Sevdiğimiz insanları her yaptıklarında örnek almak zorunda değiliz.
Çünkü kiminin mücadelesi öndedir.
Kiminin şairliği, düşünürlüğü veya yazarlığı...
Ama asıl örnek alınacak olan şey insanın doğru yoludur, sağlam duruşudur.
"Eser" deyince herkesin aklına kitap, şiir, beste, vb. gelir.
Oysa herkesin böyle eserlere imza atacak kabiliyeti olmayabilir.
Ama herkes en büyük eser olan kendi kişiliğine imza atabilir.
En büyük eser kişiliktir.
Telaşın bulaştığı sevgi, dikkat, derinlik, sevinç sessizce yok olur. İyi olan her şey emek, bekleyiş ve sabır ister. 'Çok zamanımız olsaydı keşke' diye dertleniyoruz, sen orada olmadıktan sonra, zamanın ne önemi var?
Sahip olduğun zamanın içinde mevcut olmaya bak.
Eyleme yönelik sahîh bir niyet
ile sarîh bir teşebbüs
kâinatı tahrîk eder;
o kadar ki,
çölde suyu aramaya başladığında
su da seni aramaya kalkışır.
Ümit ki, umudun ikiz kardeşidir;
birlikte ihlâsı inşâ ederler.
Kurallara uyanların mağdur olduğu bir yerde düzenin hükmü kalmaz.
Ana-babaların çocuklarını doyumsuz ve sorumsuz olarak yetiştirdiği bir yerde terbiyenin hükmü kalmaz.
Kişi, kendindeki eksiklerin ve kusurların farkına varıp gidermeye çalıştıkça olgunlaşır.
Kendini eksik gören kişi olgun, kendini tam gören kişi ise hamdır.
Fazlasını yapmak fedakârlık değil, çoğu zaman sadece sınır koyamamaktır. Bir gül yeterliyken bahçeni sunuyorsan, yorulan ve tükenen sadece sen olursun.