@Anil_Ozeksi@josefino1313 Anıl Bey merhaba, paylaştığınız cümle tam yaşadığımız şeydi, bu gün bunu daha iyi anlıyorum. Tüm sistemleriniz hâlâ bugün her yeni denememizin temelinde. Bu dahiyane miraslar için teşekkürler. iyiki varsınız 🙏
Bu ülkenin gerçek vergi rekortmeni;
-Maaşı daha eline geçmeden kaynağında vergisi kesilen,
-20 dal sigaranın 16 dalını vergi olarak ödeyen,
-Bir araba kendine iki araba Devlete alan,
-Cep telefonuna 4 ayrı vergi veren,
-İşsizlik maaşından bile damga vergisi tahsil edilen,
-Mutfak tüpüne ÖTV, tuvalet kağıdına %20 KDV ödeyen vatandaşlardır…
Kur’an’da hiçbir yerde “Az günahı olanın tövbesi kabul edilir” denmez. Defalarca söylenen şudur: “Dönen kabul edilir.”, “Allah tövbeleri kabul edendir.”
“Yine günah işlerim, sonra tövbe ederim” diye tövbeden uzak durmaksa, yaralıyken doktora gitmemeye benzer. İnsan fıtratı gereği günah işleyebilir. Allah günahsız olmayı değil, günahtan ihlasla dönülmesini ister. Hadis-i Şerifte ise Peygamberimiz (s.a.v.) buyurmuş: “Canımı kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki; eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi giderir, yerinize günah işleyip sonra Allah’tan bağışlanma dileyen bir topluluk getirirdi; Allah da onları bağışlardı.”
Bu yüzden ümitsizlik ağır bir yüktür. Çünkü Allah’ın merhametini sınırlamak, günahın kendisinden daha büyük bir yanlıştır. Ayet nettir: Kabul eden Allah’tır. Bizim görevimiz kapıyı çalmaktan vazgeçmemektir. O kapı da dönmek isteyen için her zaman açıktır
“De ki: ‘Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.’”
| Zümer, 53