Kul Sadi Yüksel ve DEAŞ, öyle mi?
Türkiye’de İslami camiâyı tanıyan herkes bunun bir yalan ve iftira olduğunu bilir.
Daha acı olanı ne, biliyor musunuz?
Operasyon yapılalı bir hafta oluyor ve mağdur olan Müslümanlar bu durumu gündem etmeyip sabırla imtihanlarının geçmesini bekliyorlar.
Fakat operasyonu yapanlar, marifet yapmış gibi 70 yaşında bir hocanın ters kelepçeli ve başı bastırılmış fotoğrafını basına servis ediyorlar. Birilerine "iş" yaptıklarını kanıtlamak için...
Efendileriniz bu marifetinizi görüp sizi takdir etti mi bilmem; ama Allah, melekler ve müminler yaptığınızı gördü, kayıtlara geçti.
Binlerce dilde lanetlendiniz.
@HalisBayancukD Rabbim ecrinizi versin. Kıymetli vaktinizi ayırıp merak edilen sorulara sabırla cevap vermeniz ilme olan sevginizden kaynaklı. Allah sizi el Hafız ismi ile muhafaza etsin...
Hasbihâl 65. Bölüm Yayında!
- Sarık Takmak Sünnet mi?
- Oy Kullanmak İçtihada Açık mı?
- Kardeşine “Kâfir” Diyen Kâfir Olur mu?
- Baskı Altında Dinini Yaşayanlar Ne Yapmalı?
Ve daha birçok sorunun sorulduğu hasbihâl programımızın yeni bölümünü izlemek için: https://t.co/LoWmcT555r
Bir yıl önce Ecir Kapısı Derneğinin desteğiyle hayata geçirilen Ecir Manav projesinin yeni şubesinin açılışı gerçekleştiriliyor. 🤲
Projenin temel amacı, “Tarladan Halka” anlayışıyla aracıları ortadan kaldırmak, ürünleri doğrudan üreticiden temin ederek halka uygun fiyatlarla ulaştırmaktır.
7 Ekim ve sonrasında yaşananlar, Filistin meselesine karşı tavrımızın geçici tepkilerden ibaret olamayacağını bir kez daha gösterdi.
Mücadele; yalnızca bir ürünü satın almamak değildir. Zulmü destekleyen ekonomik düzene, onu meşrulaştıran propagandaya ve bize dayatılan değer anlayışına karşı bilinçli ve sürekli bir duruştur.
#GazzeninVebali elbette ki bütün insanların üzerinedir. Lakin elinde güç ve yetki olanlar ise bu vebalin asıl sorumlusudur. Her iman ve vicdan sahibi kişi şunu düşünmelidir, sustukça sıra bize de gelecektir.
Bir insan nasıl ki yemeden, içmeden yaşayamazsa; adil bir imam, halife ve İslami bir yönetim olmadan da gerçek anlamda yaşayamaz.
Nefes alır; ancak sadece yaşadığını zanneder.
İslam hukuku karşısında Peygamber (sav) bile eşitken, beşeri sistemlerde en küçük bir unvan dahi o sistemin kanunlarını uygulanamaz hale getirebiliyor.
İşte bu yüzden hepimiz ekmek gibi, su gibi şeriata muhtacız!
@HalisBayancukD İslam demek Adalet demektir.
İslami kullanarak insanları sömüren mağdur eden insanlarda malesef ki günümüzde mevcud. Hakiki adaletin olduğu yerde mağduriyetin yaşanması mümkün değildir. Allah'in seriatinda hayat vardır. Emniyet ve güven vardır.
Ne çok özlem duyuyoruz asrisaadete
Beşerî Sistemlerde Adalet Neden Sağlanamıyor?
“Biri 2 milyar para götürür, sadece bir özür diler ve bundan kurtulur. Biri kahvaltılık çalar; hapsedilir, fotoğrafları ifşa edilir, her tarafa rezil edilir.”
“Bir sistem adalet üzere kurulmuşsa o sistemin normali adalet, anormali zulümdür. Bir sistem zulüm üzere kurulmuşsa o sistemin normali zulüm, anormali adalettir.”
Sizi yaratan O’dur. İçinizden kimi kâfir kimi de mümindir. Allah yaptıklarınızı görendir.
(64/Teğabûn, 2)
Kur’an görmek isteyene hidayet ve nur’dur, görmek istemeyene dalalet ve ateştir.
Ew Allahê ku însan di şêweyên cûrbicûr de xûliqandîye û hinekan ji hinên din ji hêla sûret û barist/hacim û reng ve veqetandîye ji her qisûr û kêmasîyan mûnezzeh e. Ew e yê ku di rehîman de gav bi gav şêwe/sûret dide her yekê candar.
https://t.co/c0mcEZ9Gb0
@HalisBayancukD Algı operasyonu ile bunu başardılar.
