"Ben bu mukaddes davaya inanmış bir insan sıfatı ile buradan bir yere gitmemeye karar verdim.
Asker Mustafa Kemal mavzerini eline alır, fişeklerini göğsüne dizer, bir eline de bayrağını alır, bu şekilde Elmadağı’ na çıkar, orada tek kurşunum kalana kadar vatanı savunurum"
"Gerçekten memlekete hizmet etmek isteyenlerin kalbi açık olmalıdır; açık söylemelidirler. Millet ile, milleti yönetenler çok açık görüşmelidirler. Olan şeyler ve yapılacak şeyler olduğu gibi ifade olunmalıdır. Yoksa, safsatalar ile milleti aldatmak, onu birbirine düşürmek demektir. İlkemiz, daima millete karşı gerçekleri ifade olmalıdır. Milleti aydınlatma, bu demektir. Millete gerçeği açıklayanlar, kendilerinin de aldanmadığına emin olmalıdır. Arkadaşlar, benim bütün yaşamımda izlediğim yol budur!" (Atatürk, 1923)
(Mahmut Soydan, "Gazi ve İnkılâp"
Milliyet gazetesi, 8.12.1929, s.1)
— TARİHTE BUGÜN: 106. yıl.
Türk milletinin idam fermanı, emperyalizmin dayattığı Sevr Antlaşması “İstanbul Hükümeti” tarafından imzalandı.
— Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk:
“Türk milleti için uğursuz bir ölüm kararı. Siyasi, adli, iktisadi ve mali bağımsızlığımızı imhaya ve sonuç olarak yaşama hakkımızı inkâr ve ortadan kaldırmaya yönelik olan Sevr Antlaşması bizce mevcut değildir.”
— Emperyalizmin prangası Sevr’i reddeden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Türk milleti, Kurtuluş Savaşı ile kazandığı bağımsızlığı 24 Temmuz 1923’te Lozan’da mühürledi.
Lozan Barış Antlaşması; masa başında dikte ettirilen şartlara boyun eğmeyerek Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını koruyan, bağımsızlığımızın sarsılmaz güvencesidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusudur.
— Gazi Mustafa Kemal Atatürk:
“Gerekirse masadan kalkarız. Mandayı kabul etmeyiz. Kapitülasyon yok, taviz yok!”
Saruman: Sen ve ben barış yapmayacak mıyız?
Theoden: Barış yapacağız. Barış yapacağız elbet..
Bir darağacında sallanıp, kendi kargalarına yem olduğunda barış yapacağız elbet.
Bu yasa Anayasaya aykırıdır.
Bu yasa üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluş felsefesine aykırıdır.
Bu yasa 1923'ten bugüne laik hukuk önünde eşit haklara sahip tüm yurttaşları "Türk Milleti" potasında birleştiren ulus devletin genetiğine aykırıdır.
İstisna yasa olmaz. Tüm yasalar için geçerli olduğu gibi bu yasaya imza koyanlar da gerektiğinde millete hesap vermek zorundadır.
The fact that the ring was left lying in the middle of the most pristine & peaceful haven is just pure literary genius on the part of Tolkien. Even in the most quiet and lovely places lies a potential seed of war.
Özgür Özel’in söylemiyle ‘Yeni Parti’yi halk kurdu, ismini halk koydu, bütçesini halk sağladı ve söz, yetki ve kararın üyelerde yani halkta olacağını vaat etti. Yeni Parti, parti devletinin yoğun saldırısı altındayken tek gücü halkın desteği. Ve Yeni Parti’yi destekleyen geniş kesimler, barış sürecinde tüm yetkinin cumhurbaşkanına verildiği Çerçeve Yasa’yı bir tuzak olarak görüyor. Erdoğan’ın iktidarını kalıcılaştırmak için bu yetkiyi kullanarak DEM Parti ile Anayasa değişikliğinin yolunu açacağı konusunda genel bir kanaat var. Yeni Parti, Çerçeve Yasa’ya ‘Evet’ derse antidemokratik saldırılara karşı yalnızlaşacak. Yeni Parti büyük destek kaybı yaşayacak. Bu hataya düşülmemeli.
Özgür Özel’in söylemiyle ‘Yeni Parti’yi halk kurdu, ismini halk koydu, bütçesini halk sağladı ve söz, yetki ve kararın üyelerde yani halkta olacağını vaat etti. Yeni Parti, parti devletinin yoğun saldırısı altındayken tek gücü halkın desteği. Ve Yeni Parti’yi destekleyen geniş kesimler, barış sürecinde tüm yetkinin cumhurbaşkanına verildiği Çerçeve Yasa’yı bir tuzak olarak görüyor. Erdoğan’ın iktidarını kalıcılaştırmak için bu yetkiyi kullanarak DEM Parti ile Anayasa değişikliğinin yolunu açacağı konusunda genel bir kanaat var. Yeni Parti, Çerçeve Yasa’ya ‘Evet’ derse antidemokratik saldırılara karşı yalnızlaşacak. Yeni Parti büyük destek kaybı yaşayacak. Bu hataya düşülmemeli.
Bu hafta İBB Kültür bünyesinde Müze Gazhane’de konser veren Duman grubunun bas gitaristi ve müzisyen Ari Barokas, Ekrem İmamoğlu’na bu sözlerle destek verdi.
“2 haftadır benimle yaşayan güvercin Leo ile tanıştığımız günün öyküsünü yazdım, Uğur Gürsoy Uykusuz Ağustos sayısında çizdi. Benim yerime de okuyun, buraya Uykusuz sokamıyormuşuz.”