Mevlid Kandilimiz mübarek olsun.
Mevlid Kandili; âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (S.A. V.) dünyayı teşriflerinin hatırasıyla gönüllerimizin yeniden iman, merhamet ve kardeşlik iklimine yöneldiği müstesna bir gecedir.
Mevlid Kandili’ni idrak ederken başta Gazze olmak üzere zulüm, savaş ve işgal altında inleyen bütün mazlum coğrafyalar için felah diliyoruz. Rabbimiz, mazlumların imdadına yetişsin; akan kanı, yükselen feryadı ve gözyaşını dindirsin. Esareti özgürlüğe, zulmü adalete, acıyı huzura tebdil eylesin.
Bu mübarek gecenin; gönüllerimize rahmet, hayatımıza bereket, ümmet-i Muhammed’e vahdet ve insanlığa barış getirmesini diliyorum.
#MevlidKandili #KandilimizMübarekOlsun
Tekirdağ Malkara İlçe Temsilciliği tarafından organize edilen doğayla iç içe piknik etkinliği, sendika üyeleri ve yakınlarının katılımıyla gerçekleştirildi.
@EgitimBirSen@_aliyalcin_@EBS_Tekirdag@ferruhferruh3
Kurban Bayramı’nın milletimize ve tüm insanlığa huzur, barış ve kardeşlik getirmesini diliyor; milletimizin ve tüm islam aleminin Kurban Bayramını tebrik ediyoruz.
Kurban Bayramımız Mübarek Olsun.
T E Ş E K K Ü R L E R
Eğitim-Bir-Sen olarak 444.454 üye sayısına ulaşarak tarihi bir rekora imza attık.
Geçtiğimiz yıl 428 bin 618 olan üye sayımız, bu yıl yaklaşık 16 bin eğitim ve bilim çalışanının ailemize katılmasıyla;
📌 Milli Eğitim Bakanlığında 394 bin 705’e
📌 Yükseköğretim kurumlarında 49 bin 749’a
📌 Toplamda ise 444.454’e yükselterek tüm zamanların zirvesine taşıdık.
.
Eğitim-Bir-Sen’i tarihi zirveye taşıyan 444 bin 454 üyemizin her birine ayrı ayrı şükranlarımızı sunuyorum.
Te��kilatımıza, emek , ömür ve gönül verenlere yürekten teşekkürler.
“Bugünün,Yarınların Kalıcı İş ve Eylemlerin Adresiyiz”
https://t.co/0HBXCHhlHU
#RekorÜyeYerimizZirve #EğitimBirSen
REKOR ÜYE SAYISI İLE TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SENDİKASIYIZ
Eğitim ve bilim çalışanlarının haklarını koruyup ve geliştirme, yasaklarla mücadele ve özgürlük alanlarını genişletme mücadelemiz, 2026 yılında da eğitim çalışanlarının dalga dalga büyüyen teveccühüne mazhar olmuş, mayıs ayındaki üye tespit tutanaklarının ortaya çıkardığı netice ile sendikacılığın zirvesindeki yerini pekiştirmiştir.
Geçen yıl 428 bin 618 olan toplam üye sayımız, açıklanan mutabakat sonuçlarına göre 16 bin eğitim ve bilim çalışanının katılımıyla 444 bin 454’e yükselmiştir. Eğitim ve bilim çalışanları, genel yetkili sendika ünvanını üst üste 16. kez Eğitim-Bir-Sen’e vermiştir.
Eğitim-Bir-Sen’in üye sayısı, Türkiye’de bir sendikanın ulaştığı en yüksek üye sayısıdır.
Bu başarıda emek var, alın ve akıl teri var, dualar var.
Bu başarıda 444 bin 454 üyemizin desteği var.
Eğitim Bir Sen’i tarihi zirveye ulaştıran üyelerimize “444 bin 454” kez teşekkür ederiz.
Hep birlikte daha güçlüyüz.
Hep birlikte Bugünün ve Yarınların Sendikasıyız.
