İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davada savunma hakkına süre sınırı getirilmesi, uluslararası alanda büyük yankı uyandırdı. Avrupalı Demokratlar, İmamoğlu’nun "ağzı bağlı" bir görselini paylaşarak karara sert tepki gösterirken, Genel Sekreter Sandro Gozi de Sözcü Televizyonu'na özel ve çarpıcı açıklamalarda bulundu.
▪️ Avrupalı Demokratlar Genel Sekreteri Sandro Gozi, "Yapılan adalet değildir, bu bir siyasi baskı ve utanç davasıdır" diyerek, davanın NATO zirvesi sürecinde aceleyle kapatılmak istendiğini öne sürdü.
▪️ 414 kişinin yargılandığı İBB davasında 64 gün süren ilk celse savunma hakkı kısıtlamalarıyla son bulurken; Gozi, güçlü devletlerin vatandaşının savunma hakkını elinden almayacağını ve söyleyeceklerinden korkmayacağını vurguladı.
▪️ Sosyal medyada "İmamoğlu susturuldu, demokrasi yaralandı" ifadeleriyle paylaşılan tepki mesajlarında, Türkiye'deki muhalif liderlere yönelik baskıların yanı sıra komedyen Deniz Göktaş ve tutuklu gazetecilerin durumuna da dikkat çekilerek serbest bırakılma çağrısı yapıldı.
🎥 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na getirilen savunma kısıtlamasının ardından Avrupa'dan gelen ilk tepkiler ve Sandro Gozi'nin Sözcü TV'ye özel açıklamaları: 👇
Adamın görevi Ekrem kendini savunmasın!
Dün gözden kaçan önemli bir detay vardı. Savunma için verilen 6 saatlik süre, Ekrem İmamoğlu’yla beraber avukatlarada verilen toplam süre.
Ya Ekrem İmamoğlu kendini savunacak ya da avukatlar savunma yapacak.
El insaf, adama 143 suç isnat edilmiş, bu kadar kısa sürede hangi biri için savunma yapacak?
İşin özü Ekrem kendini savunmasın!
Özgür Özel’den çok önemli bir konuşma
Afşin Hatipoğlu: 86 milyonun iradesini 2 tane müzekkereye, 3 tane iddianameye, "3 yıl yatırdım, 5 yıl yatırdım." diyerek teslim edemezsiniz. Bununla olmaz bu iş ya. Bununla olmaz.
Abdullah Öcalan bu ülkede savunma hakkını kullandı. Abdullah Öcalan... Bu devlet, Abdullah Öcalan'a savunma hakkı verdi. Savunma hakkını kullandı.
Ama Ekrem İmamoğlu, savunma hakkını bildiği şekilde, özgür bir şekilde kullanamıyor. Sebep? Bunun sebebi nedir? Bunu açıklamak zorundasınız. 9 Temmuz'un neden önemli olduğunu açıklamak zorundasınız.
Dilek İmamoğlu: "Ekrem İmamoğlu, salondan çıkarıldı ve susturuldu. Bu açıkça, savunma hakkına müdahaledir. Konuşma hakkının engellendiği yerde adaletten söz edilemez. Savunma hakkı engellenemez.
İddianame yazılması için süre koymayanlar; 4000 sayfa iddianamede, 2500 yılla yargılanan, 142 eylemle suçlanan Ekrem İmamoğlu'na sadece bir gün savunma süresi verdiler."
📍Seversiniz sevmezsiniz ama Cüneyt Özdemir bugün “kuyu tipi cezaevi” saçmalığını tek tek ifşa etmiş. Dikkatle dinleyelim:
“— Adeta kuyu gibi. Güneş görmüyorsunuz. Cam dışarıya değil, içeri açılıyor!
— 6-7 metre istinat duvarı yapmışlar sırf millet güneş, gökyüzü görmesin diye!
— Ekrem İmamoğlu’nun avukatı orada, insanlar orada. Açlık grevi yapan insanlar var!
— Çorlu Kuyu Tipi Cezaevi’nin mimarını araştırdım, bulamadım. Umarım Allah bir gün onu da oraya düşürür de bu insanlara neler yaşattığını bizzat tecrübe eder!”
Yiğidi öldürün, hakkını yemeyin. Orada kalan dostum Mehmet Pehlivan’ın sesini duyurmak için bu videoyu lütfen yayalım.
Ben hakikaten Boğaziçi mezunu bu kardeşimize çok üzüldüm. Yaşadıklarını dinledikçe kahroldum. Sırf Ekrem İmamoğlu protestolarına katıldığı için hayatı ona zehir edilmiş:
“— Boğaziçi’ni bölüm birincisi olarak bitirdim. Bölümüm yüksek lisansa kabul etti, adımı ilan etti.
— Sonra anayasal hakkını kullanıp protestoya katıldığım gerekçesiyle tek imzayla kabulüm iptal edildi!
— Eğitim hakkım, TÜBİTAK bursum ve akademik geleceğim elimden alındı.”
Üstelik tam 4 öğrenci bu durumdaymış. Trump’a gösterilen hoşgörü, bu kardeşlerimizden esirgenemez! Yazık!
📍Eşinin sesini duyurmak için adeta tüm cihana haykıran vefalı eş Dilek İmamoğlu’nun kısılan sesini duyuralım:
“— Ekrem İmaloğlu’nun belirli bir süre içinde savunmasını bitirmesi istendi. İmamoğlu da bu sürede savunmamı yetiştiremem dedi.
— Ekrem İmamoğlu'nun savunması kısıtlanmak istendi! Ekrem İmamoğlu susma hakkını kullanmadı!
— Altını çizerek söylüyorum, Ekrem İmamoğlu susma hakkını kullanmadı!..”
