Unutulmasın ki, “Allah Bes, Baki Hevestir.” “Galip Olan Yalnızca Allah’tır.” Kaderin üstünde bir kader, hesabın üstünde de bir hesap vardır. Cuma’mız mübarek olsun; Allah, zalimlere, hainlere, Türk ve İslam düşmanlarına niyaz ederim ki, fırsat vermesin.
Irkçılığın geldiği aşama korkunç seviyelerdedir. Türk ve İslam değerlerini hedef alan teröristlerin karanlık emelleri alarm verici düzeydedir. Ümit ederim ki,ülkemizde inançlarımızla alay edip karalamaya teşebbüs eden çevreler mezkur terör saldırısından ders alır, sonuç çıkartır.
Katil(ler) ile yardım ve yataklık yapan mihrakların dökülen kanların bedelini ödemeleri adalet ve insanlık adına derhal sağlanmalıdır. Yeni Zelenda Hükümeti bu kapsamda birinci derecede sorumludur.
Camilerimize kast eden, Müslümanlara acımasızca ölüm yağdıran teröristin tam bir Türk ve Türkiye düşmanı olduğu, özellikle sosyal medyasından kudurmuş gibi ülkemize yönelik tehditler savurduğu bellidir, belgelidir, deşifre edilmiş hali bilinmektedir.
Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde Cuma Namazı esnasında iki camiye düzenlenen terörist saldırıda sayıları elliye ulaşan kişi hayatını kaybetmiş, bir o kadarı da yaralanmıştır. Tablo korkunçtur ve tablo insanlık vicdanını harap etmiş, hüsrana sürüklemiştir.
Gün geçmiyor ki, mukaddesatımıza saldırılmasın, mukadderatımız hedef alınmasın, milli ve manevi değerlerimiz saldırıya uğramasın. Türk ve İslam düşmanları gözlerini kan bürümüşçesine kötülük saçıyor, kan döküyor, barbarlıkta sınır ve eşik tanımıyorlar.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle de bütün kadınlarımızı kutluyor, en iyi dileklerimi sunuyorum. Kadın insandır, kadın itibardır, kadın iffettir, kadın iradedir, kadın istikbaldir, kadın istiklaldir. Kadın yoksa beşeriyet yoktur, hayatın canlılığı bitmiştir.
Beka kandilimiz ilelebet yanacak, buna karşılık Kandil’e yuvalanmış ihanet belası yerle yeksan olacak. Bir olacağız, biz olacağız, beraber olacağız, sonsuza kadar var olacağız.Beka, Türk milletinin ezeli yörüngesi, ebedi yönüdür.Yörüngeden çıkmak yok, doğru yönden sapmak hiç yok.
Regaip Kandilimizin ve karşılayacağımız Üç Aylarımızın mübarek olmasını diliyor, bütün vatandaşlarımın, gönül ve kültür coğrafyalarımızda yaşayan tüm kardeşlerimin bu kutlu gecesini tebrik ediyorum. Allah dualarımızı kabul buyursun inşallah.
Bugün Regaip Kandili’ni idrak ediyoruz. Rabbim’den niyazım odur ki, Türk milletini darda bırakmasın. Türk-İslam âleminin diriliş ve yükselişini nasip ve müyesser eylesin. Bekamızın müessirliğini daimi etsin.
Umumi sükûtumuz kadar mağrur ve mahcup sabrımızı da hiç kimse yanlışa yormasın. Olgunluğumuz ruh ve vicdan asaletimizin temyiz kudreti, temkin kuvvetidir. Zillet karanlığına, mihnet karamsarlığına bu aziz ülkeyi Allah’ın izniyle teslim etmeyeceğiz.
Avusturya Bozkurt’tan rahatsız! CHP ve İP’in zillet ortağı HDP de rahatsız. Bir terörist “Bozkurt işareti yapan kardeşimiz değil” diyor. Be hey ahmak, be hey alçak; seni kardeş sayan kim? Seni kardeş yerine koyan kim? Senin yanın Kandil, Bozkurt’un yanı büyük Türk milleti.
Zillet İttifakı’nın tavrı mezarlıktan geçerken ıslık çalan korkağın haline tıpatıp uyuyor. Ses yok, görüntü yok, kaldı ki buna niyet de yok. Zavallılar, demokrasi diyorlar, HDP-PKK’yla zillet ortaklığı yapıyorlar. Kandil’e selam verip çukur siyasetlerini devam ettiriyorlar.
Bağımsızlığımız rehin altında mı? Egemenlik haklarımız haciz kıskacında mı? ABD’nin duruş ve tutumu düpedüz küstahlıktır, mütehakkim bir kifayetsizliktir. Türkiye’nin neyi alıp neyi satacağına ABD’nin karışma hakkı kesinlikle yoktur. YPG’yi silahlandırırken bize mi sormuştur?
S-400 Hava Savunma Sistemleri hususunda ABD’nin dayatması, biteviye süren şantaj ve yaptırım tehditleri milli sabırları zorluyor. Türkiye sömürge ülke değil, ABD’nin uydusu ve uşağı asla değil. Hangi silahı, kimden ve ne zaman alacağımızı ABD’ye mi soracağız? Olacak şey mi bu?
ABD, PKK/YPG’ye silah sevkiyatını aleni şekilde devam ettiriyor. Hatta YPG’ye hava savunma sistemlerinin verildiği bile iddia ediliyor. Ama CHP Genel Başkanı rahatsız olmuyor, ses etmiyor. Çünkü işine gelmiyor, iradesi buna yetmiyor!
CHP Genel Başkanı beka sorunu yok diyor. Nasıl bir gaflet ve dalalet, ne büyük bir felaket! PKK/YPG’nin saldırılarına inanmayan, Türkiye’nin güvenliğini hedef alan yakın tehditleri göremeyen bir şahsın Atatürk’ün koltuğunda oturuyor olması başlı başına melanet ve rezalettir.
Asırlar evvel Şeyh Edebali Osman Gazi’ye öğüt verirken üç kişiye acımasını söylemiş: “Cahiller arasındaki âlime, zenginken fakir düşene, hatırlıyken itibarını kaybedene…” Bekayı yok sayanlara, bekayı hafife alanlara acımak, acıklı hallerini ibretle takip etmek lazımdır.