Bosna Hersek’te görev yapmaya başladığımdan bu yana her yıl Srebrenitsa’ya gidiyorum.
Soykırımı, öncesi ve sonrasında yaşananları hem tanıklarla konuşup hem de kaynaklarla araştırmaya çalışıyorum.
Şu çok açık bir şey, Boşnaklar sadece Müslüman oldukları için bu soykırıma uğradılar.
Bu yıl kimlik tespiti yapılan ve defnedilenlerden biri de Nuko Nukic’ti.
Birkaç gün önce haberini yapmıştık. İşitme ve konuşma engelli olan Nuko Nukic’i en son görenler, çok korkmuş ve endişeli olduğunu söylemişlerdi. Yetimdi, sahip çıkacak çok kişi yoktu ona. Ancak Sırplar onu da katletti.
11 Temmuz günü, ben de bir mezarın başına giderek, toprak atmak istedim. Tevafuk, hikayesinden çok etkilendiğim Nuko Nukic’in mezarı başındaydım.
Tarif edilemez hisler. 16 yaşından beri bu mesleği yapıyorum, sayısız acı dolu an gördüm ama sanırım en çok etkilendiğim anlardan biriydi.
Bu soykırımı unutuyoruz, bugün aynısı Gazze’de yaşanıyor.
Mustafa Varank:
Bugün oy verdikleri adama “hain” diyorlar.
Para yağdırdıkları adam ise dolandırıcılıkla suçlanıyor…
Millete “koyun” diyenler biraz olsun utanır mı?
Sanmam
Unutmayın…unutturmayın…
Kardeşlerimiz deprem gecesi daha hava aydınlanmadan kendi canını tehlikeye atarak enkazlarda çalışma yaparken, birileri, sıcak bir ofiste bilgisayara bakan insanların fotoğraflarını, kahraman bir ordu gibi servis edip, başta devlet kurumları olmak üzere tüm İslami STK‘ları aşağılıyorlardı.
hazır kuran kursu sezonu da açılmışken tasarladığım elifbaya göz atar, geri bildirimlerinizi paylaşırsanız çok mutlu olurum 🥹🙏🏻
fark ettim ki tüm harfleri aynı anda verdiğimizde öğrenciler harfleri sık sık karıştırıyor, aynı sayfada kaldıkları için motivasyonları düşüyor
İHH, TDV, Kızılay ve diğer STK’lar sahada canla başla insanlara yardım etmek için canını dişine takarken, bunlar sıcacık ofislerinde dünyayı kendilerinin kurtardığını sanan bir egoyla sözde yardım topluyordu. Allah’ın adaleti öyle tecelli etti ki, kendi çıkarları için topladıkları paraları depremzede kardeşlerimize nasip etmedi. Rezil oluşlarını da hepimize gösterdi.
300 küsür İslâmî STK yardım dağıttı depremde, hiç birinde leke çıkmadı.
'1 tane' seküler dernek vardı, o da premium hırsız çıktı.
"Testi içindekini sızdırır."
Madem bunlar vardı niye kontrol edilmedi gibi bir serzeniş var. Fakat deprem zamanı değil kontrol, kontrolün iması yapıldığında dahi “devlet Haluk Levent’in elindeki paraya çökecek” diye yaygara koparttığınız için bu süreç bu kadar uzamış olabilir mi sevgili seküler dostlar?
hocamız kim bilmiyorum ama eğer böyle dediyse hepsine katılıyorum. hele hanımlarla beylerin iç içe aynı ortamda çalışması kötü değil korkunç. nelere şahit oluyoruz, Allah esirgesin.
Allah yardımcımız olsun. hele hanımların, işleri çok zor. beyzadeler ve anneleri çalışan istiyor.
Abdullah Ahmet isimli hoca, kadınların çalışması hakkında konuştu:
• Erkek eşek gibi çalışacak, hanımına prenses gibi bakacak.
• İslam’a göre asıl olan erkeğin çalışıp ailesinin geçimini sağlamasıdır.
• Nisa Suresi’nde erkeklerin mallarından eşlerine harcaması emrediliyor.
• Kadının çalışması haram değildir.
• Erkeklerle iç içe olmadan, uzaktan ya da internet üzerinden çalışabilir.
• Kadınların ağır işlerde çalışmasını doğru bulmuyorum.
• Kadın ve erkek her konuda eşit değildir.
• Kadınların bazı yönlerden daha üstün olduğunu düşünüyorum.
• Kur’an’da Nisa Suresi vardır, Erkekler Suresi yoktur.
• Kız çocuklarına verilen değerin İslam’da çok büyük olduğunu düşünüyorum.
• Cennet annelerin ayakları altındadır.
• Anneye iyilik, babadan önce gelir.
• Anne ve baba, çocuklarını birlikte yetiştirmekle sorumludur.
• Çocukları sadece para kazansın diye yetiştirmek doğru değildir.
• Manevi eğitim de en az dünyevi eğitim kadar önemlidir.
Bu inf. tayfanın anlık şovlarla insanların üstünde yarattığı hayat baskısı vebal olarak onlara yeter. Özellikle kadınlarda derin yaralar bırakıyor, mutsuzluğa sürüklüyor. Size eksiklik hissinden başka hiçbir şey katmayan şu insanları engelleyin geçin
“Halk Bodrum’a akın etti, vatandaş içmeye su bulamıyor.”
Zihninizde kendinizi elitler arasında birinci görüyor oluşunuzu ifade etmişsiniz. Bu yaklaşımın ardındaki bakış bence çok sağlıksız. Bodrum’un ya da Ege’nin maruz kaldığı bu çirkin yapılaşmadan bağımsız bu yorumum. Temel motivasyonunuzun içinde bulunduğunuz konfor alanına başka insanların da erişebilmesinin verdiği rahatsızlık olduğunu düşünüyorum. Gelmek isteyenlere fotosentez öneren elitist / üsttenci tavrınız komik değil, kerih. Öte yandan odunsu, tüketim tarihi geçmiş esprilerinizle fotosentez yapmakta sizin bir sorun yaşamayacağınıza da eminim.