Marsilyalı gazeteci Sacha Nabet:
"Beşiktaş'ın stadından yeni çıktım. Hemen şurada, bakın. Nasıl bir atmosferdi öyle... Gerçekten bana yalan söylememişsiniz. Türkiye gerçekten bambaşka bir şey.
Geoffroy-Guichard'dan, Velodrome'dan falan bahsediyoruz ya... Arkadaşlar, tüm saygımla söylüyorum, aynı seviyede değiliz. Gerçekten aynı seviyede değiliz. Buradaki atmosfer çok ama çok güçlü. Şok oldum.
Yanlış hatırlamıyorsam Beşiktaş, 141 desibelle stadyum desibel dünya rekorunu kırmıştı. Bunun nedenini şimdi çok daha iyi anlıyorum.
Kulaklarım hâlâ ağrıyor ve çınlıyor. Saha kenarında olduğum için sesi belki de tribündekilerden daha yoğun hissettim ama gerçekten inanılmazdı.
Maçı bir devre bir kalenin, diğer devre ise diğer kalenin arkasından izledim. Böylece stadın iki tarafındaki atmosferi de görme fırsatım oldu.
Hayatımda ilk kez bütün stadın aynı anda tezahürat yaptığını gördüm. Yan tribünler bile ayaktaydı ve herkes aynı tezahürata eşlik ediyordu. Bu yüzden çıkan ses çok daha güçlüydü.
Islıklar ise ayrı bir şeydi. Hayatımda bu kadar güçlü bir ıslık sesi duymadım. Gerçekten şok oldum.
Dünyanın farklı yerlerinde yaklaşık 30 stadyuma gittim. Beni en çok etkileyen yerlerden biri Prag'dı ama sanırım Beşiktaş'ın stadı onu da geçti."
Bulgar yazar Sophia Proneikos:
Tarihin beni şaşırtmaktan asla vazgeçmeyen bir huyu var: Neredeyse hiçbir zaman yok olmuyor. Sadece kendini o kadar zarif bir şekilde sunmayı öğreniyor ki, modern insanlar ona artık ‘tören protokolü’ demeye başlıyor.
İşte tam da bu yüzden, Ankara’daki NATO Zirvesi’nin en büyüleyici sahnesi müzakere masası etrafında yaşanmadı. Bu sahne, yirmi birinci yüzyılın en güçlü askerî ittifakının liderleri Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, karşılarında Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı yüzyıllarını temsil eden tarihî üniformalı askerler dururken, dünyanın en eski askerî bandosu olan ‘Mehter’in sesiyle karşılandığında, henüz ilk el sıkışmadan bile önce filizlendi.
Ne olağanüstü bir tarihsel süreklilik duygusu: Savaş sonrası dünyanın bir simgesi olarak 1949’da kurulan bir askerî ittifak, kökleri on üçüncü yüzyıla kadar uzanan bir askerî geleneğin müziği eşliğinde bir cumhurbaşkanlığı sarayına adım atıyordu.
Mehter hiçbir zaman sıradan bir askerî bando değildi; o bir silahtı.
Osmanlı orduları Belgrad’a, Konstantinopolis’e, Rodos’a, Mohaç’a ya da Viyana’ya yürüdüğünde ilk duyulan şey devasa ‘kös’ davullarının gürlemesi olur, ardından ‘zurna’ların keskin sesi, pirinç borular ve birbirine çarpan ziller gelirdi; çünkü bu müzikorduya yalnızca eşlik etmez, bizzat ordunun bir parçasını oluştururdu. Amacı askerleri eğlendirmek değil, düşmanı daha savaş bile başlamadan önce üzerlerine koskoca bir imparatorluğun yürümekte olduğuna ikna etmekti.
Avrupa'nın Osmanlı İmparatorluğu ile karşılaşmalarından sonra Batı ordularının Osmanlı davullarını, zillerini ve daha sonra Mozart, Haydn ve Beethoven’ın müziklerine bile sızacak olan o ‘Türk tarzı’nı (Alla Turca) yavaş yavaş benimsemesi bir tesadüf değildir; çünkü tarih bir medeniyeti bazen kılıçla fethetmez.
Bir ritim yeterlidir.
