"Amerikan Psikoloji Derneği (APA) gibi kurumlar, yıllarca meselenin bu yapısal ve iktisadi tarafını görmezden gelip, tartışmayı popülist bir "şiddet" eksenine hapsettiler. Önce oyunları şeytanlaştırdılar, okullardaki ergen şiddetini Doom’a, GTA’ya bağladılar. Sonra veriler biriktikçe, güçlü bir nedensellik kurulamadığını itiraf ederek sessizce çark ettiler. Hatta ironik bir biçimde, şiddet içeren oyunları oynayanların gerçek hayattaki fiziksel şiddet eğilimlerinin -beklenenin aksine- daha düşük olabileceğine dair veriler belirdi. Çünkü şiddet, ekrandaki görüntülerden çok oyunun içindeki toksik iletişimden, dışlanmadan, rekabet hırsından veya hayattaki boşluklardan neşet ediyordu. Her gamer bağımlı olmuyor, her oyuncu şiddet uygulamıyor. Ama istisnasız her çocuk, bu büyük ekonomik çarkın dişlileri arasında birer "performans öznesi"ne dönüştürülüyor."
@birikimdergisi yazımın hepsi: https://t.co/cX750Gghbd
Ben senin önüne geçebiliyorsam geçerim, kim olsa geçer. Öne geçmek senin sorumluluğun. Kimse durup sarfettiği yolu sizin için gerilemek zorunda değil. Saygınlık, önderlik, üstünlük istiyorsan saygın, önder ve üstün bi insan ol. Bu size bizim sağlayabileceğimiz bir statü değil.
Boykot meselesinde çözüm #EspressoLab yerine Starbucks, Ülker yerine Eti, D&R yerine Pandora olmadığı gibi çözüm hiç kahve içmemek, çikolata yememek ya da kitap almamak da değil…
Çözüm tüm bunların kamucu alternatifleri için mücadele etmekten geçer ✌️
Ramazan günü, dine yakın insanları dahi ikrah ettirdiniz mi ettirmediniz mi ona bakacaksın. Onlar zaten dine düşmandı deyip geçemezsin, güç ve koltuk uğruna yapmadığınız rezillik kaldı mı kalmadı mı diyeceksin. Yapanı geçtim, savunanların da yüzü kaldı mı acaba şaft kaymasından.
ne sözümona akademisyeni ne de sözümona sanatçısı bir tanecik konuyu dahi sıkı sıkıya eleştiremiyor. yahu bu kadar saçmalık olmaz, sesimizi çıkarmamız gerek diye düşünmüyor, bilakis çıkan sesi keserler, kariyerimi bitirirler diye savunmada. sonra da bu ortamdan düşünce bekle.
Emrah Safa Gürkan’a gelen cevapların ekserisi şöyle: Bu durumdan kurtulmak için aydınlanmacı bir diktatörlük lazım, tek adamlık lazım, demir yumruk lazım… İnsanlar, şikâyet ettikleri ve sorunlarımızın kaynağı gördükleri şeyin AYNISINI istiyorlar. Sadece baştaki kişinin değişmesi yeterli yani. Berbat bir takımın hoca değişikliğiyle düzelmesini ummak gibi. Biri gelecek ve her şeyi düzeltecek. Yedinci günün şafağında doğuya bakacağız ve dünya güzelleşecek. Biri gelecek, tüm kudreti ona vereceğiz ama o kişi o kudretten zehirlenmeyecek; hep o adil, merhametli, zeki, vatansever insan olacak. Ayın şavkı sazımıza vuracak, yârin kaşı gözümüze değecek.
idam diyen var, dini usüller diyen var, platform kapatalım, kitap toplatalım diyen var. maşallah bir kişi de demiyor ki şikayet eden kadının adresini paylaşmayalım, suçluyu yakalayalım, iyi halden indirimi kaldıralım. rabbim sabır rabbim akıl rabbim güç.
Kötülüklerden gerçekten rahatsız olan vicdan sahibi bir insan kötülüğü en çıplak haliyle ifşa etmez. Acıları yarıştırmaz. Mağduru bizden, onlardan, mülteci, Gazzeli diye ayırmaz. Kötülük karşısındaki ilk tavrı başkasını suçlamak olmaz. Herkesi suçlayarak kendisini temiz hissetmez
“Öfkeme hakim olamadım, kusura bakma.” “Alkolün etkisindeydim.” Hadi ya? Bu duygularına patron karşısında nasıl hakim olabiliyorsun? Neden senden iri bir erkek karşısında kriz geçirmiyor, bir mafyaya zarar vermiyorsun? Unutmayın: irade kontrolü bile sadece hiyerarşi meselesidir.
bazılarındaki pişkinlik, arsızlık ve had bilmezliğin ardında sanırım şu düşünce var:
“geri dönülemez derecede haddi aştık. o halde böyle devam edelim.”
Şurada kadınlara, camiye "edebinizle" namaz kılmaya gelip kovuldugunuz bir anınızı anlatın, desem gelen cevaplardan sonra vicdanı olan erkeğin yüzü yerden kalkmaz. Boş yapmayın.
Herhangi bir camiye bir vakit namaz esnasında girin ve bakın. Kadın mahfili dolmuş taşmış durumdayken caminin geri kalanı birkaç saf dışında boştur. Yıllardır söylüyoruz, kadınlara ayrılan alan yeterli değil. Bu bir.
Kadınların camide namaz kılma sevdasını bir türlü anlamıyorum. Hele yoğunluk olan günler hiç anlamıyorum. Kimisi erkeklerden önde namaza duruyor kimisi giriş çıkışta bir sürü erkeğin arasından gidiyor. Yahu evinde kılsana derdin ne ?
Bunca zaman kadınları o çok kıymetli camilerinize sokmadığınız, gireni de kovduğunuz için çoğu kadın cemaatle namaz kılmayı ve cami adabını bilmiyor doğal olarak. Bu da iki.
İslam'ı yaşayacak kadar öğrenmek istiyorsanız en fazla yarım saate ihtiyacınız var. Ne bir Kuran ayeti ne bir hadis okumanıza gerek yok. Ama o hadis Kuran'a aykırı demen için 40 fırın ekmek yemen gerektiği doğru.
ADAMlar kriz anlarında dahi aklı selimden, ahlaktan ve edepten çıkmıyor. Kufretmiyor mesela, argo konuşmuyor.
Belki de dünyanın en düzgün insanları katlediliyor. Boylece tüm dünya olarak kaybediyoruz.