Sarayın etrafında oluşmuş o oligarşik yapı, milletvekillerinin dışında bir siyaset eliti yarattı.
Saraydaki danışmanlar, saraydaki bürokratlar, politika kurulları, bakanlar, bakan yardımcıları...
Bunlar kendilerini korumak için, kendi iktidarlarını devam ettirebilmek için aslında siyasetçilerin yapması gerekeni, ellerinde çekiç oldukları için ve her şeyi çivi olarak gördükleri için yargı eliyle, kamu bürokrasisi eliyle iktidarı korumaya çalışıyorlar.
Bu fotoğrafa baktığınız zaman AKP'de herhangi bir siyasetçinin yeri yok.
277 milletvekili var ama siyaseti Akım Gürlek'le yapıyorlar.
O siyaset değil, bir yargı vesayeti oluşturuyorlar.
İçişleri Bakanlığı eliyle yapıyorlar, valiler, kaymakamlar eliyle yapıyorlar.
Tüm bürokratik yapı, kendi koltuğunu korumak için Erdoğan'la beraber...
Sadece Erdoğan'ın devamını istemiyorlar onlar, kendi iktidarlarının devamını istiyorlar.
İktidar değişirse bu koltuklar gider, bu elimizdeki güç gider, bunu korumak zorundayız' diye bakan bir bürokratik vesayet var Türkiye'de.
AKP'nin 277 milletvekili sokakta değil, siyaset yapamaz.
Aktör değiller, söz söyleyecek durumda değiller.
Biz yapıyoruz siyaseti.
Bizim söz söyleme özgürlüğümüz var, düşüncelerimizi özgürce ifade ederiz. Biz siyaset yapıyoruz.
Ama iktidar kanadında televizyona çıkamaz izin alamazsa, konuşamaz.
Parlamentoda kürsüye çıkar, konuşmanın, 5 dakikalık konuşmanın 3 dakikasında Erdoğan'ı över, 2 dakikasında ona söyleneni tekrar eder, iner.
Özgün bir şey söyleyemez, yaratıcı zekasını kullanamaz, siyasetin önünü açamaz, Türkiye'yi değiştirecek progresif, ilerici bir tutum alamazlar.
Bunu de yapacak olan bizleriz. Erdoğan ne söylerse söylesin, 'Sokağa çıkın' da dese, 'Herkesin elini sıkın' da dese fark etmez.
Gezi, bu toprakların vicdan terazisidir.
Dün o terazide adalet arayanların kararlılığı neyse, bugün demokrasiyi ve sandığı savunanların iradesi de odur.
Bugün, tam 13 yıl sonra, yine aynı çizgideyiz.
Ne bir adım geri, ne bir cümle eksik…
Boyun eğmeyenlere…
Direnenlere…
Mücadele edenlere selam olsun.
Evet Sayın AKİT mensupları soruyorum sizlere;
İBB davasında sahte faturalarla ve kaçak dökümden gelen paraları akladığı iddia edilen, etkin pişmanlıktan yararlanan Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinden seçimlerden sadece 2 ay önce hangi sponsorluk için 5 Milyon 700 bin TL aldınız?
Kalemini namus bilen gazeteciler öyle miş,müş diye yalan haber yapmaz.Bak böyle ortaya belge koyar .
30.01.2024 tarihli e-faturada; “Kuzey İstanbul Modern İnşaat A.Ş.” tarafından, “AKİT TV SPONSORLUK HİZMETİ” açıklamasıyla, AKİT TV’ye 5 milyon 700 bin TL ödeme yapıldığı açıkça görülüyor.
Madem bu kadar büyük bir sponsorluk anlaşması yapıldı;
Hangi program için? Hangi organizasyon için?Hangi yayın karşılığında?
Kamuoyuna açıklayın.
@FarkliAnaliz Kurtel’in her yarış günü 3-5 atı koşuyor. Sayesinde asli üyelerin kulübe olan masrafı karşılanıyor ama adamı beğenip de almıyorlar. Bu nasıl düzen???
Girdiğiniz 13 seçimi kaybetmekle kalmayıp bir de memleketin bu hale düşmesine vesile oldunuz. Sorumluluk kabul etmeyip halen gündemde kalmanız aslında “King Baby” sendromunun ta kendisidir. Genellikle bağımlılarda sık karşılaştığımız bir klinik durumdur. Siz, güç ve koltuk bağımlısı olmuş bir müptelasınız ve acilen tedavi olmanız hem kendiniz hem ülkemizin geleceği için şarttır. Size en ufak bir sempatim olmadığı gibi CHP içinde sizden medet uman kifayetsiz muhterislerle beraber kendinize bir parti kurup boyunuzun kaç mm olduğunu görmek isterim.
Hatta teklifim şu… gelin ikimiz yarışalım. 5 aylık bir siyasetçi ben ile 50 yıllık tecrübeli siyasetçi siz. Ben partisiz bu yarışa girerim… yer mi?"
Bi geri demiş ki Mourinho Fenerbahçe’ye maddi manevi zarar verdi! Ha s***** ordan! Günahı sevabıyla geçip gitmiştir ama sırf şu konuşma için bile ben kendisinden razıyım. Yalvarıyorsunuz di mi Allah a RM ile imzalamasın imzalarsa da başarılı olamasın diye!
aydın çine seferler köyü’nde kaltun maden şirketi köylülerin tapulu arazisindeki yılların emeğiyle yetiştirilmiş yüzlerce fıstık çamlarının yanı sıra zeytin, ayva ve 200 yıllık armut ağaçlarını gizlice kesti.
şirket “yanlışlık oldu” dedi. tepkilerle katliam durduruldu.
Aydın Çine’de 200 yıllık armut. Yıllarca büyütülmüş fıstık çamları. Köylünün tapulu arazisi. Hepsi bir gecede, izinsiz, habersiz yüzlerce ağaç yok edildi. Şirketin tek açıklaması: “Yanlışlık oldu.”
Medyaya yansımadı bu görüntüler!
Yazıklar olsun!