Ne yani Türkiye Cumhuriyeti Devleti "Lozan Antlaşması ve 24 Anayasası" olmazsa devlet vasfını mı yitiriyor?
Zaten günü geldiğinde o dediğin anlaşmaları da anayasayı da bu memleketin "gerçek" evlatları olarak yeniden ve sıfırdan yapacağız/yaparız.
Ne Türk Milleti devletsiz ne de Türk Ulusu lidersiz kalır.
Bir yiğit çıkar bayrağı alır ve yürür...
80'LERDEN GÜNÜMÜZE CHP’NİN KARŞI ÇIKMASINA RAĞMEN YAPILAN BAZI PROJELER
1950 sonrası Menderes hükümetinin Anadolu köylerini birleştirmek için otoyol ve köylere elektrik götürme hamlesine karşı çıkan CHP sonraki yıllarda da Boğaz Köprüsü ve GAP olarak bildiğimiz Doğu ve Güneydoğu'daki yapılan barajlara karşı çıkmıştı.
1980 yılından itibaren Türkiye’de hayata geçirilen ve CHP’nin (ana muhalefet partisi olarak) karşı çıktığı Türkiye’nin iftiharı bazı mega projeleri sizler için derledim.
İlk Not: Hava Savunma, Milli Teknoloji hamleleri, Deniz, Hava ve Kara silah sistemleri, yerli uçak ve İHA, DİHA gibi projeleri ayrı bir yazı konusu olması bakımından lise dışı bıraktım.
1980 öncesi projeler (örneğin 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü) 1980 öncesi tamamlandığı için listeye dahil etmedik. Ayrıca birçok ilde yapılan otoban ve bölünmüş yolları, Karadeniz sahil yolu, Zigana tüneli ve diğer tünel ve otoyollar hariç tutuldu.
Marmaray Projesi (2004-2013)
İstanbul Boğazı’nın altından geçen demiryolu tüneliyle Asya ve Avrupa’yı bağlayan Marmaray, dünyanın en derin batırma tünellerinden biridir. Gebze-Halkalı arası yolculuğu 105 dakikaya indirdi.
Yaklaşık 8 milyar TL’ye mal oldu (banliyö hatlarının iyileştirilmesi dahil).
CHP Projenin gerekliliği ve maliyeti üzerine eleştiriler öne sürmüş ve bazı CHP’li isimler projenin yapılamayacağını iddia etmiştir. Ancak, bu eleştiriler daha çok maliyet ve uygulama süreçlerine odaklansa da projenin ilk etabı 29 Ekim 2013’te açılarak hizmete girdi ve İstanbul’un trafik yükünü azaltmış ve konforlu bir ulaşım sağlanmış oldu.
Avrasya Tüneli (2011-2016)
İstanbul Boğazı’nın altında, Asya ve Avrupa yakalarını karayoluyla birleştiren dünyanın ilk iki katlı karayolu tüneli. Boğaz geçişini 15 dakikaya indirdi ve ekonomiye yıllık 1,2 milyar TL katkı sağladı.
Yaklaşık 1,3 milyar dolara mal olan tünele CHP’nin Tutumu yine değişmedi ve elbette karşı çıktı. Çevresel etkiler, maliyet ve geçiş ücretlerinin yüksekliği nedeni gibi gerekçeler arkasına sığınan CHP, tünelin kamu kaynaklarıyla değil, yap-işlet-devret modeliyle yapılması bahanesi ile muhalif tutum takındı.
Proje 20 Aralık 2016’da tamamlanıp hizmete girdi.
Yavuz Sultan Selim Köprüsü (2013-2016)
İstanbul’un üçüncü Boğaz köprüsü, ağır tonajlı araç trafiğini rahatlatarak şehir içi trafiği %12 azalttı. Kuzey Marmara Otoyolu’nun bir parçası olarak hizmetini sürdürüyor.
Yaklaşık 3,5 milyar dolara mal olan köprüye de karşı çıkan CHP’nin her zamanki gibi mazereti “Çevresel etkiler (özellikle Kuzey Ormanlarına zarar) ve yüksek maliyet” gibi nedenler ile sürüldü. CHP, köprünün gerekliliğini ve yap-işlet-devret modelini eleştirdi.(bir türlü devletçilik kafasından çıkamadılar)
26 Ağustos 2016’da tamamlanıp hizmete giren köprünün gerekli mi değil mi kısmını sizlere bırakıp devam edelim.
Osmangazi Köprüsü (2013-2016)
Bir başka medarı iftiharımız Osmangazi Köprüsü, Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu’nun en büyük ayağı olan köprü, İstanbul-İzmir arasını 3 saate indirdi. Dünyanın en büyük orta açıklıklı asma köprülerinden biridir.
Toplam otoyol projesiyle birlikte 16 milyar dolara mal oldu ve 30 Haziran 2016’da tamamlanıp hizmete girdi.
CHP, her zaman olduğu gibi yine şaşırtmadı ve yine bilindik “Yüksek geçiş ücretleri, çevresel etkiler ve yap-işlet-devret modeliyle devletin garanti ödemeleri” bahanelerini sıralayıp günlerce konu etti.
30 Haziran 2016’da tamamlanıp hizmete giren köprünün gerekli olup olmadığını da yine kullananlara soralım ve devam edelim.
