@helios_ate Metpamid sonrası çok fazla deliryuma giren hasta gördüm. Üstelik bulantıyı da tık diye kestiğini düşünmüyorum. Zofer her zaman daha güvenli bi tercih. Mümkün oldukça dikkat etmekte fayda var..
Gerçekten tedavi görmesinler. Aklım almıyor. Yoğun bakımda çalışırken kapıları kıran hasta yakınları gördüm. Aynı insanlara "gelin yakınınız iyileşti, teslim edeceğiz önce size bakım eğitimi verelim" diye aradığımızda gelmezlerdi. Kendileri bakamaz, bakan elleri de kırarlar.
İnce Memed, Abdi ağayı öldürmeye gittiğinde,
“Beni öldürmen neye yarar? Bir ağa gider, yerine başka biri gelir,” demişti ağa.
“Olsun,” diye karşılık vermişti İnce Memed, “benim yerime de başka bir İnce Memed gelir.” Demişti.
Aramızdan ayrılışının 11. yıl dönümünde, Yaşar Kemal’i saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz.
İlk kavuşmamız ve son doğum günü kutlamamız.
Oysa şimdi hayatta olsaydın, hayalini kurduğumuz yaşta, 17 yaşında bir genç olacaktın.
İnsan, bebek olarak doğup, çocuk olarak büyürken, gençliğe bir mezar içinde geçer mi?
Aynı anda akıp giden zamanın, donduğu vakitte ve sonsuz zamanın içinde var olabilir mi?
Hala burnumun ucunda alıp verdiğin ilk nefesin sıcaklığı.
Ve hala dudaklarımda teninin yumuşaklığı.
Anneciğim,
Kutsaldır benim için, beni seçtiğin gün.
Dokuz yaşında bıraktıklarına sarılıp, toprağın altında büyüyen yaşını kutlamak en büyük ızdırabım benim.
Sadece bugün değil, kendimi bildiğim her saniyenin anısındasın sen.
Mucizem.
İyi ki doğdun bana.
İyi ki ruhun ruhuma üflendi.
İyi ki senin annen oldum.
17. Yaş günün kutlu olsun.
Şimdi benden uzun boyunla, göz kamaştıran o yakışıklılığına ve toklaşan o buğulu ses tonunla “anne” dediğin bir hayalin içinde öpüyorum seni.
Doğum günün kutlu olsun anneciğim…
Cennette üfle mumlarını,
Yıldızlar göz kırpsın bize…
Seni çok seviyorum.
Annen.
#OğuzArda
#OğuzArdaHep9Yaşında
#İyikiDoğdunOğuzArda
Kocaeli Dilovası’nda, merdiven altı bir parfüm doldurma tesisinde meydana gelen patlamada 2’si çocuk, 1’i 18 yaşında, 6 kadın işçi katledildi. Tüm Türkiye işçi sınıfına, kaybettiklerimizin yakınlarına ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum.
Bir kez daha göz göre göre önlemsizlik, çocuk işçilik, emek düşmanlığı sarmalında yurttaşlarımızı kaybettik, lanet olsun düzeninize!
İktidarın reklam çalışması için kullandığı, başka da hiçbir işe yaramayan CİMER’e 2024 yılında işçiler şikayette bulunmuş. “İş güvenliği yok” demişler, “devlet gereğini yapsın” demişler. Devlet mi var, Saray var sadece, vatandaşın canı kimin umrunda!
Önümüzdeki günlerde bütçe gündeme gelecek. Saray başlayacak “şöyle iyiyiz, böyle iyiyiz” diye anlatmaya. Siz zaten iyisiniz beyler, kârlarınız iyi, işleriniz iyi. Asıl memleket kötü! İşçiler kötü! Merdiven altı çalışırken ölmek kötü!
Bu düzeni katledilen emekçiler için değiştireceğiz. Bir daha bu acıları yaşamamak için değiştireceğiz. Bizim için ölüm kalım meselesidir, öyle ya da böyle değiştireceğiz!
Bizlerle yan yana okulda olması gereken 3 kız kardeşimiz merdiven altı bir fabrikada yanarak can verdi:
Cansu Esatoğlu (16)
Nisa Taşdemir (17)
Tuğba Taşdemir (18)
Neden? Çünkü hiçbir halta yaramayacak bir paraya çalışmak ve Türkiye’de hayatta kalmak zorundalar, tıpkı binlerce çocuk ve öğrenci gibi. Bir grup patron milyonlar kazanıyor; çocuk, genç, yaşlı hepimiz ise sadece hayatta kalmak için güvencesiz çalışıyor, yarını çıkarmaya çalışıyoruz.
İşçilerin yanarak can verdiği atölye, daha önce CİMER'e şikayet edilmiş ama kimsenin umrunda olmamış çünkü milyonları kazananlar zaten iktidardalar.
Perişan ailenin hali ortada. Yine de metanetlerini korudular. Nihayetinde anne dayanamadı; bu kadar acının ortasında soğukkanlı kalmak kolay değil.
Karşımızda hem suçlu hem de küstah bir tavırla davranan bir topluluk var. Neye, kime güvendikleri belli değil. Ama bir şey dikkatimi çekti; Türkiye’de hâlâ sesini yükselten, adalet isteyen, iyi ve vicdanlı bir kitle var.
Geçen haftalarda şöyle demiştim: İnşallah dava, anne ve babanın acısını dindiremese de, en azından kamu vicdanına seslenen adil bir kararla sonuçlanır. Çünkü bu dava sadece bir ailenin değil, toplumun adalet duygusunun da sınavıdır.
Maalesef bu gerçekleşmedi. Minguzzi ailesinin avukatı Ersan Barkın; "4 tane sanığın, Minguzzi’nin etrafını nasıl sardığını mahkemeye sunmuş olmamıza rağmen, 2 sanık delil yetersizliği nedeniyle tahliye edildi." diyor. Dava henüz bitmedi. Takipçisi olacağız.