İSTANBUL VALİLİĞİ'NİN OKULLARDA MESCİT AÇILMASI KARARIYLA İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI
İstanbul Valiliği tarafından il genelindeki okullarda mescit açılması ve bu alanların Cuma namazı ifa edilecek şekilde düzenlenmesine yönelik alınan kararı memnuniyetle karşılıyor ve tam destekliyoruz.
Eğitim kurumlarımızın sadece akademik gelişim alanı değil, aynı zamanda gençlerimizin manevi değerleriyle bütünleştiği güvenli yuvalar olduğuna inanıyoruz. Gençlerimizin anayasal ve insani bir hak olan ibadet özgürlüklerini okul ortamında rahatça yerine getirebilmeleri, hem manevi huzurlarını pekiştirecek hem de eğitim hayatlarındaki bütüncüllüğü sağlayacaktır.
İdeal Eğitim Vakfı olarak, gençliğin ihyasını ve geleceğimizin imarını merkeze alan her adımı kıymetli buluyoruz. Öğrencilerimize ve eğitim çalışanlarımıza ibadet kolaylığı sağlayan bu vizyoner karardan dolayı İstanbul Valiliği’ne ve emeği geçen tüm yetkililere teşekkür ederiz.
Değerlerine bağlı, ahlaklı ve donanımlı nesillerin yetişmesi adına, eğitim camiamızın ibadet hakkını kolaylaştıran ve destekleyen benzer hayırlı adımların tüm Türkiye genelinde yaygınlaşmasını temenni ediyoruz.
İDEAL EĞİTİM VAKFI
🔴 Gazze’de iki gün önce İsrail saldırısıyla şehid edilen Kassam komutanlarından Edhem Nesman’ın cenazesinde tarihi bir konuşma:
“Ümmet bizi yüzüstü bıraktı diye istediklerini yapacaklarını sanıyorlar.
Gazze tağutlara mezar olacaktır.”
Kadın Kollarımıza atfedilen ifadeler tamamen asılsızdır. Söz konusu paylaşım; yalan, iftira ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik kasıtlı bir dezenformasyon girişimidir.
Bu açık provokasyon ve sistematik karalama kampanyasıyla partimiz ve Kadın Kollarımız hedef alınmaktadır. Bu kirli yönteme başvuran zihniyeti ve amaçlarını çok iyi tanıyoruz.
Söz konusu iftirayı üreten, yayan ve dolaşıma sokan kişi ve hesaplar hakkında gerekli hukuki süreç derhâl başlatılacak; tüm yasal haklarımız kararlılıkla kullanılacaktır.
HÜDA PAR İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanlığı
Bir yaştan sonra bizim ne yaşadığımız değil, ne bıraktığımız önemli...
İster Selahaddin'in dostları gibi bir başına kal, ister Akşemseddin gibi varlığın tartışılsın... Nihayetinde amel defterinle yüce huzura çıkarsın...
Susa’da yaşananlar bir köydeki saldırıdan çok daha fazlasıydı. O gece tekbirle kurşun çarpıştı, bir secdenin yarım kalışı, bir cemaate açılan ateş ve hafızalara kazınan bir acıydı. Yıllar sonra o topraklara giden yol ise bize sadece bir yer değil, bir şahitlik bıraktı.
https://t.co/5wqsANYyqd
YANLI/Ş HESAPTAN DÖNÜN!
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan revizyon planı ve başta İl Milli Eğitim Müdürlüğü olmak üzere yapılan itirazların reddedilmesi kararı, ben yaptım oldu mantığıyla hareket eden, şehircilik bilimini ve kamu yararını tamamen dışlayan, çocukların eğitim hakkını ve halkın sosyal yaşam alanlarını ticari kaygılara feda eden bir planlama cinayetidir.
Kararın oy birliğiyle alınmış olması ise yerel yönetim mekanizmalarının denetim ve toplumsal fayda üretme işlevini tamamen yitirdiğinin en açık kanıtıdır.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Meclis Kararı belgeleri bir kentin geleceğini, kamu yararını ve en temel insani hakları hiçe sayan bir imar rantı ve plansızlık örneğini gözler önüne sermektedir.
Yapılan itirazların oy birliğiyle reddedilmesi, şehircilik ilkeleri ile eğitim ve sosyal donatı alanlarının korunması noktasında kabul edilemez bir vizyonsuzluğu yansıtmaktadır.
İl Milli Eğitim Müdürlüğü resmî yazıyla bölgedeki eğitim alanına duyulan ihtiyacı belirterek mevcut fonksiyonların korunmasını talep etmiş olmasına rağmen, bu hayati uyarı belediye tarafından görmezden gelinmiştir. Belediyenin, 2007-2008 yılından beri kamulaştırma yapılamadığı ve somut bir yatırım programı sunulmadığı gerekçesiyle okulları ticari alana çevirmesi tam bir yönetim zafiyetidir.
Kamunun görevi, mülkiyet sorunlarını çözüp çocuklara okul alanı yaratmaktır, buraları ranta açarak ortadan kaldırmak değil!
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin İhlal edilerek Eğitim, sağlık, dini tesis, spor ve kültürel alanlar gibi hayati sosyal altyapı alanlarının kaldırılarak veya daraltılarak ticaret alanına dönüştürülmesi mevzuata ve asgari gereklere tamamen aykırıdır.
Yok edilen eğitim ve sosyal donatı alanlarının yerine, aynı bölgede bölge halkının kullanabileceği eşdeğer büyüklükte ve nitelikte yeni alanların ayrılmamış olması halkımızın en temel kentsel haklarının ellerinden alınması demektir.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyelerine ve Yetkililerine Açık Çağrımızdır:
Resmî belgelerde yer alan, Kayapınar ilçesi Medya ve Mezopotamya mahallelerindeki okul arsalarını, parkları ve sosyal donatı alanlarını ticari alana dönüştürme kararınızdan derhal vazgeçin!