Hep birlikte Kalıcı İş ve Eylemlerin peşindeyiz.
444 bin 454 üyemiz adına taşıdığımız sorumluluğun bilinciyle hareket edecek, eğitim çalışanlarının sorunlarını çözmek, yeni kazanımlar elde etmek için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm gücümüzle çalışacağız.
Haberimizi okumak için: https://t.co/qJ8if09zac
#RekorÜyeYerimizZirve #EğitimBirSen
YÖNETİCİ YETİŞTİRME PROGRAMLARI UZAKTAN EĞİTİM YOLUYLA DÜZENLENMELİDİR
Milli Eğitim Akademisi Başkanlığı koordinasyonunda 81 ilde “Eğitim Kurumları Yönetici Yetiştirme Programı”nın yüz yüze ve mahalli hizmet içi eğitim faaliyeti olarak uygulanması kararlaştırılmıştır.
Uygulama takvimi incelendiğinde, yeniden yönetici olarak görevlendirileceklerin bir aylık sürede hafta sonları; ilk defa görevlendirileceklerin ise yaz tatili başında hafta içi iki haftaya yayılan bir sürede yüz yüze yetiştirme programına alınacakları belirtilmiştir.
Bakanlık yetkilileriyle daha önce gerçekleştirdiğimiz görüşmede, yetiştirme programının uzaktan eğitim yoluyla yürütülmesinin değerlendirileceği ifade edilmesine rağmen bu yönde herhangi bir adım atılmamıştır.
Programın yüz yüze yürütülmesi, yönetici adaylarının mevcut görevlerinin yanı sıra hafta sonları da il merkezlerine gidip gelmek zorunda kalması, eğitim öğretim süreçlerinin sekteye uğraması, iş ve aile hayatı dengesinin olumsuz etkilenmesi, dinlenme imkanlarının ortadan kalkması gibi olumsuz sonuçları beraberinde getirecektir.
Milli Eğitim Akademisi tarafından yürütülen yönetici yetiştirme programlarında yüz yüze eğitim ısrarından vazgeçilmelidir. Eğitim programları, uzaktan eğitim yöntemiyle daha kısa ve öz bir içerik çerçevesinde yürütülmelidir.
Doğum İzni Yasalaştı, Sıra Aileyi Koruyacak Diğer Tekliflerde
Toplu sözleşme masasından Kamu Personeli Danışma Kurulu’na sosyal diyalog mekanizmalarının tamamında gündeme getirdiğimiz doğum izni sürelerinin artırılması teklifimiz Resmi Gazete’de yayımlanan Kanun ile yasalaştı.
Aile Yılı kapsamında 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde masaya taşıdığımız ve 16 haftadan 60 haftaya çıkarılması noktasında ısrarcı olduğumuz doğum izin süresi 24 hafta olarak artırıldı. Toplu sözleşme masasının imkanı ve fırsatı kullanılmış olsaydı bu kazanım 1 Ocak itibariyle hayata geçecek ve daha anlamlı olacaktı.
Şimdi geçmişin sorununu taşımanın değil gelecekteki sorunları azaltmanın zamanı. Atılması gereken adımların başında öncelikli ve acil iki kritik başlık var. Süt izni süresinin birinci yıl için 3 saat, ikinci yıl için 1,5 saat olarak düzenlenmesi ve kreş hizmetinin sağlanması ya da kreş yardımı ödeneğinin verilmesi konuları acil çözüm bekleyen konu başlıkları arasında görülmelidir.
Buna ilave olarak; doğum oranlarındaki düşünün nedeni iyi tespit edilmeli ve bu durumu tersine döndürecek adımlar atılmalıdır.
Beklentimiz;
▪️ Doğum ve eş yardımı tutarlarının artırılması,
▪️ Güvenceli yeni nesil çalışma modellerinin getirilmesi,
▪️ Yıllık izinlerin çocuk sayısına göre artırılması,
▪️ Vergi oranlarının çocuk sayısına göre azaltılması,
▪️ Haftalık çalışma saatinin düşürülmesi
gibi hem kadın istihdamını koruyacak hem de nüfus artışına destek olacak politikaların hayata geçirilmesidir.
