Ben Meryem Kuytul. İkinci hesabım da kısıtlandığı için yenisini açtım :)
Kaldığımız yerden devam edelim.
Önemli bir konu var.
Dergi binamız dün Şafak operasyonu ile eş zamanlı olarak basıldı ve arandı. Suç unsuru olacak bir şey çıkmadı. Bugün ise TEM ve NARKOTİK ekipleri ! tekrar giriyor. Ama nasıl giriyorlar?!
Çarşının can damarı Abidinpaşa Caddesi'ni trafiğe kapatarak kimseyi geçirmiyorlar.
Polisler binaya girip refakatçi olarak içeriye kimseyi kabul etmiyorlar!
Kayıt almak isteyenleri gözaltı yapmakla tehdit ediyorlar!
Polisler saatlerce binada geziyorlar ve kimseyi şahit tutmuyorlar!
İçeride ne yaptılar bilmiyoruz.
Saatler sonra içeride işleri bitince "tamam her bir kata bir kişi refakat edebilir" diyorlar. O saatten sonra biz refakat edip ne yapacağız?
Furkan Haber hesabımız da kapatıldığı için ! ben buradan tekrar ediyorum!
Bu saatten sonra binadan çıkacak herhangi bir suç unsurunu kabul etmiyoruz!
Eğer suç unsuru bir şey olsaydı dünkü aramada bulunurdu!
Furkan Susmaz
AdanaEmniyetinin PlanıNe
#AdanaEmniyeti
28Şubat Hortladı
AlparslanHoca SerbestBırakılsın
SemraKuytul Gözaltında
Sağcıların kanalları sabah akşam Alparslan Kuytul Hocaefendi'yi konuşuyor.
Solcuların kanalları sabahtan akşama kadar Alparslan Kuytul Hocaefendi'yi konuşuyor.
İşin en saçma hali 2 gündür Furkan Hareketi gönülleri Emniyet önünde lakin bu alçak medyalardan hiçbiri gelip mikrofon tutmadı ya da kanallarına davet etmiyorlar.
Kendi başlarına atıp tutuyorlar.
Allah sizi ıslah etsin.
28Şubat Hortladı
#AdanaEmniyeti
Alparslan Kuytul, kendisine 'Bütün bunları "FETÖ" yaptı de, seni yaşatırız' teklifi geldiğini açıkladı.
Kuytul'un bu teklifi reddetmesi, saray rejiminin hem dini hem devlet yapılanması için çizdiği kırmızı hatta çarpıyor.
🗣️ Said Sefa: @SaidSefa
7’den 70’e
Minik Abdullahlarla Muhammedlerle
Zeyneplerle Meryemlerle
Emniyetin önünde hocamızı ve kardeşlerimizi bekliyoruz.
Hakkımızı alana kadar da alanlardayız.
Furkan Susmaz
AdanaEmniyetinin PlanıNe
#AdanaEmniyeti
"Hangi sözü yanlış? Hepsi doğru, tabiki tutuklayacaklar; bu kadar dürüst, doğru konuşan insanı dışarıda tutarlar mı?"
"Artık hiç kimse bakın bu ülkede diplomasından da emin olamaz, evinden barkından da emin olamaz.
Vallahi gelir senin evine el koyar. Hem vallahi hem billahi, kimsenin evi garantide değil.
Bir şey bahane eder, hiç alakanız bile olmasın bir terör örgütüyle; bir cümlenizi alır, 'aha' der 'sen bununla terör örgütüne yardım etmek istedin, hadi bakalım.' Ya 'Ben onu kastetmedim, ben şunu kastettim', sen derdini anlatana kadar 1 sene hapis yatarsın.
1 sene sonra iddianame hazırlanır, çıkarsın mahkemeye; hakim vicdanlı bir adamsa seni bırakır ama 1 sene yatmış olursun böyle.
Ne canın güvende, ne malın güvende. Muhalifsen istedikleri gibi kılıfını ayarlıyorlar, mahkemeyi açıyorlar, malına el koyuyorlar, belediye başkanıysan yerine kayyum atıyorlar.
