@orko_8 Yetenek paketi olmamakla beraber harekât açısından büyük avantaj sağlayabilir. Benzer şeyler düşünüldü ancak bütçe nedeniyle hayata geçirilemedi
Önce Plastiras'ın bir kahraman değil, tam tersine hain olduğunu konuşmaya başladılar.
Şimdi gerçekleri itiraf edenler çıkıyor.
Bu haftanın bence en önemli haberi bu.
Gündemde kalmalı, daha çok konuşulmalı.
Kapalı kapılar ardında Thanasis'i linç etmelerine izin vermeyelim.
@orko_8 Crewed-uncrewed İngiltere ve Avustralya resmi tercihi. Bence cinsiyettenn önce etki alanı mücadelesi görünüyor. Eğer cinsiyetçi bir düşünce varsa çok kalmışlar
Darbe girişiminden 14 sene önce olacakları söyleyen biri vardı.
Aslında merhum Necip Hablemitoğlu hoca yalnız da değildi. Kandırılmayan, olan biteni gören pek çok vatansever anlattı, uyardı.
Bedel de ödediler.
Kaşif Kozinoğlu, Tuğamiral Cem Aziz Çakmak, Yb. Ali Tatar, Kuddusi Okkır, Alb. Murat Özenalp ilk aklıma gelenler. Unuttuklarım beni affetsin.
Yani, kimse kıvırmasın, yekten söylesin; 15 Temmuz 2016 akşamı kaybettiğimiz canların kanı, 15 Temmuz'a kadar yapılan uyarılara kulak tıkayan, bu teröristlerin önünü açan herkesin elindedir.
Balık hafızalı değiliz.
Asla unutmayacağız.
Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti Türkiye Cumhuriyeti için bedel ödemiş tüm vatanseverlere saygı ve minnetle.🇹🇷💐
Rüku kavramı konusundaki dezenformasyonlar
Siyasi, mezhepsel ve mitolojik sapmalar
Kuran kavramları atlasında rüku kavramı bir türlü oturtulamaz ve bunun ana nedenlerinden biri geçmişten gelen dezenformasyon içeren rivayetlerdir.
İslam düşünce ve siyasi tarihinde kavramların semantik dönüşümü çoğunlukla siyasi meşruiyet devşirme, güç devretme veya mezhepsel taassubu haklı çıkarma gayesiyle şekillenmiştir. Rüku kavramı tarih boyunca nesnel ve metinsel bağlamından koparılarak ideolojik manipülasyonların merkezine yerleştirilmiştir.
Metinlerin yapısal bütünlüğünü bozarak kelimelere yapay koordinatlar tayin eden bu dezenformasyon mekanizması siyasi, fıkhi ve mitolojik olmak üzere üç ana damardan beslenmiştir.
Uydurulmuş rivayet: Rükuda yüzük verme
Bu manipülasyon Maide suresi 55. ayetin hem gelenek hem modern çevirilerde gerçek anlamın üzerinin örtülmesiyle ortaya çıkar. Çünkü gelenek önce ayeti hatalı çevirir sonra da bu hataya kaynak olacak rivayet uydurur. Önce hatalı çeviriyi Elmalılı'dan verelim:
Maide 55 hatalı çevirisi:
Sizin veliniz evvel Allah, sonra Resulü, sonra o iman etmiş olanlardır ki namaza devam ederler ve rükû' halinde zekat verirler.
Bu hatalı yaklaşım tabi ki gelenek kodlarına dayanır. Hem rüku hem de zekat kavramlarının üzeri örtülerek her ikisi de ritüele çevrilir.
Şimdi uydurulmuş rivayetlere bakalım ve Taberi ile Zemahşeri tefsirlerinin ayeti bu uydurulmuş rivayetlerle açıkladığını unutmayalım.