Kadın çalışanlarımızı koruma, anne-bebek arasındaki bağı güçlendirme ve iş-aile hayatı uyumunu sağlama noktasında kıymetli olan bu adımın kadın kamu görevlilerimiz başta olmak üzere bütün kadın çalışanlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Diğer tekliflerimizin de hayata kazanıma dönüşmesi için takipçisi olmaya devam edeceğiz.
🔎https://t.co/7qr6dBZ47W
ÇORUM SAAT KULESİ
EMEĞE VE EMEKÇİYE DEĞERİN VAKTİNİ GÖSTERDİ
Eğitim-Bir-Sen olarak, eğitim emekçilerinin alın terinin hakkını savunmak ve "PAYLAŞIMDA ADALET, DÜNYADA BARIŞ” için Çorum Saat Kulesi Meydanındaydık.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde emeğin en yüce değer olduğuna işaret ettik. Eğitimcilerin bu ülkenin hizmet üreten ve geleceği şekillendiren gücü olduğunu gösterdik.
Hak, Emek, Adalet için yollara düşen ve Çorum’da miting meydanını dolduran Büyük Memur-Sen Ailemize ve tüm emekçilere teşekkür ediyoruz.
Bugünün, Yarınların ve Kalıcı İşlerin Sendikası Eğitim-Bir-Sen
#1MayıstaÇorumdayız
#PaylaşımdaAdaletDünyadaBarış
23 Nisan, çocuklarımıza milli irade bilinci kazandırmanın, milli ve manevi değerlerle tezyin etmenin, yüksek ahlak ve düşünce sahibi olarak yetiştirmenin ana gündem yapıldığı ve bu hedeflere uygun iş ve eylem kararlılığının gösterildiği bir gün olmalıdır.
Milli irade bilincini kuşanıp, sahip olduğu milli ve manevi değerlerle parlayacak, yüksek ahlakı ve düşüncesi ile örnek alınacak çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.
Açıklamamızı okumak için: https://t.co/VOauj4McfS
Kahramanmaraş’ta gerçekleşen, tüm Türkiye’yi derinden üzen silahlı saldırıdan etkilenen tüm vatandaşlarımıza, tüm ailelerimize, özellikle sevgili yavrularımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Bu elim saldırıda maalesef pırıl pırıl evlatlarımızı ve fedakâr bir eğitimcimizi kaybettik.
Kaybettiğimiz canlarımıza yüce Allah’tan rahmet niyaz ediyor; kederli ailelerine sabır, eğitim camiamıza başsağlığı diliyorum.
Cumhuriyet savcılarımız, mülkiye ve maarif müfettişlerimiz derhâl başlatılan soruşturmaları titizlikle yürütmektedir. Olay tüm boyutlarıyla mutlaka aydınlığa kavuşturulacaktır.
Millî Eğitim, Aile ve Sosyal Hizmetler, İçişleri, Adalet ve Sağlık Bakanlarımız, yaralılarımızla ve hadiseden etkilenen kardeşlerimizle ilgilenmek, acıları paylaşmak ve sürece bizzat vaziyet etmek üzere Kahramanmaraş’a intikal etmişlerdir.
Milletçe hepimizin yüreğine kor bir ateş düşüren böyle bir saldırının siyasi polemiklere ve reyting kaygısına malzeme yapılmaması, vicdani olduğu kadar ahlaki bir görevdir. Acının siyaseti olmaz.
Hadisenin hassasiyetine binaen başta basın mensuplarımız olmak üzere toplumun tüm kesimlerinden gerekli özeni göstermelerini rica ediyorum.
Bu s��reçte milletimizden yalan ve yanlış haberlere, dezenformasyon içeren paylaşımlara itibar etmemelerini, ilgili kamu kurumlarımızın açıklamalarını dikkate almalarını istirham ediyorum.
