Kadının erkeğe saygı duymadığı ilişki ne kadar kötü gözüküyor değil mi?
Kamera karşısında bir halt biliyormuş gibi makyaj yapıp ilişki tavsiyesi veren 3 iq’luların devrimidir bu video.
Oyun hamuru gibi oynadıkları kadın-erkek dengesinin geldiği sonuç “Sen deliksiz uyuyorsun”
Etki alanınız sınırlı. İçinde bulunduğun durumdan memnun olmadığın için yanına çekebildiğin kadar genç kızı çekip, onların da 55’ine geldiğinde yanlarında sadece 18 tane kedisi olsun istiyorsun.
Seni ancak bu rahatlatabilir. Çünkü sen bir şeyleri kaçırdığının farkındasın.
Hayata “Ya siyah, ya beyaz” penceresinden baktığınız için böyle sığ fikirler üretip, 20-22’sind hem eğitimine devam eden hem de aile kurma çabası içinde olan kızları yok sayıyor ve bu düşünceye yakın olan kızları da “bak dışarıda öcüler” var seviyesinde korkutmaya çalışıyorsunuz.
Özellikle son iki-üç senedir artarak devam eden aile/evlilik karşıtlığı, bütün bu çığırtkanlıklar, sizin hapsolduğunuz o yankı odasının duvarlarından sekip, tekrar sen ve senin gibi evlilik düşünülmemesi gereken kişilere geri dönüyor.
Anladığım kadarıyla yine bir hanımefendi yaptığı hatayı kabul etmek yerine sorumluluğu başkalarının üstüne atıp yoluna devam etmiş.
Beden sömürüsüne dikkat çekmek için başladığı mücadeleye kendisini o kadar kaptırmış ki, mücadelesini OnlyFans hesabı açarak taçlandırmış.
Her zaman daha iyi bir yol varken, belki de hayatının başlarındayken, gerçekten bile isteye o bir daha geri gelmeyecek güzel zamanlarını bir hiç uğruna harcayacak mısın?
Direksiyonun başında sen varken, gerçekten o arabayı uçuruma doğru mu süreceksin?
Saygıyı kazanmak yerine saygı duyulmasını bekleyen bir kişi daha.
Hayatın önemli ve tartışılmaz bir gerçeği, kendine saygısı olmayan birinin başkasından beklediği saygıyı hiçbir şartta elde edemeyecek olmasıdır.
Kendine saygısı olmayan kişinin elinde seçenek olamaz. Elinde seçenek olmayan adam karşısındakine muhtaç olur.
Karşısındakine muhtaç olan tavizler verir. Verdiği her tavizde karakterinden bir parça eksilir ve kendini tamamlayamamış olur.
Eğer sahip olduğun kafa yapının dayandığı tek motivasyon kaynağı karşı cins ise zaten başına bundan daha kötü bir şey gelemez. O yüzden ağlayıp sızlanmanın sana bir faydası yok. Oraya yığılarak alan işgal etmekten başka bir şey yapmıyorsun. Kalk ve seni göremeyecekleri yerde ağla
Neden hep bu hayata bir defa geldiğinin farkında olup, bu dünyanın yan gelip yatma yeri olmadığını, kendini fiziksel ve zihinsel anlamda her zaman daha üst noktaya taşıması gerektiğine inanan insanlar değil de, bu gibi kendini birilerine beğendirmek isteyen adamlar başarısız olur
Biz böyle olamayız. Bizim önümüze bakmaktan başka çaremiz yok. Her erkek şunları aklına kazıyacak:
Yaşayacağız, yaşatacağız, pes etmeyeceğiz, sürekli daha iyi olacağız, aile kuracağız ve bu ailenin mutluluğu için tüm zorluklara göğüs gereceğiz.
Bizim için ikinci bir yol yok.
Her erkek şunu iyi bilmeli ki, hayatımızın merkezinde başkası değil, her zaman kendimiz olmalıyız. Hayatımıza giren insanlar bir gün çıkabilir, bu çok normal. Bunun için ne kendimize ne de hayatımızdan çıkan birine zarar vermeye hakkımız yok.
Maalesef damarlarımıza kadar işlemiş olan arabesk kültürün girdabından bir türlü çıkamıyoruz. Öyle ki, sadece bir defa geleceğini bildiğin bu dünyadan, bir kadının sevgisini yeterince kazanamadığın için hayatına son vermeyi bile tek çıkış yolu olarak gösteriyor sana.
Erkeklerden nefret etmek yerine, medeniyeti oluşturan ve insanlığı bugünkü konforuna ulaştıran ve tabii ki temel unsur olan bu iki cinsiyete de saygı duy. İkinci sınıf hdp sempatizanı bazı feminist örgütlerden duyduğun her şeyi doğru kabul etme. Sonra da gerçek hayata geri dön.
Ne sen ne de bir başka biri, o küçük dünyanızda, dar bakış açılarınızla ne erkeklerin ne de kadınların dertlerini anlayabilirsiniz. Eski sevgilinin bir tarafına tekmeyi basmasıyla kazandığın erkek nefretini şark kurnazlığıyla çok haklı sebeplere dayandırman oldukça gülünç.
Görüldüğü gibi adamın yaptığı o kadar iyilik, karşı tarafın vicdanında “Yapmasaymış o zaman” şeklinde yankılanıyor.
Kendin için yaşamayı unuttuğunda yapılan tüm iyilikler, söylenen tüm güzel sözler, yaşanılan tüm özel hatıralar unutulmak için sıraya giren geçici heveslerdir.