Gazeteciler ve Cadılar
Başlık size “Ne alaka acaba?” dedirtti, biliyorum. Ama kısa bir süre ayırdığınızda yazının sonunda o kadar da alakasız gelmeyeceğine eminim.
https://t.co/NHzE26LwEO
Herkesin yoksul olduğu zamanlarda yoksul olmak ne güzeldi. Şimdi elimizde, evimizde, caddemizde, sokağımızda, hatta kentimizde bulunan şeylerin çoğu, pek çoğu yoktu eskiden. Gerçi karnımız doyuyordu, üstümüz de örtülüyordu bir şekilde.
https://t.co/ZwGczQ28tR
Leda, dünyalar güzeli Helen’in annesi. Adının anlamı ise “Lykia dilinde kadın” demektir. Sparta kraliçe Leda’da Barok ve Rokoko Dönemlerinde birçok ressamın tablolarının ana konusu olmuştur.
https://t.co/mO5Gbr9dUB
Dünya ve insanoğlu var olduğu günden bugüne değişmektedir. Bu değişim ülkemizi, insanımızı ve geniş zamanda ise kültürümüzü ve kimliğimizi etkilemektedir.
https://t.co/pgpueymzRq
Gerçekten ne istiyorum, ne istemiyorum? Benim için en önemli şey ne? Neye dâhil olabiliyorum neye olamıyorum? Benim etki alanım nedir ve kimlerdir?
https://t.co/5SI7KeC1gH
Minos, Girit Kralı olmak için kardeşleri ile taht kavgasına girişir. Bu esnada kardeşlerin aklına gelmeyen bir kurnazlık Minos’un aklına gelir ve tanrı Posedion’a yalvarmaya başlar.
https://t.co/V9pL1mae7C
Kendimizden daha çok sevebilir miyiz bir başkasını? Ya da kendimizi bu kadar çok sevdiğimiz için bir başkasının ölümüne sebep olabilir miyiz? Peki bütün bunlar bizi haklı çıkarır mı?
https://t.co/0rzrGfvyUF
Hiç uyuyamamaktan şikayet ettiğiniz oldu mu?
Haruki Murakami “Uyku” kitabında günlerce, aylarca uyuyamayan birinin hikayesini anlatmaya başlıyor. Bir kadın düşünün… Tüm hayatını çocuklarına ve eşine adamış. Kendine ait bir hayat kırıntısı yok.
https://t.co/LrWSZIl2KI