Bize düşen ise vahyin penceresinden hayata bakıp ders çıkarmak.
Ancak bu şekilde düzen oluşabilir.
Her zaman ki gibi çok önemli tespitler ile farkındalık oluşturdunuz hocam...
Allah ilminizi artırsın...
İslam tarihinde insanlar, küfür ameli işleyen toplulukların muayyen veya mutlak olarak küfre girip girmediğini defalarca ve farklı taifeler üzerinden tartıştı. Ancak tartışan her iki taife de şirk ve küfür amelini işleyenleri zemmetme, onları hakka davet etme ve onları şirkten sakındırma konusunda ittifak etti. Tarihin hiçbir döneminde şirk ameli işleyenleri bir kenara bırakıp, onları muayyen tekfir edenlerle uğraşmadılar.
Örneğin, zekattan imtina eden taifelerin yalancı peygamberlere ittiba edenler gibi mürtet mi yoksa fasık müslimler mi olduğu önce Ebubekir (ra) ve Ömer (ra) arasında, sonra İmam Şafii ve Ebu Ubeyd gibi imamlar indinde tartışıldı. Fakat kimse birbirini zemmetmekle uğraşmadı. Daha ziyade bu eylemin sapkınlık olduğu ve bu eylemi yapanların zemmedilmesi üzerinde ittifak ettiler.
İbni Teymiye (rh), seleften Cehmiye itikadı izhar edenleri mutlak ve muayyen tekfir edenleri aktardı. Kendisi mutlak tekfir görüşünü tercih etmesine rağmen muayyen tekfir edenleri aşırılıkla suçlamadı; tam aksine Cehmiye inancı ve bu inançtan neşet eden sapkınlıklarla mücadele etti.
Şirk veya haram dediğiniz bir ameli işleyenleri zemmedenlerle uğraşmak, her açıdan batıldır. İnancınızın gereği olarak bu ameli işleyenleri muayyen tekfir etmeseniz dahi; bu insanları hakka davet etmek, amellerinin sonuçlarıyla yüzleşmelerini sağlamak ve onları şirkten sakındırmak için tehdit naslarıyla konuşmak zorundasınız.
Siz bunu yapmadığınız gibi yapanlarla uğraşıyorsunuz. Anlaşamadığınız konularda kimin haklı kimin haksız olduğu elbet Allah indinde açığa çıkacaktır. Bir enerjiniz varsa bunu şirke açıkça şirk diyen ve şirk işleyenleri en açık ifadelerle uyaranlara değil; itikad, ahkam ve ahlak olarak ateşe sürüklenenleri tevhide davet etmeye harcayın.
Yıllarca "tekfir davete engeldir" dediniz. Geldiğimiz noktada ülkede davet denince akla sizin zulmen "tekfirci" dediğiniz adamlar geliyor. Bu tuhaf ve gerçekliği olmayan iddianızı bir kenara bırakın.
Davet açık, net ve sınırları belli olduğunda karşılık bulur. Herkesin karnından konuştuğu, çalının etrafından dolanıp laf anlattığı bu bunalım çağında insanlar, sözü müstakim kılan ve söylediklerinin bedelini ödemeye hazır insanların sözüyle batılın farkına varıp hidayet yoluna giriyorlar.
Diyelim ki haklısınız ve size göre aşırılıkla mücadele ediyorsunuz... Aşırı dedikleriniz kaç kişi, şirke yuvarlananlar kaç kişi?
Milyonlara karşı on binlerce insan...
Hadi bunu vicdanınıza sorun; milyonlarca insana bulaşmış bir tehlikeyi görmeyip binlere bulaşan bir tehlikeyle uğraşmak din hassasiyeti mi, yoksa başka bir şey mi?
@HalisBayancukD Çok faydalı bir hasbihal...
İslam'ın gençlere vermiş olduğu değeri gençler tam olarak kıymetini bilmemekte. Ve şuan öyle bir dönemdeyiz ki gençlik ifsad olmuş durumda. Bu derslere kulak veren gençlik kurtuluşa erecektir bı iznillah...!
🎙️ Gençlerle Hasbihal #4
- Şevk Olmadan Nasıl Sorumluluğa Devam Edebiliriz?
- İnternet Çağında Kalbimizi Nasıl Koruyabiliriz?
- Mümin Allah’a Cennet İçin mi Kulluk Eder?
Gençlerin yönelttiği daha birçok soru üzerine gerçekleştirdiğimiz hasbihalin tamamına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz: https://t.co/wmXz1J46Zh