İstanbul Havalimanı (2014-2018)
Her Türk vatandaşı gibi göğsümüzü kabartan hizmet ve projelerden olan Dünyanın en büyük havalimanlarından biri olarak 76,5 milyon m² alanda inşa edildi. Avrupa’nın en yoğun havalimanlarından biri olup, 90 milyon yolcu kapasitesine sahip. Ve bu yıl üç pistten aynı anda iniş kalkış yapabilir hale getirildi.
Maliyeti; 10 milyar dolar (22 Milyar Euro ihale bedeli).
Bu sefer de CHP’nin tutumu değişmedi elbette; “Yer seçimi (rüzgar ve kuş göç yolları), çevresel etkiler ve yüksek maliyet” gibi her zamanki bilindik nedenlerle eleştirildi. CHP, Atatürk Havalimanı’nın kapatılmasını da şiddetle eleştirmişti.
Nihayet hayırlısıyla İlk etabı tamamlanıp 29 Ekim 2018’de açıldı. 2025 itibariyle de üç pistten aynı anda iniş kalkış yapılarak uçakların bekleme ve havada geçireceği zaman minimuma indirildi.
1915 Çanakkale Köprüsü (2017-2022)
Bir başka yüz akı projemiz olan 1915 Çanakkale Köprüsü; Dünyanın en uzun orta açıklıklı asma köprüsü (2023 metre). Çanakkale Boğazı’nı 6 dakikada geçmeyi sağlıyor ve İstanbul’u Kuzey Ege’ye bağlıyor.
11,5 milyar TL maliyetle yapılıp 18 Mart 2022 tarihinde Çanakkale Deniz Zaferinin 110. yılında tamamlanıp hizmete girdi.
CHP her zaman olduğu gibi bu sefer de bizi şaşırtmadı elbette. Yine bilindik “Maliyet, çevresel etkiler ve yap-işlet-devret modeliyle ilgili eleştiriler” peş peşe sıralanarak projenin ekonomik fizibilitesi tartışıldı.(Sanıyorum hala aynı fikirdeler)
Akkuyu Nükleer Santrali (2010-Devam Ediyor)
Türkiye’nin ilk nükleer santrali, Mersin’de inşa ediliyor. Enerji bağımsızlığını artırmayı hedefliyor.
Kardeşimin de İnşaat Mühendisi olarak yapımında şantiye şefi olarak çalıştığı proje, Türkiye ile Rusya arasında hükümetler arası bir anlaşmayla yürütülüyor ve ana yüklenici Rus Rosatom. Proje, Rosatom’un çoğunluk hissesine sahip olduğu Akkuyu Nükleer A.Ş. tarafından yönetiliyor.
20 milyar dolara mal olması beklenen santralda bu yıl birinci ünitenin hizmete girmesi bekleniyor. Kalan üç ünitenin ise 2028 sonuna kadar hizmete girmesi planlanıyor.
CHP’nin Tutumu yine aynı; “Çevresel riskler, nükleer atık yönetimi ve Rusya’ya bağımlılık” gibi nedenleri ileri sürüp eleştirildi. Ayrıca şunu da belirtelim; CHP, yenilenebilir enerjiye öncelik verilmesini savundu ki bu eleştirisi bir noktaya kadar kabul edilebilir diyebiliriz.
Yusufeli Barajı (2012-2023)
Artvin’de Çoruh Nehri üzerinde inşa edilen baraj, Türkiye’nin en yüksek barajı (270 metre). Enerji üretimi ve su yönetimi için kritik öneme sahip yüz akı bir proje.
Yusufeli Barajı, Artvin’de Çoruh Nehri üzerinde yer alan, 275 metre yüksekliğiyle Türkiye’nin en yüksek, çift eğrilikli beton kemer baraj kategorisinde dünyanın beşinci yüksek barajıdır. 558 MW kurulu gücüyle yıllık 1.888 GWH elektrik üreterek 2,5 milyon kişinin enerji ihtiyacını karşılar. 2,2 milyar m³ depolama kapasitesine sahiptir ve 2022’de su tutmaya başlayarak 2023’te elektrik üretimine geçti.
Yaklaşık 6 milyar TL’ye mal oldu ve 2023’te tamamlanıp hizmete girdi.
CHP, “Çevresel etkiler ve yerel halkın yer değiştirmesi” gibi nedenler ileri sürüp eleştirdi.
Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren (YHT) Hattı (2003-2014)
Bir örnek olması nedeniyle sadece Ankara-İstanbul YHT örneğini size veriyorum. Yurdun çeşitli yerlerinde başka YHT projeleri de mevcuttur.
Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren (YHT), Türkiye’nin ilk yüksek hızlı tren hatlarından biridir ve Ankara ile İstanbul (Pendik/Söğütlüçeşme) arasında 533 km’lik bir güzergâhta hizmet verir. 250 km/s hıza ulaşabilen trenler, yolculuğu yaklaşık 4-4,5 saate indirmiştir. Hat, 2009’da Ankara-Eskişehir etabıyla başlayıp, 2014’te İstanbul’a uzanarak tamamlanmıştır. TCDD tarafından işletilen YHT, günlük karşılıklı seferlerle yolcu taşır ve konforlu seyahat imkânı sunar. Başkentray ve Marmaray bağlantıları ile entegre olan hat, Türkiye’nin demiryolu ulaşımında önemli bir yere sahiptir.
