zaman, avuçlarımızın arasından sinsice kayıp giden keskin bir kum saati gibidir; akarken hissettirmez ama bittiğinde derin bir iz bırakır. bizler genellikle hayatı hep bir sonraki virajı dönmeye çalışarak, geleceğin telâşıyla yaşarız. oysa asıl mucize tam şu an aldığımız nefeste,
"iyileşmek biraz da "o meseleyi" artık gözlerin dolmadan, kalbin burulmadan anlatabilmektir. o acılar hiç yaşanmamış o gözyaşları hiç dökülmemiş gibi davranmadığın zamandır. seni yakan o yangından sağ salim çıkabilmen ve yaşamaya devam edebilmenin yollarını aramandır; iyileşmek."
Maalesef ben fazla düşünen biriyim.
Bu yüzden mesajımı görüp cevap vermezsen, 'görüldü' bırakılırsa, kısa ve soğuk mesajlar gönderirsen ya da garip davranırsan; seni rahatsız ettiğimi ya da bana kızdığını düşünmeye başlarım.
“Kimse durduk yere çekilmez köşesine.
Ya hevesi kırılmıştır, ya kalbi..
Ya da hayâlleri yıkılmıştır.
Daha kötüsü de bunca şeyi en güvendiği insan yapmıştır.”