“Ayrıldılar…Ve bir daha birbirlerini görmediler.
Fakat ikisi de küçük derenin kenarındaki söğüdü ve orada geçirdikleri güzel ilkbaharı ve yazı unutmadılar.”
Bizim kırmızı çizgimiz aziz milletimizdir. Milletimiz söz konusu olduğunda da tavrımız bellidir: Biz ne hak yeriz ne de vatandaşın hakkının yenilmesine göz yumarız.
Hele hele başkaları gibi hak yiyenleri savunma yoluna asla gitmeyiz.
Aramızdaki fark işte budur.
Bilim insanları bir meyve sineğinin beynindeki bağlantıları tek tek haritaladı.
Sonra bu bağlantı düzenini alıp bilgisayarda çalışan bir modele dönüştürdüler.
Yani bir AI’ı sıfırdan eğitmek yerine,
doğrudan biyolojik beynin wiring mantığını kullandılar.
En çarpıcı taraf şu:
Bu sistem, davranışı sadece o bağlantı mimarisinden tahmin edebiliyor.
Ama önemli düzeltme:
Bu bir “brain upload” değil.
Yani:
• gerçek beynin birebir dijital kopyası değil
• tüm biyolojik süreçleri simüle etmiyor
• bilinç, farkındalık ya da öznel deneyim üretmiyor
Yine de çok büyük bir gelişme.
Çünkü şunu gösteriyor:
Belki de davranışın bir kısmı sadece öğrenilmez.
Baştan devrenin yapısına gömülüdür.
Bu da AI için çok büyük bir fikir:
Zekâ sadece training ile oluşan bir şey olmayabilir.
Bazen bağlantı yapısının kendisi de algoritmadır.
Bilim insanları bir sineği bilgisayara “yüklemedi.”
Ama beynin bağlantı haritasının tek başına bile ne kadar güçlü olduğunu göstermiş oldular.
@nasipetme İnsanların umut ettikleri şeyleri yargılayarak değil, bunları umut etmesinin nedenlerini düşünmek lazım. Ve hayatta motto edindiğim bir söz; hiçbir şey dışardan göründüğü gibi değildir.
@nasipetme Devlet okullarında dahi hep başarı bursu destekli yurtiçi ve yurtdışındaki bir çok okulda okudum. Modellikte de NYFW dahi yürüdüm. Sonuç olarak şöyle bitirmek istiyorum; iyi niyetle başlanan her yolun sonunda niyetinizin muhakkak karşılığını görürsünüz.
Dün evimizi su bastı, defilede gözlüğüm kayboldu, bacağıma saç maşası düştü yandım. Kendi üzerimdeki ağırlığı bugün B. Dortmund da görüyorum. Yani bu kadar olur