Bir kentin büyümesi binalarla ve ticaret alanlarıyla değil, çocuklarına sunduğu eğitim imkânlarıyla, yeşil alanlarıyla ve sosyal yaşam kalitesiyle ölçülür. Resmî kurumlardan (İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) ve Şehir Plancıları Odası'ndan yükselen haklı itirazlara kulaklarınızı tıkamanız, bu şehre yapılabilecek en büyük kötülüktür.
Hukuka, şehircilik ilkelerine ve en önemlisi kamu yararına açıkça aykırı olan bu kararı yargı koridorlarına taşınmadan, toplumsal vicdanı daha fazla yaralamadan derhal iptal edin.
Diyarbakır halkı, çocuklarının geleceğinin ticari parsellere dönüştürülmesini unutmayacaktır.
Kentin geleceğine ihanet eden değil, ona sahip çıkan bir yönetim anlayışını görmek bu halkın en doğal hakkıdır.
@diyarbakirbld@TC_icisleri@tcmeb@csbgovtr@tcbestepe@TBMMresmi@RTErdogan
Videodaki amcaya ulaşabilen varsa iletişim bilgilerini bize atabilir misiniz? Gerekli şartlar sağlanırsa İnzar Turizm olarak ilk kafilemizde amcayı ücretsiz olarak biz umreye götürmek istiyoruz… 🕋
@gizliservis06 Videodaki amcaya ulaşabilen varsa iletişim bilgilerini bize atabilir misin? Gerekli şartlar sağlanırsa İnzar Turizm olarak ilk kafilemizde amcayı ücretsiz olarak biz umreye götürmek istiyoruz… 🕋
Anayasa Mahkemesi'nin süresiz nafaka düzenlemesine yönelik verdiği iptal kararı doğrudur, isabetlidir.
Yıllardır dile getirdiğimiz üzere, boşanma sonrasında bir tarafın ömür boyu nafaka ödemek zorunda bırakılması ne adaletle ne de hakkaniyetle bağdaşmaktadır.
Adil ve dengeli bir düzenleme en kısa zamanda yapılmalıdır.
Adalet; hiç kimseyi mağdur etmeden her hak sahibine hakkını vermektir, haklar ve yükümlülüklerle ilgili dengeli olmaktır.
📢 SDAM, Akademik Toplantılar Dizisiyle, çağın sorunlarını ve bu sorunların üstesinden nasıl gelinebileceğine dair teklifleri gündemine almakta, araştırma konularına dâhil etmektedir.
Bu maksatla tertip edilen 9. Akademik Toplantı, 5-6 Eylül 2026 tarihlerinde, Malatya’da, “Çağdaş Eğitim-Öğretim Sistemi: Sorunlar ve Arayışlar” temasıyla gerçekleştirilecektir.
Ayrıntılı bilgi için tıklayınız ⬇️
🔗 https://t.co/kMH6cjnsHC
Diyarbakır /Yenişehir Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) öğrencilerinin bir kilisede düzenlediği “çok sesli koro” etkinliğiyle ilgili kamuoyu adına soruyoruz:
Bu organizasyondan İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün haberi var mıydı?
Repertuvar ve sahne içeriği hangi pedagojik denetimden geçti?
Çocuklarımız üzerinden kim hangi kültürel dönüşümü inşa etmeye çalışıyor?
Müslüman ailelerin çocukları hangi gerekçeyle kilise atmosferinde düzenlenen etkinliklerin parçası hâline getiriliyor?
Bu karar alınırken velilerin inanç ve kültürel hassasiyetleri dikkate alındı mı?
Kamu eğitim kurumları, toplumun değer dünyasını gözetmek zorunda değil midir?
Sanat adı altında yapılan her tercih; pedagojik, kültürel ve toplumsal sonuçlarıyla birlikte değerlendirildi mi?
Bu küçücük çocukların dimağları neden bu ortamlarda kirletiliyor?
Müslüman mahallesinde salyangoz satmak kimin fikri ve haddidir?
@Yusuf__Tekin@sadoglu_salih
Quienes consideran que ondear la bandera de un Estado es “incitar al odio”, o han perdido el juicio o han sido cegados por su propia ignominia.
Lamine solo ha expresado la solidaridad por Palestina que sentimos millones de españoles. Otro motivo más para estar orgullosos de él.
Başıboş köpek terörüyle Van’da neler oluyor?
Beş yaşında masum çocuk hangi ihmallerin sonucu katledildi?
Barınak ve kısırlaştırma imkanınız yoksa çocuklarımızın ölümü meşru mu olacak?
Yem lobilerinin keyfi için daha kaç Hamza’nın ölümü gerekiyor?
Belediyenin veya hangi yetki makamının ihmali varsa anında hesap vermek zorundadır.
Narin, Rojin ve Gülistan meselelerinin kamuoyunun vicdanında açtığı yara ne ise, beş yaşındaki masum Hamza’nın vahşice katledilmesi de en az onlar kadardır.
Bu mesele halı altına süpürülecek bir mesele değildir.
İhmallere asla tahammülümüz yoktur!
Hayvanseverlik kalkanıyla köpek terörünü meşrulaştıramazsınız.
Saldırgan köpekler ya kontrol altına alınmalı ya da itlaf edilmelidir.
Çocuklarımızın başıboş köpek terörüyle ihmal ve rantın kurbanı olmasına asla müsade etmeyeceğiz.