Kur’an-ı Kerim’i okuyan lakin hayatına tatbik etmeyen ümmetin hali, doktorun verdiği reçeteyi cebine koyan,ilaçları almayan hastaya benziyor.Müslümanlar inkar uygarlığına dönüp,“Sizin dünyanız size; İslam bize yeter.” dedikleri an Allah’tan(cc) gelecek fetih ve zaferle dirilecek.
إنا لله وإنا إليه راجعون إن لله ما أخذ وله ما أعطى وكل شيء عنده باجل مسمى نسأل الله تعالى أن يرحم الشيخ يوسف القرضاوي رحمة واسعة وأن يدخله جنته وأن يغفر له ويبيض وجهه يوم تبيض وجوه وتسود وجوه وأن ينور قبره وأن يعيذه من عذاب القبر وأن يجعل ما أصابه من المرض وسيلة لرفع درجاته
90’lı yıllarda “Paramız olsa da daha çok öğrenci evi açsak,arkadaşlara kitap dağıtsak, çaylı-simitli gençlik buluşmaları düzenlesek,” diyen MÜMİNLER bugün hayal edemeyecekleri imkanlara kavuştu.Lakin heyecanlarını kaybettiler.Bu yüzden YOKLUKTA yaptıklarını VARLIKTA yapamıyorlar.
Aileyi korumak için kurulan bir bakanlığın başında bulunan bir ismin,milletin ahlaksız oluşumlara karşı aileyi koruma refleksine “nefret söylemi” demesi, zalimi mazlum, mücrimi masum gösterme ameliyesidir.Böyle bir anlayışla ne aileyi, ne istiklali ne de istikbali koruyabiliriz.
LGBT Avrupa’da aileyi çökertti. Köpek besleyen kadınlar, çocuk büyüten annelerden daha fazla.Yok oluş sürecine girdiğini gören Batı, bizi de bitirmek için ahlaksız oluşumları fonluyor. Bu durumda ahlaksız ilişkileri savunan sadece GAFİL değil, aynı zamanda HAİNDİR.