Her tarafta kendi gazetecilerini konuşturuyorlar ve herkesi böyle ikna ederiz zannediyorlar. Ama bir de insanda sağduyu diye bir şey var. Sağduyu insana gerçekleri söylüyor. Bu yapılan aslında rakibini saf dışı etme operasyonu, herkes bunu anlıyor. İstediğin kadar sen gazetecilerini konuştur, ne yaparsan yap; sağduyu insana gerçeği söylüyor."
@mehmetcakir_61 Evet peygamber efendimiz de Kureyş devletinin yanlışlarını yüzlerine vuruyor onları ahiretle tehdit ediyordu
Var mı bundan öte peygamber yolu
Sen ve avaneleriniz Allah'tan ve resulünden büyük müsünüz ki onun yolunda ilerlemeye çalıştığımız bizlere parmak sallıyorsunuz
@iyibirin_san Bu ülkede müslüman her birey baştakilerin yaptığı yanlışlar yüzünden İslam'dan soğuyup ateistliği, deistligi, sosyalizmi sevmeye başladı da bugün bir müslümanın amasız lakinsiz zulmü kınadığını görünce şok oluyorlar
Bunun için cümleleri bu şekilde başlıyor kendilerinin
Neden Kuytul’u savunan Müslüman görmedin ben sana söyleyeyim.
Bu ülkenin Müslümanlarının büyük bir çoğunluğunun Allah’ı devlet de ondan.
Devletten korktuğunuz kadar Allah’tan korkmuyorsunuz çünkü “Allah affeder, devlet affetmez” diyorsunuz da ondan.
Gözünüzün önünde tonla zulüm yaşanıyor ama ağzını açıp tek kelime söylemeye yüreğiniz yok. Vicdanınızı, ruhunuzu ve aklınızı menfaatlerinize sattınız da ondan.
Duydunuz mu @barolar ?
Alpaslan Kuytul’un avukatı diye gözaltına alınan meslektaşımızı yalnız bırakmamalısınız, tıpkı Mehmet Pehlivan ve diğer yalnız bırakmadıklarınız gibi.
@AvBilalipek
Bu kadar uzun uzun yazmışsın yorulmuşsun Burak Doğan
sadece şunu sorayım, son paragrafta güvenlik istiyorum diyen bu adam 2 yıldır yapmadığı kalmadı küfürler etti, ama bizden taraf bir kılana dahi zarar gelmedi
Şimdi hocamız ve cemaatimiz nasıl bu talimatları vermiş olabilir?
KUYTUL YAPILANMASINDA “SİNDİRME VE İTİBARSIZLAŞTIRMA” BASKISI: İLK YOLA ÇIKTIĞI 25 YILLIK 'DAVA ARKADAŞI' TANIKLIK YAPTI
Adana Cumhuriyet Başsavcılığının “Alparslan Kuytul Suç Örgütü”ne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında değerlendirilen müşteki Mürsel Güler’in ifadesinde, yapılanmanın iç işleyişine ilişkin dikkat çekici suçlamalar yer aldı. Yaklaşık 25 yıl yapı içerisinde bulunduğunu belirten Güler; Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul’un kendilerini eleştiren mensupları “hain” ve “ajan” ilan ederek hedef gösterdiklerini, aile ve namus üzerinden tehdit ve şantajda bulunduklarını, sosyal medyada binlerce paylaşım yaptırarak “psikolojik linç” uyguladıklarını ve mensupları eleştirmenlere karşı video çekmeye zorladıklarını söyledi. Güler, Kuytul’un taraftarlarına “2 gün herkes tweet atacak” şeklinde talimat verdiğini de beyan etti.
25 YILLIK DAVA ARKADAŞININ İFADESİ SORUŞTURMA DOSYASINDA
Adana Cumhuriyet Başsavcılığının Alparslan Kuytul Suç Örgütü’ne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında, yapılanmanın eski mensuplarından Mürsel Güler’in müşteki sıfatıyla verdiği ifade de incelemeye alındı.
1998 yılında Furkan Vakfı ile tanıştığını ve yaklaşık 25 yıl boyunca yapı içerisinde aktif görev yaptığını anlatan Güler, yıllar içerisinde gördüğü yanlışları eleştirdiği için Alparslan Kuytul’un hedefi haline geldiğini söyledi.
