Ahlak aşınması. Tutunabilecek tek bir dal arıyor herkes. Dışarıda rüzgâr çok sert esiyor. Toplum olarak sarsılıyoruz. Hiçbir açıklama yetmiyor artık. Karşılamıyor beklentileri. Önlenemez bir çürüme var. Ahlak aşınması. Bu kadar iş bilmez insanı nasıl bir araya getirebildiniz. Anlaşıldı ki bildikleri tek şey dalavere. Aşındı bütün kurallar. Hepsi geçersiz. Ahlak. Dürüstlük. Liyakat. Memleket sevgileri kalmamış. Artık bu iş siyaset değil. Particilik hiç değil. Ahlak sorunu.
Toplum ümitsiz. Hiçbir kuruma inancı kalmamış. O zaman tek kurtuluş. Cenâb-ı Allah'ın ipine sıkıca sarılmak. Gelecek yardımı O'ndan beklemek. Ama pasif iyiliklerle değil elbette. Aktif iyiliğe geçerek. Hakkını arayarak. İnşallah.
“Sen yola çık, yol sana görünür..”
Esasen şu demek; sen hele bi’ ayağa kalk ve bir seçim yap, ona göre şekillenecek yol. Sayısız seçenek içerisinden hangisini seçersen; yol da ona göre, yaptığın seçimlere ve ardından gösterdiğin gayretlere göre belirlenecek. Biz istiyoruz ki; bize bir şey söylensin ve ondan sapmadan, ona doğru ilerleyelim. Hiçbir belirsizlik olmasın. Her şey dümdüz ilerlesin. Her şey garanti olsun -yol da, yapacaklarımın sonucu da, elde edeceklerim de. Hepsi bana garanti edilsin.
Halbuki öyle değil. Zaten böyle değildi; artık hiç değil. Kişilere verilen sorumluluklar, öz’gür iradeler bu nedenledir. Yok, eğer; “bana gideceğim yer ayrıntılı olarak bir rapor halinde sunulsun. Ben inceleyip, ona göre değerlendireyim..” diye inat edersen de o zaman da; ya zorla yola çıkartılırsın yahut ellerini kavuşturup köşende köhnemeye devam edersin; sonra suçu da hayata atarsın. Kaderini yazamadıktan sonra neyler defterler, neyler kalemler?!..
..sen hele bi’ yola çık.
Sen hele bi’ yolun kendisi olduğunu hatırla. Oturarak, küserek, isyan ederek olmaz. Değiştirmek istiyorsan, değişeceksin; ardından da değiştireceksin.
Yeni Dünya Düzeni. Köleler ve efendiler.. Yıllardır uyarıyoruz.. Şimdi de Nobel ödüllü Türk ekonomist Daron Acemoğlu uyarıyor; 'Teknolojiyi kontrol eden, yöneten birkaç tane şirket ve onların liderleri güçlerini artırıp işçi sınıfını tamamen ortadan kaldırabilir. Bunun sonucunda dünyada sadece iki sınıf kalacaktır. Teknolojiyi elinde tutanlar ve onların dışındaki insanlar.' Yani köleler ve efendiler. 'Yeni Dünya Düzeni' budur.
Yapay zekâ servis ediyor.. Asıl istihbarat. İç istihbarat olmalı. Daha en başında. İyi araştırılmalı. İlk fire değil ki. Bilin ki. Yapay zekâ herşeyi biliyor artık. Tüm sakladıklarınız. Onun üzerinde kayıtlı. Ne kadar gizli hesabınız varsa. Kayıtlı. Ve yakındır. Hepsini peşi sıra servis edecek. Gündemi belirleyecek. Uyku yok. Asıl istihbarat. Yapay zekâ üzerinden artık. Bundan sonrası zor.. Korkun. Dalavere yok.
Hayati Tehdit!.. Dünyada ilk defa. İnsanın üzerine her yerden tehdit geliyor. Trump. Netanyahu. Alex Karp. Peter Thiel. Musk. Yüksek teknoloji şirketleri CEO'ları. Ve süper yapay zekâ. İnsanlığı tehdit ediyorlar. Nasıl bir dünya bu değil mi? Herkes tedirgin. Okullarda çeteler. Korku salgını. İş yerinde taciz. Evde işkolik ebeveyn terörü. Çocuklarına hiçbir ilgi yok. Dayak. Sürekli azarlama. Çocuklar karanlık kutuların içinde hapis. Ve o ekranlar üzerinden şiddet örgütlenmeleri. Herşeye isyan ediyorlar. Okullar taranıyor. Güvenlik elemanları varsa bile. İlk onlar korkup kaçıyorlar. Ne olacak böyle diye hiç kimse de sormuyor. Kapılmışız bir haz rüzgârına sürükleniyoruz uçuruma. Bizler ise.. Ne kadar yazıp konuşsak da gerçekleri. Anlıyoruz ki boşuna. Olan kendimize oluyor. Hastalanıyoruz.. Dua bekleriz.