4 milyar dolara mal oldu ve 2014’te hizmete açıldı.
CHP, “Projenin maliyeti ve uygulama sürecindeki aksaklıkları” eleştirse de genel olarak demiryolu yatırımlarına destek verdiğini söyleyebiliriz.(şaşırmayın arada doğru kararlar verdiği de oluyor. Bozuk saat misali)
Kanal İstanbul (Planlama Aşamasında - İnşallah yapılıp hizmete girecek)
İstanbul Boğazı’na alternatif bir su yolu olarak planlanan proje, Küçükçekmece-Sazlıdere-Durusu hattında 45 km uzunluğunda olacak.
Kanal İstanbul, İstanbul’un Avrupa yakasında Karadeniz ile Marmara Denizi’ni bağlamak için planlanan 45 km uzunluğunda, 25 metre derinliğinde ve 250-1000 metre genişliğinde yapay bir su yolu projesidir. Amaç, Boğaz’daki gemi trafiğini azaltmak, lojistik ve ekonomik fayda sağlamaktır. Proje, 6 köprü, limanlar, marina ve yeni yerleşim alanları içeriyor. Maliyeti yaklaşık 15-20 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. İlk kazma 2021’de vuruldu, ancak çevresel etkiler, deprem riski ve finansman tartışmaları nedeniyle proje yavaş ilerliyor. Tamamlanma tarihi belirsiz, 2027-2030 arası öngörülüyor.
Tahmini 15 - 20 milyar dolara mal olması beklenen proje henüz başlangıç aşamasında. Planlama ve ihale süreci devam ediyor.
CHP’nin en çok üzerinde durduğu ve şiddetle karşı çıktığı bir proje. Bu proje içinde CHP, “Çevresel yıkım, deprem riski, maliyet ve İstanbul’un su kaynaklarına etkisi” gibi nedenleri ileri sürüp sert şekilde karşı çıkıyor. Ayrıca CHP, projeyi “gereksiz ve zararlı” olarak niteliyor.
Okuyucuya Son Not: Lütfen sizlerde varsa eksiklerimiz yorum olarak ekleyerek katkı sunun. Bu yazıyı okuyup faydalı bulduysanız lütfen beğenip paylaşarak ve @torunpasha takip ederek destek verin. Teşekkürler...
#TürkiyeninMegaProjeleri #AvrasyaTüneli #OsmangaziKöprüsü #YHT #Marmaray #İstanbulHavalimanı #AkkuyuNükleer
ANADOLU'DAKİ OSMANLI (BATI) VE SELÇUKLU (DOĞU) ESERLERİ
Geçmişten bugüne Osmanlı ve Selçuklu eserlerinden bazılarını listeye alıyorum. Günümüzde de kullanılan bu ecdat miraslarını bir örneklik teşkil etmesi hasebiyle yorumsuz paylaşıyorum. (Lütfen yorumlarınızla katkı verin)
Not: Osmanlı eserlerinin Payitaht dışında Anadolu'nun her bölgesinde olmadığını ve olanların da "Sancak" olan Şehzadeler Şehirlerinde bulunması dikkatlerden kaçmasın.
OSMANLI ESERLERİ
Anadolu’daki başlıca Osmanlı eserleri, mimari, sanat ve kültürel miras açısından zengin bir yelpazeye sahiptir. İşte öne çıkan bazı örnekler:
İstanbul:
Ayasofya Camii: Osmanlı döneminde camiye çevrilen bu yapı, çeşitli eklemelerle (minareler, mihrap, minber) Osmanlı mimarisinin izlerini taşır.
Süleymaniye Camii: Mimar Sinan’ın başyapıtlarından biri, 1557’de tamamlandı. Zarif kubbesi ve sosyal kompleksleriyle (medrese, hastane, hamam) dikkat çeker.
Topkapı Sarayı: 15. yüzyılda inşa edilen bu saray, Osmanlı padişahlarının ikametgahı ve yönetim merkeziydi.
Yerebatan Sarnıcı: Osmanlı döneminde restore edilerek kullanılan Bizans dönemi su sarnıcı.
Bursa:
Ulu Camii: 14. yüzyıl sonlarında inşa edilen erken Osmanlı mimarisinin önemli örneklerinden. 20 kubbeli yapısıyla ünlü.
Yeşil Camii ve Külliyesi: 15. yüzyılda Çelebi Mehmet döneminde inşa edildi. Çini süslemeleriyle dikkat çeker.
Muradiye Külliyesi: II. Murat döneminde yapılan cami, medrese ve türbelerden oluşan bir kompleks.
Edirne:
Selimiye Camii: Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” dediği bu cami, 1575’te tamamlandı. Muhteşem kubbesi ve ince minareleriyle UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde.
Üç Şerefeli Camii: 15. yüzyılda inşa edilen bu cami, Osmanlı mimarisinde yenilikçi minare tasarımıyla öne çıkar.
Konya:
Mevlana Türbesi ve Camii: Osmanlı döneminde eklemeler yapılan bu kompleks, Mevlevi kültürünün merkezi.
Alaaddin Camii: Selçuklu eseri olmasına rağmen Osmanlı döneminde restore edilerek kullanılmıştır.
Amasya:
Sultan II. Bayezid Külliyesi: 15. yüzyılda inşa edilen bu kompleks, cami, medrese, imaret ve türbeden oluşur.