1. "Bir dilenci Resulullah'ın mescidinde yardım istedi, ancak kimse ona bir şey vermedi. O sırada Ali rükû halindeydi. Parmağındaki yüzükle dilenciye işaret etti, dilenci de yüzüğü aldı. Bunun üzerine şu ayet indi: 'Sizin veliniz ancak Allah, O'nun Resulü ve namazı kılan, rükû halinde zekat veren müminlerdir.'"
İbn Kesir rivayetin sened zincirindeki Musa bin Kays gibi isimlerin kabul edilemez olduğunu ve sahih hiçbir kanaldan bu anlatının desteklenmediğini belirtmiştir. Yani bu rivayet geleneğin 'hadis metodolojisi' açısından da uydurmadır.
Aynı 'hadis' Cabir'den bu sefer Ebubekir'e göre konvert edilmiş şekilde gelir:
2. "Cabir'den nakledildiğine göre: Bir dilenci Resulullah'ın yanına geldi ve 'Zengin ve sözünde duran Allah'a kim borç verecek?' dedi. O sırada Ebubekir rükû halindeydi. Arkasından parmağındaki yüzükle dilenciye işaret etti, dilenci de yüzüğü aldı. Bunun üzerine, 'Sizin veliniz ancak Allah'tır, O'nun Resulüdür...' ayeti indi."
Rivayet editörleri ravilerden İbn Main için kezzap yani yalancı derler ve diğer ravi olan Ebu Hatim ise editörlere göre hadis uyduran biridir.
Gerçek bir bataklık.
3. "Ebubekir es-Sıddık, ayet Ali hakkında indiği gibi kendisi hakkında da insin, bu fazilete kendisi de ulaşsın diye tam kırk kez rükû halindeyken yüzüğünü sadaka olarak vermiştir."
İbn Teymiyye bu metni aktardıktan sonra bir eleştiri yapar: "Bu rivayet, cahil ve ahmak taraftarların uydurmasıdır." der.
Hilafet konusundaki güç savaşlarında taraflar karşı tarafın ürettiği Ali rükudayken zekat verdi gibi bir sözde karizmatik anlatıyı yok etmek yerine birebir aynı şablonu kopyalayıp kendi liderlerine uyarlarlar. Böylece ortadaki olağanüstü iddiayı değersizleştirir veya paylaşımlı hale getirirler. Ebubekir ve Ali için uydurulan hadisler İslam tarihindeki hadis fabrikasyonunun yapısal olarak nasıl bir misilleme ve dengeleme mantığıyla çalıştığını gösteren en somut kanıtlardır.
Gelenek rükuyu namaz ritüelinin bir parçası olarak konumlarken Maide 55'te sıkışınca rüku'yu bir anda Allah'a boyun eğme anlamı verirler. Bu semantik danslar gelenekte sıklıkla görülür.
4. Sad suresi 24. ayetinin Taberi tefsirinde İbrani uydurması bir pasaj geçer,
Güya Davud komutanı Uriya'nın eşine göz koymuş, o komutanı cepheye ölüme göndermiş ve kadınla evlenmiştir. Yaptığı hatayı anlayınca öyle bir rükuya kapanmıştır ki:
"Davud kırk gün kırk gece rükudan başını kaldırmadı. Ağlamaktan gözyaşları sel oldu, başının etrafında gözyaşlarından dolayı otlar ve yeşillikler bitti. Saçı sakalı o otlara karıştı."
Tabi bu pasaj %100 İbrani Midraş uydurması, tamamıyla masal ve bir israiliyat eklentisidir. Taberi'nin yahudi olma ihtimali yüksektir. Ama Taberi ehli sünnet'in en büyük tefsir otoritelerinden biridir :) Geçmişin başarısız editörleri günümüzde hala köpürtülmektedir. Hak ile batıl'ı ayırmanın yolu tabi ki her zaman aynıdır, Kuran'a sarılmak.
5. "Halife Ömer ve Saad bin Ebu Vakkas'ın "Biz eskiden rükuda ellerimizi dizlerimizin arasına sıkıştırırdık ama sonra dizlerimize ellerimizi koymakla emrolunduk."
