ABB başkanı Mansur Yavaş:
"Önceki dönemde baraj kenarlarına 1 milyon fidan dikimi için ihale yapılmış.
Şahıs piyasadan 1,5 liraya aldığı fidanları aynı ay içinde belediyeye 15 liraya satmış.
Savcılık bu dosyaya 2 kere takipsizlik verdi."
Bunlar hasta! Şarkılarımızı kullanmayın diyen sanatçılara siz kimin şarkısını kime kullandırtmıyorsun diye çemkiriyor.
Kendi şarkılarını kayyum çetesine kullandırtmıyorlar işte. Nesini anlamadın :)
Vay vay vay şuna bakın.
Kıymetli meslektaşım Bülent Yücetürk, sabah akşam “ARINMA, ARINMA, ARINMA” diyen kayyum Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözcüsü Müslim Sarı hakkında ciddi bir iddia ortaya koydu:
“— Müslim Sarı, İş Bankası Yönetim Kurulu Üyesi iken bankanın olanakları ile il il gezdiği için Kemal Bey, Müslim Sarı'nın görevden ayrılmasını istemişti!
— Sorun bakalım Müslim Sarı neden İş Bankası’ndan istifa etmiş!..”
Düşünün o zaman istifa etmesini istediği adamı bugün Parti Sözcüsü yapıyor!
Ve bu adam sabah akşam “kurultay yapamayız, arınacağız” diyip duruyor!
Gör bu rezaleti Türkiye!
Of of of şu habere bakın! Az önce haberleri okurken karşıma çıktı.
“4 YIL KİRAMI ÖDEMEDİ, EVİ BOŞALTMAK İÇİN 400 BİN TL İSTEDİ!”
Yüz kızartıcı suç işleyenlerin CHP'den ihraç edileceğini açıklayan Gürsel Tekin, Bodrum'da dört yıl kira ödemeden oturmuş, ev sahibi de artık isyan etmiş:
“— 8 bin liradan kiraladı. 4 yıl boyunca kiramı ödemedi!
— Çıkmak için emlakçı aracılığıyla 400 bin TL istedi, vermeyince 250 bine düştü!
— Hatta sözleşmedeki imzasını da inkar etti, imza ona ait değilmiş!..” (Medyaradar)
Kusura bakmayın ama siz siyasetçi olarak sorumlu davranmak zorundasınız! Vatandaşı mağdur edemezsiniz!
Bizlere ahlak dersi vermeden önce, insanların kirasını ödeyin.
Alanya’da sorumsuzluğun resmi!
Alanya’da annesiyle yürüyüşe çıkan görme engelli bir vatandaş, sarı çizgili yolu kapatan ve kaldırıma park edilen araçlar nedeniyle zor anlar yaşadı.
(Görüntü Kaynağı: Alanya Gazetesi)
BİLGİLENDİRME
Cumhuriyet Halk Partisi’nde “mutlak butlan” kararıyla göreve döndürülen Parti Meclisi’nin 57 üyesinden 28’i istifa etti. Böylece, Parti Tüzüğünün 24/3 maddesi uyarınca hem Parti Meclisi hem de onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu resmen düşmüş oldu. Parti Tüzüğüne göre, Parti Meclisi üye sayısının, üye tam sayısının 3’te 2’sinin (40’ın) altına düşmesi durumunda 45 gün içinde kurultaya gidilmesi zorunludur.
*CHP Tüzüğü - Madde 24/3:*
“Parti Meclisinde boşalan üyelikler, sırasıyla yedek üyelerle doldurulur. Parti Meclisine bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra, üye sayısı, üye tam sayısının üçte ikisinin (2/3) altına düştüğünde Parti Meclisi için seçim yapılmak üzere Genel Başkan kırk beş (45) gün içinde kurultayı toplantıya çağırır.”
Rüşvetten 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası alan AKP'li Keskin Belediye Başkanı Ekmel Cönger'in, mahkumiyet cezasına rağmen görevine devam ettiği ortaya çıktı.