Lütfen görüp geçmeyelim, ulaşabildiğimiz her yere bu sesi ulaştıralım.
Günaydın Canlar.
Çok mu zor onlar için sadece 10 dk ayırmak. Bir içim su vermek. Başını okşayarak onu hayata bağlayacak olan iyi insanlar varı hissettirmek. Çok mu zor zarar vermeden yanlarından geçmek. Ne istersiniz bu spzı var dili yok masumlardan. Hepsi mi saldırgan. Hepsi mi
13 yıl önce bugün iç kanama geçiren Ali İsmail Korkmaz’a ağrı kesici vererek hastaneden gönderen Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde görevli doktor Hasan Gülcü hala doktorluk yapmaya devam ediyor.
Anne ve babalar duysun! Ülkemizde 1’000’000 üzerinde hayvancılık işletmesi var ve sadece 1300 civarında Brusella ve Verem olmadığı test edilmiş işletme mevcut. Gıda güvenliği hiç öncelenmiyor. Videonun sonuna doğru bazı ürünlerin fiyatlarına da değiniyorum. İyi seyirler
Pınar tarafından üretilen labne peynirin içine sessiz sedasız katkı maddesi eklendi!
Geçtiğimiz aya kadar içeriğinde hiçbir katkı maddesi olmadan satışa sunulan Pınar Labne'nin 180 gr'lık paketlerinin içeriğine kıvam arttırıcı olarak Sodyum Aljinat eklendiği görülüyor.
@TCTarim
Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) iki dönemde polis girdi.
1980 askeri darbesi, Kenan Evren Cuntası
2026 Mutlak Butlan kararı, Kılıçdaroğlu butlan yönetimi
Asrın geri vitesi…
Daha dün “S-400 alınması yanlış oldu” diyenleri vatan hainliği ile suçluyorlardı. Demek ki eleştirenler vatan haini değil tam tersine vatansevermiş.
Bence bu soba borularından kurtulmak olumlu ancak keşke bu Trump emrettiği için değil kendiliğinden olsaydı.
Dünyada petrol geçici olarak pahalanıyor, Türkiye'de benzin kalıcı olarak.
Çünkü pompada belirleyici olan artık ham petrol değil; değersizleşen TL ve sürekli artırılan dolaylı vergiler.
➖“Kemal Bey bağış paraları ne oldu, açıkla!”
⭕️Fatih Altaylı, cumhurbaşkanlığı adaylığı döneminde milyonlarca lira bağış toplayan ve banka hesabına aktarılan Kılıçdaroğlu’na bu paraların akibetini sordu:
⭕️“Şimdi kamuoyu bir başka paranın akıbetini sormak istiyor.
⭕️Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığı sırasında toplanan “Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu Bağış Kampanyası”nda toplanan paranın akıbetini.
⭕️Biliyorsunuz, cumhurbaşkanlığı adaylığı sırasında adaylar bağış toplayabiliyorlar.
Muharrem İnce adayken farklı bankalarda açtığı hesaplarda bağış topladı.
⭕️İnce son derece şeffaf biçimde 143 bin vatandaştan 25,9 milyon TL bağış topladığını açıkladı.
⭕️Bu o günkü kurla 4 milyon 700 bin dolar ediyordu.
(Ali Tarakçı’nın araştırması)
⭕️Kemal Kılıçdaroğlu da bağış kampanyası yaptı.
⭕️İş Bankası, Ziraat Bankası ve Vakıfbank’ta açtığı hesaplarda bağış topladı.
⭕️Ancak Fizik Öğretmeni Muharrem İnce’nin aksine, maliye müfettişi Kemal Kılıçdaroğlu bu bağışların ne kadar olduğunu, nereye nasıl harcandığını, tamamının harcanıp harcanmadığını hiç ama hiç açıklamadı.
⭕️Muharrem İnce 4,7 milyon topladı ise Kılıçdaroğlu büyük ihtimalle bunun birkaç katı bağış toplamış olmalı. Ama biz bunu öğrenemedik.
🔴Her yerde arınmadan, temizlikten bahseden Kayyum Kemal Bey, bu halkın Cumhurbaşkanı seçilmesi için ona yaptığı bağışları hiç ama hiç açıklamadı.
⭕️Hesabını vermedi.
⭕️Büyük ihtimalle “tıpış tıpış” mantığı ile “Bana bağışladınız, size mi hesap vereceğim?” diye düşündü.
⭕️Tıpkı benim iki yıldır sorduğum, “Kemal Bey bunca ofis, bunca çalışan, bunca lüks araç, bunca masrafın finans kaynağı ne?
⭕️Emekli maaşınızla mı karşılıyorsunuz, birileri destek oluyorsa kim ve ne için destek oluyor?” sorularıma yanıt vermediği gibi.
⭕️Ve kim bilir belki de Kayyum Kemal Bey o bağışlarla gelen parayı cumhurbaşkanı seçilmek için değil, CHP’nin başına yeniden geçme yolunda kullanmayı tercih etti.
⭕️Ben yine de soruyorum, arınmadan bahseden Kayyum’a.
⭕️“Bağış paraları ne oldu? Açıklayın.”
Yunanistan Başbakanı Miçotakis mehter marşı ile karşılandı diye kendinden geçenlere;
-Ege'de 19 adamız 2004'ten beri Yunan işgalinde.
-Tek kurşun atmadan adalarımıza konmalarına izin verildi.
-Mehterle karşılananlar o adalarımıza Bizans bayrakları çekti. Kim izin verdi?
Ülkede güvenlik öyle üst seviyedeki
Tek dertleri hayvanlar
Daha hastanelerdeki bebeklere sahip çıkamıyorlar
Cinayetleri geçtim
Uyuşturucu vb şeyleri geçtim
HASTANEDE DOĞAN CANLARI KORUYAMIYORLAR .