Hmm kim emretti acaba? Kuran'da böyle bir emre rastlamıyoruz.
Bu da uydurulmuş rivayetlerden bir başkasıdır. Fıkhi boyuta evrilir ve buradan bizim gibi rüku yapmayanın namazı batıldır diyen taklitçi ve taassupçu bir nesil türer.
Peki Maide 55'in doğru çevirisi nedir?
Sizin veliniz ancak Allah, ve resulü, ve o müminlerdir ki onlar salatı ikame ederler ve zekatı yerine getirirler ve onlar rakiundur.
Maide 55
Ayete bakınca salatı ikame edenler zaten demiş, salat eğer 'namaz' diye çevrilirse ve rüku eğer 'namaz'ın bir parçasıysa zaten 'namazı kılarken' rükuya eğilmiş olacaklardı. Rükusuz 'namaz' mı vardı da ayrıca rakiun denmiş? Veya neden sacidun denmemiş?
Tabi bu soruların cevabı rüku kavramı konusunda detaylı bir paylaşımın konusu olacak. Geleneğin açıklamakta zorlandığı rüku kavramını Kuran'ın semantik haritası içerisinden çözümleyeceğiz.
Ayrıca dilbilgisi açısından da bir çarpıtmaya değineyim. Ayetteki ...ve hum rakiun ve onlar rüku edicilerdir ifadesi hal cümlesidir, asla ve asla rüku esnasında kalıbıyla çevrilemez. Semantik olarak onların hayat tarzı rüku ediciliktir demektir.
İslam siyasi ve mezhepler tarihi açısından ayetlerin nüzul sebeplerini manipüle etmek için hadis uydurma veya zayıf rivayetleri köpürtme faaliyetlerine verilebilecek en klasik örneklerden birini inceledik ve Maide 55'in tefsirlerinde hala bu uydurmaların yer aldığını da hatırlatayım. Ülkemizdeki bir çok çeviri, meal ve tefsir hala bu uydurma rivayetlerin ışığında şekillenir. Tarikat ve cemaatler bu uydurmaların üzerine mistik hikayeler anlatır.
Geçmişin başarısız rivayet ve tefsir editörleri bize argüman olarak sunulduğunda üç kez düşünmeliyiz. Allah adına yalan uyduranlar konusunda uyanık olmalıyız.
Kuran ile aydınlanmamız dileği ile.
@KAANTF_23 Biz zaten onlardan medet beklemiyoruz. Hava kuvvetleri herkesten çok önce bu siteni kurdu her geçen gün gelişiyor. Bir gerhinlik olursa da alınacak tedbirler var. Türkiye her açıdan bir eşiği geçti. Yeter ki aksaklık olmasın gecikmesin
@KAANTF_23 Malatya Kürecik radarı farklı. TPY 2 X Band. Balistik füzeleri tespit için kuruldu. Merkezî Rammstein BMD füzeleri ise Romanya ve Polonya da ayrıca ABD AEGİS gemileri var. Hatta Savaş esnasında İran tarafından atıldığı iddia edilen bir balistik füzeyi bu gemi vurdu
@KAANTF_23 Örnek verdiğiniz olay ve hikâyesi farklı. 2007deki bu olay bir daha olmaz. Tedbirleri alındı. 2015 e kadar söyleyebilirim. 2007den sonra Türkiye'den müsade almadan Mağusa Tartus hattını geçmedi geçmeye kalktığında da Türk uçakları tarafından önlendi
@KAANTF_23 NATO varlığıysa evet.Çok örnekleri oldu ve şikayet ettik. Ancak uçan uçak milli asset statüsünde işe iz aktarmak zorunda değil. Söylemek istediğinizi anlıyorum. Bu biraz da sizin personelinizin bilgisine ve sizin onların arkasında siyaseten ne kadar arkasında durduğunuza bağlı
@KAANTF_23 İkinci olarak bu konu 1990 sonrası NATOya entegre olan ve envanterinde Rus silahları olan ülkelerin envanterinde ki silahları bir program dahilinde çıkarmaları kararı bir çok zirvede tekraren alındı. Türkiye de bu kararları defalarca onayladı.