Yalıboyu Evleri: Osmanlı sivil mimarisinin sade ama zarif örnekleri.
Safranbolu:
Safranbolu Evleri: Osmanlı şehir mimarisinin en iyi korunan örneklerinden. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde.
Cinci Hanı: 17. yüzyılda inşa edilen bu han, Osmanlı ticaret yollarının önemli duraklarından.
İzmir:
Kemeraltı Çarşısı ve Hisar Camii: 16. yüzyılda inşa edilen Hisar Camii, Osmanlı çarşı kültürünün merkezinde yer alır.
Kütahya:
Ulu Camii: 14. yüzyılda Germiyanoğulları tarafından inşa edilse de Osmanlı döneminde restore edildi.
Çini Atölyeleri: Osmanlı çini sanatının önemli merkezlerinden.
Manisa:
Muradiye Camii: 16. yüzyılda Mimar Sinan tarafından tasarlanan bu cami, çini süslemeleriyle ünlü.
Sultan Camii: 16. yüzyılda inşa edilen bir diğer önemli Osmanlı eseri.
Ankara:
Hacı Bayram Veli Camii ve Türbesi: 15. yüzyılda inşa edilen bu kompleks, Osmanlı dini mimarisinin sade ama etkileyici örneklerinden.
Bu eserler, Osmanlı mimarisinin hem dini hem de sivil alanda çeşitliliğini yansıtır. Mimar Sinan’ın eserleri özellikle estetik ve mühendislik açısından öne çıkar.
SELÇUKLU ESERLERİ
İşte günümüze ulaşan başlıca Selçuklu eserlerinin detaylı listesi:
Anadolu’daki Başlıca Selçuklu Eserleri
Anadolu Selçuklu mimarisi, taş işçiliği, çini sanatı, geometrik desenler ve anıtsal yapılarla İslam dünyasının en önemli miraslarından biridir. Aşağıda, camiler, medreseler, külliyeler, türbeler, hanlar, köşkler ve köprüler kategorilerinde günümüze ulaşan eserleri detaylı bir şekilde sunuyorum.
1. Camiler
Konya - Alaeddin Camii
Tarih: 12. yüzyıl, I. Alaeddin Keykubad döneminde tamamlandı (1221).
Konya’nın merkezinde, Alaeddin Tepesi’nde yer alır. Hipostil planlı (sütunlu) bir camidir. Ahşap destekli tavan, çini süslemeli mihrap ve minber dikkat çeker. Farklı dönemlerde eklemeler yapılarak Bizans sütunları da kullanılmıştır.
Selçuklu’nun başkentinde, sultanların namaz kıldığı ve devlet törenlerinin düzenlendiği bir merkezdi. Mimari sadeliği ve tarihî katmanlarıyla eşsizdir.
Günümüzdeki Durum: Restore edilmiş, ibadete açık.
Sivas - Ulu Camii
1197, I. İzzeddin Keykavus dönemine tarihlenen eser; Sade ama zarif taş işçiliğiyle dikkat çeker. Eğik minaresi ve ahşap minberi öne çıkar. İç mekânda geometrik desenler bulunur.
Sivas’ın en eski camilerinden biri, şehirdeki Selçuklu mirasının temel taşlarından.
Günümüzdeki Durum: İbadete açık ve iyi korunmuş.
Divriği - Ulu Camii ve Darüşşifası
1228-1229, Mengücekoğulları beyi Ahmet Şah ve eşi Turan Melek tarafından yaptırıldı.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde. Taş oymacılığıyla ünlü; giriş kapısı, pencereler ve minberdeki motifler adeta dantel gibi işlenmiştir. Mukarnas (stalaktit) süslemeler ve bitkisel desenler dikkat çeker. Darüşşifa, hastane olarak kullanılmıştır.
Selçuklu mimarisinin sanatsal zirvesi, taş işçiliğinde dünya çapında eşsiz bir örnek.
Günümüzdeki Durum: Restore edilmiş, ziyarete açık.
Eski Malatya (Battalgazi) Ulu Cami
1224 yılında inşa edilmiştir.
Malatya / Battalgazi ilçesinde (Eski Malatya) bulunan bu cami Selçuklu Hükümdarı Alaaddin Keykubat zamanında inşa edilmiştir. Kitabesine göre mimarları Yakup bin Ebubekir el-Malati ve Mansur bin Yakup'tur.
Eski Malatya Ulu Camisi XIII-XIV.yüzyıllarda yapılan onarımlarla kuzey, doğu ve batı yönüne doğru genişletilmiştir. Bunun ardından da farklı dönemlerde yapılan onarımlar yapının orijinal konumunu büyük ölçüde değiştirmiştir.
Ankara - Arslanhane Camii
1290, Ahi Şerafeddin tarafından yaptırıldı.
Ahşap sütunlu hipostil planlıdır. Tavan ve minberdeki ahşap oymalar, Selçuklu ahşap işçiliğinin en güzel örneklerindendir. Çini süslemeli mihrap öne çıkar.
Ankara’daki nadir Selçuklu eserlerinden, ahşap sanatının inceliklerini yansıtır.
Günümüzdeki Durum: İbadete açık, restore edilmiş.
Niğde - Alaeddin Camii
1223, Selçuklu döneminde inşa edildi.
