Allah (cc) insana hakkı ve batılı, gecesi bile gündüz gibi olan apaçık bir yolla gösterdi. Yol bu kadar netken, insanın yan yollara sapıp "Zaman böyle, şartlar beni zorladı." diyerek ürettiği hiçbir mazeretin ilahi terazide geçerliliği yoktur.
İnsan Suresi 2. Dersimiz YouTube Kanalımızda Yayında
📍 BANGLADEŞ | GIDA YARDIMI
Ecir Kapısı Derneği olarak, hayırseverlerimizin emanetlerini Bangladeş’teki ihtiyaç sahibi ailelere gıda yardımı olarak ulaştırdık.
Rabbimiz yapılan infakları kabul, hayırları bereketli eylesin.
Destek veren tüm bağışçılarımızdan Allah razı olsun. 🤲
Bugün Hicri Yılbaşı… Sahabe takvim oluşturacakları zaman tarihi hicretle başlattılar.
“Sehl ibni Sa’d dedi ki: ‘Ne Peygamber’in (sav) peygamber olarak gönderilişinden ne vefatından itibaren (yılları) saymaya başladılar. Onlar ancak onun Medine’ye gelişinden itibaren saydılar.’” (Buhari)
Allah Resûlü’nün (sav) öğrencileri ve ümmetin en fakihleri olan sahabenin bu tercihi üzerinde biraz düşünmeli, bazı sorular sormalıyız. Neden bi’seti, Bedir zaferini, Mekke’nin fethini… değil de Hicret’i seçtiler? Neden Hicret’i Bedir’den ve Mekke’nin fethinden daha üstün, daha önemli gördüler?
Hemen söylemeliyim ki; Bedir ve Fetih yalnızca birer sonuçtu. O sonucun sebebi ise Hicret’ti. Şayet Hicret olmasaydı ne Medine ne Bedir ne de Fetih olurdu. Sahabe bunu fıkhettiği için, ümmeti ümmet yapan Hicret’le tarihi başlattılar. Hicret İslam toplumunu kurmanın ilk adımı, İslam devletine giden yolun başlangıcıydı.
https://t.co/S49CTny54h
El-Halil'de İlhak Adımı: Yetkiler 'Paralel Belediyeye' Devredildi
🔻Terör devleti İsrail'in Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, El-Halil kentini ilhak etme amacıyla tek taraflı yeni bir karar aldıklarını duyurdu. Alınan bu kararla, Harem-i İbrahim Camisi'nin de dahil olduğu kutsal mekanlar ve kentteki inşaat izinleri üzerindeki yetki Filistin'e ait El-Halil Belediyesi'nden gasbedilerek, işgalci güçlerine bağlı "paralel bir belediyeye" verildi.
🔻İşgalci İsrail'in bu adımı, Filistin ile İsrail arasında 1997'de imzalanan El Halil Anlaşması'nın fiilen iptal edilmesi anlamına geliyor.
🔻Filistin yönetimi ile İsrail arasında 1997'de imzalanan El Halil Anlaşması, kenti "H1" ve "H2" olmak üzere iki bölgeye ayırdı. Buna göre H1 bölgesinde güvenlik ve idare Filistin yönetimine verilirken, H2 bölgesinde yaklaşık 500 İsrailli yerleşimci ve 30 binden fazla Filistinli yaşamasına rağmen güvenlik işgalci İsrail ordusunun sorumluluğuna bırakıldı. (AA)
Bir arkadaşınıza 20₺ gönderdiğiniz zaman teröre finansman sağlama suçundan terörist damgası yiyerek cezaevine giriyorsunuz ama ALLAH’ın evini fantezileriniz için kullandığınız zaman serbest kalıyorsunuz.
Adalet bu mu gerçekten?
"Demokrasiyle İslam’a hizmet edeceğiz.” dediler. Ama bugün herkes görüyor ki batıl bir yolla İslam’a hizmet edilemez. Bu yola giren hiçbir parti İslam adına bir şeyi düzeltemedi; hepsi sonunda Kemalistleşti.
Muhafazakarlar artık İslam’ın kaldırıldığı günü kutluyor.
