NATO Zirvesi öncesinde ABD Başkanı katil Trump ve onun işbirlikçilerine meydan okuyan çok sayıda yurttaşımızın evine bu sabah saatlerinde polis tarafından baskınlar düzenlendi.
En az 18 şehirde yapılan baskınlarda, sayısı henüz kesin olmasa da 100’den fazla yurttaşımız gözaltına alındı. Aralarında parti üye ve yerel örgüt yöneticilerimizin de olduğu yurttaşlarımız avukatlarıyla görüştürülmedi.
Sol-sosyalist kurumları ve onların üye ve yöneticilerini hedef aldığı anlaşılan bu baskınlar, iktidarın bir avuç katili korumak için nasıl bir gözü dönmüşlükle, nasıl onursuzca hareket ettiğini bir kere daha ortaya koyuyor.
İktidar sahiplerine bir kere daha sesleniyoruz.
Gözaltına aldığınız, evlerini basıp dağıttığınız, avukatlarıyla görüştürmediğiniz, bu ülkenin katillere karşı çıkan onurlu insanlarını derhal serbest bırakın.
Katile katil, NATO’ya da emperyalist suç örgütü demeye devam edeceğiz.
ABD, NATO ve işbirlikçisi, ortağı AKP iktidarına karşı mücadeleden geri adım atmayacağız.
Örgütleneceğiz
Halkla Beraber Direneceğiz
Direnenleri Birleştireceğiz
Parti Meclisimiz 21 Haziran günü toplanarak Türkiye’de ve tüm dünyada süregiden karşı devrimci saldırıya verilecek kapsamlı yanıta ilişkin değerlendirmelerini yapmış, kararlar almıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Bugün Öğretmenler Sendikası’nın çağrısıyla bir araya gelen, tutulmayan sözlerin, verilmeyen hakların hesabını sormak ve müzakere etmek için Milli Eğitim Bakanlığı önünde buluşmak isteyen öğretmenlere dönük saldırıda; aralarında İl Başkanımız Fırat Çoban ile Çankaya İlçe Başkanımızın da bulunduğu çok sayıda öğretmen ve sendika yöneticisi gözaltına alındı.
Gözaltılar derhal serbest bırakılsın! #ÖğretmenlerGözaltında
Savaş ve yıkım örgütü NATO, bu memleketin her bir karışını satmak için her türlü yolu arayanların davetiyle Ankara’ya geldiği için ÖSYM sınavları erteledi.
Bu halkın geleceğinin NATO çıkarları uğruna pazarlık konusu yapılmasını kabul etmiyoruz!
Şimdilik sadece duygumu paylaşayım, daha ayrıntılı değerlendirmeleri sonra yaparız…
Krala yaslanan düşer, yine öyle olacak. Bugünler elbet geçecek; herkes hak ettiği gibi anılacak.
Saray bu halktan bir destan daha yazmasını istiyor, merak etmesinler o destan yazılır!
Anayasa’ya açıkça aykırı bir yargı kararı gerekçe gösterilerek Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkez binası kolluk kuvvetlerince işgal edilmiştir.
Bir parti genel merkezinin gazla, plastik mermilerle, zorbalıkla zapt edilmesi kabul edilemez.
Konu bir parti konusu değil, Türkiye demokrasisinin iktidar ve kuklaları tarafından yerle bir edilmeye çalışılmasıdır.
Demokrasi, hukuk ve özgürlükler halkın mücadelesiyle kazanılır, halkın mücadelesiyle korunur.
TİP, demokrasi mücadelesinin tarafıdır.
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, faşizme karşı meydanlarda yerimizi alacağımızı, halkla verilecek mücadelenin yoldaşı olacağımızı, Saray’ın kuklası kayyumu tanımayacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz.
Karşı devrime direneceğiz. Saray darbesine teslim olmayacağız.
Kahrolsun faşizm!