Evlatlarımıza, ailelerimize ve öğretmenlerimize tekrar geçmiş olsun diyorum.
Bu acının tarifi gerçekten zor… Yüreğimiz paramparça.
Hayatlarının daha başında, acımasızca kurşunlanarak aramızdan koparılan bu canlar bizim canlarımız, meslektaşımız, öğrencilerimizdi.
“Evlat acısı kıyamettir” derler…
Dün Şanlıurfa’daydık bugün Kahramanmaraş’ta. O kıyameti yaşayan anne babaların, ailelerin acısını yüreğimizin en derininde hissediyoruz. Bu acıyı tarif etmeye kelimeler kifayetsiz kalıyor.
Sütçü İmam Tıp Fakültesi Hastanesinde yaralılarımızı ziyaret ettik…
Ailelerle görüştük…
Ayser Çalık Ortaokulu’nu ziyaret ederek velilerimize, öğretmenlerimize başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimizi ilettik.
Bir kez daha hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyorum.
Rabbim hepimize sabr-ı cemil nasip etsin, bir daha böyle acılar yaşatmasın.
#Şanlıurfa #Kahramanmaraş #EgitimdeŞiddeteHayır
ÇOCUKLARIMIZA OKULLARIMIZA MESLEĞİMİZE SAHİP ÇIKMAK İÇİN İŞ BIRAKMA KARARIMIZI İKİ GÜN UZATTIK
Siverek’te dün yaşanan şiddetin şokunu yaşarken bugün Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’na yapılan silahlı baskında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimizin acısıyla Türkiye’de tüm yürekler kavruldu.
Okullarımızda giderek tırmanan şiddet sarmalını protesto etmek ve eğitim kurumlarımızın "güvenli alanlar" haline getirilmesi için her türlü çalışmanın ivedilikle hayata geçirilmesini talep etmek amacıyla daha önce ilan ettiğimiz Türkiye geneli iş bırakma eylemimizi 16-17 Nisan tarihlerini kapsayacak şekilde iki gün daha uzatıyoruz.
Tüm teşkilatlarımızla birlikte 17 Nisan Cuma günü, bütün illerimizde eğitim kurumlarına saldırılarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimiz için gıyabi cenaze namazı kılacak, aynı gün geniş katılımlı basın açıklamaları düzenleyeceğiz.
Üyelerimize ve kamuoyuna saygıyla duyururuz.
BAŞIMIZ SAĞ OLSUN
Siverek’te dün yaşanan şiddetin şokunu yaşarken bugün Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’nda bir öğrenci tarafından yapılan silahlı baskında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimizin acısıyla yürekler kavruldu.
Hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize rahmet, kederli ailelerine sabır diliyoruz.
Milletimizin başı sağ olsun.
Buradan açık ve net çağrımız:
Bu sadece bir asayiş meselesi değil, geleceğimizin meselesidir.
Fiziki ve dijital güvenlik açıkları derhâl kapatılmalı, okul güvenliği yeniden ve köklü biçimde yapılandırılmalıdır.
Aksi hâlde yaşanan her yeni saldırı, sadece bir olay değil; ötelenen bir sorumluluğun sonucu olacaktır.
“Susma Haykır, Şiddete Hayır !”diyoruz.
Eğitimciler, öğrenciler sahipsiz değildir. Sessiz kalmayacağız, bu sürecin takipçisi olacağız.
#EğitimdeŞiddeteSon #Siverek #Onikişubat #OkullarTatilEdilsin
🔴Bu Hafta Okullarda Derslere Ara Verilsin!
Okul güvenliği sağlanmadığı müddetce öğrenci ve öğretmen okula gitmemeli.
Siverek’teki okul baskının üzüntü ve şaşkınlığını üzerimizden atamadan Kahramanmaraş’tan gelen okul saldırısı ile adeta yıkıldık.
Eğitim çalışanlarının bu dağılan psikoloji ile eğitim hizmetini sürdürmesi, ailelerin çocuklarını okullara göndermesi mümkün değildir.
