir.
Hükümete çağrımızdır:
İnsani Koridor derhal açılmalı, yardım konvoyunun önündeki engeller kaldırılmalı ve yol derhal ulaşıma açılmalıdır.
Tüm duyarlı kamuoyunu, sivil toplum örgütlerini ve hak savunucularını bu hukuksuz engellemeye karşı ses yükseltmeye ve harekete geçmeye çağırıyoruz.
Tahir Elçi İnsan Hakları Vakfı, 2025 İnsan Hakları ve Özgürlük Ödülü'nü Osman Kavala'ya verdi
Kavala: Bu ödülün Diyarbakır’dan geliyor olmasının benim için özel bir anlamı var
https://t.co/ov50quytMy
Yıllardır hak etmediği bir cezalandırmayla cezaevinde tutulan Osman Kavala’ya verilen Tahir Elçi İnsan Hakları Vakfı Ödülü’nü, kıymetli eşi Prof. Dr. Ayşe Buğra ile bir araya gelerek kendisine takdim ettik.
Başta eşi olmak üzere ailesine ve tüm çalışma arkadaşlarına dayanışma duygularımızı iletiyor; bu hukuksuzluğun takipçisi olmaya kararlılıkla devam edeceğimizi ifade ediyoruz.
@FreeOsmanKavala@anadolu_kultur