"Bugün ana muhalefet partisi CHP’ye dönük alınan mutlak butlan kararı, biz öğrencileri ve gençleri yok sayan bu kirli dar çıkar siyasetinin bir ürünüdür.
Gençlerin iradesini, halkın seçme ve seçilme hakkını, memleketin geleceğine dair söz söyleme hakkını yok sayan bu kirli dar çıkar siyasetini reddediyoruz."
Karşı Devrim’e Direneceğiz!
Cumhuriyet Halk Partisi hakkında verilen mutlak butlan kararını tanımıyoruz. Parti Meclisimiz konuyu detaylıca değerlendirmek üzere bu akşam olağanüstü toplanacaktır.
Arkadaşımız Deniz Bora Salıcı yazdı:
Ana: Toplumcu Gerçekçiliğe Öncülük Eden Bir Eser
Yazının tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:
https://t.co/TjzIXfB8QW
Biliyoruz ki patronların önünü açan, kampüste sigortasız ve güvencesiz çalıştırmanın önünü açan o. Bir sonrakine kayyumu da masaya oturmaya mecbur bırakacak ve hesap soracağız. Bunu da hep birlikte yapacağız dostlar, gelin Öğrenci Sendikalı olun. @OgrenciSen_
Senin şu fotoğrafın hiç aldatılmış hissettirmedi biliyor musun?
Altı okun üçünü bile algılayacak donanımı olmayan sana pek yakıştı o ampül.
En acısı da (dahi anlamındaki de ayrı yazılır) yıllarca yol yürüdüğün insanlar 12 metrekarelik hücrelerde senin de yıllarca mücadele eder gibi yaptığın bir parti tarafından esir tutulurken kalkıp gitmen bile değil.
En acısı senin gibi birinin milletvekili, belediye başkanı ve dahi grup başkan vekili olabilmesi. İşte en acısı ülkeyi esir alan bu ideolojisiz siyaset.
Ben “partimizden” gittiğimin ertesi günü sokakta eylemdeydim, AKP’nin zulmettiği insanların yanında, CHP’li dostlarımla da yan yanaydım.
Gittim diye kırılan, gönül koyan arkadaşlarım oldu ama utanıp da yüzüne bakamayacağım kimse olmadı, çok şükür!
Kavgayı satmadığımı, korkup da topuklamadığımı biliyorlardı çünkü.
Herkes sen değil, o partide de bu ülkede de onuruyla mücadele eden milyonlarca insan var ve emin ol, değil ben gibi göğsünü gere gere aralarında gezmek, faşizme karşı omuz omuza mücadele etmek, sen onların gözlerine bakmaktan bile korkacaksın bundan sonra.
Şimdi söyle bakalım,
gerçekten sadece hapse girmemek için mi yaşattığın şu haysiyetsizliği kendine?
Yoksa başından beri mi sarayın ajanıydın?
GSÜlü arkadaşlar 19 Mart sürecinde inanılmaz bir dayanışma göstermiş, mücadele vermişlerdi. Yarın o mücadeleyi konuşmak ve neden Öğrenci Sendikası’na her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu tartışmak için buluşuyoruz!
"Spartaküs'ün köle, ordusunda neferdin
Paris barikatında, umut oldun direndin
Afrika'da zenciydin, Panço Villa'yla köylü
Ernesto'yla Castro'nun bağımsız Küba düşü"
Partimizin kurucularından, devrimci öğretmen Utkan Adıyaman'ı bugün mezarı başında andık.
Onun devrim ve sosyalizm mücadelesine olan sarsılmaz inancı ve kararlılığı yolumuzu aydınlatıyor. Utkan Adıyaman kavgamızda yaşıyor.
Utkan Adıyaman mücadelemizde yaşıyor!
Partimizin kurucularından, yoldaşımız, devrimci öğretmen Utkan Adıyaman’ı aramızdan ayrılışının yıl dönümünde sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz.
Devrim ve sosyalizm mücadelemizin neferi Utkan Adıyaman yaşadı, yaşıyor, yaşayacak.