🔻 Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Filistin yönetiminin yenilenmesine yönelik Arap ülkeleri, Avrupa ve ABD’ye verilen resmi taahhütlerin bir parçası olarak, yaklaşık 20 yıldır yapılmayan parlamento seçimlerinin önünü açan seçim yasası değişikliğini onayladı.
🔻 Bu yıl parlamento seçimleri ile Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Ulusal Konseyi seçimlerinin birlikte yapılması, ardından 2027’de başkanlık seçimlerine gidilmesi planlanıyor.
🔻 Filistin’de son parlamento seçimleri 2006 yılında yapılmış ve Hamas’ın zaferiyle sonuçlanmıştı; Hamas ile El Fetih arasındaki siyasi bölünme ve çatışmalar nedeniyle o tarihten bu yana yeni seçim yapılamamıştı. Hamas yönetimi ise söz konusu süreci eleştirerek bunun “tek taraflı yönetim anlayışının devamı” olduğunu savunuyor.
Aslında temel sebebi demokrat "müslümanlar"!
Yıllardır bu sistemden değişim bekleyen birşeylerin değişeceğine inan/inandırılan ve ona destek veren "Müslümanlar" da bu tabloda pay sahibidir.
İşte size demokrasi ile İslam'ın bir arada nasıl yaşayamayacağının somut bir örneği.
🔻 İşgalci İsrail'in Aralık 2025'te Somaliland'ın bağımsızlığını tanımasının ardından Somaliland, Kudüs'te büyükelçilik açtı..
🔻 İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), bu adımı şiddetle kınayarak, söz konusu girişimin uluslararası hukuk ve BM kararlarının açık ihlali olduğunu belirtti. İİT, İsrail'in işgal altındaki Kudüs üzerinde egemenliği bulunmadığını vurguladı.
Çarşamba günü saat 21.00’de gerçekleştirilecek Umut Yayını’nda, SMA hastalığıyla mücadele eden Efrayim bebek için bir araya geliyoruz.
Yapılacak her katkı, Efrayim’in tedavi sürecine destek ve ailesine umut olacaktır. Bu hayırlı çalışmaya destek olmak ve sesi daha fazla kişiye ulaştırmak için tüm kardeşlerimizi yayına davet ediyoruz.
@Halis_Bayancuk@ramazanhoca_12@ahmet_tulucak@MuratGezenler@smaefrayim
Peygamberimizi (sav) o kadar çok seviyordu ki, canı pahasına bile O'nun ayağına bir tek dikenin batmasına razı olmadı!
Bedir ve Uhud kahramanlarından fedakâr sahabi Zeyd’in (ra) yürekleri ısıtan ve cesaret veren sevgi dolu hikâyesi yayında! 🌟
📚 Tüm Resûllerin Ortak Mesajı Lailaheillallah yeni baskısıyla yeniden sizlerle!
📌 Halis Bayancuk Hoca'mızın, tüm resûllerin ortak daveti olan "Lailaheillallah" şiarını delilleriyle ele aldığı bu kıymetli eser yeniden okuyucularıyla buluşuyor.
📖 Sipariş için: https://t.co/lqPdQrQAJ8
🔴 İşgalci İsrail'in ırkçı ve faşist bakanı Itamar Ben-Gvir, ABD ile İran arasında varılan anlaşmaya ilişkin yaptığı paylaşımda:
"Trump'ın anlaşması bizi bağlamaz. İsrail, ABD'nin bir sömürgesi (tebaası) değildir." ifadelerini kullandı.
Yusuf Ziya Hoca'nın uğradığı zulme karşı sesini yükselten ve gündem çalışmalarıyla desteğini eksik etmeyen selefi camia, aynı yaklaşımı Yusuf Ziya Hoca'nın hitap ettiği kitlelerden de haklı olarak bekliyor. Maalesef ki, istisnalar olmakla birlikte bu ilkeden çok uzaklar.
Türkiye'de hayır amaçlı bir dernek kuran Avustralya'da yaşayan Türk müvekkillerim iki sene önce havalimanında gözaltına alındılar. Vatan emniyete götürülen müvekkillere yaptıkları yaklaşık 12.000 TL'lik bir ödeme sordular. Daha önce terörden yargılanan ve beraat eden bir kadının sahip olduğu şahıs şirketi hesabına açıklamasında "x marka printer ödemesi" yazan ödemenin faturası muhasebeci tarafından ibraz edildi. Cuma günü alınan müvekkiller Pazartesi sabahı savcı tarafından ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldılar. Son derece basit, faturası ve açıklaması olan bir ödeme yüzünden üç gece nezarette bekleyen müvekkillerim şimdi her geldiklerinde tedirgin oluyorlar. Burası Türkiye, adalet (!) sistemimiz mükemmel işliyor!
