2.5 yıldır psikoterapi yapıyorum şunu farkettim: Bu hayatta insanı en çok rahatlatan bir şey de, insanın söylemek istediğini çekinse de/ çekinmese de içinden dışarı çıkarabilmesidir. Haykırmak bazen tedavi edicidir.
Yaşadığın ilişkide sana sahip olduğu için kendini şanslı gören, seni kırmaktan çekinen ya da kırdığında kaybetmekten korkup telaşlanan birini görmek çok güçlü hissettiriyor. Birinin kalbinden emin olmak yeter.
Az önce şöyle şey okudum "en iyi
halinizle bile yanlış kişi için yeterince iyi olmayacaksınız, ama en kötü halinizle bile doğru kişi için yeterince iyi olacaksınız" o kadar haklı ki
Mental olarak o kadar yoruldum ki dümdüz bir sakinlik istiyorum. Yıkıcı kavgaları değil konuşabilmeyi, gürültülü eğlenceleri değil de sevdiklerimle kendi halimizde oturup sohbet edebilmeyi istiyorum. Kimsenin kimseyi şüpheye düşürmediği sırt sırta verilen küçük çevreli bir hayat
biri beni sevebilir, bana delicesine aşık olabilir. fakat beni anlamıyor, mutlu edemiyor, iletişim sağlayamıyor, güven vermiyor zaman ayırmıyorsa sevmesinin ne önemi kalır ki. sevgi tek başına yetmez. saygı, değer, anlayış ve empatinin olmadığı yerde hiçbir şey devam etmez.
açık iletişim eğer her iki tarafta olgunsa ilişkileri o kadar güzel bir hale getirir ki…siz ‘şu davranışın beni üzdü ya da rahatsız etti. bunu nasıl düzeltebiliriz? dersiniz. O da savunmaya geçmeden ‘böyle hissettireceğini düşünmedim dikkat edeceğim’ der ve sorun çözülür gider. Yani ima yok, trip yok, haklı olma çabası yok… anlayış ve empati var… böyle ilişki insanı yormaz.