size söz, size iman, sizin uğruna yaşayıp öldüğünüz bu Davaya kemiklerimiz eriyene kadar bağlı kalacağız. sizin yarattığınız değerler üzerinde kimsenin tepinmesine izin vermeyeceğiz.
Anlatmak istiyorum; Bugün gün boyu 'hepsa diyarbekir'ı dinledim. Dayanamadım çıktım evden karlara bürünmüş dağlara doğru yürüdüm, aklımda hep Tuncer vardı, yaşadıkları, Zindan'da geçirdiği günler ve o günler de hastalığıyla boğuşması, son anları, ölmeden önceki anlarını düşündüm+
Halkımız bir yandan popülist siyasetçilerin peşinden sürüklenmekle meşgulken; siyasi hasta tutsak arkadaşlarımızın,tedavileri keyfî biçimde engellendiği için gözlerimizin önünde yaşamlarını yitiriyor.
Eğer siyasi hasta tutsaklara bağlılığımız gerçekten yürekten olsaydı, onları bu kadar yalnız ve sahipsiz bırakmazdık. Dayanışma, yalnızca sloganlarda ve söylemlerde değil, en zor koşullarda verilen mücadelede ve gösterilen sahiplenmede anlam kazanır.
Nasıl ki 30 yılını zindanlarda, ağır tecrit koşulları altında geçiren insanlar özgürlüklerine kavuştuktan sonra unutulup kendi hâllerine bırakılıyorsa, bugün de hasta tutsakların yaşadığı dram karşısında aynı duyarsızlığı görüyoruz
mesele Kürde akıl vermeye gelince radikal olanların, mesele Kürdün acısı ve değerlerine hakaret olunca ılıklaşması da ayrı bir gerçeklik. Türk Solu rakı ve kediye gösterdiği hassasiyeti Kürde göstermiyor.
Zindanlar kör karanlığa mahkum edilmemeli. Kuyu tiplerinden ölüm hücrelerine yaşam gerçeklediğini ve yoldaşlarımızı görmeli ve güçlü sahip çıkmalıyız. Şehîd namirin.
Bir diğer açıdan; mesele eleştirmek ve akıl vermek olunca herkesin dili papuç gibi. herkes ideolog. yok bu böyle olmalı, yok bu kurum böyle. Yaw bırak kurumu, seyyarı, belediyeyi, sporu. Sen konforundan çıkıp, senin için Cezaevine Şehid düşen birini anamıyorsun.
Değerlerine sahip çıkmayan bir Halkın, o Değerlere edilen Hakarete tepkisinin de bir anlamı yoktur. sen Tuncer'e sahip çıkmadığın sürece, Galatasaray'ın sarı torbasına istediğin kadar tepki ver, varacağın nokta düşmana hakareti sıradanlaştırmak olur.
Değerlerine sahip çıkmayan bir Halkın, o Değerlere edilen Hakarete tepkisinin de bir anlamı yoktur. sen Tuncer'e sahip çıkmadığın sürece, Galatasaray'ın sarı torbasına istediğin kadar tepki ver, varacağın nokta düşmana hakareti sıradanlaştırmak olur.
Faşizme verilecek en doğru cevap, öfkenin zindanlarda ölüme mahkum edilenlere sahip çıkmakla gösterilmesiydi. Onbinler Tuncer Sağlam arkadaşı yolculamalıydı.
'taraftarlar arasında gerginlik' diye bir şey yok. 'sarı torba' paylaşımından sonra Kürt bölgesinde kutlama yapanı gençlik yakar, buyrun yapın da görelim.
İngiliz hakem Mark Clattenburg :
“Bu pozisyona omuz omuza mücadele demek olmaz. Burada sarı kırmızılı oyuncu rakibini bariz şekilde omuz darbesi ile itiyor. Siyah formalı takımın net penaltısı verilmemiş.”