Milli Eğitim Bakanlığı acil bir şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir
OKULA BASKINI PROTESTO İÇİN TÜRKİYE GENELİNDE İŞ BIRAKIYORUZ
Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde okulun eski bir öğrencisi tarafından gerçekleştirilen saldırıyı protesto etmek; eğitimcilerimizi, öğrencilerimizi ve eğitim kurumlarımızı hedef alan şiddet eylemlerindeki artışa dikkat çekmek ve güvenli çalışma ortamının tesisi hususunda gerekli her türlü çalışmanın ivedilikle gerçekleştirilmesini haykırmak için
15 Nisan 2026 tarihinde Türkiye genelinde iş bırakıyoruz.
Okul baskınının gerçekleştiği Siverek ilçesinde protesto yürüyüşü ve tüm illerde geniş katılımlı basın açıklamaları yapacağız.
PROVOKATÖRLER, İSTİSMARCILAR BİLSİN Kİ,
MEMUR-SEN; SON KALEM��ZİN, DEVLETİMİZİN, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN TEMİNATIDIR
Genel Başkanımız Ali Yalçın’ın, 9. Büyük Türkiye Buluşmasında yaptığı konuşmasındaki sözlerini çarpıtarak ideolojik bağnazlıkla niyet okuması yapmaya girişen, zihinlerindeki zehri tarihi hakikatlerin üzerine kusarak algı operasyonuna kalkışan, Atatürk istismarıyla Milletimizin sinir uçlarıyla oynayan ve provokasyon peşinde koşan kesimler bilmelidir ki Memur-Sen, ucuz oyunlarla maniple edebilecekleri bir hareket değildir!
Cehaletin en kötüsü kasdi cehalettir, denir…Kötü niyetle, kasdi cehaletle Milletimizin zihnini bulandırmaya, eski Türkiye özlemlerini dile getirenlere tavrımız nettir: Yok saymak!
Bırakın bu Cumhuriyet tüccarlığını❗️
Türkiye Cumhuriyeti son kalemizdir, Devletimizdir…
Cumhuriyetimiz sizlerin menfaat kaynağı, haksız ve hadsiz ikbal basamağınız değildir.
Bu nedenle konuyla ilgili Basın Açıklamamızı aziz Milletimizin takdirine sunuyoruz.
#MemurSenDemekTürkiyeDemek
Coğrafyamızı Ateşe Çevirenlere Karşı Sözümüz Net: Bu Topraklarda Hayalleriniz Değil, Direnişimiz Hüküm Sürer.
“Size vaat edilmiş tek bir yer vardır; o da cehennemdir, cehennemin ta dibidir”
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın:
Arz-ı mev’ud planının parçası olarak komşularımız zayıflatılıyor; Filistin, Lübnan, Suriye, Irak, Yemen ve şimdi de İran. Ve açıkça “İran’dan sonra sıra Türkiye’de” diyorlar.
Üzerimizde hesabı, vatanımızda gözü olanlar iyi bilsinler ki;
Biz ölümü öldürmüş bir milletiz.
Ölümü öldüreni kimse ölümle korkutamaz.
Biz, yedi düvelin rüyasını kâbusa çevirmiş,
Çanakkale’de, Şanlıurfa’da, Gaziantep’te, Kahramanmaraş’ta onları Anadolu toprağına gübre yapmışız.
Siyonist sapkınların da arz-ı mev’udlarını arz-ı kâbusa çevirmesini iyi biliriz.
Cinayeti ibadet, işgali kader, katliamı güvenlik diye pazarlayan bu sapık Epstein çetesine karşı,
Ankara’dan, Kızılcahamam’dan diyoruz ki:
Alın sapkın teolojilerinizi, itlerinizi, bitlerinizi coğrafyamızdan defolun.
Çünkü size vaat edilmiş tek bir yer vardır; o da cehennemdir, cehennemin ta dibidir.
#GüçlüMemurGüçlüTürkiye
#TürkiyeBuluşması