Doğu kapısındaki gölgeli taş oymaları ve minaredeki yeşil çiniler dikkat çeker. Kare planlı, sade ama zarif bir yapıdır.
Niğde’nin tarihî dokusunun önemli bir parçası, erken Selçuklu çini sanatına örnek.
Günümüzdeki Durum: İbadete açık, iyi korunmuş.
Aksaray - Ulu Camii
12. yüzyıl, Karamanoğulları döneminde de kullanıldı.
Taş mihrap ve minaredeki sade işçilik öne çıkar. Selçuklu’nun tipik kare planlı camilerindendir.
Aksaray’ın Selçuklu mirasının ana yapılarından biri.
Günümüzdeki Durum: İbadete açık.
2. Medreseler
Sivas - Gök Medrese
1271, Vezir Sahip Ata tarafından yaptırıldı.
Çift minareli anıtsal giriş portalı, mavi çiniler (adını buradan alır) ve taş oymalarıyla ünlüdür. Avlulu planlıdır, simetrik tasarımıyla dikkat çeker.
Selçuklu’nun eğitim merkezlerinden biri, çini ve taş sanatının birleşiminde başyapıt.
Günümüzdeki Durum: Müze olarak kullanılıyor, ziyarete açık.
Sivas - Çifte Minareli Medrese
1271, İlhanlı veziri Şemseddin Cüveyni tarafından yaptırıldı.
Sadece ön cephesi ayakta. Çift minareleri ve taş işlemeleriyle anıtsal bir görünüme sahip. Bitkisel ve geometrik motifler dikkat çeker.
Sivas’taki Selçuklu mimarisinin en görkemli yapılarından, eğitim merkeziydi.
Günümüzdeki Durum: Kısmen ayakta, ziyarete açık.
Konya - İnce Minareli Medrese
1264, Vezir Sahip Ata tarafından yaptırıldı.
Zarif minaresi (yıldırım düşmesiyle kısmen zarar gördü) ve çini süslemeleriyle ünlü. Taş oymalı giriş kapısı ve iç mekândaki çiniler dikkat çeker.
Selçuklu’nun ilim merkezlerinden, bugün taş eserler müzesi.
Günümüzdeki Durum: Müze, ziyarete açık.
Kırşehir - Cacabey Medresesi
1272, Cacaoğlu Nureddin tarafından yaptırıldı.
Kare planlı, açık avlulu. Astronomik gözlemler için kullanıldığı düşünülüyor. Taş işçiliği ve çinileri sade ama zarif.
Selçuklu’da bilimsel eğitimin önemli merkezlerinden.
Günümüzdeki Durum: Kültür merkezi olarak kullanılıyor, ziyarete açık.
Kayseri - Çifte Medrese (Gevher Nesibe Şifaiyesi ve Tıp Medresesi)
1206, I. Gıyaseddin Keyhüsrev’in kız kardeşi Gevher Nesibe adına yaptırıldı.
Tıp eğitimi ve tedavi merkezi. İki medreseden oluşan kompleks, taş işçiliğiyle dikkat çeker.
Dünyanın ilk tıp medreselerinden, Selçuklu’nun sosyal hizmet anlayışını yansıtır.
Günümüzdeki Durum: Müze, ziyarete açık.
3. Külliyeler
Kayseri - Hunat Hatun Külliyesi
1238, I. Alaeddin Keykubad’ın eşi Mahperi Hunat Hatun tarafından yaptırıldı.
Cami, medrese, hamam ve türbeden oluşur. Taş işçiliği ve çini süslemeleriyle dikkat çeker. Cami, sade ama zarif bir mihraba sahip.
Selçuklu’nun sosyal ve dini komplekslerinden, Kayseri’nin tarihî dokusunun merkezi.
Günümüzdeki Durum: Cami ibadete, diğer bölümler ziyarete açık.
Tokat - Gök Medrese
13. yüzyıl, Pervane Muineddin Süleyman tarafından yaptırıldı.
Taş ve çini işçiliğiyle süslü, avlulu planlı bir medrese. Bugün müze olarak kullanılıyor.
Tokat’taki Selçuklu mirasının önemli bir parçası.
Günümüzdeki Durum: Müze, ziyarete açık.
4. Türbeler
Konya - Mevlana Türbesi ve Dergâhı
13. yüzyıl, Osmanlı döneminde genişletildi.
Mevlana Celaleddin Rumi’nin türbesi, yeşil kubbesi (Kubbe-i Hadra) ve çini süslemeleriyle ünlü. Dergâh, Mevlevi ritüellerinin merkeziydi.
Mevlevilik’in merkezi, dünya çapında manevi bir cazibe noktası.
Günümüzdeki Durum: Mevlana Müzesi, ziyarete açık.
Sivas - Güdük Minare Türbesi
Tarih: 13. yüzyıl.
Küçük ama zarif bir türbe, taş işçiliğiyle dikkat çeker. Adını kısa minaresinden alır.
Sivas’taki yerel Selçuklu mirasının parçası.
Günümüzdeki Durum: Ziyarete açık.
5. Hanlar ve Kervansaraylar
Aksaray - Sultanhanı
1229, I. Alaeddin Keykubad tarafından yaptırıldı.
İpek Yolu’ndaki en büyük kervansaraylardan. Anıtsal giriş kapısı, taş oymalar ve avlulu yapısıyla dikkat çeker.