Güler’in ifadesi; tehdit, şantaj, hakaret, sosyal medya ��zerinden toplu hedef gösterme, psikolojik baskı, itibarsızlaştırma ve eleştiren mensupların yapıdan dışlanmasına yönelik sistematik uygulamalar bulunduğu beyanlarını içeriyor.
“ELEŞTİRDİĞİM İÇİN HER ZAMAN BANA KARŞI TAVIR ALDI”
Güler, yapıda bulunduğu dönem boyunca Alparslan Kuytul’un bazı karar ve uygulamalarına itiraz ettiğini belirterek, bu nedenle kendisine karşı tavır alındığını söyledi.
İfadesinde, Kuytul’un siyasi söylemlerinin zaman içerisinde sertleştiğini; hükümet yetkilileri, valiler, belediye başkanları, müftüler, cami görevlileri ve başka dini gruplar hakkında kullanılan dilin yapı üzerinde olumsuz etkileri bulunduğunu düşündüğünü anlattı.
Bu eleştirilerini doğrudan Kuytul’a da ilettiğini belirten Güler, bundan sonra kendisinin yapı içerisinde itibarsızlaştırılmaya başlandığını belirtti.
SEMRA KUYTUL’A “KAFA KESME” VE “YUMRUK” SUÇLAMASI
Mürsel Güler’in en dikkat çekici iddialarından biri Semra Kuytul’un yaptığı belirtilen toplantı ve yayınlara ilişkin oldu. Güler, Semra Kuytul’un bir toplantıda eleştirel isimlere yönelik olarak “Biz fitnecilerin ayağını kestik, Alparslan Hocam gelse kafalarını keser” şeklinde ifade kullandığını söyledi.
Başka bir konuşmada ise Alparslan Kuytul’un siyasi değerlendirmelerini eleştiren kişilerin “ağzının üstüne yumruk çakılması” yönünde sözler sarf edildiğini ifade etti. Güler, bu ifadelerin yapı içerisinde eleştiri getirenleri sindirmek ve mensupları söz konusu kişilere karşı harekete geçirmek amacı taşıdığını belirtti.
“KARAKTERSİZ, TERBİYESİZ, AJAN...”
Müşteki Güler, Semra Kuytul’un sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen bir yayında kendisini ismiyle hedef göstererek “karaktersiz”, “terbiyesiz”, “karakteri bozuk” ve “ajan” gibi ifadeler kullandığını söyledi.
Bunun yalnızca kişisel bir tartışma olmadığını savunan Güler, yapı içinde tanınan bir isim olması nedeniyle kendisinin itibarsızlaştırılmasının diğer mensuplara da mesaj niteliği taşıdığını ifade etti. Güler’e göre amaç, “eleştiren kişinin yapı içerisindeki saygınlığını ortadan kaldırmak ve başkalarının da aynı yolu izlemesini önlemekti.”
AİLENİN “ŞEREFİ” ÜZERİNDEN ŞANTAJ
İfadedeki en ağır suçlamalardan biri ise Güler ve ailesinin özel hayatına ilişkin tehditlerde bulunulduğu hususu oldu. Güler, Semra Kuytul’un kendisine yönelik olarak “Hocam senin ne sırlarını biliyor, hocam bir konuşursa görürsün” şeklinde sözler kullandığını söyledi.
Daha sonra Alparslan Kuytul’un da kendisine ailesinin şerefiyle ilgili bildiği şeyler bulunduğu yönünde sözler söylediğini belirtti. Güler, bu söylemleri “şantaj ve susturma girişimi” olarak nitelendirirken, sonraki süreçte kendisi ve ailesi hakkında sosyal medya hesapları üzerinden namus ve özel hayatı hedef alan paylaşımlar yapıldığını savundu.
“BİZ HAYATTAYKEN HOCAMIZA SAYGISIZLIK YAPAMAZSINIZ”
Güler’in anlatımına göre Semra Kuytul, kendisinden Alparslan Kuytul’un bazı siyasi açıklamalarını açıkça desteklediğini söylemesini de istedi. Güler, bu talebi yerine getirmemesi halinde yapı içerisinde kabul görmeyeceğinin kendisine söylendiğini ve “Biz hayattayken kimse hocamıza saygısızlık yapamaz, yüzünüze tükürürüz” şeklinde tehdit edildiğini belirtti.
