Üniversitede bir akademisyenden şöyle şeyler duyunca kimse şaşırmaz oldu artık:
"Dekana odamda kitap okurken yakalandım! Bologna, YÖKAK, FEDEK, akreditasyon işleri varken bu yaptığımı yadırgadı... Çok mahcup oldum!"
Hâlâ gizli gizli kitap okuyanların olduğu söyleniyor.
Tercüme hatası nedeniyle biraz yanlış anlaşılarak dilimize “devlet aklı” olarak girmiş, sonra da kendi mitolojisini yaratmış olan raison d'etat kavramı hakkında Namık Kemal’in düşüncesi. Ben yalnızca aktarıyorum.
Hukukla ilgisi olmayan mutlak bulan kararı Türkiye siyasi tarihine kara bir leke olarak geçecektir.
Bı karar CHP gibi köklü bir partiyi zayıflatmaz, tam tersine seçmeni ile kenetlenen daha güçlü bir parti haline gelecektir.
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
💬 ‘‘19 Mart aslında “Halkımız en az %65 sağcıdır, yelpazenin sağını tek başımıza olmasa bile müttefiklerimizle parsellediğimizde iktidarımız kalıcı olur” ezberini korumak için Türkiye demokrasisinin alamet-i farikası olan sandığı feda eden, dolayısıyla halkı, iradesini, taleplerini, şikayetlerini alakasızlaştıran gerici bir tasarımın belki de son adımıydı.’’
💬 ‘‘Bu tasarımın ilk somut göstergesi 2015 Haziran seçimlerinin başına gelenlerdi. Böyle bir tasarıma girişmeyi mümkün ve hatta mecbur kılan iki husustan biri, demokrasi nosyonu yoksunluğu. Diğeri ise, Erdoğan’ın bizzat kendisi için tasarladığı, bütün gücü elinde toplandığı başkanlık sisteminin mantıki sonucunun iktidarın kimseye bırakılamayacak olması. Belki aileden biri hariç.’’
💬 ‘‘Amaç etkili bir muhalefetin, gerçekçi bir iktidar alternatifinin olmadığı seçimsi bir seçim yapmak, sonra da er meydanına çıktık, kazandık diyerek siyasi meşruiyet ilan etmek.’’
💬 ‘‘CHP’nin stratejisi, maruz kaldığı zulmü, bu zulmün halkımız ve demokrasimiz için ne anlama geldiğini halka anlatarak ve bunu yaparken yer yer Kurtuluş Savaşımızla analojiler kurarak, muhalefet enerjisini diri tutmak, Türkiye'yi sandığa taşımak ve sandıkta hesaplaşmak. Zaten halktan başka dayanabilecekleri bir güç yok.’’
19 Mart 2025 tarihi Türkiye siyasetinde önemli bir dönüm noktasıydı.
Siyaset bilimci Prof. @MenderesCinar ile geçen yıl konuşmuştuk, o söyleşide iktidarın daha da sertleşeceğini, davaların, tutuklamaların devamı gelebileceğini söylemişti. Öyle de oldu.
Bir yıl sonra geride kalan süreci ve bundan sonrasını konuştuk.
https://t.co/hl5HreNa8o
Yunus Emre Vakfı soygununu unutturmayın
📌47 bin TL’lik otel harcaması 391 bin TL, 112 bin TL’lik uçak bileti ise 552 bin TL olarak vakfa fatura edildi.
📌Ödemeler Aile Bakanı’nın eşiyle MHP’li Semih Yalçın’ın oğlunun imzasıyla yapıldı.
📌Ancak savcılık iki ismi de GÖRMEZDEN geldi, EKSİK SORUŞTURMA yapıldı.
📌Peki neden soygunun SİYASİ AYAĞINA dokunulmadı?
Ne güzel değil mi? Yerelden genele bütün güçlü rakiplerini yargı sopasıyla tasfiye et, bütün basını kontrol altına al, ses çıkaran herkesi işsizlikle terbiye et, yaptığımız şeyin adı da seçim olsun.