Bal sattı, teröre finans...
Parfüm sattı, teröre finans...
Kitap sattı, teröre finans...
Demokrasinin gereği olarak fikir suç sayılmayınca, bu kez ticaret suç sayılmaya başlandı.
Ortada kesinleşmiş bir hüküm yok, kesin delil yok; ama aileler var, çocuklar var, dağılan yuvalar var, yıllarca süren mağduriyetler var.
Urfa'daki 47 kişiden biri de benim bacanağımdı. İzmir'den Urfa'ya götürüldü, sonra serbest bırakıldı. Aynı dosya kapsamında birileri serbest kalırken birilerinin tutuklu kalması, insanların aklına ister istemez şu soruyu getiriyor: Ölçü nedir, kriter nedir, adalet nerededir?
Bugüne kadar çevremizde gördüğümüz birçok dosyada, terörle ilgili iddialar ortaya atılmış olsa da insanların hayatlarını altüst eden süreçlerin sonunda beklenen somut sonuçların çıkmadığına şahit olduk.
Bu durum büyük bir mağduriyet oluşturmaktadır.
Yeni İçişleri Bakanlığı yönetiminin de bu konuda dikkatli olması gerekir. Eğer devletin ilgili birimlerine yanlış bilgiler aktarılıyor, insanlar hakkında asılsız ihbarlar yapılıyor ve toplumda bir kaos ortamı oluşturulmaya çalışılıyorsa; asıl sorgulanması gerekenler bu iftiraları atanlar ve yanlış yönlendirmelerde bulunanlar olmalıdır.
Kesin delil ortaya konulmadan insanların, ailelerin ve çocukların mağdur edilmesi zulümdür.
Çünkü devletler güçle değil, adaletle ayakta kalır.
Zulüm ise en güçlü görünen yapıları bile zamanla çökertir.
Adaletli ol.
Adaletli ol ki, inancı ne olursa olsun herkes hayat bulsun.
Adaletli ol ki devlet ayakta kalsın.
@abakingurlek@mustafaciftcitr
🔴SON DAKİKA
🔴Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif duyurdu;
“ABD ile İran arasında nihai barış anlaşması sağlandı.
Taraflar, Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdiğini ilan etti.
Resmi imza töreni 19 Haziran Cuma günü İsviçre’de yapılacak.”
Terörün finansmanı soruşturmaları artık ucu açık bir zulme dönüştü; kimin hangi dosyaya dahil edileceği, kimin kapısının sabahın beşinde kırılacağı belli değil.
Örneğin, bir kitapçısınız ve internet üzerinden kitap satıyorsunuz. Hesabınıza para yatıran veya sizin para gönderdiğiniz herhangi biri, bir gün terör soruşturmasına maruz kalabiliyor. Bu durumda, aranızda para trafiği olan herkes anında incelemeye alınıyor ve bu durum "terörün finansmanı" olarak nitelendiriliyor. Eğer bu adaletsizliğe ses çıkarılmaz ve tepki gösterilmezse, geçtiğimiz yıl yüzlerce insanın mağdur olduğu gibi, önümüzdeki yıllarda da aynı mağduriyetler yaşanmaya devam edecektir.
Evet, dört beş ay tutuklu tutup serbest bırakıyorlar; ancak bu defa "etiket" yemiş oluyorsunuz. Her olayda ilk akla gelenler, daha önce gözaltına alınanlar oluyor. Bu da bir mağduriyet döngüsü oluşturuyor. Allah (cc) mazlum ve mustazafların yardımcısı olsun.
Günlük ticari para akışları, haksız yere "terör finansmanı" sayılabiliyor.
Yıllar süren yargılamalarla gelen beraat, ne yok olan ticareti geri getiriyor ne de zedelenen itibarı ve aile dramını onarıyor. İnsanların özgürlüğü bu mizanı bozuk yargılamalara kurban edilmemelidir.