İşte bu töreni bu kadar büyüleyici bulmamın sebebi de tam olarak buydu; birilerinin Osmanlı İmparatorluğu’nu canlandırmaya çalışması değil, Türkiye’nin büyük medeniyetlerin her zaman anladığı bir şeyi çok iyi bilmesiydi: Geçmiş bir yük değil, bir dildir ve bu dili konuşmayı bilen uluslar tarihlerini asla sadece konuşmalarla anlatmazlar; çünkü bazen birkaç davul vuruşu yeterlidir
Alman emekli Albay ve askeri uzman Ralph Thiele:
“Bir zamanlar eskimiş ürünlerimizi verdiğimiz Türkiye, bugün savunma sanayiinde son derece modern bir ülke haline geldi. Buna ihtiyaç duyuluyor.”
Hristiyan din bilimci JD Hall:
Osmanlı, bu toprakları 400 yıl boyunca yönetti ve kiliselerden vergi almadı.
Osmanlılar, Hristiyanlara karşı çok iyi davrandılar.
Hristiyan hacıları korudular ve Kutsal Kabir Kilisesi’nin onarımını sağladılar.
Modern dünyada bilginin ilerlemesi, düşüncenin gerilemesine yol açtı. Veriye ve hesaba boğulduk ama insani gerçekliği kavrayacak zihinsel derinliği kaybettik. Sonuç: Fanatizm ve nefret.
Edgar Morin
🏴 All Premier League team owners’ nationalities
🇹🇷 Hull City
🇬🇧 Coventry City
🇬🇧 Tottenham
🇬🇧 Brentford
🇬🇧 Brighton
🇬🇧🇺🇾 Sunderland
🇺🇸🇬🇧 Manchester United
🇺🇸 Bournemouth
🇺🇸 Ipswich Town
🇺🇸 Liverpool
🇺🇸 Fulham
🇺🇸 Arsenal
🇺🇸 Chelsea
🇺🇸 Crystal Palace
🇺🇸🇪🇬 Aston Villa
🇮🇹 Everton
🇩🇪 Leeds
🇬🇷 Nottingham
🇦🇪 Manchester City
🇸🇦 Newcastle
🇹🇷🇹🇷🇹🇷KARDEŞLİĞİN YOLU BAYRAĞIMIZA SAYGIDAN GEÇER..
Birlikten, kardeşlikten ve birlikte yaşama iradesinden söz edenlerin; son üç gündür başta Van ve Diyarbakır olmak üzere kutlanan Nevroz törenlerinde bir tek Türk bayrağına dahi yer vermemesi düşündürücüdür.
Hepimizin onuru, şerefi ve ortak değeri olan Türk bayrağına tahammül edemeyen bir anlayış, gerçekten kardeşliği temsil edebilir mi?
Türk–Kürt kardeşliğinin temeli; ortak vatanımıza, ortak değerlerimize ve bayrağımıza saygıdan geçer.
Bayrağı dışlayan bir yaklaşımın birlik iddiası inandırıcı olabilir mi?
🔋Xiaomi'nin yeni elektrikli otomobili bataryada termal kaçak yaşansa bile alev almıyor, sıcaklığı aracın kabinini etkileyecek seviyelere ��ıkmıyor ve sadece yolcu/şoförü etkilemeyecek kadar duman atıyor.
Temmuz 2026'dan sonra Çin'de satışa çıkacak tüm yeni elektrikli araçların bu şartları yerine getirmesi gerekiyor. Elektrikli araçlarda batarya yangını mevzusu böylece kademeli olarak hayatımızdan çıkmış olacak.
Japanese actor Hiroyuki Sanada spoke about the contradictions of human nature:
“Some people dream of having a swimming pool at home, while those who have one hardly ever use it. Those who have lost a loved one feel a profound sense of loss, while others often complain about their living relatives. Those without a partner long for one, while those who have one often don't appreciate it. The hungry would give anything for a meal, while the satiated complain about the taste of their food. Those without a car dream of owning one, while those who have a car are always looking for a better one.”
The key to happiness is gratitude: truly seeing and appreciating what we already have, and understanding that somewhere, someone would give anything for what we take for granted.