Aynı yöntemin siyasi konularda Alparslan Kuytul ile aynı fikirde olmayan diğer mensuplara da uygulandığını savunan Güler, kişilerin topluluk önünde “hizaya getirilmeye” çalışıldığını söyledi.
“2 GÜN HERKES TWEET ATACAK” TALİMATI İDDİASI
Güler’in ifadesinde sosyal medya faaliyetlerine ilişkin ayrıntılı iddialar da yer aldı. Kendisinin hedef gösterilmesinin ardından yüzlerce kişinin katıldığı toplantılar d��zenlendiğini ileri süren Güler, Alparslan Kuytul’un taraftarlarına iki gün boyunca kendisi ve ailesi aleyhine paylaşım yapmaları yönünde talimat verdiğini söyledi.
Güler’in aktarımına göre Kuytul, “2 gün herkes tweet atacak, sonrasında bizim belirlediğimiz hesaplar tweet atacak” şeklinde talimat verdi. Güler, bu yöntemle kendisi ve ailesi hakkında binlerce hakaret ve tehdit içerikli paylaşım yapıldığını, bunun bir “psikolojik linç kampanyasına” dönüştüğünü söyledi.
8,5 SAATLİK “İKNA TOPLANTISI” YAPILDI
Güler, kendisinin itibarsızlaştırılması amacıyla Adana’da onlarca kişinin bir araya getirildiğini, farklı şehirlerde ve yurt dışında da takipçilerin belirli noktalarda toplandığını söyledi.
Bu kapsamda yaklaşık 8,5 saat süren bir yayın yapıldığını belirten Güler, bu toplantılarda kendisinin hedef gösterildiğini ve yapı mensuplarının kendisine karşı tavır almaya yönlendirildiğini beyan etti.
“ZORLA VİDEO ÇEKTİRİLDİ”
Mürsel Güler’in ifadesinde dikkat çeken bir başka başlık, yapılanmadan ayrılan veya Alparslan Kuytul ile sorun yaşayan kişilere karşı mensuplara video çektirildiği beyanı oldu. Güler, geçmişte Hasan Koyuncu hakkında manevi baskı altında video çekmeye zorlandığını söyledi.
Daha sonra bu davranışından pişman olduğunu ve Koyuncu’dan helallik istediğini belirten Güler, benzer yöntemin Koray Sarısaçlı konusunda da kullanıldığını ifade etti. Beyana göre yaklaşık 10 kişi bir binada toplanarak kendilerine ne söylemeleri gerektiği anlatıldı.
Güler, video çekmek istemeyen bir kişinin yapıdan uzaklaştırıldığını, mensupların görevlerini kaybetme ve cemaatten dışlanma korkusuyla video çekmek zorunda kaldığını beyan etti.
“KİMİN NE KONUŞACAĞINI DAHİ KUYTUL BELİRLİYORDU”
Güler, söz konusu itibarsızlaştırma videolarının doğrudan Alparslan Kuytul tarafından organize edildiğini söyledi. İfadesinde “Kimin ne konuşacağını, ne anlatacağını dahi Alparslan Kuytul belirlemektedir” diyen Güler, çekilen görüntülerin daha sonra yapıya ait sosyal medya hesaplarından yayıldığını, ardından diğer mensuplar tarafından geniş kitlelere ulaştırıldığını söyledi.
Güler'e göre bu uygulama yalnızca kendisine değil, Kuytul ile sorun yaşayan başka eski mensuplara karşı da kullanıldı.
KORAY SARISAÇLI, HASAN KOYUNCU VE GALİP KIRAN ÖRNEKLERİNİ VERDİ
Güler, ifadesinde Galip Kıran, Hasan Koyuncu ve Koray Sarısaçlı'nın isimlerini de verdi. Bu kişilerin de geçmişte Alparslan ve Semra Kuytul ile yaşadıkları sorunların ardından itibarlarını hedef alan kampanyalarla karşı karşıya kaldıklarını belirtti.
