Gazeteci İsmail Arı, tutuklandıktan sonra Sincan 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda daha önce 75 gün kaldığı aynı koğuşa (A10) konuldu. Koğuşa girdiğinde o dönem tutuklu olan bazı arkadaşları yine oradaydı. Avukatıyla görüşen İsmail Arı, 28 kişilik koğuşta şu an 62 kişi olduğunu ve yine yerde yattığını bildirdi. İlk tutukluluk sürecinde koğuş mevcudu 54'tü.
2016'da İstanbul’un yüzde 10'u askeri alandı. 15 Temmuz Darbe Girişiminden sonra kışlalar kentin dışına taşındı. Erdoğan da taşınan askeri alanların yeşil alan olacağını açıkladı. Ancak askeri alanlar yeşil alan olarak kalmadı ve parsel parsel ranta açıldı. İşte rantın haritası👇
Tutuklanan muhabirimiz İsmail Arı: Hakim dinlemedi bile, avukatların sözünü kesti. Yatarı bile olmayan suçtan beni bir kez daha cezaevine gönderiyorlar
https://t.co/5KM9AKsgmN
RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin yedi sülalesini ihya etmiş!
📌 @ebekirsahin 'in eşi TRT'de işe gitmeden maaş alıyor
📌Kayınbiraderini RTÜK’te Daire Başkan Yardımcısı yapmış
📌Bacanağını RTÜK’te işe almış
📌Ayıca iddiaya göre eşinin arkadaşı da RTÜK'te yönetici
Herkesi toplu tutuklayın.
Gerek yok böyle tek tek fal baktırmaya..
İsmail Arı gazetecidir.
Suç diye isnat ettiğiniz her şey gazetecilik pratiğine dahildir.
“Ne mutlu Türk’üm diyene” diyememesinden daha önemli bir sorun yok mu sizce?
Fakıbaba 2004’te AKP’den belediye başkanı oldu. 2009’da AKP aday göstermeyince Saadet Partisi desteğiyle yine belediye başkanı seçildi. Ama Saadet Partisi’nden istifa edip 2013’te tekrar AKP’ye katıldı. 2015’te ve 2018’de bu kez AKP’den milletvekili oldu. 2017-2018’de bir süre Tarım Bakanlığı yaptı. 2022’de AKP’den istifa edip 2023’te İyi Parti’den yine milletvekili oldu.
Bu “çokdöngülü” kariyerle “Ne mutlu Türk’üm diyene” dese ne olur, demese ne olur!
Bu mesajda suç var mı?
Ebubekir Şahin’in RTÜK Başkanı olduğu dönemde akrabalarını kurumda yönetici yaptığını haber yapmıştım.
Haberden iki yıl sonra Şahin’in şikâyetiyle hakkımda “Kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçundan dava açıldı.
İddianameye göre “cevap hakkınızı kullanır mısınız?” diye arayıp mesaj attığım için Ebubekir Şahin mağdur olmuş.
Cevap hakkı kullandırmak, yani olayı taraflarına sormak gazeteciliğin ilk kuralıdır. Ve yine gazetecilik yaptığım için cezalandırılmam isteniyor.
Bunu da suçun DELİLİ diye savcılığa sunmuş
Bizim geri zekalılarla Çinlilerin kavgasında gerçekten inanılmaz bir ahlak ve zeka farkı var.
Çinli kız bütün gerçekleri çat çat yazmış, bizim embesillerden biri de “baklava sizden büyüktür” yazmış.
Ayrıca “amk çekik gözlüleri” yazmış. Tabii kendileri Stockholm orjinli oldukları için aşağılamış çekik gözlüleri…
Çinliler 2 gündür bu salakları çekiyor biz 100 yıl şu zeka seviyesine laf anlatmaya çalışıyoruz.
Kayyum yardımcısını özel kalem müdürü yaparak istisnai memur yapanın FBSK olduğunu unutmayalım
Bakanlığı boyunca her 10 günde bir özel kalem müdürü değiştirmiş
Yaklaşık 70 tane Akp gençlik örgütlerinden geleni KPSS’siz memur yapmış.
Dikkat! 70 tane daha mayın ortalıkta şu anda
Söylüyorum hep. “Hesabımı kapatıyorlar ama okuyorlar” da (çalıyorlar ama çalışıyorlar gibi de okuyabilirsiniz.
Sayfa şimdi yenilendi teneke halka içindeki (kesin sahte altındır) Yusuf Tekin az önce yapılan güncelleme ile uçuruldu
Halktan gizlenen gerçekleri yazdığı için tutuklandı, haksız yere aylarca hapis yattı. Çıktı ve yine gerçekleri yazmaya devam etti. Ve şimdi yine tutuklamak istiyorlar.
İsmail Arı gazetecidir!
Gazetecilik suç değildir!
İsmail Arı tertemiz bir gazetecidir. Fon vurguncuları ekini kolunu sallayarak gezerken her gün bir gazeteci gözaltına alınıyor. Hapse atılıyor. ‘Sonuna kadar gidilecek’ derken dışarıda tek gerçek gazeteci bırakmamayı kastediyorlar herhalde.
KAMUOYUNUN DİKKATİNE
Cuma akşamı Sözcü TV yayınındayken +63 ile başlayan bir telefon numarasından arandım. Yayında olduğum için telefonu açamadım. Daha sonra bana bir mesaj gönderildi. Mesajda, Daltonlar örgütünün yöneticisi olduğu iddia edilen bir kişinin adı verilerek yayını terk etmem istendi.
Numarayı engelledim. Daha sonra +62 ile başlayan başka bir numaradan arandım. Arayan kişi, kendisini tanıtarak Daltonlar örgütünün liderinden izin aldığını söyledi. Bana 5 milyon lira ceza kestiğini, bu parayı vermezsem beni öldüreceğini belirtti.
Konuyla ilgili elimizdeki belgelerle birlikte suç duyurusunda bulundum ve koruma talep ettim. Bir emniyet mensubu tanıdığım aracılığıyla İstanbul Emniyetine de ulaştım ve onlarla istişare etmek istedim. Bugün için bana randevu verildi. Ancak daha sonra aranarak, konuyu bir karakola anlatmam gerektiği söylendi ve randevum iptal edildi.
Bu aşamada, yaşadıklarıma ilişkin somut bilgileri en ufak bir yorum katmadan sizlerle paylaştım. Konuyla ilgili henüz siyasi veya şahsi bir yorum da yapmayacağım, yaşadığım yalın gerçek budur;
“Ülkenin en tehlikeli suç örgütlerinden birinin adı kullanılarak tehdit edildim. Televizyon yayınını terk etmem, istenen 5 milyon lirayı ödemezsem öldürüleceğim söylendi.”
Şu an itibarıyla hayatım tehdit altında. Devletten başka beni koruyacak bir merci, halktan başka da bir dayanağım yok.
20.10.2026
Av. Afşin Hatipoğlu
Halk sağlığını ilgilendiren bu haberimizi habere konu dondurma şirketi “tedbiren” erişime engelletmişti.
Erişim engeli kararı gazetemizin avukatının başvurusuyla kaldırıldı. Yani bu önemli haberimiz yeniden yayında.
Tekrar okumak isteyenler veya kaçıranlar için👇
akp antep milletvekili, sanayide çalıştırılmak zorunda bırakılan, ağır koşullarda emeği sömürülen 10-12 yaşındaki çocukların varlığından utanmıyor, onlarla gülümseyerek poz vermeyi meziyet sanıyor. yoksulluğun ve sömürünün çocuklara kadar uzandığı bu düzen sizin eseriniz.