Aliyevizm diktatörlüğünün sonunu bu gençler getirecek!
Azerbaycan'da erkek lise öğrencileri başörtülü arkadaşları okula alınmadığı için okul kapılarını kırarak arkadaşlarına destek verdi.
📌SUÇ DUYURUSUDUR!
📍Adam resmen “liste verdik torpille 70 kişiyi hakim savcı yaptık” diyor.
✏️Savcıları ve diğer tüm yetkilileri göreve davet ediyorum.
♦️Kimse bana “kimi kime şikayet ediyorsun” demesin.
Fon krizi yasal boşluğun yarattığı bir sorun değildir. Kamu kurumlarının görevini yapmaması sonucu ortaya çıkan bir durumdur.
Dolayısıyla "her ülkede oluyor" diye geçiştirilemez. Sosyal boyutunu görmezden gelemeyiz.
Yavuz Ağ��ralioğlu: “Kaldır prompter cihazını ve gör milletini!”
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Uşak’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendi:
“Eskiden siz camdan değil, candan konuşuyordunuz! Ne zaman ki önünüze bir cam, yanınıza bir dünya danışman konuldu; milletle olan bağınız koptu.
Kaldır prompter cihazını ve gör milletini!”
🛑 66 yaşında zeytin toplayan emekli işçi, gözyaşları içinde isyan etti:
🛑 Devletten emekliyim. Görüyorsunuz, yediğimiz salçada yağ yok.
🛑 Artık isyan ediyorum, karnımı doyuramıyorum.
⚠️ İlk kafa hamlesi Samsunsporlu oyuncudan geliyor, hem de hakemin hemen gözünün önünde. Melih ise bu hamleye karşılık veriyor.
Samsunsporlu oyuncu da kırmızı kart görmeliydi. 🟥
🔴 Ali Babacan: "20 milyar dolarlık değil, inanın 1 milyon dolarlık bir iş olsa SPK'nın bu işi yakalama imkânı var, gücü var, teknik altyapısı var. Ama yapmamış, yapamamış değil."
#SONDAKİKA
Saadet Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan'ın konuşması gündem oldu:
"Siz bu soygunun yaşanmasından değil, sadece duyulmasından rahatsızsınız; Meclis Araştırma Komisyonu’na engel olmanızın tek sebebi bu vurgunda çoğunuzun beraber olmasıdır!"
🗣️Yavuz Ağıralioğlu'dan AK Parti'ye:
"Milleti zengin edecektiniz, kendiniz zengin oldunuz. Türkiye yüzyılı bu adaletsizlikle, bu israfla, bu şatafat düşkünlüğüyle, bu etrafınızdaki herkese bulaşmış para kazanma azgınlığıyla inşa edilemez."
🔴Siz paranızı alıp çıktığınızda bin sene bu fonda dursa o değeri bulamayacak hisseleri birilerinin üstüne boca edip gidiyorsunuz.
🔴Utanmıyorsunuz siz.
🔴Kendi durduğunuz yerde kimsesizlerin kimi, garibanların hamisi, milletinin hizmetkarı falan laflarıyla ucunu da Türkiye yüzyılına getirmişsiniz.
🔴Türkiye yüzyılı bu denetimsizlikle inşa edilemez.Bu hesap verilmezlikle inşa edilemez. Türkiye yüzyılı bu adaletsizlikle, bu israfla, bu şatafat düşkünlüğüyle, bu etrafınızdaki herkese bulaşmış para kazanma azgınlığıyla inşa edilemez.
🔴Milletinizi zengin edecektiniz, kendiniz zengin oldunuz. Milletinin fakirlik yaşamayacağı bir ülke hayal ediyordunuz. Hiç fakirlik yaşamayacaksınız. Bin sene fakirlik yaşamayacak kadar para biriktiriyorsunuz.
🔴Ne güzel dünya.
🔴Siz zengin olmak için yola çıkmadınız. Siz milletinizi zengin etmek için yola çıktınız.
🔴En son vergiydi, cezaydı. Millet bunların hepsine alıştı.
🔴En son baktınız ki milletin artık para kazanma umudu kalmamış.
Ev alma ihtimali kalmamış.
Çocuklarını evlendirme işi zora girmiş.
İnsanlar ellerindeki son üç beş kuruşla para kazanma hevesine düşmüşler.
Anlamışlar ki artık bu çalışarak olmayacak.
Artık bu maaştan olmayacak.
Artık bu ticaretten olmayacak.
Ne olacak?
Borsadan, fondan milletinizi para kazanma hevesine düşürecek kadar fakirleştirmişsiniz.
🔴En son fakir bıraktığınız milletinizin umudunu da çalmışsınız.
🔴Şimdi son ricamız şu. Mümkünse bu işe bulaşanlardan hesap sorar mı
sınız? Lütfen. Partinizi kurtarın. Sistemimizi kurtarın.