Koray Sarısaçlı ve ailesine yönelik sosyal medya yayınlarında özel hayat ve namus üzerinden suçlamalarda bulunulduğunu savunan Güler, benzer yöntemin daha sonra kendi ailesine karşı da devreye sokulduğunu beyan etti. Güler, bunu “itibar suikastı” olarak nitelendirdi.
“CEMAATTEN AYRILANLARLA KONUŞMA YASAĞI”
Mürsel Güler'e göre yapılanmadan ayrılan veya liderliği eleştiren isimler yalnızca sosyal medyada hedef alınmıyor, aynı zamanda diğer mensuplarla temaslarının da kesilmesi sağlanıyordu. Güler, Alparslan Kuytul'un kendisini eleştirenlerin itibarsızlaştırılmasının ardından yapı mensuplarına bu kişilerle görüşmemeleri yönünde talimat verdiğini ifade etti.
Kendisinin de “hain” ilan edildiğini söyleyen Güler, ailesiyle görüşmeye devam eden mensupların dahi hedef gösterildiğini söyledi. İfadesine göre bir yayında bu kişiler için “Bunlarla görüşende cemaat kanı yoktur, bunlarla görüşen kansızdır” ifadeleri kullanıldı.
SOSYAL MEDYA HESAPLARI İÇİN “MERKEZDEN YÖNETİLİYOR” İDDİASI
Güler; “Furkan Duruşu”, “Furkan Harekatı Gündem” ve “Davet Meydanı” isimli sosyal medya hesaplarının da kendisi ve ailesine yönelik kampanyalarda kullanıldığını belirtti.
Bu hesaplardan aile şerefini ve özel hayatını hedef alan tehdit ve şantaj içerikli paylaşımlar yapıldığını savunan Güler, hesapların Alparslan Kuytul ve yakın çevresinin yönlendirmesiyle hareket ettiğini söyledi.
İfadesinde, sosyal medya üzerinden yürütülen kampanyaların yalnızca birkaç hesaptan ibaret olmadığını, binlerce paylaşım yapılarak konuların Türkiye gündemine taşınmaya çalışıldığını ifade etti.
“VİDEOLARI MANİPÜLE EDİN, ALGI OLUŞTURUN”
Güler ayrıca İsmail Ataş isimli bir yapı mensubunun, ayrılan kişiler hakkında mizahi ve aşağılayıcı videolar hazırlamakla görevlendirildiğini söyledi.
Dosyaya sunduğunu belirttiği bir mesajlaşmada ise teknik ekibe yönelik olarak cemaatten ayrılan kişiler hakkındaki videoların “manipüle edilmesi ve algı oluşturulması” amacıyla kullanıldığına ilişkin ifadeler bulunduğunu savundu.
GüLER: “BENİM VE AİLEMİN CAN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAYIN”
Mürsel Güler, ifadesinin sonunda Alparslan Kuytul, Semra Kuytul ve isimlerini verdiği bazı yapı mensupları ile sosyal medya hesaplarından şikâyetçi olduğunu belirtti. Güler'in savcılığa ilettiği en dikkat çekici talep ise can güvenliğine ilişkin oldu.
Kendisinin veya ailesinin başına herhangi bir olay gelmesi halinde sorumluluğun Alparslan Kuytul'da aranmasını istediğini belirten Güler, kendisinin ve ailesinin can güvenliğinin sağlanmasını talep etti.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığının Alparslan Kuytul Suç Örgütü'ne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında söz konusu beyanlar ve Güler'in delil olarak sunduğunu belirttiği sosyal medya kayıtları ile diğer materyaller adli makamlarca değerlendiriliyor.
Sen bir #mücahitsin . Artık bu düzende senin varlığın bile suç: #Mücahit#AlparslanKuytul.
#Korkaklar , o kadar makama ve mevkiye rağmen senden nasıl da korkuyorlar! Çünkü sen zalimlerin kalbine korku salarsın.
İyi ki varsın bu kirlenmiş #Türkiye’de ...
#FurkanVakfı#Gözaltı