Selçuklu’nun ticaret ve ulaşım ağını yansıtır.
Günümüzdeki Durum: Restore edilmiş, ziyarete açık.
Kayseri - Karatay Hanı
1240, Vezir Celaleddin Karatay tarafından yaptırıldı.
Taş işçiliği ve avlulu yapısıyla İpek Yolu’nun önemli duraklarından. Giriş kapısındaki oymalar dikkat çeker.
Selçuklu’nun ticari altyapısını gösterir.
Günümüzdeki Durum: Ziyarete açık.
Alanya - Şarapsa Hanı
13. yüzyıl, I. Gıyaseddin Keyhüsrev dönemi.
Akdeniz kıyısındaki İpek Yolu üzerinde yer alır. Taş işçiliği sade ama sağlamdır.
Selçuklu’nun kıyı ticaretine verdiği önemi yansıtır.
Günümüzdeki Durum: Restore edilmiş, ziyarete açık.
6. Köşkler ve Saraylar
Konya - Kubadabad Sarayı
1236, I. Alaeddin Keykubad tarafından yaptırıldı.
Beyşehir Gölü kıyısında yazlık saray. Çini süslemeleri (özellikle hayvan figürleri) ve taş işçiliğiyle ünlü. Büyük kısmı harabe.
Selçuklu saray mimarisinin nadir örneklerinden.
Günümüzdeki Durum: Arkeolojik kazılar devam ediyor, kısmen ziyarete açık.
Kayseri - Keykubadiye Sarayı
13. yüzyıl, I. Alaeddin Keykubad dönemi.
Göl kenarında yer alan yazlık saray. Çini ve taş işçiliğiyle süslü.
Selçuklu’nun lüks yaşamını yansıtır.
Günümüzdeki Durum: Kısmen ayakta, ziyarete açık.
7. Köprüler
Sivas - Eğri Köprü
13. yüzyıl.
Kızılırmak üzerinde, taş işçiliğiyle inşa edilmiş. Adını hafif eğimli yapısından alır.
Selçuklu’nun altyapı projelerine örnek.
Günümüzdeki Durum: Kullanımda, ziyarete açık.
Tokat - Hıdırlık Köprüsü
13. yüzyıl.
Yeşilırmak üzerinde, sade ama sağlam taş işçiliğiyle dikkat çeker.
Selçuklu’nun ulaşım ağının bir parçası.
Günümüzdeki Durum: Kullanımda, ziyarete açık.
Ek olarak:
Selçuklu eserleri, mukarnas, çini, geometrik ve bitkisel motifler, anıtsal portaller ve taş oymacılığıyla tanınır. Camiler genellikle hipostil, medreseler avlulu veya kapalı planlıdır.
Kültürel Miras: Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alır. Diğer eserler de Türkiye’nin kültürel mirasının önemli parçalarıdır.
Çoğu eser Osmanlı döneminde kullanılmış ve restore edilmiştir. Günümüzde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından korunuyor.
Dağılım: Konya, Sivas, Kayseri, Malatya, Aksaray, Niğde, Ankara, Kırşehir, Divriği, Tokat ve Alanya, Selçuklu eserlerinin yoğun olduğu şehirlerdir.
#Osmanlı #Selçuklu #Mimari #Camii #Kümbet #Kervansaray #Şifahane #Medrese
#Malatya medyasını takip eden Malatyalılar neden @torunpasha hesabını takip etmiyorsunuz?
Duygularımıza tercüman olan özgün yazıları ve görüşleriyle öne çıkan bu hesabı LÜTFEN TAKİP EDELİM
MEĞER İÇİMİZDE NE ÇOK "TERÖR-SEVİCİ" VARMIŞ VE NE ÇOK TERÖRDEN BESLENEN VARMIŞ
Lamı cimi yok kardeşim. Bir kere şunun altını çizelim; terörsüz Türkiye hedefi her zamankinden daha yakın.
50 yılı aşkın bir süredir Türkiye'nin tüm enerjisini tüketen bu süreç nihayet "silah bırakma" ve örgütün kendisini feshetmesiyle sonuçlandı.
Henüz yolun başındayız ancak bu aşamaya gelene kadar yapılan çabaları taktir etmek gerekir.
Başta Sayın Cumhurbaşkanımız ve Devlet Bahçeli'nin elini taşın altına koymasıyla sürecin ilk adımı atıldı. Uzatılan eli tutan ve sahiplenen DEM partisi de "Türkiye'nin partisi" olma ve meşru siyaset zeminin yakalanması için inisiyatif aldı.
Türkiye'nin "terör sorunu" sanki Ak Parti ve MHP'nin sorunu imiş gibi diğer muhalif partiler "cılız" bir mesajla işi geçiştirdi. Hemen hepsi ya derin bir sessizliğe büründü yahut "terörle anlaşma olmaz, istemezük" havalarında barış ve huzur ikliminin tesisi noktasına "taş" koyma yoluna gitti.
Meğerse ülkemizde ne çok "terör sevici" varmış, meğerse ne çok terör üzerinden siyaset yapan varmış... Ellerinden oyuncakları alınan çocuklar gibi mızmızlanmaya başladılar.
Ana muhalefet lideri adeta terörün sözcüsü gibi davranarak DEM Partinin bile dile getirmediği "kayyumdan vazgeç, siyasi tutsakları sal" diyerek PKK'nın gönüllü avukatlığına soyundu.