Yani AK Parti'yi ismiyle müsemma mı yapmak istiyorsunuz?
Listeyi açıklayın efendim. AK Parti gerçekten ak bir parti mi
olmak istiyor? Listeyi açıklayın efendim. Kendinizden
bulaşanlardan hesap sorun. Aklanın. Muhalefet ediyorsunuz ya
aklanın. Siz de aklanın. Efendim sistem mi kirlendi? Sistemi de
Madem siz milletin bahtının akısınız, görelim bakalım ne kadar aksınız.
Açıklayın listeyi.
Listeyi açıklayın, bütün detayıyla paylaşın.
Bu süreci kapatarak yönetemezsiniz.
BDDK verilerine bakıyoruz. İhtiyaç kredilerinde takibe dönüşüm oranı yüzde 6,75'e ulaşarak geçmiş yılların rekorunu aşmış. Kredi kartlarında bu oran yüzde 5,7'ye, bankacılık sektörünün genelinde yüzde 3,2'ye yükselmiş.
Bu rakamların ne anlama geldiğini hükûmetimiz biliyor mu?
Milletimiz kazandığıyla geçinemiyor. Geçinebilmek için borçlanıyor. Borcunu ödeyebilmek için yeniden borçlanıyor. Artık aldığı krediyi de kullandığı kredi kartını da ödeyemez hâle geliyor.
Sayın Cumhurbaşkanımıza sormak istiyorum:
24 yıldır bu memleketi yönetiyorsunuz. Milletimize refah vadettiniz, zenginlik vadettiniz, alın terinin karşılığını alacağı bir Türkiye vadettiniz.
Geldiğimiz yere bakın.
Emeklimiz maaşıyla geçinemiyor. Çalışanımız ay sonunu getiremiyor. Esnafımız işini çevirebilmek için krediye muhtaç. Gençlerimiz daha hayatlarını kuramadan borçlanmak zorunda kalıyor.
Bir de borcunu ödeyemeyen insanımızın yaşadıklarına bakın.
Bankaların tahsil edemedikleri alacaklarını devrettiği varlık yönetim şirketlerinden bazılarının, borçlu vatandaşlarımızın ailelerini ve yakınlarını ısrarla arayarak baskı kurduğuna dair şikâyetler var.
Böyle şey olur mu?
Vatandaşımızın borcu varsa hukuk içinde tahsil edersiniz. Alacaklının hakkını korursunuz. Ama borçlunun da hakkı var, haysiyeti var, ailesi var, çoluğu, çocuğu var.
Bir insan borcunu ödeyemedi diye ailesinin huzurunu bozmaya, yakınlarını baskı altına almaya kimin hakkı var?
Devlet buna müsaade edemez. Bu şirketleri denetlemek, hukuka aykırı tahsilat yöntemlerini engellemek, vatandaşının hakkını ve hukukunu korumak zorundadır.
Borç yükü artık ailelerin huzurunu, insanımızın ruh sağlığını tehdit ediyor. Çaresizlik içinde canına kıymayı düşünecek kadar ağır sıkıntılar yaşayan insanlarımız var.
Bunun mesuliyetini kim taşıyacak?
Milletimizin borçlanabilmesini ekonomik imkân, kredi hacminin büyümesini zenginleşme diye anlatamazsınız.
Milletin refahı ne kadar borçlanabildiğiyle değil, kazandığıyla ne kadar yaşayabildiğiyle ölçülür.
Türkiye'nin kaynakları var, üretim gücü var, çalışkan insanları, dünyayla rekabet edebilecek sanayicisi, esnafı, çiftçisi, yetişmiş evlatları var.
Bu kadar imkânın içinde milletimizin borçla yaşamaya mecbur kalmasını kabul etmiyoruz.
Biz Anahtar Parti olarak alın terinin karşılığını kıymetli hâle getirmeye, üretimi artırmaya, enflasyonu düşürmeye, milletimizi yeniden refahla buluşturmaya talibiz.
Biz milletimizin borcunu değil, kazancını büyütmeye geliyoruz.
Adalet bakanı açıkladı.
214 kişi 188 milyar kar etmiş.
Millet açıklayın bu isimleri diyor.
Olmaz, lekelenmeme hakkı var diyorlar.
Milleti silkele ama lekelenme.
Bana diyorlar ki 40 bin TL maaş, içinde yol ve yemek de var. Biz ne yiyelim, ne içelim?”
“10 bin TL yol ve yemeğe gitse, 30 bin lirayla ne yapalım?”
Bu kadın çocuğunu kreşe verecek, o masraf..
Çalışmak için giyim-kuşam masraflarını mecburen arttıracak❗️
O masraf.
Sabahın köründe yola çıkıp karanlıkta eve dönecek...
Çocuğun yılları "anneden uzak" geçecek❗️
Kölelik bu❗️
Çalışan kadın oranını arttırdıkça arttıralım ki...
Sömürü artsın❗️