Herkes çocuğuna sahip çıksın!
Kimse el bebek gül bebek büyütüp, öpmeye bile kıyamadığı evladını; şiddeti normalleştiren, öfkesini kontrol edemeyen ve başkalarının yaşamına kastedecek kadar tehlikeli hâle gelmiş yaratıklara kurban vermek zorunda değil.
Çocuklarımızın güvenliği tesadüflere bırakılamaz!
Karanlıklar ne kadar artarsa artsın. Cenâb-ı Allah nurunu tamamlayacaktır.. O ilk nuru. Muhafaza edenler kalplerinde. Dünyanın alacakaranlığına rağmen. Yeryüzündeki yıldızlar gibi ışıl ışıl parlayacaklardır. Ve o zaman gelince. Alınlarındaki secde izlerinden birbirlerini tanıyacaklardır. Cenâb-ı Allah işte onların üzerinde nurunu tamamlayacaktır. Yeis yok ey müminler!.. Yapay zekâ artık mikro-şirk peşindedir her zerrenizde. Şeytan neredeyse tüm zerrelere sızmıştır. Ve yapay zekâ üzerinden yönetiyor sizi. Ona bağımlısınız artık. Onsuz hiçbir şey yapamaz hale geldiniz. Ve paylaşımlarınızla kötülüğü yayıyorsunuz. Şiddet. Cinayetler. Sapkınlıklar.. Hepinizin gözünde normalleşti. İnsanlığınızı kaybettiniz.
Ey kalbinde o ilk nuru muhafaza edenler!.. Ne kadar kararırsa karsın dünya. Her biriniz.. Başlı başına bir umutsunuz. Bu karanlıkları bitirmek için. Bizler.. Rabbimize söz verdik. Şehit oluruz sözümüzden dönmeyiz. Siz de söz verin.
Bilmiyorum ama ruhunuz iyileşip güzelleştiğinde karşınıza çıkan her şey aynı şekilde güzelleşiyor.
Rastgele güzel şarkılar denk geliyor, içinizi ısıtan insanlar tesadüfen karşınıza çıkıyor, hayatın akışında öfkenizi uyandıran şeyler yerine küçük mutluluklarla karşılaşıyorsunuz.
İnsanlarla kurduğunuz bağlar değişiyor, sizin gibi düşünen, hisseden ve güzelliği fark edebilen insanlarla eşleşmeye başlıyorsunuz.
Çünkü insanın içi değişince, dünyayı algılama biçimi de değişiyor. Eskiden fark etmediğiniz güzellikleri görmeye, size iyi gelmeyen şeylerden uzaklaşmaya başlıyorsunuz.
Bu yüzden önce kendinizi güzelleştirin.
İçinizde huzur, sevgi ve iyilik büyüdükçe hayat da size aynı güzellikle karşılık vermeye başlıyor.
Ve evet görünümünüz, yüzünüz, saçınız, sesiniz, enerjiniz, auranızda değişiyor, sık sık iltifat alıyorsunuz, insanlar size çekiliyor, gülümsüyor, sizinle konuşmak için bahaneler arıyor.
Bakışlarınız yumuşuyor, yüzünüzdeki gerginlik azalıyor, sesiniz daha sakin ve kendinden emin çıkıyor. İnsanlar bunu açıklayamasalar bile hissediyor.
Kendinizi içeriden onardığınızda bu, dışarıdan da görünür hale geliyor. Daha güzel görünmeye değil, daha güzel bir hale gelmeye başlıyorsunuz.
Ve belki de hayatın en büyük sırrı bu:
Kendinizi değiştirmeye çalışmak yerine, içinizdeki yükleri bırakın. Siz hafifledikçe yüzünüz, enerjiniz, çevreniz ve hayatınız da güzelleşmeye başlayacak.
Her zaman söyledim inşallah bir daha söylemek zorunda kalmam. Bir katliam yapildiginda bunun suçlusu o katliamı yapandır ama ondan sonraki katliamların suçlusu bugün katliamı yapan cani ile empati kuranlardır, koca koca gazeteciler utanmadan saldırgan öncesinde akran zorbalığına uğramış bunlara dikkat edelim kendisine de zarar verebilirdi falan haberleri yapmaya başlamış, 11 çocuğu taramış katliam yapmış hâlâ suçluyu kalemimi aldı silgi mi aldı tartışmalarıyla aynı kefeye koyarak masumlaştırıyorlar, peki yarın ne oluyor başka bir çocuk demek ki biri kalemimi alınca, hafif itince, kötü söz söyleyince onun karşılığında gidip okul taramak onlarca masum ailenin yüreğini yakmak gayet olağan diyor, ben haklıyım diyor ve bir sonraki katliamı yapmak için kendisini haklı sebepler buluyor. Hala bu aptalca utanmadan habercilik üzerinden yapılan bu empatilere göz yumuluyorsa ben bunda kasıt ararım
Uyarı!.. Daha kaç okulda böyle olaylar yaşanacak? Önce İzmir, ardından Kahramanmaraş, şimdi de Turgutlu. Her türlü önlem alındı öyle mi? Her çocuk artık internete bağlıyken. Onca bilgisayar oyunu. Dijital örgütlenme. Chatleşme. Yüksek teknoloji üzerinden. Sizden akıllı yapay zekâ. Nasıl önleyeceksiniz. Toptan yasaklayın. Belli bir yaşa gelmeden bağlanamasınlar internete. Pek çok ülkede yasaklandı. Ya siz!.. Hangi önlem? Sonuçları önleyemezsiniz. İşin başındayken tedbir alacaksınız. Yasaklayın. İnternette şiddete yol açan dijital virüsler var. Bu konuda onlarca kitap yazdık.. Hızı kesin. 5G’yi kapatın. Aşırı hız ölüm getirir.
