Özşen madencisine yapılan silahlı saldırıda, silah sesinin duyulduğu anları kamuoyu ile paylaşıyoruz.
Bu işten yakanızı kurtaramayacaksınız. Haklıyız, sonuna kadar mücadele edeceğiz.
#KiremitçiyeHuzurYok
Kardeşlerimiz yerin 1200 metre altında 30 saati aşkın süredir aç susuz direniyorlar. Tek bir madencinin dahi kılına zarar gelirse bunun hesabını kimse veremez. Bizi daha fazla sınamayın, hakkımızı verin!
#KiremitçiyeHuzurYok
Hiç birimizin bir kıymeti yok.
Madencinin hayatının kıymeti yok.
Annelerin gözyaşının bir kıymeti yok.
Çocukların geleceğinin bir kıymeti yok.
Buna da yaşamak diyorlar. Değil.
Her zerresini değiştireceğiz bu holdingci sistemin!
#KiremitçiyeHuzurYok
Mutlaka biz kazanacağız!
Bugün yaşanan saldırılara dair açıklamamızdır.
Başaran Aksu:
“Çocukların, kadınların ve işçilerin olduğu yerde iki ayrı silahtan üç kez ateş açıldı. Bu saldırı Özem Maden işçilerine, ailelerine ve çocuklarına değil, bütün işçi sınıfına yönelmiş bir saldırıdır. İşçilerin alın terini gasp edip hak arayan ailelerin üzerine silah ve çete gönderenler bilsin ki bu direniş büyüyecek, bu arkadaşlar kazanacak, bütün Türkiye bunu görecek.”
#KiremitçiyeHuzurYok
Yaşanan birikim krizini aşmanın klasik yolları var.
Doğaya saldırıp yeni kar alanları açmak ve işçilere saldırıp ücrerleri düşürmek...
Danıştay'ın durdurma kararına rağmen Akbelen'de zeytinlik katliamı sürüyor
ACİL HAREKETE GEÇME ÇAĞRISI!
Daha önce belgeleriyle paylaştığım üzere 7 yaşındaki masum oğlum Litvanya’da annesi ve annesinin kocası tarafından şiddete uğramakta. Uzun zamandır bir baba olarak ona sarılamamak, sesini duyamamak, gözyaşlarını silememek benim için zor olsa da burda önemli olan ben değilim. Çünkü oğlum gözünü intikam ve nefret bürümüş ve kendisine şiddet uygulayan annesinin engellemesi nedeniyle buradaki hiçbir arkadaşı ve sevdiğiyle telefonla bile iletişim kuramıyor. Oradaki yetkililerse çocuğumun şiddete uğradığını defalarca belirtmesine rağmen kıllarını kıpırdatmayarak bu şiddetin giderek artmasına araç oluyor.
Şimdi öğrendim ki o küçük bedeni ve ruhu bu şiddet ortamının yaralarıyla baş edemez hale gelmiş ve kendisine oradaki psikiyatristler eliyle FLUOKSETİN isimli bir antidepresan ile TİAPRİD isimli ağır bir şizofreni ilacı başlanmış. Bu ağır ilaçların başlanmış olması da henüz 7 yaşında olan ve öğretmeninden psikologuna Türkiye’de kendisini tanıyan herkesin dünya tatlısı, mutlusu ve akıllısı dediği çocuğumun, Litvanya’daki şiddet ve ihmal nedeniyle psikolojisinin günden güne bozulmakta olduğunu ve artık o narin ruhu ile bedeninin de bunları taşıyamayarak alarm verdiğinin evrensel bir kanıtı aslında.
Buna rağmen oranın yetkilileri burada onu haksızca teslim eden bizim yetkililerin aksine kendi vatandaşlarını koruma güdüsüyle harekete geçmiyor. Bir çocuk psikiyatristi ve baba olarak evladımı koruyamamanın acısıyla yüreğim yanıyor, bu gidişatın artık onun hayatını tehdit ettiğini ve anne ile kocasının bu tutumlarını durdurmazsak oğlumun hayatını kaybedebileceği hususunda gerek Türk gerekse de Litvan yetkilileri uyarmak istiyor, sizleri de küçücük yavrumu korumak için sesinizi yükseltip harekete geçerek destek olmaya davet ediyorum!
Lütfen bu küçük çocuğun masum yüzü, ve yapayalnız kalmış kırılgan yüreğini düşünün ve onu bu karanlıktan kurtarmak için harekete geçin. Bu mecradaki birlik ve berberlik ruhunun nice haksızlıklarla acıları dindirdiğine çok şahit oldum ve gururla vesile olmuş biri olarak şimdi 7 yaşındaki oğlum için de kenetlenmenizi rica ediyorum. Ben 15 aydır haksız yere fiziksel temasım ve 6 aydır telefonla görüşmem bile engellenmiş bir baba olarak çocuğumun psikolojisinin bozulmasına engel olamadım. Ve çocuğumun psikolojik ve duygusal açıdan günden güne daha da kötüye gidişatını engelleyemiyorum.
Çocuk şiddete uğradığını söylüyor, davranış sorunları sergiliyor, yetmiyor kendisine iki tane psikiyatrik ilaç başlanıyor. Orada kötü bakıldığına ikna olmak için daha ne olması lazım. İllaki ölmesi mi lazım?
Ben de yavrum için adaleti, bugüne değin bu mecrada kendilerine ses olmaya çalıştığım değerli anne babalar Nizamettin Kabaiş, Bedriye Doku, Yasemin Minguzzi ve Şaban Vatansever gibi öldükten sonra aramak istemiyor ve onu buradaki cennetinden koparanların o ölmeden onu orada koruyup yeniden buradaki cennetine ulaştırmalarını talep ediyorum.
Çocuğun en temel hakkı olan sevgi, güvenlik ve huzur ortamına kavuşması için sesinizi onun yerine nolur yükseltin.
Oğlum için siz de bir abi, abla, teyze, amca olun; onu orda yalnız bırakmayın!
Şimdiden atacağınız en küçük adım ve ses için sonsuz teşekkürler
@RTErdogan@dbdevletbahceli@LithuanianGovt@GitanasNauseda@IRuginiene@HakanFidan@LithuaniaMJ@LithuaniaMFA@ABilotaite@IRuginiene@GitanasNauseda@UNICEF@save_children@LithuaniaME @vaikoteises
Madenciye kurşun, holdinglere el pençe!
Madenci eşi:
“O ateş edenler kimse, kesin para ile tutulmuş, ellerine kelepçe bile takılmamış. Silah sıktılar, sanki silahı biz sıkmışız gibi davrandılar. Ben görgü tanığıyım! Herkes gördü, herkes cezasını çeksin!”
Madenciye, eşine, çocuklarına kim silah doğrulttuysa hesabını soracağız!
#KiremitçiyeHuzurYok