1. Âişe – Evladı olmadı.
2. Meryem – Hayatı boyunca bir eşe yaslanmadı.
3. Âsiye – Firavun'la, yani en zor eşle sınandı.
4. Hatice – Kalbinin huzurunu, eşini kırk yaşında buldu.
5. Fâtıma – Maddî imkânı az ama değeri büyük bir hayat sürdü.
Hiçbirinin yolu "kusursuz" değildi. Hiçbirinin hayatı eksiksiz değildi. Ama hepsi, inançları ve sabırlarıyla en yüce kadınlar arasında anıldı. Demek ki geç kalmak, yalnız olmak, maddî zorluk yaşamak ya da yanlış insanların içinde kalmak; değerin eksik olduğu anlamına gelmez. Herkesin vakti başka, herkesin sınavı başka. Doğru insan, doğru zaman ve doğru kapı; bazen sabrın arkasında saklıdır. Eksik sandığın yer, belki de seni yücelten yerindir.
Bir erkeğin annesiyle olan ilişkisi senin gelecekteki fragmanındır. Annesine sesini yükselten sana da yükseltir; annesinin dizinin dibinden ayrılamayan ise seni her krizde yalnız bırakır. Orta yolu olmayan her model arızalıdır.
Boktan evlerde sevgisiz büyüyenlerin büyük hayalleri olmaz. Onların en büyük hayali, kendilerine ait huzur dolu bir ev ve terkedilmeyeceklerinden emin olmak istedikleri bir sevgidir.
Dört sene önce Masumiyet müzesinin yarısına zor gelebilmiştim. Bu dünyada en dayanamadigim şey zamanında doğru adımı atmayip, karar vermesi gerektiği anda karar veremeyip elindekini kaybetmiş erkek ağlaması. Kitabın ikinci yarısı bana böyle gelmişti bu yüzden bıraktım okumayı. Ben bu şımarık, ergen Kemal'i okumak zorunda mıyım diye düşünmüştüm. Erkek kaypak olmamali. İlişkide güçlü taraf erkek olmalı. O yönetir, o kadar verir. Onun karar veremediği, kaypakca davrandığı yerde neyi romantize edeceksin ki! Ne anlamı var? Aynı Kürk Mantolu Madonna'daki mal Raif gibi. O da boktan herifin tekiydi.