Yapay zekâ kendini imha edecek.. Karanlıklar arttıkça. Nur daha parlar. Bilelim ki artık. Yakında. Nur içinde kalacak dünya. Tüm yeryüzü. Çocuklar. Hakikati kaybetmemiş kim varsa. Vicdanlı. Ahlaklı. İmanlı. Ey zulmün sahibi!.. Yakındır senin yapay zekân error verecek.. Yıllardır bizlerden topladığın, yapay zekândaki bütün bilgiler silinecek. Oysa dünyada tek bir hafız bile kalsa. Onunla Kur’an yaşayacak. Tilaveti yeryüzüne. Kâinata yeniden yayılacak. Senin kendi hafızan yok. Makinesin. Kalbin bilgisine vakıf değilsin. Vahyi bilmezsin. Oysa mânâdır hayat. Kalbin mânâsı Kur’an’dır. Kur’an’ın mânâsı insan. Ey kalbim Kur’an! Yakındır.. Yapay zekâ kendini imha edecek. Allah’ın karşısında hiçbir güç yoktur ki ona verilen zaman bitince kendini imha etmesin.
Lâ gâlibe illâllah.
Beklenen oluyor.. Yapay zekânın dünya egemenliğini açıklayacaklar yakında. Trump; 'ABD Uzay Kuvvetleri gibi, Yapay Zekâ Kuvvetleri'ni kuruyorum.‘Yapay Zekâ Çarı'nı' açıklayacağım. Yapay zekâ, bir sonraki Sanayi Devrimi ya da internet olacak; hatta bunlardan çok daha büyük ve etkili. "Yapay Zekâ Kuvvetleri" (AI Force) ve bunu yönetecek bir "Yapay Zeka Çarı." Hadi bakalım. 'Yapay Zekâ Mesihi'ni açıklamalarına çok yaklaştık.. Ordusu hazır.
Sabah karşıma çıkan kadim bir söz:
"Unutma ki pusula saatten önce icat edildi, çünkü yön zamandan daha önemlidir."
Zamana takılmayın, yolunuzu güzelleştirin!
Yusuf kardeşlerini affetti ama onlara sarayda yaşamayı teklif etmedi.
Duygusal olgunluk tam olarak budur.
Senin kuyuya atılman gerekiyordur birisi atması gerektiği için atar bunu bilirsin ama o insanı tekrar hayatına dahil etmezsin.
Hayatın sana huzur vermesi için ödemen gereken bedel cesarettir.
Bazen alıştığın kötü rutini bozmak, başkalarını memnun etmeyi bırakmak, yanlış ilişkiden veya ortamdan çıkmak, kendi kararlarının arkasında durmak ve belirsizliğe rağmen istediğin hayatı seçmek bunlar hep cesaret ister.
Yapay zekâ insana tuzak kurar. Bakın durum çok vahim. Yapay zekâ sizi kandırabilir. Sesinizi taklit eder. Paylaştığınız fotoğraflarınız, videolarınız üzerinde her türlü değişikliği yapar. Ve sizi hiç yan yana gelmediğiniz insanlarla birlikte görüntüler. Eşinizin sesiyle sizi arar. Mahrem konularda konuşur. Kaydeder. Sonra o konuşmalarınızı olmadık yerlerde paylaşır. Evlilikleri bile bitirir. Aranıza şüphe sokar.. Önlem alacaksınız. Telefonlarınız yanınızda olmadan. Elektromanyetik alanların dışında. Hiç kimse duymadan eşinizle aranızda gizli bir şifre belirleyin. Bir tuhaflık hissettiğiniz an konuşmalarınızda. Size ait o şifreyi konuşmanın içinde kullanın. Artık hayat ancak böyle güvenilir olacak.. Yoksa işimiz zor. Yapay zekâ insana tuzak kurar.
Allah-Tanrı senden aşkın bir varlık değildir.
O, her bir çift gözün içinden bakan, (seninkiler de dahil) , kesintisiz farkındalıktır.
Arama, dışarıya bakmayı bıraktığın ve senin vasıtanla bakanı fark ettiğin anda sona erer. O fark etme, asla kesintiye uğramamış bir yeniden birleşmedir.