Rüşvetçi başkan, soruşturma ve dava boyunca 1 gün bile gözaltına alınmadı.
(NOW TV)
TEŞHİR EDİYORUZ !!!
IRMAK KOPARAN ÖĞRETMEN'E,
"70 bin lira maaş alıyor, günde 2-3 bin lirayı da yola versin, ne olacak?"
diyerek mobbinge maruz bırakan İlçe Millî Eğitim Müdürü'nü unuttuk mu sandın?
İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş görevden alınıp derhâl tutuklansın.
Adamlar 1 milyar dolarlık fabrika için 1 milyar dolarlık teşvik aldılar. O teşviği de peşin aldılar. Yani önden biz onlara para verdik, sonra onlar yatırım yapacaktı. Ama onu bile yapmadılar. Demek ki neymiş, kötü yönetilen bir ülkede üste para bile alsan yatırım yapılmıyormuş.
CHP'li Örsan Öymen:
"Kemal Bey beni aradı ve ona bazı sorular yönelttim. Benim oradan çıkardığım sonuç: Kılıçdaroğlu hem belediye başkanlarının tutuklanmasının hem de mutlak butlan meselesinin bizzat içinde."
“Ben gittim, oturdum karşımda bir ekran açık ama 'Adalet mülkün temelidir' yazmıyor. Bir ofis orası böyle gözüm de ısırıyor, en sonunda kırmızı bir tane kahve makinesinden anladım Savcı Beydi o”
+ Savcı: Ya Fatoş, şimdi sen ağlarsın böyle karşımda. Ben sana ne dedim? Ben senin ne olduğunu biliyorum ama sen, bu adamlar sana kumpas kuracak demedin mi? Konuşmadın sen. Verecektin ifadeni, gidecektin.
- Ama Sayın Savcım, ben bildiğim her şeyi anlattım.
+ Bak, şimdi sen git, eşyaları topla. Ben sana Çağlayan'dan araba göndereceğim. Geleceksin, burada bana ifadeyi vereceksin. Çocuklarına gidersin.
- Savcım, ben yine de ifade veririm, vermemi istiyorsanız. Bir avukatıma sorayım.
+ Hâlâ avukat diyorsun bana. Sen bir kafayla daha çocuklarını asla göremeyeceksin. Sen bekarsın, değil mi?
- Evet.
+ Velayetleri sende mi?
- Evet.
+ Senin çocukların reşit de değil, değil mi?
- Değil.
+ E, artık sosyal hizmetler alır senin çocuklarını.
Bir anneye böyle denir mi? Çocuklarıyla tehdit ettiler. Biraz insanlığınız, biraz vicdanınız kaldıysa bu insanların yaşadıklarına kulaklarınızı kapatmayın.
Bu tarihi görüntüyü kendim çektim.
İstanbul Örgütümüzle birlikte, sabahın ilk ışıklarından beri Meclis kapısında demokrasi nöbetindeyiz. İrade gaspına geçit vermeyen ilçe başkanlarımıza, tüm yürekli yol arkadaşlarımıza, İstanbul’dan ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen halkımıza teşekkür ediyorum.
Demokrasi ve adalet mücadelesine omuz veren herkesi, saat 13.30’da Genel Başkanımız Özgür Özel’in yapacağı grup toplantısını bulundukları her yerden izlemeye davet ediyorum.
Halkımızın iktidarını hep birlikte kuracağız.
Faik Öztrak son 19 yıldır milletvekilliği yapıyor. Babası Orhan Öztrak ise 8 yıl milletvekilliği yaptı. Faik Öztrak’ın dedesinin adı da Faik’ti. Dede Faik Öztrak, 30 yıl milletvekilliği yaptı ve Cumhuriyet’in ilk dönemlerinin İçişleri Bakanlarından biri olarak görev aldı. Yani Öztrak ailesi, üç nesildir toplam 58 yıl milletvekilliği yapmış durumda. Koltuğa yapışan biri aranıyorsa, o da Öztrak ailesidir.