Bu söylemin CHP'nin kendince "süreci baltalama" girişiminin itirafı olarak kabul edebiliriz.
Devletin "kayıtsız şartsız silah bırak" teklifine PKK tarafından hiçbir "ön şart" ileri sürülmeden kongre topladılar ve teklif kabul edildi.
Türk-Kürt kardeşliğinin yeniden bir tesisinin başlangıcı olan bu hamleden neden rahatsız oluyorsunuz?
Türk anaları da Kürt anaları da evlatlarının tabutuna değil boynuna sarılacaksa bu sizi neden rahatsız ediyor?
Bir daha analar ağlamasın, ocaklar sönmesin demek çok mu zor?
Dağda taşta yitirdiğimiz gençlerimiz enerjilerini Türkiye'nin kalkınmasına harcamasının neresi kötü?
Elli yıldan fazla bir süredir dağa taşa harcanan silah paralarıyla; Türk gencinin de Kürt gencinin de geleceğini inşa etmek, eğitim harcaması yapmak, sağlık harcaması olarak değerlendirmek, altyapı ve üstyapıyı inşa etmek ve yeni iş sahaları ve istihdama harcamanın neresi kötü söyler misiniz?
Dışarıda hemen kapımızın önünde cereyan eden yıllardır süren savaşların ülkemizi ne kadar yıprattığını göremiyor musunuz?
Hem de her zamankinden çok birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde kimse "terör" bahanesiyle halkı galeyana getirmeye ve sokaklara çekmeye çalışmasın.
Herkes aklını başına alsın ve "nefret dili" yerine sevgi dilini, "barış dilini" ikame etsin. Edemiyorsa "dilini tutsun"!
Şimdiye kadar olan gelişmede devlet üzerine düşeni yapmıştır, şimdi sıra bizde. Biz halk olarak, millet olarak devletimizin ortaya koyduğu iradeye inanıyor ve güveniyoruz.
Malatya, Teknofest 2025 Kıbrıs Finalleri’nden Türkiye Şampiyonu Olarak Döndü
Turizm Teknolojileri alanında yarışan Malatya Deneyap Atölyesi takımı, büyük bir başarıya imza atarak Türkiye Şampiyonu oldu.
https://t.co/cmITLERnan
MALATYA'DA SU FİYATLARI DOĞALGAZLA YARIŞIYOR
Sayın Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı @samiermbb Malatya'da su fiyatları mega kentimiz İstanbul'dan bile pahalı kullanıyor olmamızı aklımız almıyor ve bu durumda bir adım atılmamasını da kabul edemiyoruz.
Malatya Yeşilyurt Kozluk Köyü sınırları içinde bulunan Beydağı eteklerinden çıkan suyumuzun Roma Döneminden beri kullanılan Kaptajda toplandıktan sonra kendi debisiyle Malatya'nın %90'nını kapsayan Allah vergisi suyumuzun bu kadar pahalı olmasına karşın bir düzenleme yapmayı düşünüyor musunuz?
Eskiden aylık elektrik faturamızın yaklaşık üçte biri nispetinde su faturası gelirdi. Şimdi ise 1700 küsur lira gelen su faturasının yanında 600 TL elektrik faturası ödüyoruz. Yani elektrik parası su faturasının üçte biri oranında geride kalmış.
Oysa ülkemizin enerji üretmek için yaptığı yatırımlar ve enerjiye olan ihtiyacımız dolar bazında hesaplanıyor ve her geçen gün enerji ihtiyacımız daha fazla artıyor. Doğalgaz için ödemiş olduğumuz ücretle yarışan su fiyatlarının yeniden ele alınıp bir düzenlemeye gidilmesi kaçınılmaz.
Selefiniz olan eski başkanımızın giderayak hem de depremle yerle bir olmuş şehrin sakinlerine suya yüzde 25 zam yaparak "tarihi" bir başarıya(!) imza atmıştı.
Göreve geldiğiniz günden bu yana sürekli sizlerden gelecek müjdeli bir haberi Malatya kamuoyu bekleyip durdu lakin sizde selefiniz gibi kamuoyunun beklentilerini görmezden geldiniz.
Sayın Başkanım,
Ekonomik darboğazlardan geçmekte olduğumuz şu günlerde sabit gelirliler ve fakir fukara zaten kıt kanaat ancak geçinebiliyorlar.
Fırsatı bulanların kenti terk ettiğini de göz önünde bulundurursak şurada kala kala bir avuç "deprem mağduru" nüfus kaldı. Hiç değilse güzel memleketimin dağlarından gürül gürül akan suyumuzu bari ağız tadıyla kana kana içelim.
Lütfen su fiyatlarını yeniden düzenleyip makul bir fiyat belirleyin...
#Malatya #Deprem #SamiEr #MalatyaBelediyesi #MASKİ
ORDU GÖREVE(!)
Bizim Genelkurmay başkanımız kim..?
Bizim Kara kuvvetleri komutanımız kim..?
Bizim Deniz kuvvetleri komutanımız kim..?
Bizim Jandarma genel komutanımız kim..?
Demiş bir X yorumcusu. Kim olduklarına bakalım:
Eskiden olsa listedekiler dışında "Milli Güvenlik Kurulu" üyelerini bile rütbeleriyle sayabilirdik. Demokrasinin gözünü seveyim.
