Nietzsche tüm insanlığa şu öğüdü bıraktı:
“En derin yaralarla başlar, en derin gülücükler. En yüksek uçurumlardan düşerken öğrenirsin uçmayı. En derin denizlerde boğula boğula becerirsin tek bir seferde yaşamayı.”
Çocukken güneş olmak isterdim,
Sonra anladım ki en iyisi çocuk olmak.
Çünkü güneşten sıcaktı kalbim.
Büyüdüm derken...
Yaşam denen ayazda üşüdüm..
Soğudu buza döndü kalbim..
Ne "güneş" olabildim,
Ne "çocuk" kalabildim...
Özdemir Asaf
Kemal Sayar ne güzel ifade etmiş; " Yas, sadece sevdiklerimizi kaybetmekle olmaz. Bir yaşama biçimini kaybetmek de yastır. Bir şehri bildiğimiz halde kaybetmek de yastır. Rutinlerimizi kaybetmek de yastır. Hatta itikatlarımızı, dünyayla ilgili inançlarımızı kaybetmek de yastır."
Öyle yıkma kendini öyle mahsun, öyle garip… nerede olursan ol
içerde, dışarda, derste, sırada,
yürü üstüne üstüne tükür yüzüne celladın fırsatçının, fesatçının, hayının…
Ahmet Arif
Üstad Bediüzzaman diyor ki;"Dünyaya ait işler kırılmaya mahkûm şişeler hükmündedir" Günlerdir bunun ispatına şahitlik ediyoruz. Tapusu olanı bizim zannediyoruz ama asıl tapu üzerimizdeki kulluk mührü.Attığımız adımın hesabını verecek şuurda işler yapmadıkça hepsi boş,hepsi kırık.
Bölgeye kimse gönüllü olarak gelmesin
Gerçekten çok kişi var.
İnanın yarardan çok zarar olabiliyor.
Profesyonel ekip , araç , gereç vs. gelebilir ama kalbi güzel gönüllü çalışmak isteyenler için gün bugün değil!
Yarınlarda başlanacak çalışmalar daha önemli!
Lütfen gelmeyin 🙏
Allah rızası için birisi Fulya Öztürk’ü sustursun. Deprem bölgesini sirk alanına çevirdi. Sessizlik çağrısına uymuyor. Enkazın dibinde röportaj yapıyor. Ve asla susmuyor. Yetkililer uyardı ama hala gitmiyor. @cnnturk gereğinin yapılmasını bekliyoruz.
ÖNEMLİ!
#deprem sonrası bölgedeki hasarlı yapılara kesinlikle girmeyin.
Yolları, acil yardım araçları için boş bırakın.
Hayati durumlar haricinde telefon görüşmesi yapmaktan kaçının.
"Duymasa da hiç kimse şâir gönlümün,
Sende karar kıldığını..
Ve içimin şerha şerha yarıldığını,
Sen bilsen yeter..
Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi..
Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek..
Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek,
Eğilsen yeter.."