@KAANTF_23 Niyetin izin iyi olduğundan şüphem yok. yazdıklarınız mühendislik açısından doğru ancak mümkün değil. Bizim radar ve savunma sistemlerimiz NATO ya entegredir. İz alıp iz verirsiniz. NATOnun kabul etmediği bir sistemi entegre edemezsiniz. Dolayısıyla bu politika sorunu
“Düşmanlarını dahi kendisine hayran bırakan Türk ordusunun yazdığı destanı,fedakarlıklarını, onlara layık torunlar olarak ebediyete kadar yaşatmak ve bu destansı savunma savaşını gelecek kuşaklara anlatmak boynumuzun borcudur...”
Şahin Aldoğan - Melike Bayrak Özçelik
Kitabımızdan bir cümle.
Merhum hocam Şahin Aldoğan ömrünün sonuna kadar anlattı. Hasta yatağında bile Çanakkale konuşurdu. Anlatmak boynumuzun borcu..
1945-1960 arası yapılan bir çok ABD-Türkiye savunma işbirliği antlaşmalarını 03.07.1969'da "Temel Anlaşma"da toplayan Demirel Hükümeti, ABD ile ikili antlaşmanın GİZLİ olduğunu, TBMM'DE GÖRÜŞÜLMEDEN Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanıp yürürlüğe sokulduğunu bildirmiştir.
Türkiye’yi işgal eden devletler, pikniğe geldikleri için 4 yıl kaldılar. Mesela Yunanlar çelik çomak oynarken 130 bin kayıp verdiler ve yenildikleri için tarihlerinin en büyük felaketi olarak adlandırdılar; 6 devlet adamını da kurşuna dizdiler. İşgalciler 4 yıl sonra, sıkıldıkları için Anadolu’dan ve İstanbul’dan ayrıldılar. Kurtuluş Savaşı değilmiş Milli Mücadeleymiş. Tarihte hiç bir ülke, kahramanlarına bu denli sırt çevirmemiştir. Kurtuluş Savaşı/ İstiklal Savaşı’nda şehit düşen kahramanların ahını almak kolay değil…
Kıralım @X 'in prangalarını.
Ümit Doğan'ın yazdığı bu Milli Mücadele* romanından herkes haberdar olsun.
----------------------------------------
* ["Kurtuluş Savaşı" ve "Milli Mücadele" birbiri yerine kullanılabilecek söylemler değildir. Kurtuluş Savaşı Lozan Antlaşması ile sona erer ama Milli Mücadele daha sonra da devam etmiştir. Cehaletle olan savaşı, devrimleri de kapsar. Tarih bilgisi takvimde yazanı okumakla sınırlı olan şahısların yaptığı yorumlara lütfen itibar etmeyiniz.]
Şanlı Türk ordusunu 5 Temmuz 1938'de Hatay'a girerken görüyorsunuz. Lütfen videoyu paylaşan Dürbün Haber sayfasını takip edin ve Atatürk'ün Hatay'ı canı pahasına kurtarışından bahsettiğim bu bilgiseli sonuna kadar okuyun.
1⃣- Atatürk Hatay meselesini şahsi davası bilmiş ve kırk asırlık Türk yurdu dediği Hatay’ın düşman eline bırakılmaması hususundaki kararlılığından hiç vazgeçmemişti.
Takipçilerimin dikkatine sunarım: Hepinizin bu twitimi göremeyeceğinizi biliyorum ama not düşmek istedim. Aranızdan bazılarını takipten çıktığımı anlıyorum, biliniz ki bu, benim tercihim değildir. Son bir ayda 2000 kadar takipçi kaybının da bunun bir parçası olduğunu düşünüyorum.