Yine eskiden olsa "ne güzel"(!) Genelkurmayın "ışıkları yanıyor mu" diye konuşur "kulis" haberlerini takip ederdik.
Eskiden olsa "Ordu Göreve" güzellemeleri eşliğinde ne güzel demokrasicilik oynardık.
Eskiden "üst düzey" bir askeri kaynaktan(!) aldığımız bir bilgiye diye başlar, içimizden geçen "osuruktan" düşünceleri haber diye yuttururduk.
Ve yine eskiden "Ordu hatasız" manşetleri eşliğinde bol yaldızlı Paşaların fotoğrafları altında sözüm ona hükümete "uyarı" mavallarını üst başlığa çeker satır aralarında seçilmiş hükümete yapılan kibar(!) "ayarları" haber diye satardık.
Eskiden olsa haftada üç-beş defa "askeri muhtıra", "e-muhtıra" ve "andıç" gibi başımızın üzerinde "Demokles'in kılıcı gibi duran" muhtıra ve Milli Güvenlik Kurulu dayatmalarını ne güzel(!) uygulardık. Öyle mi?
Eskiden bizlerin "Peygamber Ocağı" diyerek yücelttiği ve evlatlarımızı kınalayarak teslim ettiğimiz sonrasında tabutlarla geri teslim aldığımız yavrularımızın yasını tutarken sizlerin "Orduevlerinde" Ramazanın ortasında içkili-danslı fotoğraflarınızı TV'lerden izlek zorunda kalıyorduk.
Anne ve eşlerimizin başlarında örtü olduğu için kışla kapısında evlatlarımızın yeminini beklerken sizler "irtica hortladı" manşetlerini gözümüze sokarak bizi askerle karşı karşıya getirmekle meşguldünüz.
Biliyorum yine eski özlemleriniz depreşti. Sokaklarda pek bir yalnız kaldınız. Yürürken ve meydanlarda "ordu göreve" diye haykıramıyorsunuz. Onun yerine "Mustafa Kemal'in Askerleriyiz" sloganıyla idare ediyorsunuz. Oysa biz biliyoruz ki birçoğunuz zaten "çifte vatandaş" olduğunuz için ya kısa süreli ya paralı askerlik yaparak nerenin ve kimin askeri olduğunuzu gösteriyorsunuz...
Kısa bir iki cümle yazayım dedim bakın çıkından neler çıktı. "Lafın tamamı aptala anlatılır" kabul edin. Çünkü tamamını anlattım.
#CHP #Asker #Ordu #Darbe #MGK #Andıç #Muhtıra
1. Lig’deki mücadelesini şampiyonlukla taçlandıran Malatya Büyükşehir Belediyespor Ampute Futbol Takımı önümüzdeki sezon Ampute Süper Ligi'nde mücadele edecek.
https://t.co/dWNyNMXxlc
Dava Adamı Mehmet Akif Ersoy’u Anlamak Konferansına Yoğun İlgi
Yoğun ilgi gören etkinlikte, Milli Eğitim Bakanlığı Milli Eğitim Akademisi Daire Başkanı Bekir Şirin konuşmacı olarak yer aldı.
https://t.co/QB7ME8j5Hb
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Rıdvan Selen, alerjik rinitin burunda kaşıntı, doluluk, hapşırma ve beyaz bir akıntı ile kendini gösteren bir hastalık olduğunu belirtti.
https://t.co/ZoYka1TbbP
Malatya'da 300 Milyon Liralık Büyük Altyapı Yatırımı
Malatya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürü Sinan Çeçen, Daire Başkanları ve Müdürleri ile Dilek Mahallesi'ni inceledi.
https://t.co/pAML8ihJyT
Başkan Taşkın: "Malatya'nın Yeni Yüzü Burada Yükseliyor"
Başkan Taşkın, Malatya'nın çehresini değiştirecek bu prestij yatırımın tamamlanması için süreci yakından takip ettiklerini vurguladı.
https://t.co/puzFR3O3B1
Toplam 4 seans şeklinde sahnelenen “Midas’ın Kulakları” adlı çocuk tiyatrosu, yaklaşık 750 kişilik seyirci kitlesine ulaştı. Oyun sonunda çocuklara küçük hediyeler dağıtılarak tiyatro deneyimleri taçlandırıldı.
https://t.co/nTFH8Zya6J
Malatya Büyükşehir Belediyesi, çevre bilincini artırmak ve doğa sevgisini gelecek kuşaklara aşılamak amacıyla fidan dikimi programı gerçekleştirerek örnek olmaya devam ediyor.
https://t.co/mzqW2hVQCn
‘Sıfır Atık Mucitleri Yarışması’ ile sıfır atık, geri dönüşüm ve çevre bilincinin arttırılmasına yönelik farkındalık oluşturan hizmetlerine bir yenisini daha eklediklerini söyleyen Başkan Geçit, yarışmaya katılan tüm okulları ve öğrencileri tebrik etti.
https://t.co/0CQYsG0p6v
Sadıkoğlu: “Hasar tespiti bir an evvel tamamlanarak, destekler verilmeye başlamalı”
Sadıkoğlu, zirai don hasar tespitinin bir an evvel tamamlanarak, desteklerin verilmeye başlanması çağrısı yaptı.
https://t.co/y0IC4Y4TMC