İstişare kurulu ahbap çavuş ilişkilerinin kol gezdiği bir vasat topluluktur.Engelli taraftarlara yapılan bu muamele kelimenin tek anlamıyla soytarılıktır.
Bu ilişki süreci boyunca Faruk hiç bir şekilde ailesinden kimseyi kadinla tanıştırmamış, yasal olmayan bir evlilik yaptiğini ailesinden ve Almanyadaki çevresinden kimseye söylememiştir
Mehmet Faruk Öztürk kadınla ilişkilenmeden önce boşanma aşamasında olduğu, kadına boşanma mevzusundan söz etmediği, daha önceki evliliğinden olan çocugunu kadına "yeğenim" diye tanıttığı, kadını manipüle ederek evlilik dışı bir ilişkiye sürüklemiş ve kadın hamile kalmıştır.+
Almanya,Aachen'da herkesin yakından tanıdığı M. Faruk Öztürk adlı şahıs Kürdistantan gelen bir kadını evlilik vaadi ile kandırıp çocuk sahibi olmuştur. Bebek 5 günlük iken kadına yönelik sistematik baskı, mobbing, ve manipülasyon ile kadını ve bebeğini dün kapı dışarı etmiştir.+
Boş gevezelik ediyon yine..senin orda bulunman ilkesel bir duruştan çok seçici bı siyasal pozisyon almak..kendine böyle süklüm püklüm laflariyla bı radikallik atfedip ahlaki bir üstünlük kurmaya çalişma..biz nefes aldığımız sürece alçak olarak anılacaksin..
E zaten Orda niye olduğunuzla ilgili bir şey dememiş,mekanın hafızasına olan saygısızlığınızı,kendi kişisel ikballeriniz için hiç bir değer tanımadığınızı söylemiş
Burda bir araya gelen insanlar, hiçbir konuda homojen değiller. Farklılıklarıyla bir aradalar. Zazakiye ömrünü vermiş bir çınarın onuruna ordalar. Irkçıların önünde süklüm püklüm olanların anlayacağı bir şey değil bu.
O “acı” senin değil, bir halkın acısı… Acının tarafı değil, sebebisiniz. Dün de ordaydık, bugün de orda, yarın da ve hep orda olacağız, küllerinden doğan Anka kuşu gibi…
Bizim orda ne yaptığımız belli, varsa daha iyi bir planınız buyrun!
Ordan dumanlar yükselirken kuytu köşelerinizde seyrettiniz. Görmek istememeniz, gözlerinizi kapatmanız anlaşılabilir bir durum, yaptıklarınızın sonuçlarıyla yüzleşmeye hazır değilsiniz. Hazır olduğunuzda bekleriz.
(Bu arada burda nerden, nasıl para kazandığımızı da anlatsan seviniriz bay ekonomist!)
Amedsporu ayakta tutan şey Kürt sermayesinin kısmi desteği ve halkın takımı kimlik olarak sahiplenmesidir,Vahap coşkunu,Metin kılavuzu,hatta Nahit ereni bile bu takıma entegre edilen vasatlardır.istişare kurulunun çoğu gerçekten aşırı vasat tipler.Amedi tanıyanlar bunu bilir
Amedpor etrafına kümelenmiş gruplar gerçekten mide bulandırıyor artık ya .Siyasetçisi STK’çısı,esnafı,inşaatçısı gazetecisi vs artık kabak tadı veriyor.Popüler bir alan bu kadar hoyratça kullanılmaz yaw.
Vahap çoşkun Kürt siyasetine siyasi soykırım operasyonları yapıldığında AKP’liydi sonra Davutoğlucu oldu,süreçle beraber gelip Kürt mahalesine kanaat önderi oldu. Ne güzel dünya ya
Kılıçdaroğlu ile hareket eden CHPlilerdeki bu gözü dönmüşlük normal değil ya,yani hiç bir ahlak kaide kural tanımamaları,Akp nin açık payandaları olmayı bu kadar kolay sergilemeleri,pişkinlikleri,inanılmaz bir düşkünlük hali bu ya.Benim zihnim bu kadarını almıyor.
E bu adam coğrafya hocası bir arkadaş,süper ligteki takımı ayın 15 de yatan maaşı ile mi yönetecek.Hade bilemedin ek derste ücreti de olsun yine de yetmez:)
Sermayesi de, getireceği sportif başarı da açıkçası umurumda değil. Ben Amedspor’u hiçbir zaman sadece kazandığı kupalar ya da başarılar için desteklemedim. Bu sistemin içinde ona benzemeden durabildiği için taraftarı oldum.
Hal böyleyken, Amedspor’u sıradan bir sistem takımına dönüştürme ihtimali olan bir anlayışın kulübün başına gelmesini istemiyorum. Benim istediğim; bu halkın içinden çıkmış, ilkeli, bizi Kürtlüğümüzle temsil edebilecek insanların önde olması. Adı geçenler arasında mesela Ahmet Yıldırım’ın başkan olmasını çok isterdim.
Orhan Sıcakyüz'e elli bin yakıştırma yapıp Beko Ewan bemzetmesi ile bu tartışmaların fitilini ateşledi. Şimdi kimin Beko olduğu da ortaya çıktı. Sokataki arsız çocuk gibi mahallenin tümünü kavgaya sürükledi ve kaçtı
Çok vasatlığın olduğu yerlerde küçük bir farklılık insanı kahraman yapabiliyor.bu bazen akademik bir ünvan,bazen yazdığınız berbat bir şiir,bir iki içli şarkı vs..Hatta daha küçük taşra yerlerde düzenli banyo yapmanız yada diş fırçalamanız bile sizi kıymetli yapar :)
İnsanlar sabah akşam burada Tarkan’a, Cem Yılmaz’a, Sezen Aksu’ya akıl almaz laflar söylüyor. Popüler sanatçı olmanın, popüler dünyanın parçası olmaları gereğiyle çoğu zaman bunları görmezlikten gelip sanatlarını icra etmeye devam ediyorlar. Zaten bu yüzden başarılılar. Ama bizim Kürt mahallesindeki sanat sepet tayfası sabah akşam burada ağlıyor; en ufak bir eleştiriye kendileri ve ezik yancıları düşmanca bileniyor. Bu nasıl bir ilgi-alaka travması, bu nasıl bir benlik zayıflığı? Taşranın vasat ikliminde boy vermiş bir popüler dünya ancak böyle zavallı ve kırılgan olur
Asgari bı insanda ulusal refleks olmalı,düşmani kendimize güldürmeyelim diyebilmeli..kürt hareketinin hiçbir kurumu yayını seni hedef yapmamış sana tek kelime soylememis..bu halkla kavga etmeye insan utanır...çok yazık..dünyanin en iyi kurtçe müziğini yapsan ne fayda.
Hahaha..Yok ben Belirli gün ve haftalarda camekanına bayrak asmayan esnafı fişleyen, müsamere ve törenlerde esas duruşunu bozanlardan okul çıkışı 'hesap soran' Polat Alemdar özentisiyim abe